Beyaz baston görme engelliler haftası 

 

Görme yetersizliği olan bireyler için bağımsızlığın sembolü ve işareti beyaz bastondur. Bir fotoğrafçının 1921 yılında trafik kazası geçirmesi nedeniyle görme yetisini kaybetmesiyle başlayan bu hikaye bir bastonun dikkat çekmesi için beyaza boyanması ile başlamaktadır. Bu uygulama giderek yaygınlaşır ve her yıl Ocak ayının ikinci haftası “Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası” olarak anılmaktadır.

Ayet-i Kerime’de Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.” Hadis-i şerifte ise Resul-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah, sizin görünüşlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”

İnsana Yüce Rabbimiz katında değer kazandıran, şöhreti, kudreti, güzelliği, sağlığı ya da zenginliği değildir. İnsan zaten varlıkların en şereflisi olarak Allah katında değerlidir ve bu değeri yükseltmesinin yolu ancak iman, ibadet, iyi davranışlar ve güzel ahlak ile mümkündür. Dolayısıyla doğuştan ya da sonradan ortaya çıkan hastalık ve engellilik halleri, hayatın gerçeği olup insanın noksanı değildir. Bilakis sabır, sebat ve gayretle sonu cennete ulaşan birer imtihan vesilesidir. Sağlığımızı korumak ve gerektiğinde tedavi yollarına başvurmak Rabbimizin emri, Peygamberimizin sünnetidir.

Bugün karşı karşıya olduğumuz salgın hastalık, bizlere bu sorumluluğumuzu bir kere daha hatırlatmaktadır. Hepimiz mutlaka tedbirlere uymakla, kendimizi ve milletimizi salgından korumakla mükellefiz. Bütün gayretimize rağmen takdir-i ilahi sonucu hastalığa yakalanırsak, o zaman da tedavi olmalı, maneviyatımızı güçlü tutmalı ve sabretmeliyiz. Elimizdeki her nimet gibi, yaşadığımız her zorluk da Rabbimizin rızasını kazanmak için bir vesiledir.

Unutmayalım ki, her insan gücü nispetinde sorumludur. Hastalanan kardeşlerimize ve ailelerine destek olmak, dualarımızla ve yardımlarımızla onlara yalnız ve çaresiz olmadıklarını hissettirmek hepimizin görevidir. Aynı şekilde, yüreğimizde beslediğimiz sevgiyle engelli kardeşlerimize umut aşılamak, onlar için hayatı kolaylaştırmak hepimizin vazifesidir. Derdi ne olursa olsun, göremeyene göz, konuşamayana dil, işitemeyene kulak, yürüyemeyene ayak, tutamayana el olmak, bizler için onur, huzur ve ecir kapısıdır. Engellilerin normal bir hayat sürmeleri ve toplumsal hayatta daha çok var olmaları ancak toplumsal duyarlılığın oluşturulmasıyla mümkün olacaktır. Gerek bu sorunların tespiti gerekse çözüm yolları için toplum olarak hep birlikte çalışmalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.