sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

23 Ocak 2020 Perşembe

SAKARYAKUZEY

Hakkımı helal etmiyorum

MUZAFFER TATLI

MUZAFFER TATLI

E-Posta : muzaffertatli5454@hotmail.com


Çok sevgili "Pazarcılar Oda 

Başkanı “(Gerçek) Ülkücü

Dostum Hüseyin’le” birlikte, 

bir başka heyecanla ve umutla

gidiyorum geçen haftaki

Cuma Namazına...

*

Dostum olan Başkan'a ; 

Bu Cuma, Cumhuriyet

Bayramı'ndan önceki son Cuma...

Bayağı sitem var Diyanet İşleri 

Başkanlığı’na, böyle özel ve

ülke insanının coşku dolu

günlerine rastlayan Cuma

günkü  "Hutbelerde"

Atatürk anılmadığı için...

 

Bu defa, zannederim 

"Bir ve beraber olma gereği 

duyacağımız, Ordumuzun sınır ötesi 

Harekatının olduğu, bu sıkıntılı 

günlerimizde, Cuma Hutbesi’nde 

umarım anlatılır Cumhuriyetin

nasıl ve kimler tarafından

ilan edildiği...”diyorum…

*

Zira, Cumhuriyet ilanı birlikte, 

bu günkü demokrasinin, özenle

döşenen taşları ile özgür olma

yolunda yurttaş olabilme bilinci

yakalanmıştı taa, o günlerde...

*

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, 

bu kadar önemli bir gün, o mübarek 

Cuma gününde Hutbe konusu olur 

sevinciyle giriyorum camiye,

dostum Hüseyin Başkanla birlikte...

*

Başkan'a; “Bak göreceksin, bu gün 

Hutbede konu, Cumhuriyet ve

tabii ki Atatürk olacak” dediğimde,

bıyık altı olumsuz bir bakış 

atıyor başkan. Eğer diyorum,

geçmişten ders alıp da

aynı hatayı tekrarlarsa Diyanet,

ne benim kıldığım 

Cuma Namazı, ne de, 80 bin 

Camide kılınan namazlar niyazlar 

dualar bizlere bu güzel ülkeyi 

armağan edenlerin ruhlarının, 

şad olmaması sebebiyle yerini bulur...

diye serzenişte bulunarak 

fesadın, fitnenin kin ve intikam 

duygularının dışarıda bırakılarak 

ruhi zenginliklerin oluşması 

gerekli olan  Camimize giriyoruz...

*

Ve, "Hutbe" birlik ve beraberlik 

ile isim verilmeden, bir kahraman

portresi çizilerek, anlatılmaya

başladığında; Tamam, bu sefer

“Atatürk” anlatılacak ve

bir parça gönül kırgınlığım

olan bu Diyanet, benim de

diyanetim olacak, diyerek

mutlu bir şekilde ayrılacağımı

düşlüyorum Camiden…

*

Ama… O, ne..?

Uzun uzun isim vermeden

anlatılanın ismi "Mehmetçik"

diyerek hem Atatürk kamufle

edilmiş hem de “Mehmetçik”

kullanılarak sözde “Hutbe” 

anlatılmaya çalışılıyor...

*

Ve sonuna kadar pür dikkat 

dinlediğim "Hutbe", ne Cumhuriyet 

ve onu bizlere armağan edenler 

ne de, Atatürk'ten tek kelime 

olmadan, son günlerin sınır 

ötesi harekatı "Barış Pınarı" ve 

"Mehmetçik" anlatımıyla kapatılıyor...

*

Ne kıldığım namaz, ne de, 

bu ülkede "Din" gibi hele de 

"Dinlerin En yücesi İslamiyet" 

dini gibi bir dini, kurallarıyla 

yönetme iddiasıyla, o makamı 

işgal edenler, hiç de, iyi bir

şekilde geçmiyor aklımdan…

 

Hatta, O yüce İnsan, Peygamberimiz

Hz. Muhammed’in, “fitne ve fesat

yuvası” haline dönüştüğü için

yıktırdığı, “Mescid-i Dırar” Camii

aklıma geliyor da, acaba ben

bugün böyle bir yerde miyim

diye de geçiyordu aklımdan?

*

Hele hele, ödediğimiz vergilerle, 

maaşlarını alıp, çoluk çocuğuna 

lokma yedirenlere, hakkımı ben 

ve benim gibi düşünenler helal 

etmezse nice olur 

"Atatürk Düşmanlığı" tescil 

edilmiş, "Fesli Kadir'i" 10 Kasım 

günü ziyaret eden Başkanın hali...

*

Osmanlı Devleti’nin sonunun 

hazırlanmasındaki büyük pay 

sahibi "Enver Paşa" nın, 1200 

sayfa tutan 3 ciltlik muhteşem 

kitabından sonra, bu günlerde 

derinliklerine inerek, heyecanla 

okuduğum 3 ciltlik 1500 sayfa 

Atatürk’ü doğumundan ölümüne

kadar, en ince detayına kadar

anlatan "Tek Adam" kitaplarının,

olayları, yaşayarak, dinleyerek

ve de yerinde gözlemleyerek yazan

Şevket Süreyya Aydemir'in,

bu günlere ışık tutan eserlerinden

bir kez daha sindire sindire

anladığım, bizlere, “Aydınlık 

bir Türkiye” bırakanların,

"Cuma Hutbelerinde" tek söz

edilmeden geçiştirilmeleri içimi acıttı...

 

Öyle acıttı ki; 

Cuma sonrası ellerimi yukarı 

kaldırıp Yüce Allah'a dua ettim...

 

Dedim ki; 

Her kim ki, bu Ülkeyi, bu Cumhuriyeti 

bizlere armağan eden, Atatürk ve 

yol arkadaşlarını, böyle özel

günlerde, Allah’ın Evi, yüce

mabetlerde anmaz, bir Fatiha’yı 

onlara çok görürse ve onlar o ülke 

vatandaşlarından alınan vergilerle 

maaş alıyor geçiniyorlarsa; 

BEN;

HAKKIMI, ONLARA, HELAL ETMİYORUM...

BOĞAZLARINDAN GEÇEN HER LOKMA, 

HARAM ZEHİR OLSUN! diyorum  

YA SİZ?

 

 


31 Ekim 2019 Perşembe 11:05
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

ÇÖKEN YOL ONARILDI

Kocaali’ye bağlı Kestanepınarı ve Aktaş Mahalleleri arasında heyelandan dolayı bozulan yolda başlatılan

DOKUZ KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri yoğun bir hafta geçirdi. Hırsızlıktan, uyuşturucu satıcılığına

OTURDUKLARI YERDEN VERGİ ÖDEDİLER

Gelirler Şube Müdürlüğü ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan proje kapsamında 10 Ocak

PRİM BORÇLARI CEP YAKACAK

Karasu Sosyal Güvenlik Kurumu Merkezi Müdürü Ercan Çetin, asgari ücretin değişmesi ile birlikte Sosyal

İLAÇ FİYATLARINDA DÜZENLEME

Eczacılar Odası Karasu ve Kocaali Bölge Başkanı Yakup Altıntaş, Türk Eczacılar Birliği Başkanlığı ve

AÇIK LİSE ÖĞRENCİLERİ DİKKAT

Karasu Halk Eğitimi Merkezi Müdür Yardımcısı Necati Tok, 2019-2020 eğitim öğretim yılı Açık Öğretim

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort