Köşe Yazıları

Erman Cinasoğlu, “O ağaçlar sökülmeli”

Değişen iklim şartları kendini o kadar göstermeye başladı ki düşündüğümüz zaman hayrete düşmemek elde değil. Her şeyin aşırısını yaşıyoruz. Sıcak olsa da aşırısı, yağış olsa da aşırısı ve tabi ki rüzgar ve fırtına gibi durumlarda da öyle. Hayatımızda sadece televizyonlarda Amerika’nın bilmem ne eyaletinde olduğu zaman, haberlerde izlediğimiz hortumlar bile normal hale geldi. Deniz kıyısı olmamızdan dolayı bizde bu şartlardan nasibimizi alıyoruz. Özellikle de ciddi sıcaklık değişimlerinin olduğu dönemlerde. Bu arada biz meteoroloji uzmanı falan da değiliz, öyle bir iddiamız da yok. Biz bu gibi olaylara vatandaş cephesinden bakıyor o taraftan yorumluyoruz.
Yanlış hatırlamıyorsam bu yılın Şubat veya Mart ayı gibiydi. Yine böyle, bu hafta olduğu gibi ciddi sıcaklık değişimi olmuş birkaç gün süren yoğun fırtınaya maruz kalmıştık. Evlerin çatılarında, güneş enerji sistemlerinde, yalıtımlarında fırtınadan dolayı büyük hasarlar olmuş ilçe genelinde yüzlerce ağaç devrilmişti. Ağaçların devrilmesinden dolayı ilçe merkezindeki kamu alanlarından tutun, mezarlıklara, şahsa ait mallara kadar büyük zarar oluşmuştu. Bunların giderilmesi ise milyonlarca liraya mal oldu. Mesela bizim kaymakamlık bahçesinde bulunan ağaçlar, ilçe merkez mezarlığında bulunan ağaçlar, meydanda bulunan ağaçlar, Bahçem Park civarındaki ağaçlar ciddi zarar verdi. Bunların oldukları yerlerden sökülüp kaldırılması geride bıraktıkları yıkımın temizlenmesi bile ciddi kamu zararına yol açtı.
Ben o zaman konuyla ilgili haber yaparken biraz daha ileriye gidip sebebini de araştırmış, bu konuda bilgili isimlerden aldığım bilgileri şahsıma ait köşede paylaşmıştım. Mevzunun asıl sebebinin rüzgarın şiddetli olması değil, ağacın yapısıyla alakalı olduğunu hem öğrenmiş hem de yazmıştım. Çam gibi selvi gibi saçak köklü ağaçlar, sığ köklü olmalarından dolayı toprağa güçlü tutunamayan zayıf ağaçlar. Boyları ne kadar büyük olursa olsun kök derinliği yarım metreyi geçmiyor. Boylarının büyük olması ise bu gibi dönemlerde tehlikeyi daha da artırıyor. Boy büyüdükçe daha fazla rüzgar gücüne maruz kalıyorlar ve yıkılmaları da o derece kolay oluyor. Geçen gün yine Bahçem Park’ın hemen yanındaki mezarlıkta bulunan bir ağaç rüzgar nedeniyle yıkıldı. Yine etrafına zarar verdi. Çok şükür olay ucuz atlatıldı. Ama bu sefer öyle olması demek bundan sonraki olayların da ucuz atlatılacağı anlamına gelmiyor.
Yılın ilk aylarında meydana gelen fırtınadan sonra az önce bahsettiğim türden yıkılması kolay sığ köklü ağaçların sökülmesi ve yerlerine daha derin köklü ağaçlar dikilmesi gerektiğini söylemiştim. Eleştirenler olsa da hak verenler çoğunluktaydı. Şimdi aynı şey yine gündeme geldi.
Kocaali’nin ilçe merkezinde de sahil kesiminde de bu gibi risk taşıyan yüzlerce ağaç var. Meydanda olsun, kaldırımlarda olsun, yol kenarlarında, parklarda, velhasıl kamu alanlarında risk var. Bu ağaçlar mutlak suretle tespit edilmeli ve emval olarak ekonomiye kazandırılmalı. Yerlerine de güçlü ağaçlar dikilmeli. Haa ‘Sökmek yerine bakım yapalım’ diyenler olur mu? Elbette olur ama yüzlerce ağacın onlarca yıl sürecek bakım maliyeti, söküp yerine yenisini dikmekten binlerce kat fazla olur. Bu arada gözden kaçan olur da, yine bir fırtınada yıkılan, Allah korusun birinin canına zarar veren olursa, bunun hesabını ne bu dünyada ne de öteki dünyada veremeyiz. Sağlıkla kalın…