24 Nisan 2018 Salı

Sakarya Kuzey Slogan

Bu iş sadece Ak Parti ile çözülmez

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Geçtiğimiz hafta çarşamba günü Sakarya Kamu Hastaneleri Sekreteri Hasan Sağlam'ı ziyarete gittik. Sağlam'ın Karasu ve Kocaali'deki sağlık sorununu dert ettiği belli. İyi niyetinden zerre kadar şüphe etmedik.
Her ne kadar arada bir gaza gelip, "Bizim sağlık sistemimiz Amerikalılar tarafından bile özenilecek nitelikte. Dünyanın en iyi işleyen sağlık sistemine sahibiz" gibi uçuk laflar etmiş olsa da bizde sorunu çözebileceği izlenimi uyandırdı. 
Kent Konseyi Başkanı Recep Özdemir daha ağzını açmadan Hasan Sağlam, "Karasu ve Kocaali'ye iki ayrı hastane yapılması siyaseten hataydı ve bu iki hastanenin acilen birleştirilmesi gerekir" dedi.
Sözünün devamında bizden önce Ak Parti Karasu ve Kocaali İlçe Başkanları ile ve Kocaali Belediye Başkanı ile görüştüğünü ve bir zemin oluşturmalarını istediğini dile getirdi.
Şimdi bu iki ilçede de Ak Parti ağırlıklı oy alıyor ama muhalefet de yok değil.
Karasu için durum kolay, "Sizin hastaneniz büyüyecek sadece adını değişeceğiz konu kapanacak" diyebilirsiniz. 
Gerçi ben ona bile itiraz edebilecek pek çok kişi tanıyorum ama bir şekilde ikna edilebilir onlar.
Ama söz konusu Kocaali olduğun-da durumun anlatılması çok daha zor.
Konu coğrafi olarak, "bir hastanenin 7-8 kilometre öteye alınması" şeklinde tanımlanabilir ama idari olarak bir ilçeden bir hastaneyi alıyor ve o ilçeyi bir başka ilçeye bağlı hale getiriyorsunuz. 
Bu durum, seçilmişlerin tek  başlarına karar verebilecekleri bir durum bile değil. Durum eğer gerçekten kamu yararına uygunsa içtenlikle ve siyasi riskleri ortadan kaldırarak ve halkın desteğini alarak bu işe girişilebilir.
Dediğim gibi konu basit bir hastane nakli değildir. 
Yani "Kocaali Devlet Hastanesi merkezdeyken sahile alındı. Hiç ses çıkmadı" diyip "şimdi de aynı hastaneyi Karasu'ya taşıyoruz" mantığı ile yaklaşamazsınız.
Onun için bu işi sadece Ak Partililerle konuşarak çözüme ulaştırmanız mümkün değil.
Bu iş için önce muhalefet ikna edilmeli. Sivil toplum ikna edilmeli. Sonunda eğer "Tabela değil hizmet önemli" görüşü ön plana çıkarsa hastanelerin birleştirilmesi kararlaştırılmalı.
Aksi halde kimsenin bu işe tek başına el atmasını doğru bulmuyoruz. İnsanların kendi gelecekleri ile ilgili fikir beyan edebilmesi ve bundan sonra yaşayacakları hakkında tam bilgi sahibi olmaları gerekir.
Yoksa kendi başına bir şeyler yapmaya kalkışan kişi bu işin altında kalır...

***
 
Portakal kadar olamadık
 
"Yiyin, için israf etmeyin" diye bir slogan var. Televizyonda kamu spotu olarak yayınlanıyor. 
Portakalın satılma sıkıntısı yok. Pazar ya da pazarlama sıkıntısı yok. Ama kamu spotu olarak yayınlanan reklamı var.
Peki ya fındığın?
Yok değil mi?
Biz pazar sıkıntısı çekerken, üstelik de pek çok durumda bunu karşılık reklamımız yok. 
Üstelik kamu spotları televizyonda ücretsiz yayınlanıyor. Yani eğer bir fındık reklamı çekebilmiş olsak ücretsiz yayınlatacağız. 
Ama işte portakal kadar olamıyoruz ki...
 
***

Depremi unutmamak lazım
 
17 Ağustos 1999'da ve 12 Kasım 1999'da çok büyük acılar yaşadık. Travmaya dönü-şen korkularımız oluştu. 
Hafta başında yapılan bir açıklamada da yaklaştığı düşünülen İstanbul Depremi için geç kalındığı söylendi. 
Sayın Bakan açıklamasında İstanbul Depremi için 250 bin civarında evin yenilenmesi gerektiğini söyledi. Muhtemelen milyonlarca kişinin hayatını derinden etkileyecek topyekun bir yenilenme hareketi.
Daha acıklı bir şey söyledi Sayın Bakan: Eğer Türkiye'nin başka yerinde deprem olursa yaraları sarabiliriz. Ama İstanbul Depremi olursa toparlanamayız...
Peki ne yapacağız?
Ve bu durumu ne zaman öğrendiniz?
Deprem için önlem alınması gerektiğini bir sabah uyanıp o anda fark etmiş olamazsınız değil mi?
Bu durum iki şeye yarar sadece.
Yakında Allah göstermesin bir deprem olursa, "Arkadaş biz tam çalışmaya başladık deprem oldu" demeye...
İkincisi de "Ama biz dedik hazırlıklı değiliz" demeye...
Bize bahane değil icraat lazım. Hani bir seçimde demiştiniz ya, "Ben lafa değil icraata bakarım" diye. 
Hatırlatayım dedim...
 
***
 
Alkışlar Filizfidanoğlu ve Çatalbaş'a
 
Daha önce de defalarca söyledim bu ilçe için kim bir en ufak bir şey yaparsa Allah ondan razı olsun. Geçtiğimiz hafta Sakarya Ticaret Odası toplantısı Karasu'da yapıldı. 
Toplantının yapılmasından daha önemli olan Karasu'da yapılmasıydı.
Öyle olunca Karasu'daki sorunlar ve gelişmişlik gündeme gelmiş oldu.
Bu konuda girişimde bulunan Mehmet Çatalbaş ve İsmail Filizfidanoğlu'na ve bu noktada emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım. 
Karasu'nun bu şekilde gündeme gelmesi çok güzel.
O zaman yaşadığınız ilçe ile gurur duyar hale geliyorsunuz.
Yaşadığınız ilçede güzel şeyler olduğunda o ilçeden olduğunuzu daha gururlu bir şekilde söyleyebiliyorsunuz.
Bu toplantının saman alevi gibi kısa sürede parlayıp bitmemesi için benzer toplantıların organize edilmesi gerekiyor.
İş bununla bitmedi, bununla başladı...
Bundan sonra devamı gelmezse bu toplantının hiçbir anlamı kalmaz. 
Ben hem Mehmet Çatalbaş'ın hem de İsmail Filizfidanoğlu'nun bundan sonra da benzer girişimlerde bulunacağını umuyorum.
Diğer işadamlarımızın da SATSO başta olmak üzere meslek kuruluşlarında ve siyasi arenada boy göstermesini ve Karasu'nun marka haline gelmesi ve güzel şeylerle anılması için mücadele etmesini diliyoruz.
 
***
 
Demiryolu mehteran gibi
 
Daha önce defalarca hakkında spekülasyon yapılan Adapazarı-Karasu-Bartın demiryolu bir kez daha durdu. 
İnşaat her başladığında açıklama yapmak için yarış halinde olan yetkililerden ise ses soluk yok.
Her gidişi sessiz olan demiryolunun dönüşü bakalım ne zaman muhteşem olacak?
Biz her dönüşlerini manşete taşımaktan sıkıldık. 
Bizimle dalga geçiyorsanız onu bilelim. Yok eğer ciddiyetle çalışacaksanız da bunun açıklamasını yapın.
Bildiğimiz kadarıyla işin başlangıç ve bitiş tarihi vardı.
Mehteran gibi iki adım gidip sağa bir adım gidip sola selam vermeyin lütfen.
 
***
 
Elektrik meselesi
 
"Yaptığım sıradan bir şey!"
"Fotoğrafı hanım çekmiş. Hanımla da aram açılacak böyle giderse!"
"Ben röportaj vermek iste-miyorum. Çünkü gerekli değil!"
"Çocukla mizansen yapar gibi samimi olamam. Kameraları kapattığınızda normal halimizi görürsünüz zaten!"
"Tamam o zaman ben dersteyken istediğiniz kadar görüntü alabilirsiniz..."
Bu cümleler Yahya Celep'e ait.
Başka bir şey söylemeye gerek var mı!
Hani ağaç meyve verdikçe başını eğermiş derler ya, işte o sözün tam karşılığı...
Ayaküstü olayın diğer kahramanı Dilara Kayıkçıoğlu ile sohbet etme imkanımız da oldu. 
"Meşhur oldun. Ne hissediyorsun" diyorum çocuksu bir masumiyetle, "Hiçbir şey hissetmiyorum" diyor. Belli ki onun için normal bir olay. Tıpkı Yahya Celep gibi o da bizim olaya şaşırmamıza şaşırmış durumda.
Öğretmenle öğrencisini bir röportaj dahi yapmadan baş başa bırakıyoruz.
Zorla toplu bir fotoğraf çekmeye ikna edebiliyoruz ve oradan ayrılıyoruz.
Mütevazıymış gibi yapmıyorlar çünkü. Gerçekten mütevazılar... 
Saygı duymaktan başka çare yok.
Adamsın Yahya Hoca...
Adam olmak için bir şey yapmana da gerek yok üstelik.
Olduğun gibi kalsan yeter...
 
***

Twitter Günlüğüm
 
Gıyabında severdik biz, şimdi platonik diyorlar...
Birbirimize angut muamelesi yapmasak anlaşacağız aslında...
Bana masal anlatma çünkü inanasım var...
Tuhaftır insanoğlu yüz verdikçe yüzsüzleşir...
Seni soranlara "iyi bilirdik" derim. Anlarsın ya...
 
***
 
Fıkra Köşesi
 
Baba büyük oğlundan su ister, oğul "Çok yorgunum" der. Ortanca kafasını kitaba gömer ve "Dersim var. Görüyorsun baba" diye mırıldanır. Bunun üzerine küçük evlat abilerini suçlayarak, "Senin bu oğulların vefasız baba. Sen kalk kendi suyunu kendin al gelirken bana da bir bardak getir" der...


25 Şubat 2017 Cumartesi 10:15
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
43 hit, 19 ziyaretçi, 21 ziyaret
Bu ay:
966 hit, 464 ziyaretçi, 528 ziyaret
Toplam:
409387 hit, 122802 ziyaretçi, 185236 ziyaret