24 Ekim 2018 Çarşamba

Ne Verdin ki Ne İstiyorsun?

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Karasu’da sular akmıyor, çöpler toplanmıyor, elektrik yetmiyor, telefonlar çekmiyor, yollar dar, park alanı yok, hastanede yer yok, polis sayısı az…

Bunlara eyvallah.

Ancak bunlardan şikayet eden kişilere bakalım. Çoğunluğunun ikameti nerede? İstanbul!

Vergisini nereye ödüyor, İstanbul’a.

Onların ödeneği nereye çıkıyor? İstanbul’da bağlı oldukları ilçeye.

Nereden alışveriş ediyorsun? Zincir marketten.

Su parası ödedin mi, daha önce? Yok!

Binanın oturma ruhsatını, iskanını aldın mı? Yok!

Karasu Belediyesi’ne bir liralık ödeme yaptın mı? Yok!

E biz sana ne şekilde hizmet edelim?

Sen Karasu’ya ikametini alacaksın, imarını, iskanını, çtv’ni yatıracaksın.

Karasu’da bir tane esnafa selam vereceksin. Vazgeçtim paradan puldan, Karasu Belediyesi’ne önce selam vereceksin.

Ondan sonra sana hizmet edilip edilmediğini eleştireceksin.

Ama senede birkaç gün gelip, istediğin yere park edip, kaldırımda karpuz yiyip, en güzel kafeteryada 5 kişi iki çay içip oturacaksın.

Sonra da “Karasu Belediyesi hizmet etmiyor” diyeceksin.

O kadar da değil…

Playboyu biliyorsunuz muhterem Müslümanlar?

Camide hoca yazılı çorapla camiye gelinmemesini isterken şöyle dedi: “Değerli Müslümanlar adam camiye gelmiş. Ayağındaki çorapta playboy yazıyor. Aramızda playboyu bilmeyen yoktur…”

Camiye gelen Müslümanlar arasında “Playboy mu o da ne” diyen çıkmadı, iyi mi?

Adam camiye geliyor ama playboyu da iyi biliyor.

Tamam siz eğleniyorsunuz da…

Düğüm mevsimi. Herkesin bir iyi günü bir kötü günü oluyor.

Ama bu dönemler bazı ortak noktalarda kesişiyor. Biz bu kesişim noktasına yol diyoruz.

Belki bilmiyorsunuz ya da düğün konvoyu esnasında unutuyorsunuz ama bu yollar ortak kullanım alanı.

Eğlenme yeri değil.

Siz kaç tane düzgün ilerleyen düğün konvoyu gördünüz bilmiyorum ama ben neredeyse insanların canının tehlikeye atılmadığı tek düğün konvoyuna denk gelmedim.

Geçen hafta tanık olduğum manzara daha da üzücüydü.

Karasu Üçyol Mevkii’nde bir araç yan bir şekilde arabasını park etmiş, düğün konvoyundaki araçlar yolu kesmiş, gelin damat da ambulans dahil tüm araçların Karasu’dan ayılmak için kullandıkları yolda davul zurna eşliğinde oynuyor.

Tamam siz eğleniyorsunuz da eğlenirken bir de eğlenme ihtimali olmayanları düşünün ne olur.

Kiralayan, kiralananı amacı dışında kullanamaz

Kira sözleşmelerinde bir madde vardır: “Kiracı kiralananı kiraladığı amaç dışında kullanılamaz” der.

Bu ne demektir?

Siz eğer bir yeri ev olarak kiraladıysanız orasını kahvehane olarak kullanamazsınız. Ya da ofis olarak kiraladığınız mekanı eğlence mekanına dönüştüremezsiniz.

“Ben buranın parasını verdim. İstediğim gibi tepinirim” diyemezsiniz.

Hatta çoğunca kiraladığınız amaçla kullanmanız bile denetime tabidir. Öyle kafanıza göre “Ben burada domates satacağım” bile diyemezsiniz.

Bunu bilmek için hukuk bilmek de gerekmez üstelik. Bir işyeri açmaya çalışın da görün kaç tane denetimden geçtiğinizi.

Demem o ki “Ben kaldırımın kenarını saatlik 2 liraya, günlük 10 liraya kiraladım istediğim gibi doğalgaz tanıtımı yaparım” diyemezsiniz.

Tabi Karasu’da Belediye varsa…

Dükkan sizin değil kusura bakmayın

Karasu’da bu sene müşteri bol. Niteliği tartışılır ama bolluğu üstünde uzlaşılır.

Esnaf da baktı ki bu müşteri fazla para bırakmıyor salladı gitti.

Minibüste müşteri gibi oturan vatandaş kalktı. Üst kapağı kapamaya çalışırken imdat çekicini yerinde çıkardı. Ben de yarı esprili bir dille “Keşke koparmasaydın” dedim. O da bana “Koparsam da bir şey olmaz. Minibüs bizim” dedi.

Ben Karasuluyum sessiz kaldım. Ama bu bana başka yerde yapılsaydı hiç tereddüt etmeden araçtan iner giderdim.

Çünkü dükkan sizin değil.

Ben mesela “gazete benim” diyip istediğimi yapabilir miyim?

Yapamam değil mi?

Çünkü “dükkan benim” derseniz dükkana sizden başka kimseyi beklemiyorsunuz demiş olursunuz.

Onun için esnaf dilinde “buyrun” denir.

“Ne arzu etmiştiniz” denir.

“Dükkan sizin” denir.

“Dükkan bizim” denmez…

En beğendiğin hangisi?

Dini bütün bir işadamı ile konuşuyoruz. Ak Parti hizmetleri arasında en beğendiği hangisi diye soruyoruz (hepsini beğendiğini biliyoruz. En beğendiğini merak ediyoruz).

Faizin düşmesini söylüyor. “Biz mesela” diyor “eskiden yüzde yüzün üzerinde faizle kredi alırdık. Şimdi öyle mi? Kredi kullanmayan yok. Yatırım desen aldı yürüdü. Ev desen herkeste var. Arabaları zaten görüyorsunuz. Bunların hepsi düşük faizli kredi.”

“Faiz” diyor “ülkenin gelişmesini sağlayan en önemli şey faizin düşmesi…”

Yani bu işadamının dediğine göre faizler düşmüş. Böyle olunca faiz teşvik edilmiş. E öyle olunca da ülke büyümüş. Daha da büyüyecekmiş.

E Allah ne diyor?

Faizle büyümek felakete sürüklenmek değil mi yahu?

Bir hoca ile konuştum. Diyor ki “az faiz az hamilelik gibidir. Zamanla büyür…”

Fındık rekora koşuyor, “ekşına” hazır mısınız?

Allah insanları sınar. Bazen varlıkla bazen yoklukla.

Biz şükür yoklukla yaşadığımız sınavlardan kolayca geçiyoruz. “Allah vermedi” diyoruz konu kapanıyor da varlıkla olan sınavlardan geçer notu almamız zor oluyor.

Karasu ve Kocaali’deki asayiş olaylarının en ciddi artış gösterdiği dönem fındığın en fazla para ettiği dönemdir.

İnşallah bu sene varlık ile vermeye hazırlandığımız sınavı başarı ile geçeriz.

Yoksa ekşına hazır olun.

Nereye gidiyor bu paralar?

Sabah arabasına biniyor İstanbul’dan. Evine en yakın yerden lpg’sini alıyor. Deposunu fullüyor.

Sonra geliyor Karasu’ya. Uğruyor süpermarkete. Malum sahilde kişi başına iki süpermarket düşüyor. Alıyor kolasını, cipsini hatta meyve sebzesini.

Sonra Karasu’daki esnaf da soruyor:

Yahu bu kadar adam var nereye gidiyor bu paralar?

Evet, evet, 17 Ağustos’u unutmadık

Bir gün biri çıkar da “Seni unutmadık” derse anla ki unutuluyorsun. Bundan birkaç yıl önceydi o pankartı gördüğümde: “17 Ağustos’u unutmadık” yazıyordu.

Dedim ki 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiği (ki bu resmi sayıdır. Gayrı resmi durumda kaç kişinin öldüğü belli değil. Zaten şiddeti de belli değildi ya tam olarak o da ayrı bir yazı konusu) bu asrın felaketi ne yazık ki unutulacak.

Ve nitekim üzerinden 15 yıl geçmeden unutuldu felaket.

Bu sene Karasu, Kocaali ve Kaynarca’da bu konuda bir etkinlik yapıldığını duyan var mı?

Ha bu arada 12 Kasım diye bir deprem daha yaşanmıştı.

Hazır unutmamışken onu da unutmayın bari…

Çıplak vücutlu erkeğe saldırın

Bir bisküvi firması reklam için çıplak erkek kullandı. Gözlerimizin önünde kızlarımız gidip o bisküvileri alıyor keyifle yiyor. Biz de mutlu mutlu dolaşıyoruz. Tebrikler çok modern olduk.

Firmanın reklamları çıktığından beri o ürünü almayan ve bireysel de olarak tepki koyan biri olarak geçtiğimiz hafta hayrete düştüğüm bir olay yaşandı.

O reklamlarda oynayan erkeklerden bir tanesi Karasu’ya geldi. Allah’ım sanki kutsal kişi bizi onurlandırdı. Bedenini sergileyen kişi ister dişi ister erkek olsun ahlaksızdır. Ben demiyorum inandığımızı iddia ettiğimiz din böyle söylüyor.

Hal böyle iken bu erkeğe ilgi gösteren vatandaşlarımızı da yadırgamıyorum. Ancak kafamın almadığı bir şey var: Bu İtalyan erkeğine (o da ne demekse) ilgi gösterenlerin çoğu erkek. Orasını çözemedim ben.

Küçük çocuk aklı

Sahilde gezerken küçük bir çocuk annesine:

“Anne bak üç tane at var” dedi. Annesi gayet ciddi, “Ah oğlum sen şu sıra kaç tane eşek var onu biliyor musun” diye yanıt verdi.

Oturduğun yerden emir vermek ya da sahaya inmek

Yönetici olmak demek kontrol etmek demek.

Emir vermek değil verdiğim emri uygulatabilmek demek.

İnsanla uğraşılan işlerde toplum mühendisliği yapılır. İnsan aynı ortam ve koşullarda aynı olaylara farklı tepkiler veren canlılardır.

Yani demem o ki makineleri oturduğunuz yönetebilirsiniz ama toplumu yönetmek için içinde olmanız lazım.

Müdürlüklerden kitle yönetemezsiniz.

Adamı adam yerine koyacaksın. Sonra bak bakalım istediğini yapıyor mu yapmıyor mu…

İman neye benzer?

Dünya bir sınav olduğuna göre ömür boyu bir sınav kağıdı hazırlamaktır. Kimine 45 yeter, kimi 100 almak ister.

Geçer notu hedefleyen öğrenciler gibi gezer tozar, arada bir ders çalışır. Arada bir zorunlu dersler alır.

45 hedefleyen Müslümanlar 45’lik yöneticiler tarafından idare edilir.

Yani diyorum iyi idare edilmediğinizi düşünüyorsanız imanınızı kontrol edin canım kardeşim…

(Fıkra köşesi)

Berber kim

Temel berberde saçını kestirirken “Ankara’ya gidip cumhurbaşkanını görecekmişim gibi kes” demiş.

Berber de hiç oralı olmadan işini bitirmiş.

Aradan birkaç gün geçmiş berber: “Ne oldu gördün mü cumhurbaşkanını?”

“Evet gördüm. Bana ‘kim senin saçını bu kadar kötü kesti’ dedi” demiş…

Twitter günlüklerim

* Ne garip dünya, tarafsız olmakla övünen de var taraftar olmakla övünen de...

* "El değmeden üretilmiştir" diyen reklamlar da iş yaptı "Organik" diyenler de...

* Sana kötülük yapmayacağım ama kaderini yaşamana engel olmayacağım. Git ve gör gününü...

* Vücut dili ne demek yahu konuştuğumuz dil vücuda dahil değil mi?

* Sokaktaki hayvanları toplayan belediyeden ricam sokakta çevreyi rahatsız eden "sokak insanları" için de önlem alması...


22 Ağustos 2014 Cuma 12:28
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • yanlış bir yorum hatta itham

    Misafir 22 Ağustos 2014 19:54 Karasuya 27 senedir geliyorum. Hem vergimizi hem de tüm ödememiz gerekenleri ödüyoruz. Esas karasu belediyesine darbe vuran sonradan olma müteahhitlerdir. Gözümle gördüm bahçelerimize hortum bağlayıp inşaat yaptıklarını. Ayrıca herkes birbirinin akrabası güzellikle yaptıramadıklarını zorla yaptırıyorlar. Nizami olmayan bir sürü bina var bir tanesini kontrol edip yıksa ya yıkabiliyorsa. Ayrıca mehmet ispiroğlunun tek suçu var iyi ve dürüst bir insan ama alt kadroyu bilemiyorum.

  • Ankara'dan sevgilerle

    Misafir 22 Ağustos 2014 22:03 Eline diline sağlık Münir.

  • bu kafa ile karasudan hiçbirsey olmaz

    Misafir 28 Ağustos 2014 19:20 mağazalar tıklım tıklım siz hangi gözle bakıyorsunuz belediye uyumaya gelmiş karasuya

  • emre

    Misafir 31 Ağustos 2014 12:39 Yazdıklarına katılmamak mümkün değil kardeşim ayrıca şu lunaparkın kenarındaki kaldırımlara fena halde takmış durumdayım kardeşim,orayı gören yokmu bu belediye cenahından,millet bu dönercilerin sandalyelerinden masalarından daracık kaldırımdan geçemiyor zaten gerçi sezon bitti ama gelecek yıl bunları görmeyelim artık,kaldırımda yemek kültürü cidden turistik bölge kültüründen çok kırsal alan kültürüdür ne kadar lüx yazlıkta yapsanız bu manzaralar insanları bu sahillerden kaçırtır benden demesi,senin gazetenin son haftalık sayısı bizim kuyumculuya ulaşmadı hala münir,gönderiyormu çocuklar kahvelere haberin var mı?var mı:

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA