Bilin istedim

 

Yaklaşık on dört yıl olacak. Bazı zaruri durumlardan dolayı aslında Karasu’da kurmayı planladığım hayatımın akışı bir anda değişti. Daha birkaç aylık evli iken kayınpederimin vefatı ve eşimin buradaki düzeni sağlamak konusunda mecburiyeti birçok planımın değişmesine neden oldu. 2008 yılının Mayıs ayında Kocaali’ye taşındım. Karasu’daki işime bir süre buradan gidip geldikten sonra oradan ayrılıp kendimi Kocaali’de düzen kurmaya adadım. Önce merkezdeki bir kahvehanede altı ay kadar çalıştım. Sonra bu kapalı mekanlarda sigara yasağı gündeme gelince çalışanlardan bazılarının feragat etmesi gereği ortaya çıktı. Bu konuda tereddüt etmedim. Oradan ayrılıp hemen ardından ilçemizde hizmet veren avize işletmesinde çalışmaya başladım. Yaklaşık bir yıl kadar orada ciddi emek harcadım. Ancak bir süre sonra oradaki sistem de değişmeye başlayınca yeni arayışlar gündeme geldi.

O sıralarda Ege Üniversitesi’nde Gazetecilik Bölümü’nü bitiren ve birçok yerde tecrübe edinen dayımın oğlu Münir Ali Kara telefon etti. Bazı özel konuları görüşmemiz gerektiğini söyledi. “Tamam, gelirim konuşuruz” dedim ama konunun ne olduğundan pek bahsetmedi. Aradan birkaç gün geçtikten sonra biraz heyecanlı biraz tereddütlü şekilde gittim buluştuk. Hemen hemen iki saat kadar sürdü. Özetinde ise elindeki gazetecilik diploması ile başka kurumlarda çalışmaktansa Karasu’da yeni bir gazete kurmayı düşündüğünü söyledi. Bir süre eksilerini artılarını konuştuktan sonra bana “Biz yavaş yavaş çalışıyoruz. Ve bu gazeteyi sadece Karasu ile sınırlı tutmak istemiyoruz. Kocaali’yi de kapsayalım istiyoruz. Ama bunu yapabilecek, orada bizi yaşatabilecek güvenebileceğim ilk kişi de sensin. Ben senin pratik zekana ve yeteneğine güveniyorum. Sen yapalım dersen bütün planlarımızı Karasu ve Kocaali üzerine kurup yola birlikte çıkacağız” dedi. Olabilir ama ben Kocaali’de bunun bir araştırmasını yapayım. Bakalım insanlar nasıl tepki verecek” dedim. Bunu 2010 yılının Ocak ayı ortalarında konuştuk.

O sıra çalıştığım avize işinden de ayrılmıştım tabi. İki ay boyunca işsiz gezdim. Yaptığım tek şey esnaflara uğrayıp hal hatır sormak oldu. 15 Ocak 2010 tarihinde start verdim. Elime bir ajanda alıp kapı kapı dolaşmaya başladım. Gittiğim esnaflara merkezi Karasu’da olan ama Kocaali’yi de içine alan bir gazete kurmayı düşündüğümüzü söyleyip ne düşündüklerini sordum. Merkezde neredeyse girmediğim dükkan kalmadı diyebilirim. Velhasıl aradan bir ay gibi bir süre geçti. Bir akşam evde oturdum ajandamı açtım. “Çıktığında bana uğra” diyen esnaf sayısı 60. “Hele bir gelsin duruma göre bakarız” diyen sayısı yaklaşık 100. “İçi dışı önemli değil sonuçta bu bize hizmet edecek. Beni abone olarak listene yaz” diyen esnaf sayısı da 30. Bu görüşmeler sırasında gazetenin fiyatını abonelik ücretini dahi sormadan “Madem yeni iş kuracaksınız sizin şimdi paraya ihtiyacınız vardır. Allah yolunuzu açık etsin” deyip, abonelik ücretini peşin vermeyi teklif eden esnaf sayısı da abone sayısı ile aynı yani o da 30. Ortada daha hiçbir şey yok, ne gazete, ne baskı, ne haber. O yüzden teklif edilen ücretlerin hiç birini almadım. Ama ajandaya bir baktım, olmayan gazetenin 30’u kesin olmak üzere yaklaşık 150’ye yakın abonesi var. Müthiş heyecanlandım.

Ertesi gün yanılmıyorsam tarih 1 Mart 2010 olacak, Münir Ali Kara’yı arayıp yanına gittim. Onlar da ofis ayarlamışlar içini doldurmaya çalışıyorlar. Ajandamı açıp yaptığım çalışmayı anlattım. Defterimdeki rakamları değerlendirince Kocaali’de bu işin olacağına inandık. Ve artık kurumların ziyaret edilmesi gerektiğine karar verdik. Sonra Münir Ali Kara birkaç gün arayla dört beş kez Kocaali’ye geldi. Birlikte belediye, kaymakamlık, diğer idari kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin başkanlarını ziyaret ettik. Kurmayı düşündüğümüz gazeteyi, çizgisini amaç ve hedeflerimizi anlattık. Asıl güzel olan da şu ki gittiğimiz hiçbir kapıdan boş dönmedik. Kime gittiysek “Tamam” dedi. En son 15 Mart’ta gezme meselesine nokta koyup asıl işimize yani gazetenin kendisine odaklandık. Tabi o zaman acemiyiz ilk sayı sıkıntılı. Tam dokuz gün süren uğraşın ardından ilk sayımızı tamamladık. Tarih 24 Mart 2010 günlerden Çarşamba. Kolumun altında iki balya gazete ile ilk kez sokağa çıktım ve öncesinde görüştüğüm esnaflara “Biz geldik” diyerek tekrar uğradım. Tabi acemiyiz ya herkesi tekrar dolaşması dört beş gün falan sürdü. İlk gün 25 aboneyle başladım ve haftayı yaklaşık 50 aboneyle tamamladım. Ay sonunda 100 aboneye ulaştım.

Yıl 2022, iki ay sonra meslekte 12 yıl bitmiş olacak. Ve ben hala kolumun altında gazete balyasıyla Kocaali’de kapı kapı dolaşıyorum. Bu gün 602 hafta geride kaldı. Bu 602 haftada nelere katlandık, nelerle mücadele ettik, ne sıkıntıları aştık anlatmaya kalksam sayfa yetmez. Ama onca zorluğa rağmen dimdik ayaktayız ve çizgimizden şaşmadan, aynı yolda devam ediyoruz.

Bunu başarabilmek elbette kişisel ve kurumsal bir yetenek gerektiriyor, ciddi bir disiplin ve ciddi bir istikrar gerektiriyor ama işin öteki tarafı da var. En önemlisi de toplumun sahip çıkması ve tabi ki birlikte yürüdüğün insanların yaptıkları işe saygı duyması.

Geçtiğimiz Pazartesi günü 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ydü. Öncelikle gerek ziyaretime gelerek, gerek arayarak ve gerekse sosyal medya ve diğer ağlardan ulaşıp günümüzü tebrik eden tüm dostlarıma canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı günün akşamında düzenlenen akşam yemeğinde Kocaali’de bu işe emek harcayan meslektaşlarımı aynı masada toplayan Belediye Başkanı Ahmet Acar’a, Ak Parti İlçe Başkanı Ersan Demir’e, programı organize eden Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Halil Esen’e ve Levent Hallı’ya bilahare teşekkür ediyorum. Yaklaşık üç saat süren güzel bir programdı. Herkesin aynı masada olup sırayla görüşlerini aktardığı keyifli bir sohbet oldu. Ama en önemlisi de şuydu. Gerek sosyal medyada gerekse gazete bağlamında, görüşü ve çizgisi her ne olursa olsun oradaki herkesin aynı amaç için mücadele ediyor olması. Hepimizin Kocaali’nin ortak çıkarları için mücadele ettiği katıksız bir şekilde tescillenmiş oldu. Bunu bilin istedim. Basın emekçileri olarak bizler bu istikrarı koruduğumuz ve biraz daha organize olmayı başardığımız sürece çok güzel işler yapıp ilçeyi daha iyi yerlere taşımak konusunda hiçbir engele takılmayacağımız kesin. Ve elbette okurlarımız ve takipçilerimiz. Sizler de bize ne kadar sahip çıkarsanız, bizi daha iyisini yapmak için ne kadar teşvik eder ve destek olursanız toplumsal anlamda çok daha iyi seviyelere gelmemiz o kadar hızlı olacak. Buna inanın ve bize güvenin. Sağlıkla kalın…