Köşe Yazıları

Erman Cinasoğlu, “Ciddi farklar olacak”

Ciddi farklar olacak

Oldukça hareketli geçen aday belirleme sürecinin ardından kritik bir eşiği daha geçtiğimiz Salı günü itibariyle geride bıraktık. Siyasi partilerin aday listelerini teslim etmesiyle birlikte bir virajı daha döndük. Tabi listelerin verilmesiyle her şey bitmiş olmuyor. Adaylara ait evraklarda eksiklik olup olmadığının kontrolü için birkaç günlük süre daha var. Biz de kurum olarak bu önemli günü atlamış olmamak için baskımızı bir iki gün kadar erteledik. Haftalık yayım olunca zaman zaman bu gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle yaşadığımız gecikmeden ötürü affınıza sığınıyorum.
Her ne kadar gazete elinize gecikmeli geçmiş olsa da hazırlığımız erken başladığı için ben yazımı Salı gecesi geç saatlerde yazıyorum. Yani listelerin teslim edildiği ama ilçe seçim kurulundan resmi açıklamanın yapılmadığı bir günde. İncelemeler sonunda eksiklikler olması muhtemeldir ancak ben resmi açıklamanın yapılacağı Cuma gününe kadar isimlerde ve sıralamada çok büyük bir değişiklik olabileceğini düşünmüyorum. Dolayısı ile Salı akşamı elde ettiğimiz listeler üzerinden konuşmak, seçim sürecini yorumlamak açısından doğru bir adım olacaktır.
Daha önce de yazdığımız gibi adayların netleşmesinin ardından, sokağın gündemi meclis üyesi adaylarına çevrilmişti ki ben aksine başkan adaylığı sürecinin o zaman için henüz bitmediğini geçişlerin ve değişikliklerin olabileceğini yazmıştım. Keza birkaç gün sonrasına da ima ettiğim değişiklikler oldu. Önce Kemal başkanın adaylıktan çekilip Yavuz Selim’in aday olması. Sonra meclis üyeliği adaylığında geçen isimlerin parti değiştirmeleri. Daha önce aday çıkaracağına kesin gözüyle bakılmasına rağmen benim ısrarla ‘Hiç belli olmaz’ diye yazdığım Saadet Partisi’nin İyi Parti ile ittifak kararı alması ve Yavuz Selim’i desteklemesi, muhalefetin Ak Parti tabanından oy alabilmek için nasıl bir hamle yapacağı vesaire derken tam da beklediğim gibi oldukça hızlı bir süreç oldu. Liste belirleme süreci de Kocaali’de kolay geçmedi. Birçok isim üzerinde git geller oldu, uzun istişareler yapıldı. Nihayetinde çetrefilli bazı konular olsa da nihai listelere ulaşmış olduk. Dolayısı ile bende bu yazımı listeler üzerinden yazmaya kara verdim. Öncelikle yeniden listede yer almasına neredeyse kesin gözüyle bakılan bazı isimlerin bu kez liste dışında kalmaları az da olsa şaşkınlığa neden oldu. Bunu net olarak söyleyebilirim. Öte yandan genel olarak baktığımızda mevcut meclisin yarıdan fazlasının değişeceğinin, yeni ve genç isimlerin yer bulabileceğinin sinyalini almış olduk. Ben daha önce meclisteki parti sayısının artacağını yazmıştım. Bu günkü listelere baktığımda da bu tezimin karşılık bulacağına daha fazla inanmaya başladım. Zira bu seçimde dengelerde ciddi değişiklik olacağını net bir şekilde görüyorum.
Bu tür listeler elbette görecelidir herkes kendine göre değerlendirip yorumlayabilir ancak elimizdeki mevcut dört listeye baktığımız zaman Ak Parti ve CHP’nin listelerinin daha özüne sadık ve liyakate dayalı olduğunu görüyorum. Siz isimleri seversiniz veya sevmezsiniz orası mevzu dışı. Ancak bu iki listede partilerine emek harcamış kendilerine yer edinmiş isimler ön planda. Yeniden Refah henüz yeni bir oluşum olduğundan bir yorum yapmak için bekleyip sahada nasıl etkinlik göstereceklerini görmek gerektiğini düşünüyorum. İyi Parti’nin listesi ise iyi planlanmış ama oldukça yoruma açık. Mesela birinci sıra geçen hafta Ak Parti’den istifa ederek İyi Parti’ye geçen Zeki Kanbur. İkinci sıra ittifak ortağı Saadet’in adayı Azem Emanet. Kontenjan birinci sıra yine Ak Parti’den gelen genç Ensar Kahraman kardeşimiz. Velhasıl Önümüzdeki bir iki haftalık süreç meclis listelerinin adaylara nasıl etki ettiğini göreceğiz ama benim net gördüğüm şey, neredeyse tümünde başkan adaylarının aldıkları oyla meclis oyları arasında ciddi farklar olacağı.
Yazımın bu kısmının kesinlikle sonuca etkimek ve algı amaçlı olmadığını, adaylar ve kendi listeleri arasında bir yorum olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Turan Yüzücü’nün her kesimden oy alabilme potansiyeli var ve meclisten yüksek oy alması muhtemel. CHP ve İyi Parti tabanının geçmişteki ittifaklardan dolayı ciddi bir benzerliği var ve bu seçimde karar vermekte zorlanacaklar çünkü seçenekleri çok. Ancak burada geçişkenlik ön plana çıkacak. Belediyede Turan Yüzücü’ye gidecek olan ve Yavuz Selim’e gidecek olan sol eğilimli seçmen mecliste tercihini farklı kullanacak ve CHP’nin meclis oyu belediye oyundan ciddi oranda yüksek olacak. Yine Yavuz Selim’in kendi meclisinden fazla oy alacağını ön görüyorum. Recep Erdoğan ve ekibi yaklaşık üç aydır sahada ve ciddi bir rüzgar yakaladılar. Ana kadro genel itibariyle sabit olduğu için meclis ve belediye oyu arasında çok büyük bir fark olacağını şimdilik sanmıyorum. Sonuçta belirleyici en önemli unsurlar da hiç şüphesiz şu an sahada olan bağımsız adaylar. Ve çok adaylı seçimlerde alınan her oy çarpan etkisi yaparak diğer adaylara yansır. Refik Alemdar ve Bahadır Muslu her ne kadar muhalif söylemler kullansalar da görünüm itibariyle sağ seçmene yakın profil çiziyorlar. Dolayısı ile aldıkları oyun yüzde doksana yakınını CHP dışındaki adaylardan alacaklar. Ve çarpan etkisiyle belirleyici rol oynayacaklar. Sonuç itibariyle Kocaali gerçekten siyasi açıdan oldukça hareketli ve geçişkenliği yüksek, keyifli bir dönemden geçiyor. Bu geçişkenlik o kadar yüksek ki (ilçe oyları bağlamında) iki oyundan birini Ak Parti’ye diğerini CHP’ye, birini İyi Parti’ye birini bağımsıza veya çaprazlama olarak diğer şekillerde veren binlerce kişinin varlığına şahit olacağız. Sağlıkla kalın…