Bekleyelim görelim

 

Malum olduğu üzere son birkaç yıldır üreticinin başı salgın hastalıklardan ve bazı tarım zararlılarından dolayı oldukça dertte. Özellikle de son dört beş yıldır beklenmedik şekilde artış gösteren Amerikan Beyaz Kelebeği, Dalkıran, Kokarca gibi zararlılar (ki bunların en başında beyaz kelebek geliyor) hem ürün bazında rekolteye zarar veriyor hem de ağacın kendisinde bıraktığı hasarla tahribatını katlayarak artırıyor. Bunlarla mücadele konusunda ise ilçe tarım müdürlükleri ve ziraat odalarının büyük gayreti var. Hazırladıkları mücadele takvimi ile zararlılarla doğru zamanlı ve daha etkin mücadele için üreticiyi bilgilendiriyor aynı zamanda teşvik de ediyorlar. Ama yine de sorumluluğun en önemli kısmı üreticinin kendi elinde.

Hatırlar mısınız bilmem, geçtiğimiz yıl bu kelebek sorunu hat safhaya çıktığında bununla ilgili birkaç habere yer vermiştik. Hem üretici haberine hem de bu zararlılarla mücadele konusunda yapılan bilgilendirme ve seminer çalışmalarına. Yine bir bilgilendirme toplantısında konuk uzman, zararlılarla mücadelede en etkin yöntemin uygun zamanda ve topyekün mücadele olduğunu söylerken şunun altını çizmişti. Şayet bir bölgede hastalık veya zararlı baş göstermişse, o bölgedeki üreticinin tamamı aynı dönemde ilaçlama yapmalı ki mücadelede verim alınsın, yarısı yapar yarısı yapmazsa veya kimisi erken kimisi geç yaparsa ilaçlama da harcanan emek de büyük oranda heba olur. Hastalık veya zararlı ilaçlanmadığı bölgede tekrar artarak ilaçlanan arazilere doğru tekrardan yayılmaya başlar.

İşte tam bu noktada üreticinin bir talebi olmuştu. Üretici “Madem aynı anda ve bütünüyle bir ilaçlama yapılacak o zaman biz üretici olarak ücretini ödeyelim, devlet te ilgili kurumu aracılığıyla havadan ilaçlama yapsın” şeklinde talepte bulunmuştu. İlk bakışta mantıklı gibi görünüyor ama bu kesinlikle mümkün değil. Ben o sıra niye yapılmıyor diye biraz araştırma yapmış geniş ve dolu bir yazı yazmıştım. Evet, havadan ilaçlama bazı yerlerde mümkün. Mesela İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu gibi üzerinde yerleşim bulunmayan çok büyük tarım arazilerinde yapılması mümkün ama bizim gibi içinde yerleşimi olan tarım arazisi alanlarında pek mümkün değil. Zira o şekilde yapılacak bir ilaçlama havaya tamamıyla nüfuz ettiği için insanlara, diğer tarım ürünlerine, evcil hayvanlara ve daha da önemlisi içme suyu kaynaklarına zarar verebilir. Dolayısı ile o şekilde bir ilaçlama yöntemiyle pek mümkün değil. Ama bu hiçbir şekilde havadan ilaçlama yapılamayacağı anlamına da gelmiyor.

Zira, Kocaali Ziraat Odası geçtiğimiz hafta içi Kocaali’de ilk kez örnek bir çalışmaya imza attı. Yakın geçmişteki birkaç ay içerisinde İç Anadolu’nun bazı yerlerinde yapılmıştı. Yaklaşık sekiz ay kadar önce de Adapazarı’ndan Memduh Özedirne isimli bir üretici 110 dönümlük arpa buğday bahçesini drone kullanarak ilaçlamıştı. Hatta bu, bütün ulusal haber ajanslarına yer buldu, televizyon kanallarında ve tarım programlarında geniş yer buldu. Acaba bizde de olur mu, olmaz mı? derken, Kocaali Ziraat Odası bu işin altyapısı denebilecek bir çalışmaya imza atarak deneme uçuşunu gerçekleştirdi. On dakikadan daha az bir sürede 10 dönümlük bir arazinin ilaçlaması yapıldı. Tabi bu bizim bölgemiz için bakanlık tarafında onaylanmış bir çalışma olmadığı için kullanılan materyal ve solüsyon herhangi bir zararlı etkisi olmayan organik ürün ve gıda boyasından ibaret. Kaldı ki burada önemli olan böyle bir ilaçlama yapıldığı takdirde arazi üzerinde nasıl bir dağılım göstereceğini ve her yere homojenik olarak dağılıp dağılamayacağını tespit etmek. Zaten uygulamadan sonra arazide yapılan incelemeler ve sonrasında elde edilen bulgular da şu mevsim şartlarında, yani havanın sakin olduğu ağacın da nispeten daha yapraksız olduğu dönemde yapılabilecek bir drone ilaçlamasının etkili olabileceğini gösteriyor. Bu konuyla ilgili olarak Tamer başkanla az da olsa görüştük. Bakanlık izinlerinde sorun olduğunu ve bu sorunları aşmak için mücadele ettiklerini söyledi. Sorunların çözülmesi ve bu tür bir ilaçlamaya onay verilmesi halinde de bölge tarımı için oldukça etkili olabilecek bir yöntemin hayata geçirilebileceğini söyledi.

Şahsi fikrime gelince, konu tarım ve üretim olunca elbette maliyet oldukça önemli. Şu an için böyle bir ilaçlamanın dönüm başı ne kadara mal edildiği konusunda herhangi bir fikrim yok ama internetten kısa bir araştırma yaptım. Bu işi ciddiye alan birçok şirket var hatta ürün bazında satışı yapılan dronelar da gördüm. Arazisi büyük olan gücü yerinde olan üretici kendi dronenunu alıp kullanmayı düşünebilir ama bu öyle sadece makine almakla olmuyor zira onu kullanabilecek kapasitenin yeterliliği için bir ehliyetlendirme sistemi var. Yani herkes kafasına göre drone alıp uçuramıyor. Muhtemelen önümüzdeki süreçte, (bu iş onay alacak olursa) bu iş için sertifikalı şirketler aracılığıyla havadan ilaçlama yapılabilecek gibi görünüyor. Bu konu ile ilgili yaptığımız haberde de görüldüğü gibi çok kısa sürede çok büyük bir alanı ilaçlayabilmek mümkün. Öyle sanıyorum ki birkaç üretici bir araya gelip tek bir gün ve te seferde arazilerini ilaçlatabilecek. Özellikle zararlı haşeratla mücadelede çok etkin bir yöntem olacağını düşünüyorum. İnşallah kısa sürede izin işleri biter ve ilçemizde de böyle verimli teknolojik uygulamaların yaygınlaştığını hep birlikte görürüz. Sağlıkla kalın…