12 Ağustos 2020 Çarşamba

SAKARYAKUZEY

17 NİSAN AYDINLIĞI

MUZAFFER TATLI

MUZAFFER TATLI

E-Posta : muzaffertatli5454@hotmail.com

Yıllardır, “buhranlar okyanusunda” çırpınıp duran güzel ülkem için, çok önemli bir tarih 17 Nisan…

Bu tarihte yaşanan kırılmalarda, eğer taşlar yerine oturtulabilseydi, ülkem, bu gün 2’inci Dünya Savaşı’ndan sonra tecavüze uğrayan ve kilometrelerce uzaktan asker göndererek bağımsızlığına kavuşmasına yardımcı olduğumuz Güney Kore, yada yine dünya savaşlarında işgal yaşamalarına rağmen, bilimin ışığında yol alarak, bu gün kişi gelir olarak, dünya sıralamasında birinci sıraya oturan Finlandiya gibi mutlu insanların yaşadığı ülkeler gibi olurduk. Geçen hafta 17 Nisan’da 80’inci yıl kuruluşunu bir kez daha anımsadığımız köy enstitüleriydi…

Türk milletinin gönlünde derin izler bırakan, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç gibi önderleriyle dünya, buhranlar denizinde yüzerken ve insanlık hiç acımadan birbirini boğazlarken, dünya savaşına sokmama siyasetiyle ülkede savaş sebebiyle meydana gelecek ölümleri önleyen, İsmet İnönü gibi bir tarihi kişiliğinin de yol göstericiliği ile kurulmuştu Köy Enstitüleri…

Köy Enstitüleri, bağnaz, tutucu ve hurafelerle yol çizmek isteyen, gerici yobaz zihniyete karşı bir aydınlanma hareketiydi…

Doğma ve hurafelerden uzak, tamamen bilimin ışığında ve üretimine yönelik toplum ile aydınlanma yoluna girmişti. Bu okullar vasıtasıyla yüzde 70’i köylerde yaşayan, okuma yazma oranının kadınlarda yüzde iki, erkeklerde ise yüzde 7-8 olan ülkem…

Bu karanlık tabloda aydınlanma hareketi tabi ki zordu. Engellemeler, sabotajlar, fitne ve fesat odakları, karanlıklar içerisinde rahat ortam bulabiliyordu.

Kör olası (yoz) siyaset ve iktidar hırsını kullanan “Toprak ağaları ve din baronları” köy enstitülerinde yetişen, bu aydınlık yüzlü gençleri, kendileri için büyük tehlike görüyordu…

Nitekim, yetişecek bu gençler ile aydınlanan ülkemde, toprak ve din yobazları yaşamayacaktı. Düzmece mektuplarla kızların ve erkeklerin aynı okullarda olmaları sebebiyle ahlakın bozulduğu ve dinden çıkıldığı bu okulların komünist yuvaları olduğu vaveylaları ile çember içine alınmaya çalışılıyordu bu okullar…

Nitekim, Meclisteki toprak ağaları ve dinci yobazlar bu okulların kurulmasına vesile olan Başbakan İsmet İnönü’yü, partisi içerisindeki kendilerine yakın taraftarları ile baskı altına alıyorlar ve Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç gibi aydınlanmanın meşalesi olan kişileri görevlerinden aldırıp yerlerine Adana’dan toprak ağası Cavit Oral gibi baronlar dünyasından kişilerle yola devam edebileceğini zannediyordu. İstiklal Savaşı’ndaki kahraman, 2. Dünya Savaşı’ndaki usta siyasetçi ve Lozan’da bir ülkenin makus tarihini değiştiren İsmet İnönü…

Yani kısacası köy enstitülerini açarak aydınlanma ve muasır medeniyetler meşalesini yakan İsmet Paşa, maalesef parti içerisinde halifeliğe göz kırparak karşı taraftaki toprak ağaları ve dinci baronlara işaret fişeği atarak yol açan zihniyete sırf koltuğunu kaptırmamak için yol veriyor ve sonrasında bu okullar kapatılıyordu. Nitekim yollar sonra, Doğu’nun toprak ağası aynı zamanda uzun seneler milletvekilliği de yapmış Kinyas Kartal Ağa, Köy Enstitülerini toprak ağalığına karşı bir tehlike olarak gördüğümüz için Ege’de Adnan Menderes, Çukurova’da Cavit Oral, Eskişehir’de Emin Sazak gibi toprak ağası milletvekillerinin de destekleriyle kapattık diye ikramda bulunmuştu.

Bu okullar kapatılmasaydı, bugün gözündeki yaşı kurumayan ve her daim beka tehlikesinden bahsetmeyen bir ülke olarak, kim bilir kaç tane Nobel ödülü bilim adamı Aziz Sencar yetişirdi de, ilkokul mezunu “Dinci Baron Fetöya” verdiği tavizlerle, “15 Temmuz kalleşliğini” yaşamaz, tarım ve hayvancılıkta dış alım yapan değil, dış satımda tıpkı Hollanda gibi pkk açmazında…

Dünyaya rezil olduğumuz, basın emekçilerinin mahpuslarda, adalet mekanizmasının korku ve taraftarlığı ile ve kişi başı 8 bin dolarla kısır döngüden çıkma çabasında bocalayıp duruyor, gözü yaşlı zavallı ÜLKEM…

Böyle hazırlıksız ve daha kafayı kaldıramamışken korona belası ile düştüğümüz bunalımlardan, hep birlikte ortak akıl ve birbirimize kenetlenerek çıkma umudunun da AKAPE’nin Genel Başkanı “Tayyip Erdoğan faktörü” sebebiyle engelleniyor olması, “BİNDİK BİR ALAMETE GİDİYORUZ (Selamete demek isterdim ama) KIYAMETE” diyorum…


24 Nisan 2020 Cuma 16:43
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

MUTLULUĞA İMZA ATTILAR

Özlem Dinç ve Serhat Çelik, Perşembe günü gerçekleşen nikah töreni ile birbirlerine “Evet” dedi. Çiftin

MHP, HELVACI’YI ZİYARET ETTİ

Milliyetçi Hareket Partisi Karasu İlçe Başkanı Münir Ali Kara, yönetim kurulu ile birlikte geçtiğimiz

TUĞÇE’NİN ZAFER’İ

Zafer Öztürk ve Özgün Tuğçe Çelebi muhteşem bir düğün töreni ile dünya evine girdi. Öztürk ve Çelebi

ŞEN, ASKERE GİTTİ

Karasu Haber İnternet medyası Spor Müdürü Ahmet Şen ve Zehra Şen’in oğlu Rıfat Recep Şen, asker gitti.

BAYAN CANKURTARANLAR GÖREV BAŞINDA

Karasu sahil şeridinde görevli 6 bayan cankurtaran dürbün ve megafonla denetim yapıyor. Bayan cankurtaranlar idari

TOPLANTI YAPTI

Karasu’da yeni göreve başlayan Kaymakam Dr. Ahmet Naci Helvacı, Karasulu mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi.

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
şişli escort şirinevler escort