Ceketi kapısının arkasında

 

Karasu Aziziyespor’un eski Antrenörlerinden Süleyman Paşalı, Spor Muhabiri Ramazan Marmara’ya, Aziziyespor ’da antrenörlük yaptığı dönemi anlattı. Paşalı, “Antrenörün ceketi kapısının arkasındadır” dedi.

 

İLK MAÇIM KARASU’YA KARŞI

Karasu Aziziyespor’un eski antrenörlerinden Süleyman Paşalı, Spor Muhabiri Ramazan Marmara’ya, Aziziyespor’da antrenörlük yaptığı dönemi anlattı. Paşalı, “16 yaşında futbola Serdivanspor kulübünde başladım. İlk maçımı da Karasu’ya karşı oynadım. Lisansım yok sahanın arkasında top oynuyordum. Serdivanspor 8 kişi kalmış, 3 kişiye ihtiyaçları vardı. Takım kaptanlarından biri gelip bizi çağırdı. O zaman Karasu’ya karşı oynuyorlarmış biz girdik oyuna Karasu’yu 1-0 yendik” ifadelerini kullandı.

 

ANTRENÖR BİR EĞİTMENDİR

Ben aslında antrenör olmayacaktım” diyen Paşalı, “Nejat Tayman hocam vasıtasıyla antrenörlüğe başladım. Uzun yıllar antrenörlük yaptım. Bana göre antrenör, bireyin gizli kalmış güçlerini ortaya çıkarır, doğal dinamizmi kuvvetlendirir. Dış çevre güçlere karşı üstünlük sağlamak amacıyla global faaliyetler olarak nitelendirdiğimiz eğitimi uygulatıcısıdır antrenör. Yani antrenör çamaşır yıkayan, lisans işerine koşan ayak işleri yapan biri değildir. Antrenör bir eğitmendir. Antrenör, fiziksel ve ruhsal bir öğretmendir” şeklinde konuştu.

 

FUTBOLCU YETİŞTİRMEK

Yarışma takımlarında antrenörün ceketi kapının arkasındadır” diye belirten Paşalı, “İşler iyi gittiğinde ceket kapının arkasında asılı kalır ama işler kötü gittiğinde ‘hocam verdiğiniz emekler için teşekkür ederiz ama yollarımızı ayırmak lazım’ denebilir. Tabi bu söylediğim yarışma antrenörleri için geçerli. Alt yapı antrenörleri ise, onların işleri güçleri okul bahçelerinde genç takım maçlarında futbolcular bulmak onları eğitmek A takım kadrolarına yetiştirmektir” ifadelerini kullandı.

 

DESTEĞE HAZIRIM

Paşalı, “Alt yapı antrenörlerinde birçok meziyet vardır ki onlar vazgeçilmezlerdir. Onların da ceketleri hep kapının arkasındadır” dedi. Oynadığı spor kulüplerinden de bahseden Paşalı, “Serdivanspor, Düzcespor, Şekerspor, Karadenizspor ve en son transferim Antalyaspor’a oldu. Orada da ayağım kesildi futbolu bıraktım. Bağcılarspor’da 9 yıl çalıştım 10 tane şampiyonluk çıkardım. Mahmutbey’de de 10 yıl çalıştım orada da 2002, 2015’te yılın antrenörü seçildim” diyerek halen sporu yakından takip ettiğini ve ihtiyaç halinde her türlü desteği vermeye hazır olduğunu belirtti. Ramazan Marmara

Exit mobile version