Beyni sulanmış namert

 

Maalesef bu sözler, Yüce Türk Halkının kutsal oylarıyla, kutsal mabet T.B.M.M. kürsüsünden, hem de 84 milyonun gözünün içine baka baka söylenmiş, çok aşağılayıcı sözler…

***

Bu sözler, artık “Halk desteğini” kaybettiği, tüm kamuoyu yoklamaları ile, ayan beyan görünen, adındaki “Milliyetçilik” gibi, o kutsal yüce anlamı yitirmiş, hatta, bu yüce duyguyu “Ayaklar altına aldığını söyleyenle”, kayıtsız şartsız kurduğu anlaşmayla, ülkeyi uçuruma sürükleyen MeHaPe’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ait…

***

Hem de, bu sözler; ülkesine, Allah’ın, Nahl Suresi, Ayet 90’da emrettiği ADALETİ, (yirmi yıl) savcılık (sekiz yıl), Yargıtay üyeliği (dokuz yıl), Yargıtay daire başkanlığı (üç yıl) da Yargıtay başkanlığı görevlerini yaparken, üzerine, tek bir leke kondurmadan, yüzünün akıyla yapmış, on yedi yıldan bu yana da,  ülkenin yüz akı gençlerinin, öğrenimlerini sürdürdüğü Bilkent Üniversitesi’nde, “Ceza Hukuku” dersleri vererek, ülkesine hizmet aşkını sürdüren Sami Selçuk’a söylenmiş…

***

Niçin söylenmiş? Sami Selçuk; ülkesine 40-50 yıl, üstün başarılarıyla hizmet etmiş ve sonrasında Deniz Kuvvetleri’nden emekli olmuş, 104 denizci amiralin, ülkemizin güvenliğinin garantisi, Montrö Boğazlar Antlaşması hükümlerinin, en yüce makam sahibi, Meclis Başkanınca, İstanbul Sözleşmesi’nin, bir gecede ansızın kaldırıldığı gibi, Montrö’nün de kaldırabileceğini söylemesi karşısında, tepkilerini ortaya koymaları ve “Sarıklı General” görüntüsü ile Atatürk Devrimlerinin bekçiliği yeminlerine sadık kalarak, tepki koymalarına, Sami Selçuk; “Bildiri, yorumu gerektirmeyecek kadar bilimsel ve hukuki anlamda açık ve seçik mertçe kaleme alınmıştır” dediği için…

***

Devlet Bahçeli’nin, milletvekilliği dokunulmazlığı zırhı arkasına sığınarak, bu ülkenin şerefi, haysiyeti, ortak değeri, bir hukuk adamı Sami Selçuk Beyefendiye, 4 Nisan Amiraller Bildirisi, “Mertçe kaleme alınmıştır” ifadesi sebebiyle, (Bunamış) “Beyni sulanmış” ve Alçak/korkak/erdemsiz anlamını taşıyan “Namert” demesi son derece düşündürücü olmuştur.

*

Hukuktan başka bir efendi tanımayan, buyrukları, ondan bundan değil, efendi olarak kabul ettiği hukuktan alan, böyle bir kişiliğe söylenen, bu galiz, alçaltıcı sözler, ancak, beğenmediği kararlar çıkınca, “Anayasa Mahkemesi Kapatılsın,” kendisini gibi, koltuk hevesli olmadan,

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sırası gelmesine rağmen, “Fetö Kumpaslarında”, duyarsız davranan, AKEPE ve onun başkanı Erdoğan’a tepki için, görevlerinden istifa etme erdemini gösteren Emekli Amiraller için, “Rütbeleri sökülsün, emekli paraları kesilsin” gibi, sözler ancak ve ancak Devlet Bahçeli tarafından söylenebilir maalesef!

***

Her ne kadar, “Dün sövdüklerine, bugün sarılarak çelişkilere ve tezatlara düşerek güvenilirliğini yitirmiş Devlet Bahçeli gibi, bir kişiyi ciddiye almadığını” söyleyen, uluslararası Hukuk Adamı Türkiye’nin gururu ve ortak değeri Sami Selçuk Beyefendi

“Beyni sulanmış” ve “Namert” gibi sözlerle incinmiş ve üzülmüşse de Cumhuriyete bağlı, demokrasiye inanmış, Türk Halkının gönlündedir, her daim…

***

48 yıl önce, İstanbul Fındıkzade’deki (Ülkücü) Sakarya Öğrenci Yurduyla, hemen karşıdaki (Sosyalist) Niğde Öğrenci Yurdu arasındaki silahlı çatışma arasında kaldığımda, (oda arkadaşım evladı Mustafa’yı, düşündüğü için) telefon eden İzmir AP Senatörü Mümin Kırlı’nın bana; “Merak etmeyin evladım… Bizler her daim sizlerin arkasındayız” dediği gün (O ana kadar taraf olarak ülkücülüğü tercih eden bir kişi olarak) o günden sonra MHP’nin saf, temiz, dürüst ülkücü gençliği “Sermayenin sokak gücü” olarak kullandıklarını görmem ile o taraftan çekilerek, demokrasi tarafına geçmekte, ne kadar haklı olduğumu, bugün bir kez daha görmem, beni mutlu ve bahtiyar etmiştir…

***

İyi ki, Devlet Bahçeli gibi bir  kişinin tarafında değil, onu bunu değil, “Hukuku efendi kabul eden” Sami Selçuk ve ülke güvenliğinin hassasiyetini, “Montrö’den geri adım atılamaz” ve “kahrolsun Sarıklı General” görüntüsüne, bildiriyle karşı duran, amirallerin tarafındayım…