16 Ağustos 2018 Perşembe

Bu 2B, Babanızın Malı mı?

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Daha önce pek çok kez 2B ile ilgili yazı yazmış bir kardeşiniz olarak bir kez daha bu konuyu ele aldığımı görenleriniz kendimi tekrar ettiğimi düşünüyor olabilir. Ancak öyle değil.

Ben daha önce defalarca yazdım ancak anlamak istemeyenler, anlamamakta direnenler ve bizi ürettiğimiz üründen utanır hale getirenlere defalarca daha yazmak zorundayım. Onlar anlamamaktan bıkmazlarsa ben de anlatmaya çalışmaktan bıkmayacağım.

Şimdi bize “Yağmacı” diyorlar. Devletin arazilerini gasp etmişiz biz. Babamızın malı olmayan yerleri yağmalamışız ve ormanları katletmişiz.

Şimdilerde mera statüsündeki yerleri sanayi alanına çevirip yatırımcı olup olmadığı belli olmayan işletmelere teşvik adı altında verenlerin söylediklerine göre bu böyle.

Dedemizin babasından bize kalan ve biz doğmadan önce 30 yıllık fındıklık olan alanların orman vasfını yitirmediğini tespit eden adamların imzaları bize gösterilmiyor. Onların kimlikleri açıklansa yemin ederim ki gidip onların evlatlarını bulurum ben. Sorarım kendilerine “Sizin atanız, babanız ya da her neyiniz ise emekli oldu mu? Devletten emeğinin karşılığı olduğunu sandığınız parayı aldı mı? Peki sizce işini doğru yaptı mı?” diye…

Yahu defalarca anlattım gene anlatıyorum. Evet bizim dedelerimiz buralara gelmiş ve ormanları açıp fındıklık yapmış. Ama bunu sırf kabadayılık olsun diye, sadece ormanları katledelim diye ya da ne bileyim canilik olsun diye değil karınlarını doyurmak için yapmış.

Yani bu adamlar bazıları gibi dağa çıkıp devlete isyan edip vatan hainliği yapmamış. Bu adamlar bu kadar çalışıp bu kadar fındık dikmeseydi Türkiye fındık konusunda dünyada söz sahibi mi olabilirdi? Dünyada söz sahibi olabildiğiniz tek ürünün üreticisine bu kadar düşman olmanızın gerekçesi ne?

Daha önce de sordum gene soruyorum, bu ormanların açıldığı dönemde orman koruma memuru olanların emekli maaşlarını geri alacak mısınız? Yani bu adamlar görevini düzgün yapmış da mı bizim dedelerimiz gene de ormanları fındıklığa çevirmeyi başarmış?

Peki devlet onlarca yıldır neredeymiş de kendi yerinden haberdar değilmiş?

Deniyordu ki 2B arazileri satılamaz. Anayasa buna izin vermiyor. Şimdi Anayasa’nın Kuran’ı Kerim olmadığını akıl ettiniz ve bir madde değiştirdiniz 2B arazileri satılabiliyor. Peki sormazlar mı adama “bunca yıl üstünde yaşadığımız, kavgasız nizasız, iyi niyetle ve sırf kendimizinmiş gibi işlettiğimiz bu yerlerde hak kazandırıcı zaman aşımı neden uygulanmıyor” diye…

Aynı alanda fındıklığı olan bendenizin bir kısım yeri tapulu çıktı, bir kısmı 2B bir kısmı da ormana kaldı. Aynı yıl dikilmiş fındığı bu şekilde tespit eden adama devlet herhangi bir ceza verecek mi yoksa tek suçlu biz mi olacağız?

Parsel başına para isteme aklı evvelliğini gösteren Müslümanlar acaba bu fikri neye dayanarak ortaya atmıştır?

Peki sormazlar mı adama kim kendi malını satın alacak kadar paraya sahiptir? Kendileri mesela kendi evlerini bir kez daha satın alabilecek bütçeye sahip miler?

Bırakın Allah aşkına! İnsaf edin! Siz bu milletin hakkını savunmak için yönetici oldunuz. Partiniz, dininiz, inancınız falan beni ilgilendirmez. Bu insanların ellerinden mallarını almaya çalışıyorsunuz. Bu insanlar size bu bahsettiğiniz parayı verirse belki devlet çok güçlenir ama millet açlık seviyesinin çok altına düşer. Bu da zamanla insanlara devlet yardımını zorunlu kılar ve insanlarımızı yavaş yavaş köleleştirir.

Öte yandan bu ölçümler konusunda mağdur olmayan da herhangi bir devlet kurumuna başvuran da yok!

Ey okur! Bu 2B konusundan ben ne kadar mağdursam sen de o kadar mağdursun. Neden sesini çıkarmıyorsun?

Unutma sen sesini çıkarmazsan, ben sesimi çıkarmazsam biz olamayız. Mail atmak da bir yöntem tabii, faks çekmek, BİMER’i aramak ya da Ankara’ya yürümek, Ankara’dakilerin buraya gelmesini sağlamak.

Atatürk Anadolu’ya gittiğinde kongrelerde vatandaşlardan istediği ilk şey neydi biliyor musunuz? İstanbul hükümetine bölgelerinin işgal edildiğine ilişkin telgraf çekmeleriydi. İstanbul hükümeti de biliyordu Anadolu’nun işgal edildiğini. Ama Mustafa Kemal insanların gene de tek tek İstanbul’a telgraf çekmesini istedi. Bunun iki gerekçesi var, birincisi siz kalkıp kendiniz için bir şey yapmış olursunuz. İkincisi ve daha önemlisi sizi yönetenlere mevcut durumdan duyduğunuz rahatsızlığı ifade etmiş olursunuz. Bir yerden ne kadar çok şikayet giderse o bölgenin sorunu o kadar kolay çözülür!

Ama biz “Başkası yansın biz ısınalım” felsefesinde olduğumuzdan sesimiz soluğumuz çıkmıyor. Biri dava açar nasılsa, onun da kapsamı genişler biz de armut piş ağzıma düş yaşar gideriz.

Sonra biri çıkar da sorar “Buralar sizin babanızın malı mı” diye. Hakkını bilmeyen, kanunları ayet sanan biz de “Adam haklı beyler dağılın” der geçer gideriz.

Ben söylüyorum, burası benim babamın malı. Ona da babasından kaldı. Peki siz bize buraları yeniden satmaya çalışanlar bulunduğunuz mevkilerin sizin babanızın malı olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Ben açıkça söylüyorum burası benim babamın malı, siz bana söyleyin bakalım, milletvekilliği, bakanlık, başbakanlık ya da her ne makamsa sizin babanızın malı mı?

Sizi oraya çıkaranlar sizi oradan indirmesini de bilir. Unutmayın ki siz milletin vekili yani temsilcisisiniz. Yani milletin aslı bu tarafta. Asıl burada, siz vekalet ediyorsunuz millete. Düşünün bakalım milletin vekili değil de aslı orada olsa o kararları o şekilde mi alırdı?

Elinizi vicdanınıza koyun, milletin cüzdanına değil.

İnsaf edin ve unutmayın insaf etmeyenlere millet de insaf etmemiştir etmeyecektir de…


04 Haziran 2012 Pazartesi 12:26
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • işine geldiği gibi yazmak

    Misafir 05 Haziran 2012 19:26 Tutarsızlık diye buna denir. Daha geçenlerde aynı yazarın kaleme aldığı yazıda, vatandaşın para ödeyerek belediyeden satın aldığı arsaların, belediyece işgal edilmesine karşı tutumunu ve düşüncesini yazan yazar, ucu kendine dokunan konularda vicdan abidesi olmuş...

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
38 hit, 26 ziyaretçi, 28 ziyaret
Bu ay:
241 hit, 138 ziyaretçi, 150 ziyaret
Toplam:
412336 hit, 124193 ziyaretçi, 186882 ziyaret