25 Haziran 2018 Pazartesi

Sakarya Kuzey Slogan

37 CESUR YÜREK

MUZAFFER TATLI

MUZAFFER TATLI

E-Posta : muzaffertatli5454@hotmail.com

 Karasu'nun

“Cesur Yürek 37 Aydını”

29 Ekim Cumhuriyet

kutlamalarına katılmak üzere,

toplumda Atatürk'ün aydınlanmacı

düşüncelerini yaşatmak üzere

kurulan ADD (Atatürkçü Düşünce

Derneği) öncülüğünde Ankara'ya

hareket etmek üzere gecenin

saat 01.30 unda otobüslerini

Karasu Belediyesi'nin

önüne çektiler…

*

Saat tam 1.20 iken Karasu

ADD başkanı saygıdeğer

insan Seffa İngenç şoföre

bir talimat verdi ve otobüs

yolcularını  tamamen almadan

hareket etti.

*

Şoföre dedim ki;

Nereye gidiyorsun daha

arkadaşlar tamam değil ?

Şoför hiçbir şey demeden

otobüsü Karasu Terminali

dışında kuytu ve karanlık

bir yere götürdü ve park etti.

Niye buraya geldin,kimden

kaçıyoruz ? dediğimde

“polislerden kaçıyoruz abi” dedi.

Yahu dedim niye kaçıyorsun..?

Türkiye'de seyahat özgürlüğü yok mu..?

Ben istediğim yere istediğim

zamanda gidemem mi..?

Derken polis ekibi geldi

otobüsün yanına. Saat 1.30.

Baş komiser, Seffa'yı kenara

çekmiş bir şeyler konuşuyor.

15-20 dakika soruşturma

niyetli konuşma.

*

Bu arada otobüsün evrakları

ehliyet, ruhsat,(K) belgesi ve

hatta ceset torbaları(?) soruyorlar.

Neyse ki hepsi tamam.

Ama bu ara saat 2.20.

 

Otobüs hareket etti ki

50-100 metre gittik,

tekrar durdurdular.

Bu sefer kimlik kontrolü için

otobüse binen sivil polis

kimlikleri topladı.

Toplanan kimlikleri telefonla

tek tek bir yerlere bildirip

37 cesur yürek devrimci,

Atatürkçü Karasu'nun insanını

şüpheli zannıyla fişlediler..???

*

Ve nihayet Karasu Terminalinin

arkasından, Akçakoca yolu

üzerinden Ankara’ya doğru

hareket ettik…

Tam Karasu'daki Köseoğlu

Petrolüne geldik ki o ne..?

Polis ekibi yine bizi durdurdu.

Neymiş efendim koltuk

sigortası var mi..?

Falan filan..? Cak-cuk..?

Sinirlerimiz çok gergin.

Ama dereyi geçmek zorundayız...

81 yaşındaki Karasu Lisesi

eski müdürü Hüseyin Emanet'ten

19 yaşındaki Gazi Üniversiteli

Hasan'a kadar herkes

homurdanmaya başlıyor.

Benim de şekerden gözlerim

karıncalanıyor.

Her an patlayacağım.

Allah'tan diğer işlemler de tamam

olunca 1.30 da çıkmamız gereken

yola ancak 2.45 te çıkabildik.

*

Otobüs yola koyulurken bir an

düşüncelere daldım.

Tarih 29 Ekim.

89 yıl evvel bu güzel

ülkenin kurucusu Atatürk'ün

ilan ettiği Cumhuriyet  coşkusunu

yaşamak üzere Ankara'ya gidiyoruz

da  bir vatandaş olarak her şeyimi

teslim edebileceğim güvenebileceğim

arkamda güç olarak gördüğüm

Karasu Emniyeti beni bu yola

çıkmamam için engellemeye çalışıyor.

Yazıklar olsun sizlere..!

Yazıklar olsun size bu emirleri

verenlere..!

Karasu’nun yetiştirdiği, vatanın

bölünmezliği uğruna “Bölücülerce”

İstanbul Zeytinburnun’da çapraz ateşle

şehit edilen Atıf Ödül’ün bakımsız

mezarını çiçek bahçesine çevirmesi,

Hatta yerlerde paramparça edilen

ve emaneten bir elektrik direğine

kendisine hakaret edilircesine

konan tabelasına ses çıkarmayan

seyirci kalan emniyet müdür

ve ekibini  düşünürken

yanımdaki arkadaşım Kerim

beni dürtüyor.

Niye konuşmuyorsun ne oldu diyor..?

Ne konuşayım Kerim..?

Görmüyor musun Türkiye

ne duruma gelmiş..?

Devletin polisi Hükümetin

polisi olmuş, Atatürk'ü,

cumhuriyet kazanımlarını içine

sindiremeyen hükümetin polisi olmuş.

Devlet, Atatürk karşıtlarınca

işgal edilmiş, Atatürkçülere,

aydınlık insanlara uygulanan

muameleyi görmüyor musun..?

Ne hallerdeyiz..?

*

Derken yolda bir kaç

Polis-Jandarma barikatlarından

sonra saat 7.30 da Ankara'ya vardık.

“Otobüsü içeri sokmazlar

siz otobüsü Ankara'nın dışına

park edin” talimatı ile şehrin

girişindeki Batı Kent'e

park edip metroyla Ulus'a

varıyoruz nihayet.

 

* * *

Heykelin önü Türk bayrakları

ve Dağ Başını Duman Almış

marşları ile dalgalanıyor.

*

AMA...

Cumhuriyetin ilan edildiği

meclisin önü hem alttan

hem de üstten polis

barikatları ile kapatılmış.

Ulus Meydanı’nın doğu tarafı

açık, kuzey tarafı, güneydeki

Kızılay tarafı açık da bir tek

Atatürk'e Anıtkabire giden yol kapalı.

Yani o meydanda toplanan

Türkiye'nin o güzel, aydınlık

insanlarının Atalarına bağlılıklarını

göstermek mozolesinin önünde

saygı ile eğilme, bir Elham-ı Şerifi

okuma heyecanını engellemek için

panzerler açmışlar o canavar

ağızlarını yolları kapatmışlar.

*

Nihayet saat 11.00 oldu.

Hava çok sıcak olmasına rağmen

81 yaşındaki Hüseyin Emanet abim ile

19 yaşındaki öğrenci Hasan ve

emekli öğretmen hanımefendi

Erten hanımla birlikte yüz binler

 coşkuyla heyecanla Anıtkabir’e

gitmek için barikatların kaldırılması

için var güçleriyle haykırıyorlar.

*

Ama o ne..?

Saat 12.00 den sonra

Yüz binlerin toplandığı alanda

dalgalanmalar ve sloganlar.

"Türkiye laiktir,Laik Kalacak",

“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz"

diyoruz hep beraber.

O kalabalığa hem izin yok,

hem de tazyikli su ve biber

gazının etkisiyle panik yaşıyoruz

ve kaçıyoruz.

Gözlerim yanıyor, boğazlarım

yanıyor cayır cayır.

Bir an 60 yaş ve kalbimin

stenli olması ile biraz sonra

yere yığılır mıyım diye düşünürken

suyla ve limonla kendimize geliyoruz.

Ama o panikleme sırasında

insanların "Tayyip'e" yaptıkları

bed duaları duyunca yazık diyorum.

Bir ülkenin Başbakanı nasıl oluyor da

Anayasanın vatandaşına verdiği

"Önceden izin almadan Toplantı

ve Yürüyüş yapma hakkını”

keyfi olarak engelleyebiliyor

Hatta o insanına biber gazı sıktırabiliyor.

*

Her şeye rağmen barikatlar yıkıldı.

Türkiye'nin aydınlık insanları

yanlarında hissettikleri milyonlarca

Türk'ün de gücüyle Anıt Kabir'e

doğru yol alıyor. Belki de 3-4

kilometrelik yol ama yüz binler

o yolu 4,5-5 saatte ancak gidebiliyor.

*

Anıt kabir bahçesi binlerce

Türk Bayraklı cumhuriyet aşkı

ile yanan insanlarla dolu.

Mozolenin önüne gitmek

çok zor.Ama gideceğiz.

Karasulu“37 cesur yürek”

Karasudaki gelemeyen ama

kalpleri o cesur yüreklerle

çarpanların da aşkıyla

Atatürk’ün huzurunda yemin ettiler.

 

“ATA'M SEN RAHAT UYU.

EMANET ETTİĞİN CUMHURİYETİ

CANIMIZ PAHASINA DA OLSA,

SONUNDA, SİLİVRİ DE OLSA,

HASDAL DA OLSA, YAŞATACAĞIZ”.

*

Kurtuluş Savaşında, Mustafa kemal

ve askerlerine kafirler diyerek

insanları savaştan alı koymak

isteyen vatan hainlerinin,

 

Devrimci asteğmen Kubilay'ın

Menemen'de kafasını kesenlerin,

 

Padişahım çok yaşa diyerek

Atatürk'ü yolundan çevirmek isteyen

İngiliz, Yunan gavuruna yaltaklık

yapanların bugünkü uzantıları olan

torunlarına bu ülkeyi teslim  etmeyeceğiz.

 

Rahat uyu ATA'M

diyerek koyduğumuz karanfillerle

gül bahçesine dönen mezarını

başında üç kulhuvallahü,

bir elhamı şerifle de

Allah’ım ne olur bu güzel ülkeyi

Emperyalizmin işbirlikçi baronlarına

bırakma deyip ayrılıyoruz

ATAMIZIN HUZURUNDAN…

Karasu’ya gelene kadar

Kafamda yüzbinlerin haykırdığı bir

Slogan devamlı tekrar oluyor.

“GÜN GELECEK DEVRAN DÖNECEK

AKAPE HALKA HESAP VERECEK”


10 Kasım 2012 Cumartesi 13:53
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
2 hit, 1 ziyaretçi, 1 ziyaret
Bu ay:
735 hit, 319 ziyaretçi, 375 ziyaret
Toplam:
411201 hit, 123633 ziyaretçi, 186231 ziyaret