Köşe Yazıları

Kırsal mahallede kim haklı

Temel Amerika’da otobüs şoförlüğü yapıyor. Bu arada siyahilerden biri ön koltuğa oturuyor. Beyazlar da “Siyahiler öne oturamaz beyazlar arkada kalamaz” diye ayaklanıyor ve otobüs karışıyor. Temel tüm yolcuları aşağı indiriyor ve uzunca bir insanlık dersi veriyor. Nutuk sonunda da, “Siyah beyaz ayrımı yok. Hepiniz yeşilsiniz. Şimdi binin arabaya” diyor. İlk kişi arabaya adımını atar atmaz da ekliyor, “Açık yeşiller öne koyu yeşiller arkaya…”
Şimdi bizim kırsal mahalle işi de o hesap.
Bir gecede köyden mahalleye döndük. Olayın üstünden on bir yıl gibi bir süre geçti. Köyden mahalleye dönmenin tek bir artısını göremedik. İl Özel İdaresi, Köylere Hizmet Götürme Birliği gibi kurumlar artık var olmadığı için vatandaş hizmet koordineli hizmet alamadı. Sıklıkla kurumlar arasında mekik dokumak zorunda kaldı. Mezarlıklar,  su ve kanalizasyon işleri Büyükşehir’e,  ara yollar küçük şehre derken vatandaşın kafası allak bullak oldu.
Şimdi bir de vergilerin yükselmesi konusun gündemde. Büyükşehir yasasına göre eskiden köy olan yerlerde yaşayan vatandaşlar şehirdeki en düşük su bedelinin dörtte birini ödüyor. Bu adaletsizlik gibi görünse de değil. Çünkü köyde su çok daha fazla tüketilir. Hayvancılığın gelişmesi için buna ciddi ihtiyaç vardır. 2026’da bu durum ortadan kalkıyor. Köylerde ev yaparken ruhsat parası ödenmiyordu. Şimdi bu ruhsat parası şehirdeki ile benzer çarpanlarla ayarlanacak. Emlak vergisi meselesi ise muamma. Kimine göre artık fındıklıklara bile emlak vergisi ödenmesi gerekebilir. İshak Sarı’nın Karasu Belediye Meclisi’nde ifade ettiği gibi… yasa net değil, muğlak ifadeler içeriyor. Herkes kendi baktığı yerden değerlendiriyor. İşin içinden hukukçular çıkamıyor ki bizim gibi köylü vatandaş nasıl çıksın. Ben 2026’da başlayacağı söylenen yasanın en az 10 yıl ertelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun ardından da kalıcı yasal düzenlemeler yapılmalı. Gerekirse yeniden İl Özel İdaresi’ne dönülmeli. Ama yasa bu hali ile yürütülmemeli.
Değişik sesler
Karasu Belediye Meclisi’nde Yeniden Refah Partili Yaren Kudu ilk kez söz aldı. Aldığı eğitim yeterli, temsil ettiği kitle Karasu’nun ana muhalefeti. Dolayısıyla Kudu’nun söz alması gençlere olan güveni de artıracak. Yaren Kudu, aldığı eğitimi ve aile terbiyesini yansıtarak, naif kimliği ile söylemesi gerekenleri dili dolaşmadan ifade edebildi.
Kendisini tebrik ediyorum. Bundan sonra daha sık söz almasını ve özellikle temsil ettiği genç ve kadın kimliğindeki Karasuluların sorunlarını dile getirmesini önemsiyorum. Yaren Kudu’nun konuşmasında dile getirdiği köylü pazarı meselesinin de ciddiyetle incelenmesi gerektiğini belirtmek lazım. Zira seçim meydanlarında söylenen sözlerin takip edilmesi de kıymetli. Kudu’yu bu açıdan da takdir etmek gerektiğini düşünüyorum.
Yaza hazırlanıyor muyuz
Karasu’nun en önemli gelir kalemlerinden biri hiç şüphesiz turizm. Yaz aylarındaki nüfus artışı Karasu’nun gelir durumunu değiştiriyor. Genel olarak da Ramazan bayramı sonrası yoğunluk başlıyor, Kurban Bayramı sonrası da pik yapıyor. Biz de anca ekim kasım aylarında nefes alıyoruz. Zaten nefes aldıktan sonra yeni dönemin planlanması için birkaç ay kalıyor. O birkaç ayın da bazıları seçim dönemine denk geliyor. Hal böyle olunca da her sene “yazı kucağımızda” buluyoruz. Bu sene ile ilgili böyle bir durum söz konusu olmadı. Ne gene ne yerel seçim yoktu bu sene. Ramazan ayı geldi çattı. Bayram’a da en fazla 3 hafta var. Bu süre de göz açıp kapayana kadar geçer. Sonrasında deniz mevsimi gelir. Beach olarak adlandırılan yerlerin durumunun ne olacağını henüz netleştirmedik. Bu adamlar da hiçbir şey olmamış gibi yatırıma devam ediyor. Ancak geçen senenin sonunda bu konuda kalıcı bir adım atılacağı konuşulmuştu. Şimdiye kadar bir adım atıldığını duymadık. Böyle olunca da belirsizlik var gibi görünüyor. Karasu’nun daha sorunsuz, planlı bir yaz geçirmesi için kış aylarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yazın planlanması için önümüzde çok kısa bir sürenin kaldığını görüyorum ve acele edilmesi gerektiğini hatırlatıyorum.
Eğlence oldu
Pazartesi akşamı Karasu’da merkezi sistemden ezanın imsaktan bir saat önce okunmaya başlaması eğlenceli yorumlara neden oldu. Sahur vakti sosyal medyada gezinen hemen herkes konu ile ilgili görüş belirtti. Bunlar arasında biz de vardık. Ezanı yanlış okuyan müezzin yarıda kesti ama geyikler biraz uzun sürdü. Herkesin bu denli eğlenmesine neden olan Müezzin’e kesinlikle dua edilmeli. Bir kahkaha bir pirzola derler. Sayesinde çok eğlendik. Umarız bize hakkını helal eder.