Köşe Yazıları

Kocaali’nin selahiye erenleri

KOCAALİ’NİN SELAHİYE ERENLERİ
KocaAliSelahiye Köyü’nün Muhtarı Cavit Şan Abi ile birkaç kez konuşmuştuk.
Salı günü akşamı “Hadi gidiyoruz” dedi. “Nereye?” bile demeden, atladık emektar arabasına.
Soluğu, Selahiye Köyü’ndeki Erenler’in huzurunda aldık.
Girişin solunda bir bina vardı. “Burada Etli Keşkekler pişer” dedi.
Sağdaki yapı da tuvaletleriymiş.
…Mezarların boyu
Alana girdiğimizde, asırlık ağaçlarla birlikte, iki tane mezar karşıladı bizleri.
Boyları 3 metreden fazla. Aynı zamanda, mükemmel bir piknik yeri olan bu mekânın gerçek sahipleri burada yatıyor.
Yağmur duası ve ikram
Yüzlerce yıldır, Yağmur Duası yapılan enfes bir mekân.
Yanımızda Oflu İslâm kardeşim de var. İslâm Akyüz.
Birlikte anlatıyorlar; “Yağmur Duası yapılmadan bir gün önce, köylü kadınlar buraya gelir, sabaha kadar 60 kazan Etli Keşkek ve 40 kazan da komposto pişirilir. Ertesi gün ise Yağmur Duasından sonra, misafirlere yemek ikramı yapılır. Her seferinde, daha yemekler bitmeden, kuvvetli bir yağmurla, herkes sırılsıklam ıslanır.”
Hemen lâfa giriyorum;
– Hiç yağmadığı olmamış mı?
Yine ikisi anlatıyor. Evet, sadece 1 sefer yağmur yağmamış.
…Gençlerin hatası
Sebebi de, Yağmur Duasına gelen gençlerden bir kaçının, orada pişen yemeklerle rakı içmesiymiş.
Az aşağıdan geçen dere, o sebepten olsa gerek, kan gibi kıpkırmızı akmış.
Hatalarını anlayan gençler, durumu büyüklere izah edip tövbe edince yağmur yağmaya devam etmiş.
…Avcının irkilmesi
Bitmedi.
Bir hikâye daha anlatıyorlar: Yıllar evvel, adamın biri, karlı bir kış günü, buraya yakın bir yerde avlanıyormuş. Birden karşısına çıkan bir geyiği takip etmeye başlamış.
Yolu çıka- çıka, bu iki Eren’in kabirlerinin başına çıkmış.
Avcı buraya gelince, bir de ne görsün? Geyik, kabirlerden birinin başına dikilmiş, yavrusunu emziriyor.
…Kış günü geyik yavrusu olmaz
Adam kendi kendine, “Bu kış gününde geyik yavrusu mu olur!” diye irkilmiş ve Erenlere de saygısızlık olmasın diye çekip gitmiş ve bir daha da avcılık yapmamış…

İKİ EVLİLİĞİN KEYFİ
Rahmetli İdris Kambur amcamız da KocaAli’nin neşe kaynaklarından biri idi. Bir gün adamın biri yanına yaklaşır ve sorar: Sen iki evlisin abi. İki evlilik nasıl bir şey?
İdris Amca hiç istifini bozmadan cevap verir; “Ben bu halimden memnunum, her akşam ikisinin ortasında yatıp keyfime bakıyorum.”
Adam da gider ikinci bir hanım alır. Ama daha on gün geçmeden sabah namazına gelir ve İdris Amcayı bulur:
-Yahu, ben bu halimden memnunum, ikisinin ortasında yatıyor, keyfime bakıyorum, demiştin. Ben daha ilk günden bu tarafa hiç uyku uyuyamadım evde, her gün kavga kıyamet, bu nasıl bir iş böyle?
İdris Amcamız güler: “Bizde de öyle oldu. Ben de baktım ki olacak gibi değil, hanımların birini köydeki evde bıraktım. Diğerine de sahilden bir ev aldım. Ben de KocaAli Merkezindeki Fındık Fabrikamızda yani ikisinin tam ortasında kalıyor ve keyfime bakıyorum.”