Malumunuz geçtiğimiz hafta bu, Kocaali’de ikili eğitim yapan tek okul olan Atatürk Ortaokulu ve Hürriyet İlköğretim Okulu’nda yapılan düzenlemeden bahsetmiştik. Mevcut şartlar altında rutin ders saatleri uygulandığında mevsimsel şartlardan dolayı derse giriş ve çıkış saatleri sabah ve akşamın karanlık vakitlerine denk geliyor. Bunu daha düzenli ve güvenli bir hale getirmek için Milli Eğitim Bakanlığı bu yurt genelindeki bu sıkıntıyı yaşayan tüm okullar için düğmeye bastı ve birçok okulda ders saatlerinde mecburiyetten dolayı düzenleme yapıldı. Bunun aslında normal olduğunu ve geçici süreli bir uygulama olduğunu özellikle yazmıştık. Yine aynı konuyla ilgili olarak sosyal medyada yapılan eleştirilerin de haklılık payı da olmakla birlikte kasıtlı olarak yapıldığını da söylemiştik. Bundan birkaç gün önce organize olan öğrenci velileri konuyla ilgili basın açıklaması yaparak meramlarını dile getirdiler. Tabi aynı açıklamayı haber olarak kullanma gereği de hasıl oldu. Ben de ilke gereği yapılan açıklamaya mümkün olduğunca ver vermeye gayret ettim. Geçen hafta da üzerini çize çize söylemiştim. Yapılan düzenleme ile ilgili tepki verilebilir haklılık payı da vardır ama doğru olan her şey etik değildir. Yapılan bu basın açıklamasını da aynı çerçeveden yorumlanın doğru olacağı kanaatindeyim. Haklı bir tepki olduğu kadar bilgi eksikliği var, iletişim eksikliği var, biraz da kasıt var.
Boşluk oluşacak
Yine içinde bulunduğumuz dönemin en büyük olayı hiç şüphesiz Suriye’de yaşanan gelişmeler. Sadece Suriye coğrafyasını değil onlarca bölge ülkesini ve yaklaşık dört milyon Suriyeli göçmeni 13 yıldan bu yana misafir eden Türkiye’mizi çok yakından ilgilendiren büyük bir mücadele. Şu an itibariyle ülkenin yarıdan fazlasında muhalefet hakimiyet kurmuş olsa da sıkıntının devam ettiği bir çok büyük vilayet var. Tabi oradaki gelişmeler neticesinde ülkemizden yüzbinlerce Suriyeli misafir kendi ülkelerine geri döndü. Kocaali’de de zaman zaman gündem olan önemli bir konu olduğu için yazımın bir kısmını buna ayırmak istedim.
Bu gelişmeler başladıktan sonra özellikle de son birkaç günde Kocaali’de ikamet eden Suriyeli misafirlerin nasıl düşündüklerini tespit etmeye çalıştım. Kimilerinin yakınlarıyla konuştum, dil bilenlerle de bizzat konuştum.
Suriye’de yaşanan gelişmelerden dolayı mutlu olduklarını ve dönmek için hasretle beklediklerini özellikle belirtmek istiyorum. Hatta birkaç kişi geçtiğimiz hafta içi temelli olmasa da yerine yurduna bakmak için gitmiş. Suriye’de gerçekten hiç birimizin tahmin edemediği gelişmeler oluyor. Ve misafir ettiğimiz insanların vatan hasreti her birinin dikkatini oraya çeviriyor. Öyle sanıyorum ki tıpkı sınıra yakın illerde olduğu gibi bölgemizden ve ilçemizden de birçok misafir memleketlerine dönecek.
Hepsinin kısa zamanda toptan gitmesi elbette mümkün değil. Öncelikle orada bir kalıcı otoritenin sağlanması şart. Ayrıca orada mal mülk dahil hiçbir şeyi kalmayan, geri dönüş sebebi olmayan ve burada nitelikli bir hayat kuran insanlar var. Muhtemelen onlar pek dönme taraftarı olmayacaktır.
Ancak onurlu geri dönüş ile ilgili bir karar alınır ve bu zamana yayılırsa o zaman büyük çoğunluğun dönmesi mümkün olabilir. Yine sadece Kocaali’de yüzlerce misafir eleman olarak iş yerlerimizde çalışıyor. Onların iş bırakıp gitmesi de büyük bir personel açığı oluşacağını işaret ediyor. Bence bizim, özellikle de esnafımızın, kimin nereye veya ne zaman döneceğini değil döndüklerinde oluşacak personel açığını nasıl kapatacakları üzerinde düşünmesi üzerinde plan yapması ve hatta harekete geçmesi gerekiyor. Sağlıkla kalın…
Erman Cinasoğlu, “Etik Değil”
