Amatörlerin dağ gibi sorunları

 

Yıllardan beridir amatör camianın dertleriyle, sorunlarıyla ilgili ve çözüm önerilerimizi dile getirmemizle alakalı hassasiyetimiz pandemi süreci ile başlamadı bizim. Yani bu ilgi alaka 10 aylık, 10 senelik değil. Onu izah etmek istedim yazımın başında! O günlerden bu günlere niyetimiz hep amatör camianın ve altyapının sorunları ve çözümleri olmuştur. Sorunların hangi birini yazsam ki… Yazmaya kalksam dağ olur dağ!

TFF ve yetkililer dağ olmuş sorunları çözmek yerine her gelen sorunların üzerine bir tepe daha ekleyerek kendinden sonra gelecek olanlara ata mirası olarak bırakıp gittiler. Lakin şu anki görevde olan başkan ve ekibi iyice sorunlara sorun ekleyerek işin içinden çıkılmaz bir hale soktular.

Yetmedi bir de BAL diye uydurulmuş olan lige yeni yeni sorunlar eklediler. Var olan kulüplerin haklarını düzeltemedikleri gibi küme düşmeyi kaldırıp ve sayısını tam olarak bilmediğim, özellikle İstanbul’da birçok takımı Play-Off oynatmadan BAL’a çıkardılar. Üstüne üstlük o çıkardıkları takımların bir kaçı ligi oynamak istemiyoruz diye başvuruda bulundular TFF’ye.

BAL’ın yıllarca en başta yaş kontenjanı olmak üzere sözleşme sıkıntısı, sigorta problemi ayrıca birbirinden saçma statü sıkıntısı, binlerce futbolcu kardeşlerimizi zor duruma soktu ve mağdur etti. Bunu herkes biliyor ama çözüm noktasında kimse bir öneri getirmiyor. Gelinen bu noktada amatör liglerin baştan aşağıya yeniden şekillenip her şeyin tepeden tırnağa değişmesi şartken, yeni problemler ekleyerek işi iyice zora soktular. Şimdi de içinden çıkamıyorlar.

Aslında yıllardır sunduğumuz ve önerdiğimiz çözüm önerileri çok basit. Bir kaç tanesini bir kez daha belirtmek istiyorum, belki kulak kesilen bir yetkili olur diye…

Öncelikle TFF’nin, Süper Lig başta olmak üzere diğer profesyonel takımların yapmış oldukları transferlerden, kayda değer bir miktarda kesinti yapıp bir bütçe ayırması, Süper Toto bölgesel lig isim hakkı adı altında bir karar alıp ayrılan paydan BAL takımlarına ödemesini yapıp, profesyonel liglerde yapılan her transferin yüzde 5’ini amatör liglere pay olarak aktarılması, amatör liglerdeki kritik maçların iddiaya alınıp birçok yerden amatör liglere gelir imkanı sunması uygulamaları amatör kulüpleri yaşatacak olan çözümlerden sadece bir kaçı…

Peki, TFF gider kalemlerine gelin bir göz atalım.

TFF’nin İstanbul’da sadece büro gideri yıllık 12 trilyon!

Genel olarak ise 126 trilyon! Yanlış okumadınız 126 trilyon…

Sadece Riva tesislerinde yüze yakın personel var, diğer bölgelerdeki personeller hariç. Eski (kit)lerde olduğu gibi yani şişirilmiş kadrolar. Peki, TFF’nin başkanı en son ki açıklamasında ne diyor o kadar amatör ve altyapı maçını oynatmak demek intihar etmek demek bizim için. Yani o maçların hakem, personel, ulaşım, sağlık giderlerinin çok büyük bir meblağ tuttuğunu ifade etmeye çalışıyor. Halbuki 126 trilyonun bir trilyonu amatör maçların oynanmasına yetiyor ve artıyor bile. Ama yok amatörlere zırnık koklatmak istemiyorlar bunlar. Çünkü onlar üvey evlat, daha doğrusu üvey evlat olarak bile görmüyorlar vesselam. Ama artık amatör camia yemiyor bunları. Her şeyin farkındalar. Şunu dillendiriyorlar amatör camianın insanları. Sayın Özdemir, Sayın Ali Düşmez, biraz büro giderlerinizden, biraz kendi özel seyahatlerinizden, biraz Riva’daki özel harcamalarınızdan kısarsanız bu maçlar oynanır. Ki o masrafların büyük bir bölümünü bile amatör kulüplerden katılım payı, lisans ücreti ve sair giderler adı altında zaten mahsup ediyorsunuz. Yani sizler, babalarınızın cebinden bu paraları harcamayacaksınız.

Yok yine vermeyeceğiz ve maçları oynatmayacağız diyorsanız bu çözüm önerilerine karşı, amatör camianın B planı da mevcut. O da şu! Test ya da aşı ücretlerini kendileri karşılayıp maçları oynamakta kararlılar. Sizler futbolcu fabrikalarını kapatıp, üretimi durdurup ne var ne yoksa ithal etmeyi düşünüyorsunuz. Üretim olmadan dışa bağımlılıktan nasıl kurtulmayı düşünüyorsunuz acaba? Özürü kabahatinden büyük misali TFF başkanı son cümlesinde güya gönül alıyor ve ekliyor. “Amatörlerin yaşaması lazım, Türk futbolunun geleceği buna bağlıdır” diye.

Günaydın! Sayın başkan kocaman bir günaydın…

Benim de sayın başkana bir sözüm var.

Amatör kulüpler ve altyapıları Türk futbolunun temelidir, temeline dinamit koymayın… O dinamit patlarsa en başta siz yok olursunuz. Amatör camiadan bir oy yerine zırnık alırsınız haberiniz olsun.

Sağlıkla kalın. Selam ve dua ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.