20 Ocak 2018 Cumartesi

Sakarya Kuzey Slogan

Gazeteciden siyasetçi olur mu?

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Bu soru uzun süreden bu yana kafamızı kurcalıyor ve sıklıkla da karşımıza çıkıyor.

Klişe cümlelerle, "Gazeteci tarafsız olmalı" falan diyenlerin sayısı da az değil.

Diğer yandan bizim gönlümüzde yatanı bilmeyen de yok.

Ben iletişim fakültesi mezunuyum. Biri İngilizce hazırlık olmak üzere 5 yıllık bir okuldan mezunuz. İletişim fakülteleri arasında en üstlerde yer alan Ege Üniversitesi gibi bir okulu bitirmeyi Allah bize nasip etti.

Eğitim hayatımızda Siyaset Tarihi, Siyaset Bilimi, Avrupa Siyasi Tarihi gibi derslerin yanı sıra, felsefe, sosyoloji, psikoloji gibi dersleri en düşüğü doçent unvanına sahip kişilerden aldık.

Halkla ilişkiler ya da "güncel ekonomik ve sosyal olaylar" ya da "Sanat ve estetik" gibi dersleri zaten meslek icabı almak durumundayız.

Ancak hukuk, uluslararası ilişkiler, tarih gibi dersleri görmüş, diksiyon kursunu TRT spikerlerinden almış birinin siyaset yapması normal karşılanmalı. Siyaset açısından en azından değerlendirilmeye değer olduğumuzu düşünüyoruz.

Kaldı ki 8 yılı aşkın bir süredir bir gazete çıkarıyoruz. Her hafta tüm muhtarlarımızı arıyor, mahallelerinde ne sorun olduğunu öğreniyoruz.

Karasu ve Kocaali'de ne olup bittiğini yakinen takip etmek bizim görevimiz.

Haliyle tüm işlerin nasıl yapıldığını ve nelerin eksik olduğunu bizden daha iyi tespit edecek bir başka kurumun olmadığını söylemek de ukalalık sayılmamalı.

Şimdi tüm bunların ışığında bu cumartesi günü Milliyetçi Hareket Partisi Karasu İlçe Başkanlığı'na aday olduğumuzu tüm okurlarımızın bilmesini isteriz.

Gazeteciden siyasetçi olur mu, siyasetçi adam gazete çıkarır mı sorularının tümünün yanıtını önümüzdeki süreçte göreceğiz.

Ancak bu süreç içinde ve sonrasında gazetemizin yayın çizgisinde en küçük bir sapma olmadığını görenler, bize engel olmaya çalıştıkları için utanacaklardır.

Çünkü bizim yapımızı bilenler hırçın olmadığımızın şahididir. Doğruya doğru yanlışa yanlış demek bizim mesleğimizin de bir gereğidir.

Onun için siyaset aslında bizim şu anda yaptığımızdan çok da farklı bir şey olmayacak.

Siz değerli okurlarımızdan (elbette partizanlığı abartmayanlardan) ricam, yazılarımızı önyargıdan uzak okumanız.

O zaman ağzımızın tadının hiç bozulmayacağını düşünüyoruz.

Bu yazıyı aslında geçtiğimiz hafta yazıp sizinle paylaşacaktık. Başkasından duyacağınıza bizden duyun istedik. Ancak kısmet bugüneymiş.

Hakkınızı helal edin...

 

Belediye Meclis Kararı ne oldu

Karasu'ya yeni gelen herkes kendisini Karasuluların üstünde görür. Parayı Karasu'dan kazanır ama Karasulularla muhatap olmaz.

Bir çok zincir mağaza bu şekilde varlığını sürdürüyor. Olabilir...

Şimdi yeni bir süpermarket zinciri Karasu'da dükkan açtı. Yanında bir süpermarket varken, aralarında muhtemelen 15 metre varken, böyle bir adım atıldı.

Ancak Belediye Meclisi'nin aldığı bir karar vardı. Bu karara göre belli şartları yerine getirmeyen süpermarket açamayacaktı. Bu marketin nasıl bir yol izleyeceği (mesela arkada var olmayan ve kullanılmayacak olan bir alanı otopark olarak göstermek gibi) merak konusu.

Karasu Belediye Meclisi tarafından alınan kararların uygulanıp uygulanmayacağının da görülmesi açısından konu önemli.

Durumla ilgili bir gelişme olursa size aktarmaya devam edeceğiz.

 

Yapacak bir şey yok

Karasu Kültür Park ile ilgili görüşümüzü geçtiğimiz hafta dile getirdik. Bence fiyat çok yüksek. 14 milyon liraya yapılacak yatırım eğer miktarı kadar heybetli olmazsa çok içerleriz. Umarız bu kadar para harcandıktan sonra Karasu devasa bir yatırıma sahip olur.

Bir diğer konu daha önce de dile getirdiğimiz o bölgedeki ağaçların durumu.

Şehrin nefes alma alanlarından bir tanesi betonlaşacak.

Bazen bazı şeylerden feragat etmek gerekebiliyor. "Hem kültür merkezimiz olsun (Ya da SGM işte her neyse) hem de ağaçlarımıza dokunmayın" deme hakkımız yok. Aslına bakarsanız bize soran da yok.

"Hem yatırım yapıyoruz hem de size mi soracağız" felsefesi devam ediyor. Oysa hayat kurtaran doktor bile hastasını ameliyata ikna etmek durumunda. Yoksa kafasına göre, "Ulan hem canını kurtarıyorum, hem de sana mı soracağım" demesi gerekirdi.

O bölgede olan insanlar açısından da durum enteresan. Siz evi alırken yeşillik, oturmaya başlayınca beton yığını...

Sonunda "yapacak bir şey yok!"

Yapacak bir şey var aslında!

Eğer siz güçlü sivil toplum kuruluşları oluşturamazsanız, siyasi iradeyi denetleyemezseniz, halkın gücünün seçimden seçime olduğunu düşünenlere haddini bildirirseniz o zaman size herkes görüşünüzü sormak zorunda kalır.

Aksi halde şimdiki vardığımız sonuca varırız: Yapacak bir şey yok...

 

Açılışı yapıldı ama

Rahmetli Erbakan bir il başkanları toplantısında şöyle der: "Ben hayatımda hiç yalan konuşmadım. Beni yalan konuşturmayın..."

Çok önemli bir sözdür. Zira bir siyasetçi her şeyden haberdar olamaz. Ona bilgi verenlerin dediği kadar bilir. Onlara da güvenmek zorundadır.

Geçtiğimiz hafta Sakarya'ya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açılışını yaptığı tesisler arasında Adatepe Köprüsü de vardı.

Gidin bakın bakalım köprü açık mı?

Tam manası ile işler halde mi?

Recep Tayyip Erdoğan Ankara'dan kalkıp gelip de Adatepe Köprüsü'nün korkuluklarının takılıp takılmadığını bilecek değil. Ona bilgi aktaran adam Cumhurbaşkanı'na doğru bilgi verse aslında sorun da kalmayacak.

Ama işte o doğru bilgi verecek adamı bulmak lazım...

 

Evet hayır platformları

Referandum öncesi iki platform kuruldu. Biri "Evet Platformu" diğeri "Hayır Platformu..."

İkisinin de içinde seçkin isimler mevcut. İkisi de çeşitli ziyaretlerde bulunacak.

Karasu'da sanıldığı kadar gerginlik olmayacağını düşünenlerdeniz. Her ne kadar sosyal medyada hırçın savunucular olsa da, bunların azınlıkta kaldığı ortada.

Erkenden hararetle yapılan tartışmalar artık bıkkınlık verdi.

Kararlı olanlar ad kararsız olanlar da bir şekilde fikir sahibi oldu. Bundan sonra bu iki platformun çalışması çok daha kolay olacak.

Yaptıkları ziyaretlerde çok daha sert sorularla karşılaşacak. Çünkü vatandaş sanılanın aksine çok okuyor ve çok araştırıyor.

Haliyle "Ne biliyorsunuz da konuşuyorsunuz" denebilecek bir kite yok karşınızda.

Sakın ha sakın, özellikle yeni mahalle olan köylere gittiğinizde vatandaşı kolay ikna edeceğinizi düşünmeyin.

En fazla okumayı onlar yapıyor. En güzel tartışmalar da köylerde oluyor.

Yeni mahalle olan köylere mutlaka gidin. Zira onlardan öğrenecek çok şeyiniz de olabilir...

 

Basından müsaade istemek

Geçtiğimiz hafta Hayır Platformu'nun toplantısına davet edildik. Tüm gazetelerin imtiyaz sahipleri özellikle davet edildi. Biz de davete icabet ettik. Hayır Platformu tarafından hazırlana basın açıklaması okundu.

Henüz basın mensuplarına soru sorma şansı tanınmadan da "Biz bu konuları basın çıktıktan sonra konuşalım" denildi. Biz de tüm basın mensupları olarak dışarı çıktık.

Bakın şu konuda anlaşalım. Basın mensupları sizin şahsi egolarınızı tatmin etme görevlileri değildir.

Toplantınızı yaparsınız, bitirirsiniz, fotoğraf ve açıklama kısmında basın mensuplarını içeri alırsınız bunu anlarım. Ama "Fotoğrafınızı çektiyseniz, sizinle işimiz bitti" mantığı rencide edicidir.

"Platformda kimler var", "hangi sivil toplum kuruluşları var", "asıl amaçları ne", "siyasi bağlantıları ne", "hangi etkin faaliyette bulunacaklar", "basın ile bağlantıyı kim sağlayacak" ve daha bir sürü soru akıllarda kaldı.

Sanıyoruz ki gizli faaliyetler içinde bulunacaklar.

Allah yollarını açık etsin...

 

Ataç'a hayırlı olsun

Karasu Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü görevine Kemal Ataç asaleten atandı.

Nüfusunun yarısından fazlasının genç kabul edilebileceği bir ilçenin Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü'nün 20 yılı aşkın süredir vekil olması rezilliği de bu şekilde sona ermiş oldu.

Kemal Hoca yakinen tanıdığımız ve sevdiğimiz bir ağabeyimizdir. Görevini fazlasıyla ciddiye alan, herkesi memnun etmek için gayret eden bir idareci konumundadır. Zaman zaman iyi niyetinin suiistimal edildiğini de bilenlerdeniz. Ancak bu görev için biçilmiş kaftandır.

Kendisine ve Karasu'ya hayırlı olması temennisi ile...

 

Fıkra köşesi

İnsan kaçakçılığı yapan bir kamyon şoförünü polis yolda durdurur.

"Ne var kamyonda?"

"Mal var!"

Bunun üzerine kamyondakilerden biri kafasını çıkarır ve şoföre:

"Sen kime mal diyorsun be!"

Polis: "Hani mal vardı kasada?

Şoför: "Mal var işte. Mal olmasa kafasını çıkarır mıydı?"


23 Mart 2017 Perşembe 19:15
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
6 hit, 4 ziyaretçi, 4 ziyaret
Bu hafta:
173 hit, 87 ziyaretçi, 92 ziyaret
Bu ay:
787 hit, 379 ziyaretçi, 419 ziyaret
Toplam:
406504 hit, 121492 ziyaretçi, 183722 ziyaret