Cehalet mi, muhalefet mi?

İş başına oturup Kocaali ile ilgili bir şeyler yazmaya başlayınca üzerinde durduğumuz ilk konu ilçemize yapılacak olan yatırımlar oluyor. Sıradan işlerden bahsetmiyorum. İlçenin ihtiyacı olan ve gerçekten de toplumumuzun ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlayacak işler her zaman ön plandadır bizim için. Mesela okul inşaatları, şu günlerde gündemde olan sanayi meselesi, spor tesisleri, park bahçe yatırımları, sahil kesimine yapılacak olan yatırımlar. Bunların her birinin kendi bağlamında değeri var. İlçemizde toplumun geneline hitap eden gerek maddi anlamda gerekse sosyal anlamda seviye atlatacak çalışmalar.
Geçtiğimiz kısa dönemde, gündemde olan işlerden biri de Hızar Mahalle’de bulunan eski okulun yerine yapılacak olan gençlik merkezi projesi. Bu arada bu proje için kısa dönem diyoruz ama bu proje aslında 2019 yılında eski başkan Ekrem Yüce döneminde adı konulmuş bir projeydi. 2019 yerel seçimlerinde seçim vaadi olarak verilmişti. Yer arayışı ve proje üzerinde somut olmayan bazı adımlar atılmıştı. Hatırlarsınız ilçe merkezinde üç tane kıymetli arazimiz var. Birisi şu an belediye otoparkı olarak kullanılan eski Hürriyet Okulu arazisi, diğeri Bahçem Park bir diğeri de Hızar Mahalle eski okul arazisi. Aynı dönemde kültür merkezi projesi de konuşuluyordu. Gençlik merkezi projesinin de kültür merkezi projesine dahil edilmesi gibi konular konuşuluyordu. Biz de o dönemde sıkça gündeme getiriyorduk. Ama hemen ardından pandemi sürecine girdik. Kapanmalar başladı. Ekonomik kısıtlama önlemleri alındı. Bu nedenle çok aciliyeti olmayan projeler beklemeye alındı.
Velhasıl gel zaman git zaman süreç bu aşamaya kadar geldi. Turan Başkan ve ekibi, Gençlik ve Spor Müdürü Ramazan Doğanay’ın da desteği ile bu gençlik merkezi ve spor yatırım işlerini hızlandırdı. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu da ilçemize yapılacak yatırımlara sahip çıkınca birkaç ay gibi kısa bir zaman zarfı içinde sahadaki çalışma başladı. Geçtiğimiz hafta gençlik merkezi inşasının ilk adımı atıldı. Halk Eğitimi Merkezi olarak kullanılan eski okul binasının yıkımı yapıldı. Bilirsiniz bizde başlayan iş kolay kolay yarım kalmaz. Başlayan iş bitmiş sayılır. Bu çalışma da öyle. Sanıyorum ki birkaç ay içinde hizmete girmiş olacak.
Tabi bu bizim için önemli bir haber. İlçemizdeki ve ilimizdeki bütün haber platformlarında kendine yer buldu. Belediyenin sosyal medya hesaplarından ve ilçemizdeki diğer sosyal medya platformlarından da bunu halka duyurmak adına paylaşımlar yapıldı. Geçen akşam biraz zaman ayırıp söyle bir göz gezdirdim. Zira vatandaşın tepkisini ölçmenin en güzel yollarından biri teknolojinin imkanlarından yararlanmak. Yorumlara bolca göz gezdirdim. Tabi büyük bölümü hayırlı olması temennisinde bulunmuş. Bunda sorun yok ama olumsuz eleştiri yapanları da gördüm. Açıkçası hem şaşırdım hem üzüldüm. Üstüne bir de kendi kendime düşünmeye başladım.
Birisi ‘Ne gerek var?’ demiş. Bir diğeri yapılan diğer yatırımları gereksiz göstermiş. Bir diğeri çıkmış ‘Gençlik merkezi neye lazım sanayi yapın.’ demiş. Birisi çıkmış ‘Belediye arazi sattı, peşkeş çekildi’ demiş. Birisi ‘İhaleyi kim aldı?’ diye sorarak aklı sıra birilerine iş verildiği imajı vermeye çalışmış.
Açık konuşayım ben Kocaali Belediyesi’nin yerine olsam veya orada görev yapan yetkili biri olsam bu gibi mesajların ekran görüntülerini anında alıp, o iddiayı yapan kişiye ulaşırım ve ‘İddianızı aldık. Sizi bu iddia ile ilgili olarak, elinizdeki belgelerle savcılığa suç duyurusunda bulunmaya davet ediyoruz. Siz suç duyurusunda bulunamıyorsanız, o zaman biz bulunuyoruz” derim. Keza hiç kimsenin, elinde belge evrak fotoğraf video gibi net bir delil olmadan, ilçede 25 Bin kişiye hizmet eden belediye gibi bir kurumu, kamuya açık bir sosyal medya ortamında, zan altında bırakmak gibi bir lüksü yok. Kocaali Belediyesi yıl genelinde 25 Bin kişinin, yaz aylarında ise yaklaşık 100 Bin kişinin belediyesidir. Kaldı ki bir iddiada gerçeklik payı varsa herkes bunun üzerine gider. Zira şu günlerde de zaten mükerrer makbuz meselesi yüzünden müfettiş denetlemesi var. Yani iddianın gerçekliği varsa araştırılıyor. Böyle iddiaları ortaya atanlar, cehaletten mi yoksa muhalefet olsun diye mi böyle yapıyorlar anlamakta zorlanıyorum.
Gelelim üzüldüğüm bir diğer konuya. Yahu, gençlik merkezi gençlere sosyal alan açan, onları kötü alışkanlıklardan uzak tutmayı amaçlayan, ahlaki değerlerine hitap eden ve hatta onlara iş imkanı sağlayacak bireysel yetenek kazandırabilecek bir kurum. Gençlerimiz orada bir kurs eğitimi alıp aldıkları eğitimle iş kurup hayatlarını kurtarabilirler. Bunun eleştirmenin nasıl bir mantığı var? Aynı insanlara bakıyorum. Üç gün önce “Gençler madde bağımlılığına bulaşıyor, gençleri kurtarın” diye feryat figan ediyor. Bugün çıkmış gençlik merkezini eleştiriyor hatta hakaret ediyor. Halbuki gençlik merkezi gençliği toparlamak için atılması gereken adımlardan sadece birisi. Diyor ki “Gençlere iş verin”. Sen bugün sokakta gezen ve madde ilgisi olan bir genci kötü alışkanlığından kurtarmadan iş verir bol kazandırırsan, bugün üç liralık madde kullanıyorsa cebine para girmeye başlayınca beş liralık madde kullanır. İşten daha önemli olan genci önce kötü alışkanlıktan uzak tutmak. Merkez bu yüzden önemli.
Bu insanlara bakıyorum, neyin ne olduğunu anlayamayacak kadar cahil de değiller. Ya da ben öyle sanıyorum. Üzülüyorum çünkü neyin nasıl yapıldığından zerre kadar haberleri yok.
Şimdi buradan çok biliyormuş gibi görünüp hiç bilmeyen ama çok konuşan cehalet abidelerine tane tane anlatıyorum. İlçe belediyeleri kendi bütçeleri imkanında yapılacak iş varsa yapar. Şayet bütçe aşıyorsa veya yetki gerekiyorsa, ilgili bakanlık veya kurumla anlaşır protokol yapar ve çalışma o protokole göre yapılır. Kocaali’de yapılan futbol sahası, spor salonu, havuz, gençlik merkezi gibi projeler Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde yapılan bir iştir. Sahil projesi büyükşehir belediyesinin işidir. Kanal, rıhtım DSİ’nin işidir. Sanayi işi Kocaali Belediyesi, büyükşehir belediyesi, valilik ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın işidir. Kocaali Belediyesi yatırımı yapmak için gereken kurumla çalışma yapar. Hangisi projesini daha çabuk bitirirse o gelip sahada çalışır.
Yani Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Spor Toto ile Kocaali’ye yaptığı gençlik merkezi projesi konuşulurken ‘Sanayi’ meselesini sormak saçmalıktır. Çünkü Gençlik ve Spor Bakanlığı sanayi yapmaz. Veya DSİ gelip top sahası yapmaz. Aile bakanlığı gelip Kocaali’deki kanalizasyon hattını yenilemez. SASKİ elektrik işine bakmaz. AGDAŞ, su arızasına bakmaz.
Belediye organizatördür. Her kurumun kendi iş planı vardır. Projesini erken bitiren gelir işe başlar. Gençlik ve Spor Bakanlığı da projesini erken bitirip geldi başladı. Konu bu kadar açık ve net. Bunu idrak edemeyecek ne var anlamıyorum. Anladığım tek bir gerçek var. O da hiç bilmediği halde çok biliyormuş gibi davranan, çok bildiğini sanıp daha çok konuşan, algıları kapalı zor bir kitle ile mücadele ediyoruz. Sağlıkla kalın…






