Köşe Yazıları

Biri yer biri bakar

 

Yaklaşık 6 bin civarında çalışanı ilgilendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hakemliğinde Türk-İş ve TİSK arasında (son toplantıyı sadece açıklama toplantısı kabul edersek) Aralık ayı başından itibaren devam eden “Asgari Ücret” görüşmeleri mutlu sonla tamamlandı.

Açıklamayı yeni siyasi sistemin kuralı olacak ki 16 Aralık tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tarafların arasında yapmasına ilk kez şahit olduk.

Buna göre brüt ücret 5 bin 4 lira, net ücret 4 bin 253 lira oldu. Rakamın bu oranda açıklanmasındaki payda yüzde 14 SGK primi (700,6 TL) ile yüzde 1 İşsizlik sigorta primi (50 TL)’nin vergiden muaf tutulması etken oldu.

Yüzde 50,4 artan asgari ücret içerisinde yüzde 15’lik gelir ve yüzde 0,75’lik damga vergisi devam etseydi 456 TL’lik gelir vergisi 685 TL’ye, 27,1 TL’lik damga vergisi kesintisi ise 38 TL’ye çıkacaktı. Yani toplamda iki vergi kesintisi yaklaşık 723 TL olacaktı.

Ancak, kaldırılan 403 TL’lik Asgari Geçim İndirimi (AGİ) ödemesinin devam etmeyeceği dikkate alındığında nette muafiyetin bütçeye etkisinin kişi başına 320 TL olması bekleniyor. Bu rakam 6,5 milyona yakın ücretli çalışan için mevcut gelir vergisi dilimlerine göre ayda yaklaşık 2 milyar TL, 2022’nin tamamında da yaklaşık 24 milyar liralık verginin tahsil edilmemesi anlamına geliyor. Muhtemelen önümüzdeki yıl zamlarla bir bölümü karşılanacaktır.

Asgari ücret vergi muafiyeti (gelir ve damga vergisi) aylık 450 lira civarında oldu. Ancak asgarî ücretli dışında çalışan işçi vergi muafiyeti bu ücretin üzerinde maaş alanlar için geçerli değil. Yani net 4 bin 253 TL’nin üzerinde maaş alan bir çalışandan gelir ve damga vergisi kesilmeye devam edecek.

Bu durum elbette gelir adaletsizliği yaratacaktır. Yani şöyle bir örnekle izah edersek, hizmet sektöründe çalışan bekar asgari ücretli 4 bin 253 TL alırken,  aynı sektörde çalışan kıdemli ve maaşı daha fazla olan çalışanlar bu muafiyetten yararlanamadığı için kesintiler nedeniyle maaşı asgari ücrete yakın olacak.

Ha bu arada asgari ücretliye eğer bu ücretin dışında mesai, sürekli prim gibi özlük haklar sağlanırsa vergi muafiyetinden yararlanamıyor. Bu nedenle yapılan düzenleme topluma önemli bir kazanım gibi sunulması ne kadar doğrudur bilemeyiz. Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK)’nın yöneticileri bu konuda çok rahatsız.

Öte yandan belirlenen ücret uygulanmadığı takdirde yakın zamanda işçi çıkarımların veya sigorta sistemine kayıtsız çalışanların arttığını göreceksiniz. Çünkü asgarî ücretlinin üzerinde maaş alanlar bu bedelin daha aşağısında maaş almak zorunda kalacak. Bu da sosyal eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturacak.

Bilindiği üzere ülkemizde vatandaşlık almadan bulunan göçmenler, asgari ücretle çalışan Türk işçilerinin yanında hiçbir güvencesi olmadan çalıştırılmalarıdır. Yani kayıt dışı çalıştırılmaktadır. Dolayısıyla bu durum diğer işçiler arasında örtülü mobbing uygulanmasına yol açacaktır.

***

Asgari ücrete geçen yıla oranla 2022 yılı tamamı için yaklaşık yüzde 50,5 zam yapıldı.

Bu zam oranı iyi mi oldu? Doğrusu bu kadarını ben beklemiyordum.

Yetersiz mi oldu?

Evet, yetersiz oldu.

Burada dolar hesabı yaparsak; yılbaşında dolar 7,43 TL idi. Asgari ücret 2 bin 820 lira. Buna göre maaş 378,5 dolar yapıyordu.  Bugün asgari ücretin açıklandığı saatlerde faiz indirimine de bağlı olarak dolar 15,60 lira oldu. Yılbaşında ve sonrasında ne olur bilinmez. 378.5 dolar ×15,60 =5.905 (yuvarlak hesap) lira yapıyor. Yani dolar hesabına göre asgari ücretli geçen yıl aldığı ücretten 5.905-4.253=1.652 lira daha az ücret almış oluyor.

Bunun neresi iyi?

Ha, şimdi bazı troller “eskiden dolar hesabı mı yapılıyordu?” diyebilir.

Onlara “Eskiden serbest piyasada dolar da kullanılmıyordu. Kullandığımız her üründe doların payı var” desek de kafa basmaz.

Neyse, kaldı ki artan döviz kurları ve buna bağlı enflasyon nedeniyle verilen ücret ilk altı ayında muhtemeldir ki yarısı gidecek. Diğer ikinci altı ayında maaşların eridiğini ve geçinilemez olduğunu görecekler.

***

Asgari ücretli tamam da SSK, Bağ-Kur emekli maaşı ne olacak?

2022 yılı Ocak ayının 3’ünde Aralık ayının enflasyon verisiyle birlikte SSK ve Bağ-Kur emeklisine ilk 6 ay için geçmiş 6 aylık tüketici enflasyonu toplamı dikkate alınarak, maaşlarına yapılacak zam oranı belirleniyor. Gerçi alınan zam oranı da süreç içerisinde artan enflasyon karşısında zaten eriyor.

Geçmiş 5 aylık enflasyona bakıldığında yüzde 10,07 oldu. Önümüzdeki Aralık ayı enflasyonu yüzde 10 olduğunu varsayarsak ki, öyle gelmesi bekleniyor. Buna göre emeklilerin alacağı zam oranı en fazla 20,07 olacaktır.

Hadi bunun ikinci 6 ayını da hükümet (pardon) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun hesaplama yöntemine göre, taş çatlasa yüzde 15 olduğunu kabul edersek kümülatif olarak yüzde 40’a tekabül eder.

“2022 yılı için bekar bir asgari ücretli işçiye yüzde 50 zam verilirken; diğer taraftan çocuk, torun sahibi emekliye yüzde 40. Allah’a reva mı bu?”

Yaklaşık 11 milyon emekli bu enflasyonun zammına ilave karşılığını bekliyor. O nedenle önümüzdeki aybaşında emekliler için yeni bir ayarlama bekliyorum. Yoksa sandıkta bunun hesabının sorulması düşünülmelidir!

Çünkü biliyorsunuz, “Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar!”