Gaza gelmek

 

Kullanmakta olduğumuz başlığımızın sözcük anlamı veya karşılığı tam olarak da şu şekil: “Aşırı övülme karşısında kalıp buna inanarak bir eylemde bulunmak.”

İyi günler iyi haftalar.

Yaşadığımız bu hayatta çokça kullanılan eski bir metot şeklidir gaz vermek diye tabir edilen üslup şekli. Bazı zamanlar ve anlar kötü sonuçlar ile bitebiliyor maalesef. Gazı veren kenarda oturup tüm olanları film izler gibi izliyor ve sonunda kalkıp sıradaki filmlere odaklanıyor. Sizlerde mutlaka bu tür hadiselere tanık oluyorsunuzdur. En azından siz dikkatli olun her denilene ve her kişinin aktardıklarına dikkat edin. Tümüyle olumsuz bir düşünceyi size taşıyanları sakin bir ruh haliyle dinleyin. Bir de sizi bağlamayan, sizi ilgilendirmeyen konularda çok da kendinizi yormayın, değmez! Kimin sözüdür bilmem ama organize işlerde Rahmetli Erdal Tosun’un dediği gibi “Bir ara çok konuştum hiç faydasını görmedim, bıraktım.” Kraldan fazla kralcı olmamalıyız. Herkes üstüne düşen görevi yerine getirdi mi kimseye farklı alanlarda iş de kalmaz. Kendi alanlarında olur ve böylece gereksiz enstantane olmamış olur. Kafamızda, zihnimizde gereksiz fuzuli işlerden arındırılmış olacaktır. Kazadan, beladan uzak kalmanız dileğiyle.

Doğru eksende

Ara ara da olsa bazen yanlışların içinde doğruları söyleyen çıkabiliyor. Tümüne katılabilirsiniz veya katılmayabilirsiniz. Orası ayrı bir husus ama genel bir değerlendirme yapacak olursak dikkate almamız gerekir diye düşünüyorum. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Danışmanı, eski Büyükelçi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Panayotis, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de bazı ülkelerle iş birliği ve eksenler oluşturmaya yönelik çalışmalarda bulunduğunu, Atina’nın bu konudaki faaliyetlerinin bölgenin istikrar ve güvenliğine olumsuz etkisi olduğunu belirtti. Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Kıbrıs meselesi ve Türkiye ile Yunanistan arasında yeniden başlatılan istikşafı görüşmeleri noktasında. Türkiye’nin Doğu Akdeniz ülkesi olduğunu ve bölgede yaşanan gelişmelerin dışında bırakılamayacağının altını çizen İoakimidis, “Doğu Akdeniz’de eksen ve iş birliği oluşturulması yanlış şekilde yapılıyor. Bölgede istikrar ve güvenlik sorununu çözmüyor. Sanırım tam aksi oluyor. Türkiye bu iş birliklerini, doğru ya da yanlış olarak, kendisini Doğu Akdeniz’den dışlama çabaları olarak değerlendiriyor ve tepki gösteriyor. Türkiye-Libya anlaşmasının imzalanması gibi. Kabul edilmesi önemli olan şey, Türkiye’nin malum nedenlerden Doğu Akdeniz’de olup bitenlerin dışında bırakılamayacağıdır. Türkiye bir Akdeniz ülkesidir, bölgede olup bitenlerin dışında bırakılamaz. Katılmalıdır, tabii uluslararası hukuka saygılı olması koşuluyla. Dolayısıyla gerekli olan şey, dışlanmalar olmadan tüm Doğu Akdeniz ülkelerinin katılacağı geniş bir bölgesel çerçeve oluşturulmasıdır” ifadelerini kullandı.

Selam ve dua ile… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.