Kahverengi kokarca ile kimyasal mücadelenin bu ay başlaması gerektiğini söyleyen Karasu Ziraat Odası Yüksek Mühendisi Serap Vildan Ersoy, başta fındık olmak üzere pek çok bitkiye zararı olan böceğin bir yılda 3000 yumurta bırakabileceğini ve mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Kimyasal mücadele
Mayıs ayından itibaren havaların ısınması ile birlikte kahverengi kokarca tehdidinin gün yüzüne çıkacağını ifade eden Karasu Ziraat Odası Yüksek Mühendisi Serap Vildan Ersoy, “Fındık zararlısı olan kahverengi ve yeşil kokarca zararlısına karşı kimyasal mücadele hazırlığına başlanabilir. Fındık kahverengi kokarcası 2000’li yıllarda Avrupa’da zararlı bir böcek türü olarak ortaya çıkmış ve 2018 yılından itibaren Türkiye’de tespit edilmeye başlanmıştır. Zararlının yayılması Orta ve Doğu Karadeniz dışında Batı ve Marmara Bölgelerinde devam etmektedir” dedi.
300 türe zararlı
Kahverengi kokarcanın pek çok bitki türü için tehdit içerdiğini söyleyen Ersoy, “Fındık dışında birçok bitki ile beslenen polifag istilacı bir zararlı olduğu için, hızlı yayılma ve beslenme kapasitesi ile birçok meyve ve sebze de tahrip edici zarar vermektedir. 300’e yakın bitki türünde orman ve süs bitkisi gibi farklı bitkilerde de zarar yapabilmektedir. Tek seferde ortalama 28 yumurta bırakan zararlı sezon boyunca üç bine yakın yumurta bırakabilir. Yumurtalarını genellikle küme halinde yaprak altına bırakırlar” diye konuştu.
Zarar şekli
“Ergin ve mimfler fındıkta emgi yapmak suretiyle zararlı olur” diyen Ersoy, “Fındık kurdu zararlısı gibi sarı ve kara karamuk zararına neden olurlar. Meyvelerin yeni iç doldurduğu dönemde emilmesi ile bulaşık ve yer yer çöküntülü olan şekilsiz içler oluşur. Ergin ve nimfler olgunlaşmakta olan meyvede beslenerek dış satım yönünden önemli olan lekeli içler oluştururlar. Esas zararı meyvenin olgunlaşması sırasında görülür. Meyvelerin üretim dönemi boyunca yapmış olduğu zarar sonucu meyveler üzerinde derin nekrozla, şekil bozuklukları, meyvenin içine doğru genişleyen zedelenme ve çürük benzeri doku kayıpları oluşur. Özellikle meyvenin olgunlaşma öncesinde de beslendiği için zarar gören alanlar hasada yakın daha belirgin hale gelir. Fındıkta boş, şekilsiz ve lekeli meyve oluşumuna neden olduğu için verim ve kalite kaybına neden olur” ifadelerini kullandı.
Mekanik mücadele
Kokarca ile mekanik mücadelenin de önem arz ettiğini söyleyen Yüksek Mühendis Ersoy, “Sonbahar dönemi erginlerin toplanarak imha edilmesi, biyolojik mücadele de samuray arısının böceğin yumurtlama döneminden önce bahçelere salınması, Biyoteknik Mücadele feromon tuzakları asılarak kontrol edilerek erginler yok edilmesi ve kimyasal mücadele İlkbahardan itibaren ilaçlı mücadele şeklinde kombine yapılmalıdır. Bulunduğumuz dönem Kahverengi Kokarca Zararlısının kışlaklardan çıkarak bahçelere yayıldığı dönem olduğu için kimyasal mücadelenin göz ardı edilmemesi gereklidir. Gece ve gündüz sıcaklığı 17 derecenin üzerine çıktığında kimyasal mücadeleye başlanabilir. Ergin böceğin yüksek uçuş kapasitesini de düşünerek komşu bahçelerin de mücadele yapması zararlı popülâsyonunun azalmasında önem arz etmektedir” dedi.
