18 Ağustos 2018 Cumartesi

ÖZÜR DİLERİM... AMA...

MUZAFFER TATLI

MUZAFFER TATLI

E-Posta : muzaffertatli5454@hotmail.com

Gelecek yarınlara, aydınlık

ufuklara yelken açma umutlarını

taşıdığımız 2015 yılına

soğuk ve karanlıkta  giriyordu

benim talihsiz memleketim

KARASU...
*

Doğal gaza kavuşmanın 
rahatlığı ve mutluluğu ile

tam da yeni yıla giriyorken

elektrik arızalarının bir “faciaya”

dönüştüğü ilçem Karasu'da

esnaf bir kabus” yaşadı adeta...

*

Yalnız esnaf mı..?

Sessiz, çaresiz, korkak toplum

haline dönüştürülen, ihtiyar

ve çocuklarını battaniyeler

altına sokan, çaresiz gözlerle

tavandaki elektriğe bakan

Karasu Halkı da…
*

Sanayi cereyanına bağlı olduğu için

Jeneratörlerin dahi çalıştıramadığı 
bazı dükkân sahipleri mağdur oldu.
*

Kasap Cüneyt, o gün kahroldu..!
Ne dolaplarını çalıştırabildi, 
ne de satış yapabildi..!
*

Kuru yemişçi Şükrü,  
ünlenen "Mehmet Efendi

Kahvesi" satışını yapacağı

makine, sanayi cereyanıyla

çalıştığı için aylar önce

yaptığı yeni yıl hazırlıkları

boşa gitti.
*

Kuyumcu kardeşim,

jeneratör elektriğinin zayıf

olması sebebiyle vitrinini

dahi kuramadı.
*

Muhasebeci kardeşim,

son güne bıraktığı Ba-Bs

formlarını yapamamanın 

ıstırabını çekti.
*

Hele de yolda rastladığım 
Kurudereli Azmi kardeşimin 
yeni yılın ilk gününde

"Hayrola Azmi..! 

bugün ne işin var Karasu'da" 
soruma, zor gözlerini açarak

ve biraz da sanki bitkin ve

bıkkın bir tavırla Kurudere

üç günden beri elektriksiz.
Karasu'ya aydınlık görmeye 
ışık görmeye geldim
demesi 
beni de kahretti..!
*
İşte bütün bu kasvet ve

umutsuzluğum içinde, çalan

cep telefonumda sıcak bir

dostumun daveti vardı bana.
"Muzaffer abi sen bu tip

davranışlara duyarlısın.
Seni yarın sabah Sedaş

önünde yapacağımız protestoya

bekliyorum” diyor.
*

Ben de, geçen mahalli ve

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine

adeta, kafayla dalarak destek

veren, Karasu toplumundan 
umudunu kesmiş, muhalefet

partilerinin de, çare olamayan

politikaları ve politikacılarına

olan güvensizliğim sebebiyle

cevabı yuvarlayarak 

"Bakarız" dedim.
*

Ve Karasu toplumunun bu

Sedaş’a ve onunla kol kola

olan iktidarına tepki için

düzenlenen toplantıya katılmadım.
Bir taraftan üzüldüm 
Neden mi ..?
*
Tanıdığım kadarıyla, 
mert ve dürüst bir insanın 
yanında olmadığım,

aydın olup da korkak olmayan

ve taşın altına elini değil kafasını

koyacak kadar cesur insanı

yalnız bıraktığım için üzüldüm.
*

Ve inan bir tek senden 
özür diliyorum o toplantıya 
katılmadığım için.
Protestoya renk katan 
"O düdüğü" ciğerinden gelen
nefesle öttüren başta sen vardın.
Oradakilerin çoğunluğu 
(zaten toplam 19 kişi var) düdüğü 
ağızlarında kalan çok az nefesini 
kullanarak öttürüyordu.
Samimi değildi.
*

Hele de orada ;
"Milletin.... koyacağız" diyen 
iş adamının da içinde bulunduğu 
18 şirkete elektrik dağıtımını satarak, 
"Faturalara ayrıca kayıp kaçak bedeli 
diye bir yük bindiremezsiniz"
şartını 
görmezden gelerek, vatandaşın 
kazıklanmasına göz yuman 
bu iktidarın, bu AKAPE'nin, İlçe 
Başkanının ve seçimlerde bu 
zihniyetin peşinden koşan bazı 
insanların, senin arkanda emaneten 
durması "İyi oldu da katılmamışım" 
duygusuna itti beni.
*

Ama sen… 
Yani Abhazların ağırlığı ile 
her zaman aydın bir köy olarak 
gönlümüzde yer eden Karapınar 
köyünün bir “delikanlısı…”
*

Yıllar önce Karapınar gibi 
bir köyde sinema açarak 
halkının aydınlanmasına

sebep olup genç yaşta yaşamını

yitiren rahmetli “Tahsin

Kara’nın oğlu…”
*

Erken yaşta yalnız kalmasına rağmen 
üretken yapısıyla, koç gibi delikanlıyı 
Karasu'ya ve Karasululara bahşeden 
tam bir Anadolu kadını olan o

Mübarek, saygıdeğer “Ana’nın 
çocuğu olarak…”

*

Çıkardığın gazete ile zaten

Karasu Sivil Direnişine verdiğin

“Koskoca yürekliliğin ile…”

*

Bir de benim gibi aykırı,

Nerden, ne zaman, nereye

çakacağı belli olmayan,

sana tiraj kaybettirmene rağmen

tek bir “Ama Abi” gibi kıvırtma

yapmayan, o koca yürekliliğin için
senden özür diliyorum.
*

Her düdük sesinde seni hatırlıyor 
ve yanında olamadığım için bir 
kez daha özür diliyorum.
Ama… 
Ama işte...
*

13 milyar dolar karşılığı 
Sedaş’ı satan ve parasını 
peşin alarak bu parayı yüce 
Allahın Yüce kitabı Kuranı 
Kerimde “Faizcilere savaş
açacağını”
söyleyen yüce

emrine rağmen bu paranın

bir kısmını elektrik alt yatırımına

yatırıp soğuk kış günlerinde

yurttaşlarının mağdur olmamasına

harcaması gereken bu parayı

iç borç faizine ödemesine kullanan, 
"Milletin ... koyan" dahil 
18 şirkete elektrik gibi halkın önemli 
gereksinimi satan, satarken de 
konan şartları uygulamamalarına

rağmen kol kola yürüdükleri

iktidar-patron işbirliği ile halkını

ezen bu AKAPE ve ona destek

olanlarla birlikte olman 
bu fotoğrafa gölge düşürdü.
*

Yok…Teller buzlanmış..! 
Yok… Direkler devrilmiş..!

Pöff…Pöff…Pöff…
Bu hikâyelere bu dedikodulara 
bir dur diyebilme ve doğru 
bilgilendirmeyi dahi beceremeyen 
Belediye Başkanı demeç veriyor 
Sakarya basınına…
Yok, Sedaş çalışanları canla 
başla çalışmışlar da, 
Yok ben de eski Sedaş’çıyım da 
falan ayakları koşuyor aklınca.
Güya bir şey söylüyor.
Tabi ki Sedaş’ın asgari ücretli 
fedakâr işçileri canla başla çalıştılar.
Sen duygu sömürüsü yapma 
Esasa bak esasa…
Delikanlı adam çıkar halkına 
doğruları söyler.
Elektrik yok diye halkın 
dedikoducuların uydurukları ile değil 
ciddi kurum Belediye Başkanlığının 
bilgilendirilmesine ihtiyacı varken 
sen çıkmış angil-dingil demeçlerle 
hala halkı uyutmanın peşindesin.
Bir tane belediye aracına 
ses cihazını koyup da mahalle 
mahalle halka doğruları söyleyip 
bilgilendirebilirdin halkı.
*

Yok, üç gün elektrikler yokmuş.
Yok, ağaçlar devrilmiş..!
Küçük boğazdan öteye

Kocaali tarafında elektrik vardı ya...
Orada ağaçlar, orada elektrik

direkleri yok muydu..?
*

İşte,,, Münir Ali kardeşim...
Bir zamanlar deniz kenarlarından 
kumları çalarak, haksız kazanç 
sağlayanlara karşı yürütülen 
mücadelede ve diğer haksızlıklar 
karşısında susmayan, bu sebeple 
başına gelmedik bela kalmayan, 
hatta kulağının arkası hariç

her yeri delik deşik olmuş,

meslektaşları köşeyi dönerken 
parayı kaybeden, ama bu gün 
her zamankinden dik ve mağrur 
duran Ormancı Kazım'ın oğlu 
Muzaffer olarak sana diyorum ki...
*

Yüreğine sağlık Münir Ali… 
Nefesine sağlık…
Kafanı koyduğun bu taşın 
altında seni ezdirmeyeceğim.
Bundan böyle, Karasu için

hep yanında olacağım.
Ama..?


07 Ocak 2015 Çarşamba 17:04
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
63 hit, 40 ziyaretçi, 45 ziyaret
Bu ay:
266 hit, 152 ziyaretçi, 167 ziyaret
Toplam:
412361 hit, 124207 ziyaretçi, 186899 ziyaret