Köşe Yazıları

Bayraktar’ın MR adımı

Geçtiğimiz hafta Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar ile TV programı yaptık. Bayraktar programa Fiskobirlik Genel Başkanı sıfatı ile konuk olduğu için fındığı konuştuk ama… reklam aralarında da konuşmamız oldu.
Biz de o esnada araya Karasu Devlet Hastanesi’ne MR cihazı alınmasının mümkün olup olmadığını sorduk. Bayraktar da özetle “O iş bende” dedi.
Hatırlayacağınız gibi geride kalan hafta Karasu Sağlık Hizmetleri ve Hastane Derneği Başkanı Hasan Eminoğlu, Ak Parti Karasu İlçe Başkanı Recep Aksu, MHP Karasu İlçe Başkanı Hamza Uğur ve Karasu Devlet Hastanesi Başhekimi Anıl Erdik bazı ziyaretlerde bulunmuş ve hizmet alımı yoluyla da olsa Karasu’ya MR cihazının kazandırılması gerektiğini ilgili yerlere iletmişlerdi.
Ankara ve Sakarya’daki temasların etkili olacağından şüphemiz yok. Bayraktar’ın da bu şekilde konuşması ve yaz başından önce MR cihazının Hastane’ye kazandırılması mümkün görünüyor.
Ancak elbette “Birileri yansın ben ısınayım” mantığında olunmamalı. Yaz aylarında yüz binlerce kişiye hizmet veren Karasu Devlet Hastanesi’nin bir an önce MR cihazına kavuşması gerekiyor.
Eğitim alanından çıkarıldı mı
Karasu Merkez İnönü İlkokulu’nun yerinin değişmesi gündemdeydi. Hatırlanacağı gibi yaklaşık bir yıldan bu yana mevcut okul binasının yıkımı ve öğrencilerin taşınması konusu gündemdeydi.
Bununla ilgili biz de birden fazla kez manşet yaptık. Bu haberlerden bir tanesinde Fiskobirlik’e ait olan yerin statüsünün “eğitim alanı” olarak işaretlendiğini ve bu alnın önümüzdeki günlerde kamulaştırılarak okulun buraya taşınmasının gündemde olacağını yazmıştık. Yakın zamanda yaptığımı incelemede bu alanın eğitim alanından çıkarıldığını gördük.
Bu alanın cinsinin yakın dönemde değiştiğini gördük. Belki çok daha önce değişmiştir de biz yeni fark etmişizdir. Ama… Bu alanın eğitim alanından çıkarılması, bu arsanın kamulaştırmasının ötelendiği anlamına geliyor. Bizce bu iş daha çok su kaldırır.
İnönü’nün öğrencileri bir süre daha ikili öğretime devam eder…
Sular ısınıyor
Uzun süre daha siyasette seçim görünmüyor. Normal koşullarda genel seçimler 2028’de yerel seçimler ise 2029’da yapılacak.
Oysa Türkiye neredeyse her yıl iki yılda bir referandum, yerel seçim, genel seçim gibi adlarla sandığa gitti.
Bu kadar uzun ara bizde bir boşluğa neden oldu. Neyse ki bu ara oda seçimleri imdadımıza yetişiyor. Esnaf Odası seçimlerinin en hararetli geçtiği yer hiç şüphesiz Karasu… Seçimlere 40 günden az bir süre kaldı. Bundan sonra adaylar son kozlarını oynayacak. Erkenden yönetimini yapan ve sahaya çıkan isimler de mevcut, çalışmalarını ikili iletişimle halleden adaylar da var.
Önümüzdeki hafta herkesin yönetimini açıklamasını bekliyoruz. Seçimlerden önce adayların yönetimlerini gizli tutma huyları vardır ama…
Biz önümüzdeki hafta adayların tam kadro sahada olmasını ve güç gösterisinde bulunmasını bekliyoruz.
Dolu topu Mersin’de de yasak
Karasu geride kalan yıl ciddi bir susuzluk yaşadı. Birkaç yıl önce de Esmahanım’da sel felaketi yaşandı.
Bu iki konunun da müsebbibi olarak buradaki bir firmanın attığı dolu topu gösterilmişti. Bu firma kendini savunmadı. “Çamur at izi kalsın” mı oldu yoksa “susmak kabuldendir” mantığı ile örtülü ikrarda mı bulunuldu bilmiyoruz.
Firma yetkilileri dolu topu kullandıklarını inkar etmiyor.
Ancak bu konuda başka gelişmeler de yaşanıyor. Mesela bazı il valilikleri dolu topunu yasaklıyor. İllerinde bunun kullanılmasına müsaade etmiyor. Son olarak Mersin Valiliği bir genelge yayınlayarak dolu topunun kullanımını yasakladı.
Biz kimsenin ekmeğine mani olunmasından yana değiliz. Ancak dinde belirtildiği gibi “Şüpheli şeylerden uzak durmak” gerektiğini düşünenlerdenim.
Yani Esmahanım’da bir kişinin bile evinde huzursuz olmasına, Karasu’da ve Kocaali’de bir kişinin bile yazın susuz kalmasına etki etmesi muhtemel bir cihazın kullanılmasına karşıyım.
Bu cihazın kullanılması için ruhsat alınması gerektiğini de ayrıca düşünenlerdenim.
Biz gazeteci olarak drone kullanmak için dahi ruhsat almak zorundayız. Araba kullanacak kişinin ruhsatı olması lazım. Bu ülkede kalorifer yakmak için belge lazım…
Binlerce kişiyi etkileyecek dolu topunun kullanımı için ruhsat var mı? Varsa bunu neye göre verdi?
Bu konunun da sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz. Ve yinelemek gerekirse de şüpheli şeylerden uzak durulması gerektiğini ifade ediyoruz.
Fındık ne olur
Yine Fiskobirlik Genel Başkanı Lütfi Bayraktar ile yaptığımı programda Başkan Bayraktar fındığa ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Arz talep dengesi göz önüne alındığında fındık fiyatının yükselmesini beklediklerini söyledi, mesela…
Bunun en yetkili ağızdan duymuş olduk. Bayraktar işi bir adım ileri götürüp fındık fiyatının çok yakın bir gelecekte 300 liranın üstüne çıkmasını beklediklerini söyledi.
Fındık fiyatının bu seviyelere çıkmasını biz de bekliyoruz ama bunu Lütfi Bayraktar’ın ağzından duymak bir başka anlam ifade ediyor.
Ancak… Bayraktar’ın söylediği bir başka şey daha vardı. O da Türkiye’nin fındık üzerindeki global hakimiyetinin düştüğü… Yani fiyatı konuşmadan önce piyasadaki hakimiyetin korunması lazım.
“Allah Türk fındığına öyle güzel aroma vermiş ki…” diyip kulağının üstüne yatmak, babadan kalan yöntemlerle üretim yapmak mümkün değil.
Adam bir fındık aroması üretiyor, aynı tadı buluyor ve tüm bunlar için bir gram bile fındık kullanmıyor.
Sen de babandan kalan fındıklıkta babanın ürettiği gibi üreterek bu adamlarla mücadele edeceksin… Zor olur.