Olumlu ama yeterli değil

 

Geçtiğimiz günlerde küçük esnafı Alışveriş Merkezleri (AVM) ve Zincir Marketler’den korumak amacıyla bir kanun taslağı hazırlığı yapılmış ve bu önemli konu kısa sürede gündemden düşürülmüştü.

Ticaret Bakanlığı’nın, yeni açılacak alışveriş merkezi (AVM) ve zincir marketlere ciddi sınırlama getiren ancak mevcutlara dokunmayan kanun teklifi taslağına göre, perakende ticaretin rekabet şartlarına göre yapılması, tüketicinin korunması ve perakende işletmelerin dengeli şekilde büyümesi için bir dizi düzenlemeye gidilecek.

Taslağa göre, zincir mağazaların geleneksel perakende işletmelere olumsuz etkilerinin azaltılması ve perakendecilere korunma sağlanması için zincir marketlerin bazı ürünleri satmasına yasaklama getirileceği öngörülüyor.

Buna göre, elektronik ortamda satış ve 1500 metrekareden büyük mağazalar hariç olmak üzere, zincir gıda marketlerde tütün mamülü, mobilya, cep telefonu, elektronik eşya ve beyaz eşya satılamayacak. Marketlerin elektronik ortamdaki satışlarında ise mevcut yasak ve düzenlemeler geçerli olmaya devam edecek.

***

Taslak detaylarına bakıldığında hızlı tüketim ürünleri satan mağaza ve zincir marketlerin raflarının yüzde 1’i, coğrafi işaretli ürünlerin satışına ayrılacak. Coğrafi işaretli ürünlerin yanı sıra bu alanlarda, marketin bulunduğu ildeki yöresel ürünler yer alacak. Marketler, promosyonlu ürünlerden kaynaklanan kayıpları, üreticiye yansıtamayacak. Reklam, anons, ürünlerin yerleştirilmesi gibi hizmetler nedeniyle üretici veya tedarikçiden para talep edilmeyecek, ancak ikili sözleşme yapılması halinde bedel alınabilecek.

Tarım ve gıda ürünlerinin markete sağlam şekilde tesliminin ardından, ürünün bozulması halinde üreticiden zarar tazmini istenemeyecek. Gıda ürünlerinin müşteri şikayeti nedeniyle incelenmesinde de üreticiye bir bedel yansıtılamayacak.

Sebze ve meyve ile 30 gün içinde bozulabilen ürünlerin bedeli, üreticiye 30 gün içinde ödenecek. Marketler, kamu kurumlarına veya adli mercilere şikayet nedeniyle ürünlerin listeden çıkarılması, sipariş edilen miktarın azaltılması ve promosyonunun durdurulması gibi “misilleme” hareketlerine başvuramayacak.

***

Asıl soruna gelirsek;

Taslağa göre, bakkal gibi küçük perakendecilerin taleplerini karşılamak ve bu kesimin korunmasını sağlamak amacıyla, zincir gıda marketleri, pazar günleri saat 11.00’den önce açılamayacak. Yani burada küçük esnafa 2 saatlik bir avantaj sağlanıyor. Oysa pazar günü vatandaşlar kahvaltı, banyo, temizlik gibi nedenlerle zaten 11.00’den önce evinden çıkmıyor. Bu düzenlemenin zincir marketlerin pazar günleri tamamen kapalı tutulması şeklinde gözden geçirilmesi gerekiyor.

Diğer yandan maksat gerçekten küçük esnafı korumak amaçlıysa öncelikle bu esnafların girdi maliyetlerinin düşürülmesine yönelik düzenlemeler yapılmalı. Vergilerinde geçici değil sürekli bir indirim uygulanmalı.

Diğer yandan düzenlemenin yasalaşması halinde zincir marketlerin bakkal, büfe ve marketlerin en az 200 metre uzağında açılmak zorunda kalacağına işaret eden esnaf temsilcilerinin şöyle kaygıları var.

“Bu madde birçok bakkalın zincir marketler tarafından satın alınmasına yol açabilir. Eğer bir zincir market, müşteri potansiyeli yüksek bir sokağa girmek istiyor ancak oradaki küçük bir bakkal nedeniyle giremiyorsa parayı bastırıp bakkalı satın alır, 200 metre yasağından kurtulup dükkanını açar.” (Bakkalcı rıza gösterir mi, bilemem)

Sonuçta konuyu şöyle bağlamak istiyorum:

Küçük esnafı zincir marketlerden korumak amacıyla hazırlanan yönetmelik taslağının çok önceden marketlerin görüşüne açılması ve düzenlemenin yürürlük tarihinin zincir marketlere hızlı yatırım fırsatı verecek şekilde belirlenmesi nedeniyle esnaf ciddi mağduriyet yaşayacak. Yeni yasakların başlangıç tarihinin bu yılın başına çekilmesi aksi halde zincir marketlerin yasak başlayıncaya kadar çok sayıda yeni market açacağını düşünüyorum.

Evet; düzenleme olumlu ancak yeterli değil!