sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

09 Temmuz 2020 Perşembe

SAKARYAKUZEY

Üretimde de pazarlamada da sorun var

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com


Ekonomide ne ürettiğinizden daha çok nasıl sattığınız önemlidir. Dünyanın en kaliteli ürününü üretebilirsiniz ama pazarlamanız kötüyse yapacak bir şey yok.

Dünyanın en saçma ürününü iyi bir pazarlama ile marka yapabilirsiniz.

Elinizde siyah şekerli bir su var. Sağlığa zararlı. Kendi kara, köpüğü oluyor. Köpük beyaz. Aslında tadı acı ve ağzınızı yakıyor ama serinlik veriyor.

Bizde olsa “dökün yola” derdik. Adamlar dünyanın her yerinde satıyor…

Bizim elimizde ise Erbakan’ın deyimi ile “İsrail tarafından üretilse eczanelerde satılacak” derecede kıymetli bir ürün var. Sağlığa yararlı. Ambalaja ihtiyacı bile yok. Ama dünyaya satamıyoruz. Üstelik de bizim fındığımızı bir dönem Almanlar sattı. Fındık borsası Hamburg’da kuruluyordu. Şimdi İtalyan firması işe el attı. Konu kapandı.

Biz ne zaman kendi ürettiğimiz fındık konusunda söz sahibi olacağız? Allah bilir.

Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar Karasu’daki konuşmasında fındıkla ilgili çok önemli bir şey söylüyor. Diyor ki, “Bizim hem üretimde hem pazarlamada sorunumuz var…”

Şimdi Allah için söyleyin. Hepimiz fındık yetiştiriyoruz. Karasu, Kocaali bölgesinde en iyi yetişen fındığın hangisi olduğunu kaçımız biliyor? Kaçımız fındık ocaklarının ömrünün kaç yıl olduğunu biliyoruz? Toprak tahlili yaptırmayan ve en pahalı gübre neyse onu atan bir kalabalık topluluk var.

Yani aslında Bayraktar’ın dediği doğru. Bizim tek sorunumuz pazarlama değil ki! Biz üretim noktasında da sorun yaşıyoruz.

Bireysel olarak bir şeyler yapmak da mümkün elbette. Ancak bu işin organize bir şekilde çözülmesi lazım.

Nasıl ki kendi bahçenizi Amerikan kelebeğinden korumanızın bir işe yaramadığı ortaya çıktı. Bu da onun gibi bir durum işte.

Bunun için herkesin ayağa kalkmasına da gerek yok. Aslında iki kurum var elimizde. Hatta üç.

İlçe Tarım Müdürlükleri ile Ziraat Odaları bu işin üretim kısmında söz sahibi olabilir. Son zamanlarda verilen eğitimler uygulamaya dönüştürülebilir. Bu sayede üretim sorunu büyük ölçüde aşılmış olur. Bilinçsiz üretim yapan ya da kafasına göre gübre kullanan çiftçilerin ürünlerini piyasaya indirmeleri yasaklanabilir. Bu şekilde ülkenin stratejik ürününe sahip çıkılmış da olur.

Pazarlama konusunda da Fiskobirlik sorumlu olabilir. İkisinin de arkasında devlet ciddiyeti görünürse başından beri bahsedilen sorun kökünden hallolmuş olur.

Peki bu sorunları hükümete ben mi ileteceğim?

Ya da Ziraat Odası Başkanı bunları bana mı söylemeli?

Ben inanıyorum ki Bayraktar bu konuları çok daha etkin yerlerde çok daha yetkili kişilere aktarıyor. Karasu’da dile getirmesinin aslında bir nedeni var. Buraya gelen siyasilere siz de bu konudaki rahatsızlığınızı aktarın. Siyasilerin gelip konuşma yapıp, kendilerini anlatıp gitmelerine müsaade etmeyin. Siz de kendi derdinizi anlatın. Yoksa bu iş sadece Ziraat Odaları ve Fiskobirlik’in anlatması ile çözülebilecek olsaydı şimdiye kadar çoktan çözülürdü.

 

Yatırım çöplüğü olmaya devam mı edeceğiz

“Karasu Karasululara bırakılmayacak kadar kıymetli bir şehir” demiş Ankara’da bir devlet büyüğü. Onun için Karasululara pek bir şey sormuyorlar. Gerçi sorduklarında verdiğimiz cevaplara balarsanız sormasalar da olur diye düşünüyorsunuz.

Şehirdeki en olmaması gereken yapıları Karasululara sormuşlar zaten. Bugün yeniden bir baksanız, oraya hastane olur mu, oraya üniversite olur mu, oraya belediye binası olur mu, oraya tersane olur mu, oraya OSB olur mu…

Hepsine Karasulular karar vermiş.

Caminin yanına cami yapmışız. Dünyanın neresinde iki camiye tek imamın namaz kıldırdığı görülmüştür bilmiyorum. Ama bizde var. Yazsan mizah olur. Göstersen izah edemezsin.

Şimdi de BMC’nin inşaatına altı ay ara verdiği haberi çıktı ortaya. Altı ay kısmı da resmi bir açıklama değil bu arada. Zaten gidip baksanız ümit verici bir çalışma yapılıyor gibi duruyordu da…

Neyse ki İzmir’deki fabrikada hala “Karasu’da çalışmayı düşünürseniz lojman vereceklermiş” tadında sohbetler dönüyormuş. Bu sayede biz de buradaki fabrikanın yapılacağından ümitlenebiliyoruz.

Ama gerçekten artık Karasu için yapılanlarda da Karasu’da yapılanlardan da haberimiz olsun.

Karasu kendi geleceği hakkında söz sahibi olsun. En azından tek derdimiz “Nerenin imara açılacağı” olmasın.

Biraz da geleceğimizin imarına zaman ayıralım.

Yoksa hızla yatırım çöplüğü olma yolunda ilerliyoruz.

 

Amatör ruhu bir yakalayalım da

Ekonomik kriz önce acil olmayan ihtiyaçları etkiliyor. İnsanlar kriz olduğunda önce “olmasa da olur” dedikleri kalemlerden feragat ediyor. Hal böyle olunca da kriz yaygınlaşıyor.

Karasu Belediye Meclisi’nde söz alan CHP’li Mehmet Genç Aralık Ayı Meclisi’nde bir konuşma yaptı. Genç’in konuşmasında temas ettiği noktalar gerçekten hayatiydi.

Genç özetle dedi ki, “Bu ilçenin gençliği öncelik olmalı. Gençlerin önceliği de spor. Spor yapan adam kötü alışkanlıklardan uzak durur. Çünkü kötü alışkanlıklar sporla bir arada barınamaz. Bu ilçenin takımları zor durumda. Bunlara yardımcı olmak lazım…”

Şimdi bakınca…

Spor yapan adamın kondisyon tutabilmesi için sigara içmemesi lazım. Uyku düzenini sağlaması lazım. Düzenli bir hayata kavuşması lazım. O zaman spor gençlerin hayatında yer alırsa kötü alışkanlıklar yer almaz.

Ancak amatör spor kulübü sayımız konusu tartışmalı. Kulüplerimizin amatör olduğu da öyle.

Karasu’da amatör olan spor kulüpleri ayakta duramıyor. Ayakta duran kulüp de amatör olamıyor.

Amatör sporu amatör spor gibi görmüyoruz çünkü biz. Amatör, adı üstünde keyfi yapılan ve para beklenmeyen şey olmalı. Ama biz başarı odaklı bir toplum olduğumuz için amatör kulüplerimiz para harcamak zorunda. Kulüp yöneticisi aslında mesaisi dışında bir şey harcamamalı. Bizde ev harcayan, kredi kullanmak zorunda kalan kulüp başkanları var.

Çünkü şehir bunu istiyor.

Amatör spor kulüplerinin yapılarını ve toplumun beklentilerini gözden geçirmesi gerekiyor. Tesis yapılmasını isteyebiliriz, deplasmana gitmek için araç tahsisi de söz konusu olabilir. Kulübü idare etmek için bina bile tahsis edilebilir.

Ancak işin içine nakit para girince işte ipler kopuyor işte. Futbolcular dışarıdan gelmeye başlıyor. Onlara ev ayarlanması, gol başı, maç başı ya da sabit maaş…

İş buraya kadar geliyor.

Amatör spor kulüplerine destek olunmalı yanlış bir fikir. Çünkü amatör spor kulüplerine destek olmak şu andaki yapıya destek olmak demektir. Amatör spor kulüplerinin yeniden yapılanmasını sağlamak mümkün. Bu yapılanmanın olmaması durumunda her destek havada kalacaktır.

Ama bu yapılanma şart mıdır? Kesinlikle şarttır. Belediye bunun neresinde olmalıdır? En başında olmalıdır.

Amatör kulüpler revize edilir ve ruhuna uygun hale gelirse bizim çocuklar futbolcu olur. Sahada oynar.

Şimdi bizim çocuklar tribünden kendi takımlarını alkışlamak dışında spor yapmıyor.

Gerçekler ne yazık ki bu şekilde…

Kongre süreçleri ne alemde

Siyasi partiler kongre hazırlıklarına başladı. CHP delegelerini tespit etti. Daha önce anahtar liste verilmesi tartışma konusu olmuştu. Bu dönem iki adayın yarışacağı netleşince anahtar listeler meşru görüldü ve ortaya konulmuş oldu. Kongre ortamı şimdiye kadar gayet sakin gidiyor. İki aday da aslında CHP için kazanım olacak. Destekçileri seçimden sonra tahsilata gelmezse ve kendi başlarına ilçeyi idare etmelerine imkan tanınırsa iki isim de yenilikler ortaya koyabilecek nitelikte.

Ama dışarıdan durum “Nurhan Aydın ile Avni Şahin müsabakasının rövanşı” gibi görünüyor. Bakalım kongre sonrasında neler olacak.

Ak Parti’de ise delege seçimleri başladı. İl Başkanı Yunus Tever’in açıklamasına göre ilk kongre yapılacak ilçelerden bir tanesi Karasu olacak. Delege seçiminden sonra muhtemelen ufak çaplı anket yapılır. Sonrasında partinin belediye meclis üyeleri ve ileri gelenleri ile istişarede bulunulur. Sonunda daha önce de olduğu gibi 4-5 kişi Ankara’ya davet edilir. Orada da adayın kim olduğu ilan edilir. Konu kapanır gibi duruyor.

“Hiç MHP’yi yazmıyorsun” diyen pek çok okurumuza da yanıt vermiş olayım. MHP’yi yazmam konumum gereği etik değil. Onu da başkaları yazsın.

Ama şu kadarını söyleyeyim Devlet Bahçeli’nin rahatsızlığı dolayısıyla MHP’de kongre faaliyetleri durdurulmuş durumda. Yasal olarak en geç önümüzdeki haziran ayına kadar süreçlerin tamamlanması gerekiyor. Ama bununla ilgili henüz net bir bilgi yok.

Karasu’da kongrede aday olmak isteyen olup olmadığını bilmiyorum. Bu konuda “en son babalar duyar” misali konudan en son bizim haberimiz olur. O zamana kadar da okurlarımızın bizden daha fazla haberi olur diye düşünüyorum.

Kongre sürecine en rahat girecek olan parti muhtemelen İyi Parti olacak.

İyi Parti İlçe Başkanı Bahattin Topal önümüzdeki dönemde de partinin ilçe başkanı olacak gibi duruyor.

Gelişme oldukça sizinle paylaşmaya devam edeceğim.


04 Aralık 2019 Çarşamba 10:41
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

NİKAHLARINI MUHTAR KIYDI

Karasulu işadamlarından Özkan – Fatma Akerik çiftinin güzeller güzeli kızı Yasemin Akerik ile Hediye- Mahir

RİP AKINTISINA DİKKAT

Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Cankurtaran Amiri Şaban Küçükosman, Türkiye’nin

TESİSLER SEZONU AÇTI

Büyükşehir Belediyesi tarafından Kocaali’de inşa edilen Kocaali Sosyal Tesisleri ve Kadınlar Plajı’na yeni

BU HATAYA SAKIN DÜŞMEYİN

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Karasu Bölge Temsilcisi, Baharat İşletmecisi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri

ARABALI SİNEMA ETKİNLİĞİ ERTELENDİ

Büyükşehir Belediyesi tarafından her ilçede düzenlenen ve bu akşam Karasu’da yapılması planlanan arabalı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
şişli escort şirinevler escort