21 Ekim 2017 Cumartesi

Sakarya Kuzey Slogan

Yeni bir "koskoca ben" faciası mı

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Biz ne çektiysek kendisini olduğundan daha büyük görenlerden çektik. Şimdiye kadar bir basın mensubu olarak da kendisini bir şey zannedenlerin karşısında durduk.

Önceki hafta Karasu'da SASKİ bir çalışma gerçekleştiriyor. Çalışma esnasında aniden Karasu Orman İşletme Müdürlüğü'ne ait birden fazla araç olay yerine geliyor.

Bundan sonrasını bilmiyorum. Onun için Orman İşletme Müdürü Mehmet Sungur Yeni'ye soruyorum! Cevap verirse verdiği cevaba yer vereceğimizi bilen bilir!

Aziziye Mahallesi yakınında çalışma yapan SASKİ ekibinin bulunduğu alana baskın yapar gibi gittiniz mi?

Gittiğinizde "Buranın yetkilisi kim? Siz burada ne yapıyorsunuz" dediniz mi?

Size çalışma yaptıklarını söyleyen kişilere "Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz" dediniz mi?

Aziziyeliler ve Aziziye Mahallesi Muhtarı kalabalık bir şekilde Orman İşletme Müdürlüğü'ne geldiğinde, "Hepinizle görüşmem mümkün değil! Aranızdan bir heyet seçim onlarla görüşeyim" dediniz mi?

Heyetle beraber odanıza giren Sakarya Kuzey'in bayan muhabirine, "Sen kimsin" diye hitap ettiniz mi?

Sakarya Kuzey'in bayan muhabirine, bir bayana hitap edilmeyecek şekilde, "Çık dışarı" dediniz mi?

"Size bir soru sorabilir miyim" diyen bayan muhabire, "Soramazsın! Buraya benden izinsiz kimse giremez" dediniz mi?

Sizden izinsiz girilemediğini iddia ettiğiniz makama siz kimden izin alarak girdiğinizi biliyor musunuz?

Bir devlet kurumu idare etmenin ciddiyetini ne zaman takınacaksınız?

Tüm bu gücünüzü Ak Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi olan Eşinizden aldığınızı her pek çok platformda dile getirdiğiniz ve "Ben aslında çok daha yüksek yerlere layıkım" dediğiniz doğru mu?

Sayın Müdür, halka saygısı olmayanın saygı bekleme hakkı yoktur. Siz halkın işlerini kolaylaştırmak için bir makama getiriliyorsunuz. Göreviniz de halka hizmet etmek. Yani hizmetkarlık etmek.

Eğer siz hizmetkarlık görevinizi layıkı ile yerine getiremezseniz halk kendine başka hizmetkar bulur.

Tarih bunun örnekleri ile doludur.

 

Senden utanıyorum fındık

Bir millet düşünün ki ürettiği ürün hakkında tasarrufu olmasın.

Fındığa attığın gübrenin fiyatı belli, tarlaya gittiğin mazotun fiyatı belli, tırpan yaparsın benzinin fiyatı belli, amele tutarsın çavuşun çift maaşı, damcının evde alacağı para, dayıbaşının oturduğu yerde kazanacağı para belli, kaç ton fındık üreteceğin belli ama kaç lira kazanacağın belli değil!

Fındık üretmek de yetmez, borsa bilir gibi bileceksin. Lisanslı depoculuk konusunda ahkam keseceksin. Ferroro'yu takip edeceksin. Yurtiçi tüketimi, yurtdışı ihtiyacı belirleyeceksin, fındığını ne zaman pazara indireceğini hesaplayacaksın, tarımdan ekonomiye, dış ticaretten, dalgalı kurda dövizin ne halde olacağına kadar hepsini hesaplayacaksın. Tüm bu sınavlardan başarılı bir şekilde geçerse seneye için hazırlık yapacaksın.

Şimdi devlet kalkmış TMO üzerinden alım yapmaya başlıyor.

Yahu aylardan olmuş mayıs. Kimsenin evinde yemeklik fındık kalmamış devlet fındık alımı için harekete geçiyor.

Hem de toprak mahsulü olmayan fındığı Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığı ile almaya hazırlanıyor.

Arkadaş aylardan mayıs olmuş mayıs.

eski fındık çıkalı olmuş sekiz ay! Yeni mahsulün çıkmasına kalmış 3 aydan kısa bir süre. Sen kalkmış alıma başlıyorsun!

E hayırlı olsun!

Peki fındık alma amacın ne? Üreticinin ürününü zarar etmeden satmasını sağlamak!

Verdiğiniz taban fiyat ne? 10 lira!

Arkadaş bu fındık 13.5 lirayı gördü. Şimdi zaten 9 lira! Kaldı ki sen yüzde bilmem kaç oranında kesinti yapacaksın.

Randımana bakacak uzmanın yok! Üretici hurra diye fındığını getirse koyacak depon yok! Muhtemelen herkese verecek peşin paran bile yok!

Sorsan üreticiyi korumak için yola çıktınız!

Bakın ne yapalım biliyor musunuz?

Fındığı yakalım! Fındık üreticisini de çarmıha gerelim!

Yoksa bunlar başımıza iş açmaya devam edecekler!

Fındıktan utanıyoruz! Dünyada üretiminde ilk sırada yer aldığımız tek ürün fındık!

E haliyle bir konuda bile olsa lider olmayı bünye kabul etmiyor!

Gelin yapalım dediğimi! Siz de kurtulun üretici de...

 

Yol çilesi

Daha önce defalarca kaleme almıştık. Yollarla ilgili sıkıntılar da çeşitli platformlarda dile getiriliyor zaten.

Karasu'da topyekun bir altyapı çalışması var. Bunun zorluğunu vatandaş çekiyor. Bir süre daha çekeceğiz. Çare yok!

Çalışmaların planlaması konusunda eleştiriler olacaktır. Havaların iyi gitmemesi durumunda işler çok daha güzel olacaktır.

Bizim kaygımız toplumsal baskıdan dolayı işlerin yalapşap yapılması yönünde!

Elbette Karasu'nun yol çilesi çok uzadı. Elbette vatandaş bu arada çok gerildi. Elbette vatandaş bir an önce düzgün yollara kavuşmak istiyor.

Vatandaşın söylemleri özellikle belediye ve belediye çalışanları üzerinde bir psikolojik baskı oluşturuyor. Zaman zaman eleştiri dozu da aşılıyor. Ancak vatandaşa bir an önce yol yapmak adına kaliteden ödün verilmemeli!

Madem ki bu kadar bekledik, madem ki bu kadar çile çektik en iyi, en kaliteli, en uzun ömürlü, en pürüzsüz asfalt da bizim hakkımız.

Bu arada Plaj Caddesi'nde çift yönlü olarak sökülmesi doğru bir tercih değildi. Önce bit tarafta çalışma yapılsa, sonra diğer tarafa geçilse vatandaş için daha iyi olurdu.

 

Yıkımlar başka bahara kalır

Karasu'da kanayan bir yara var. Kıyı-kenar çizgisi içinde kalan yapıların yıkılması meselesi!

Hani Nasrettin Hoca'nın fıkrasındaki gibi. Sen de haklısın durumu...

Belediye Başkanı'na buraların yıkılması konusunda baskı yapılıyor. Devletin tüm imkanları elinizde, seçimle gelmiş adama, "Buraları yıkın" diyorsunuz. Siyasi kaygısı olması kaçınılmaz olan adamın kalkıp da bina yıkması mümkün mü? Değil!

Kaldı ki binaların yapımına göz yummuşsunuz. Hatta bu bina sahiplerinden para almışsınız. Hem de o zamanın önemli sayılacak paralarını!

Bu adamlardan yıllarca vergi almışsınız!

Yetmemiş, elektrik, su bağlantılarını kendi ellerinizle yapmışsınız!

Şimdi kalkmış, "Deniz beriye geldi arkadaş! Senin evi yıkacağız" diyorsunuz!

Adam "Denizin beriye gelmesinin sebebi aslında sizin Liman Mendireğini yanlış yapmanız" dese ve sizden tazminat talep etse haklı değil mi?

Şimdi Karasu'daki yapıların yıkımı bir kez daha eylül ayına ertelendi. Zaten o ayda yıkım malzemesi pek bulunmuyor. Onun için yıkımlar bir sonraki yıkın yaz başına ertelenecek. O zaman da yerel seçime bir yıldan kısa süre kalmış olacak. Yani?

Yani yıkım yapılacaksa o yıkımı bir sonraki dönem yapacaklar.

Ancak kimin yıkacağı, neden yıkacağı, evi yıkılanların halinin ne olacağı kimsenin umurunda değil...

 

Ayakkabı fareleri

Karasu'da son zamanlarda artan ayakkabı hırsızlığı dikkatlerden kaçmıyor.

Bisikleti kaybolan çocuklar da önceki haftalarda gündeme gelmişti. Pek çok vatandaş bu durumdan şikayetçi olduğunu dile getiriyor.

Öte yandan pek çok irili ufaklı yangın çıkıyor. Bu yangınlarda şimdiye kadar ölen ya da yaralanan olmadı. Buna şükür ama bu yerlerin pek çoğunun Suriyeli misafirlerimize ait olduğunu da görmek lazım.

Bizim bu insanları buradan atacak halimiz olmadığına göre bunları suçtan uzak tutmanın formülünü aramamız lazım. Bunlarla ilgili sosyal projeler geliştirmemiz, bu misafirleri kazanmamız lazım.

Olaya dini açıdan yaklaşmak da mümkün, ahlaki açıdan yaklaşmak da.

Bu insanların gidecekleri güne kadar olgunlaştırmalıyız. Bunu isteyen Suriyelileri sevdiği için yapsın isteyen kendi rahatı için.

Ama yapılması gereken şey bu insanları toplum kurallarına uymaya zorlamak. Onun dışındaki hiçbir şey başarıya ulaşmayacaktır.

 

Yeniden Karasuspor

Bir önceki yıl acıklı bir şekilde veda ettiğimiz Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için bu perşembe günü Sakarya Atatürk Stadı'nda Serdivanspor ile karşılaşacağız. Daha önce de bu şekilde bir eleme maçı ile yine Sakarya Atatürk Stadı'nda Bölgesel Amatör Lig'e çıkmıştık. Bu kez de durumun benzer olması için elimizden geleni yapmalıyız.

Bu süreçte taraftara düşen sahadaki yerini almaktır.

Herkesin tribündeki yerini alması lazım.

Bu şehre ait olduğunu hisseden, bu şehri seven herkesin kendini mesul hissetmesi gerekir. Herkesin bu bilinçle tribündeki yerini alacağını düşünüyoruz.

Karasuspor'un BAL'a çıkmak için vereceği bir mücadele olacak. Serdivan ise düşmemek için direnecek. Çıkma heyecanı her zaman düşme telaşından daha iyi bir motivasyondur.

Ancak rakibin bir yıl boyunca çok zorlu ekiplerle mücadele ettiğini de unutmamak lazım.

Ben Karasu'nun zorlanacağını ama kazanacağını düşünüyorum. İnşallah kazanan biz oluruz.


30 Nisan 2017 Pazar 23:29
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
7 hit, 4 ziyaretçi, 4 ziyaret
Bu hafta:
311 hit, 120 ziyaretçi, 165 ziyaret
Bu ay:
1084 hit, 436 ziyaretçi, 615 ziyaret
Toplam:
402847 hit, 119829 ziyaretçi, 181677 ziyaret