Köşe Yazıları

Eğitim üzerine

Önceki yazılarımızda eğitimin genel problemlerinden söz ettim. Bu yazımda eğitimin, özel ve özellikle ilçemiz açısından söz konusu olan problemlerinden bahsetmek istiyorum.
Şu anda eğitim sistemimizdeki en önemli problem motivasyon ve hedef belirleme eksikliğidir. Okullarımızda okuyan öğrencilerimizin çoğunun niçin okuduğu, ne olmak istediği, hangi mesleği seçeceği konusunda planları yoktur. Nehirde, akıntıyla beraber giden dümensiz gemi gibidirler.
Öğrencilerimizin bu durumda olmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi, sık sık değişen eğitim sistemi, ikincisi ise öğrenci velilerinin eğitim alanına duyarsızlığı, bu alandaki bilgisizliğidir. Velilerimizin çoğu çocuğunun eğitimine arabasının markası ve modeli kadar bile ehemmiyet göstermezler. Çocuğunun okuluyla ilgilenmemekte öğrencisinin hangi alanın öğrencisi olduğundan dahi bihaber, ilgisiz ve ütopik hayaller içerisindedirler. Öğretmen ve memur maaşlarını fındık ocağı ve fındık kilosu ile mukayese etmektedir. Çocuğu lisenin sosyal bölümünden mezun olmuş ve diploma notu da vasatın çok altında olan bir veli karşıma geçerek çocuğunu doktor yapacağını, doktorluk dışındaki diğer meslekleri pek beğenmediğini ve tutmadığını söyledi. Veli çocuğunun ne kadar çalışırsa çalışsın mevcut diploma notu ve mezun olduğu alandan doktor olmasının fiilen mümkün olmadığını bilmemektedir.
Sık sık değişen eğitim ve sınav sistemlerini bırakın velilerimiz, öğretmenlerimiz dahi takip edememektedir. Bu değişiklikler de herhangi bir sosyal araştırma yapılmadan olmaktadır. Bir televizyon kanalının TV dizisine gösterdiği hassasiyeti geleceğimiz olan gençlerin eğitimine göstermemekteyiz. Çünkü TV kanalı, TV dizisinin setinde seyircinin nabzını tutmak için pek çok sosyal psikolog istihdam etmektedir.
Çocuklara bırakacağımız binalarımız, arsalarımız, fındık bahçelerimiz, banka hesaplarından daha ziyade onlara iyi ve güvenli bir gelecek bırakmak istiyorsak eğitimlerine hassasiyet göstermeli iyi bir diploma ve bu diploma neticesi geçerli bir meslek edinmesini sağlamalıyız.
İlçemizdeki eğitimin başarı çıtasını yükseltmek için ilçe olarak seferberlik yapmalıyız. Öncelikle veliler olarak okullarımıza sahip çıkmalı, okullarımızda homojen sınıflar oluşturmalıyız. Eğitimde önce genel başarıyı yakalamak mümkün değildir. Önce bireysel bazda hit öğrenciler yetiştirmeli, bu öğrencilerin arkadaş ya da grup tarafından model alınmasını sağlamalıyız. Çocuklarımıza meslekleri ve meslek gruplarını tanıtmalıyız. Okul idaresi ve okul aile birlikleri bu konuda ilçemizde çalışan doktor, eczacı, hâkim, kaymakam vb. yardım istemeli meslek mensupları okullarda, sınıflarda meslekleri, bitirdikleri okullar ve çalışma ve çalışma prensipleri hakkında öğrencileri bilgilendirmelidir. Okullarımızda idareci atamalarında siyasi mülahazalardan çok liyakata önem verilmeli okullarımızdaki özverili başarılı öğretmenler bir şekilde maddi ve manevi açıdan ödüllendirilmelidir. Velilerimizin eğitim alanındaki duyarlılıklarının ve bilgilerinin eksik olduğu göz önüne alınarak veliler seminerlere, konferanslara alınmalı, bu etkinliklere katılmayan velilere konu ile ilgili bastırılan broşürler bir şekilde ulaştırılmalıdır.
Her şeyden önce okullarda disiplin kuralları tam işlevsel hale getirilmeli, sınıf geçme zorlaştırılmalı, öğrencilere leblebi gibi teşekkür ve takdir verilmemeli, liselere kaydolan her öğrenci bir şekilde okulu bitirir mezun olur anlayışından vazgeçilmelidir.