GündemSakarya

Fındıkçı alarm veriyor

İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Hasan Sarıoğlu, uygulanan ekonomi ve tarım politikalarının fındık üreticisini zor durumda bıraktığını belirterek Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Kur politikası eleştirisi
Fındık üretimi ve ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarıoğlu, döviz kurunun uzun süre baskılanmasının Türk fındığının uluslararası piyasalarda rekabet gücünü zayıflattığını ifade ederek, üreticinin emeğinin gerçek karşılığını alamadığını dile getirdi. Türkiye’nin dünyanın en büyük fındık üreticisi olmasına rağmen yanlış politikalar nedeniyle pazarını yavaş yavaş rakip ülkelere kaptırdığını savunan Sarıoğlu, bu durumun sektör açısından ciddi riskler barındırdığını söyledi.
Üretici zor durumda
Türkiye’de fındık işletmelerinin ortalama büyüklüğünün yaklaşık 14 dekar olduğunu hatırlatan Sarıoğlu, bir ailenin yalnızca fındık üretimiyle geçimini sağlayabilmesi için en az 22 dekarlık bahçeye sahip olması gerektiğini belirtti. Arazilerin küçük parçalara bölünmesi, yetersiz destekler ve artan maliyetlerin üreticiyi her yıl biraz daha zor durumda bıraktığını ifade eden Sarıoğlu, mevcut üretim politikalarının sürdürülebilir bir tarım yapısını desteklemediğini dile getirdi.
Pazar payı uyarısı
Dünyanın en büyük fındık alıcılarından biri olan Ferrero’nun son yıllarda Türkiye’den yaptığı alımları azaltarak Şili, Gürcistan ve ABD gibi ülkelerde üretimi teşvik eden yatırımlar yaptığını söyleyen Sarıoğlu, döviz kurunun baskılanması nedeniyle Türk fındığının rekabet avantajını kaybettiğini belirtti. Büyük alıcıların alternatif üretim bölgeleri oluşturmasının Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki stratejik üstünlüğünü zayıflatabileceğini ifade etti.
Sakarya vurgusu
Sakarya’nın 83 bin ton üretimle Türkiye’nin en büyük üçüncü fındık üreticisi olduğunu hatırlatan Sarıoğlu, buna rağmen fındık üretimi yapılan iller arasında işsizlik oranının en yüksek olduğu illerden biri olmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Sarıoğlu, üretimin yüksek olmasına rağmen refahın artmamasının uygulanan tarım ve ekonomi politikalarının sil baştan değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti.