Para gitti, bedeli ödeniyor

 

Konuyu unutanlar için kısa bilgilendirme yapayım.

2015 yılı Aralık ayında Karasu Belediye Meclis kararıyla İller Bankası’ndan altyapı ve çevre düzenlemesinde kullanılmak üzere alınan ve daha sonra usulsüzlük gerekçesiyle şikayet üzerine bakanlık raportörlüklerince usulüne uygun kullanılmadığı tespit edilen yaklaşık 46 milyon liralık davanın duruşmasına, 18 Şubat Cuma günü Karasu 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Soruşturma izinlerini takip eden süreç sonunda ilgili kişilerin yargılandığı 2017 yılında başlayan ilk duruşmadan bu yana yaklaşık 5 yıl geçti.

İlk başlarda “İhaleye fesat karıştırma” ve Ediminin ifasına fesat karıştırma” olarak önce birleştirilen, sonra ayrılan iki ayrı dosyadan biri olan “İhaleye fesat karıştırma” duruşması 16 Mart 2021’de sonuçlanmış; yargılanan 14 sanıktan 9’una 3’er yıl 4 ay hapis verilirken, diğerleri beraat etmişti. Ceza alanlar da Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikler sayesinde hapis yatmaktan kurtulmuştu.

***

Yaklaşık 1 yıl sonrasında…

Hak edişlerin usulsüz kullanımı gerekçesiyle 22 milyon liralık kamu zararı içeren “Ediminin ihalesine fesat karıştırma” nedeniyle sorumlu oldukları belirtilen ilgili firmanın 3 temsilcisinin katılmadığı,

8’i belediye personeli olmak üzere 11 kişinin yargılandığı duruşmada sanıkların son sözleri alındı.

Sanıklardan dönemin Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu “Bu dosyanın esası İçişleri Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen rapordur. Düzenlenen rapor gerçeğe aykırıdır. Adli süreçle birlikte bakanlıkça düzenlenen rapor doğrultusunda yeni raporlar tanzim edilmiştir. Alanında uzman teknik bilirkişilerin mahallinde keşif yapıldığı takdirde sözleşmeye uygun hareket edildiği anlaşılacaktır. 36 milyonluk bir işte 22 milyonluk zararın olması hayatın olağan akışına aykırıdır” ifadelerini kullanarak, yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesi talebi kabul edilmedi.

Söz sırası kendisine gelen diğer sanıklardan dönemin Fen İşleri Müdür Vekili “Banka Genel Müdürü bir ilçeye hatta ile gelmeye vakit ayıramaz. Biz kendisini gördüğümüzde kredinin arkasında olduğu izlenimini aldık” şeklinde konuşarak bir internet sitesinden aldığını belirttiği, dönemin İller Bankası Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcılarının, kredinin onayı öncesinde Karasu Belediyesi’ne yaptıkları ziyareti belgeleyen fotoğrafı mahkemeye sunması ve duruşma hâkiminin de bu fotoğrafı dosyaya koyması dikkat çekti.

Duruşmada mütalaa hazırlanması için dosyanın Karasu Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine ve mahkemenin 4 Mart tarihine ötelenmesine karar verildi.

***

Buraya kadar olan duruşma seyrini bir kenara koyarak devam edeyim:

Fen İşleri Müdür Vekili’nin bir internet sitesinden aldığı ilgili resimde sadece dönemin İller Bankası Genel Müdürü ve yardımcıları yoktu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kayın biraderi Eyüp Gülbaran da vardı. Peki, onun bu ihaleyle bir ilgisi var mıydı? Genel Müdür ile birlikte küçücük bir ilçeye neden gelmişti? Ve bu kaçıncı gelişiydi? Bunlar ortada soru işareti olarak dururken, resmin mahkeme hakimine verilmesinin amacı neydi?

Olaya başka paradigmayla bakalım:

Karasu Belediyesi fen işleri hizmetlerine harcanacak olan kredinin alınması kararının öncesinden ziyade arkasında neler olduğu da önem taşıyor.

Çünkü geriye doğru gidildiğinde ihalenin ayarlama şeklinde Kamu İhale Kanunun 21/b maddesi yürürlüğe konularak alındığını görüyoruz.

Kamu İhale Kanunu’nun 21’inci maddesinin ‘b’ bendi “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” durumunda açık ihale yerine pazarlık yönteminin kullanılmasına olanak sağlıyor.

İyi de, o tarihte 21/b’yi gerektirecek bir durum oluştu mu?

Diğer taraftan Mart 2019 seçiminde belediye başkanı olduktan sonra bu davaya belediye adına müdahil olan dönemin Ak Parti İlçe Başkanı İshak Sarı, o günlerde bu krediye yetki verilmesi aşamasında yetkisini kullanıp krediye neden engel olmadı veya olamadı? Mecliste kendi yönetimi tarafından seçilen meclis üyelerine grup başkanı olarak müdahale etmesi gerekmez miydi?

Bu noktada, krediye yetki veren dönemin meclis üyelerinin de (biri hariç) yargılandığını anımsatayım.

Tabi bütün bunlar artık geride kaldı. Şimdi 4 Mart tarihinde yapılacak olan duruşmadan nasıl bir karar çıkacağına bakılacak. Şu bir gerçek ki; ne karar çıkarsa çıksın, parayı alan gitti, bedelini Karasu ödüyor, ödeyecek!