Unutulmak da bir hak mıdır

İnternet, modern çağın en güçlü hafızası. Bir kere düştünüz mü Google’a, ömür boyu orada kalabiliyorsunuz. Ne demişler: “Söz uçar, yazı kalır” ama internet öyle bir şey ki, bazen yazı kalmakla yetinmiyor, hayatınıza musallat oluyor. On yıl önce gençlik heyecanıyla attığınız bir tweet, yıllar sonra iş görüşmesinde karşınıza çıkabiliyor. Ya da geçmişte yerel gazetede çıkan küçük bir haber, sizi ömür boyu takip ediyor. İşte tam da burada “unutulma hakkı” devreye giriyor.
Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın 2014 tarihli meşhur Google Spain kararı, bu hakkı dünya gündemine soktu. Kararda özetle denildi ki: “İnsanların geçmişteki güncelliğini yitirmiş, özel hayatını ihlal eden veya artık kamu yararı taşımayan bilgilerinin internette sürekli karşısına çıkması kişilik haklarını ihlal eder.” Yani internet bir güncelleme aldı: “Silmek de bir haktır.”
Türkiye’de durum çok farklı değil. Bizde de Anayasa’nın 20. maddesi “özel hayatın gizliliğini” güvence altına alıyor. Ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) da kişisel verilerin işlenmesi ve silinmesi konusunda bireylere hak veriyor. Anayasa Mahkemesi de birkaç kararında açıkça “unutulma hakkı”nı tanıdı. Örneğin, yıllar önce işlediği suçtan dolayı adı hâlâ internette çıkan bir vatandaşın başvurusu kabul edildi. Cezasını çekmiş, hayatına devam ediyor ama Google’da hâlâ sabıkalı. Mahkeme, “Artık bu bilgi güncel değil, kişiye zarar veriyor” dedi.
Peki bu hak nasıl kullanılıyor? Esasen üç yol var:
- Arama motorlarının (Google vb.) “link kaldırma” başvuru formları.
- KVKK kapsamında doğrudan ilgili siteye başvuru.
- Sulh ceza hâkimliklerinden erişim engeli talebi.
Tabii işin bir de denge tarafı var. Çünkü unutulma hakkı sınırsız değil. Bir siyasetçinin yolsuzluk iddiası unutulma hakkına girmez; bu, kamunun haber alma hakkıdır. Ama sıradan bir vatandaşın 15 yıl önceki kavgada gözaltına alındığına dair küçük bir haber hâlâ internette dolaşıyorsa, işte orada unutulma hakkı devreye girer. Biraz da şöyle söyleyelim: “Kamu yararı” varsa kalır, “kişisel utanç” varsa gider.
Unutulma hakkı Türkiye’de hâlâ tam oturmuş değil. Mahkemeler bazen farklı kararlar verebiliyor. Bir hâkim “silinsin” derken diğeri “haber kalmalı” diyebiliyor. Google’ın kendi iç politikaları da belirleyici oluyor. Ama şurası kesin: Bu hak artık hukuk literatürümüze girdi ve vatandaşlar tarafından daha fazla biliniyor.
Kısacası, internet çağında “unutulmak” lüks değil, temel bir ihtiyaç. İnsan hatalarından ders alabilir ama arama motorları affetmez; onlar hatayı sürekli hatırlatır. Belki de çağımızın en insani hakkı budur: Unutulma hakkı. Çünkü herkes ikinci bir şansı hak eder, Google bile bazen reset atıyor.






