20 Ocak 2018 Cumartesi

Sakarya Kuzey Slogan

Ben fazla matematik bilmem ama

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Ben pek fazla matematik bilmem. Çok da büyük param olmadı hiçbir zaman. Kimseye muhtaç olmadık şükür olsun Allah'a ama, hiçbir zaman bir milyon lirayı bir arada görmedik.

Helal olmayacaksa Allah görmeyi de nasip etmesin.

Karasu'ya bir SGM yapılacak. Bu SGM içinde neler olacak çok belli değil.

Ancak Kültür Park'ın olduğu yerde çok ciddi bir betonlaşma olacağı ortada.

Hadi buna katlanmak zorundayız diyelim.

Daha önce de yazdık, Karasu'dan kimseye danışmadan, danışma gereği duymadan, "Size hem hizmet getiriyoruz, hem de sizin fikrinizi mi alacağız" anlayışı ile bir şeyler yapılıyor.

Anladığımız kadarıyla proje çok büyük.

Peki Karasu'da her geçen gün şehir içi trafiği yoğunlaşırken, yazı geçin, kışın bile araç park edecek yer bulmak güçleşirken nasıl oluyor da şehrin en merkezi yerlerinden bir tanesine bu kadar büyük bir proje yapılıyor.

Bu yapılan proje şehrin trafiğine olumlu bir katkı mı sağlayacak yoksa olumsuz bir katkı mı sağlayacak?

Bununla ilgili bir çalışma yapıldı mı? Yok!

Kültür Park şehrin nefes alma noktalarından bir tanesiydi. Sizin yapacağınız bu projeyi bir başka yere yapma imkanınız var mıydı? Karasu'da bu büyüklükte başka alan bulamaz mıydınız? Bunu araştırdınız mı? Yok!

Hadi siyasileri, STK'ları geçtik Kültür Park'ın yanında oynayan çocukları izleseydiniz o çocuklar size bir şeyler söylerdi. Ama siz Karasu'dan kimseye sormadan bu şekilde bir yatırıma başladınız.

Hadi Karasu kazanacaksa buna da eyvallah. "Yeter ki bir şeyler yapılsın" diyoruz artık.

Ama bu 14 milyon sizce de çok yüksek bir bedel değil mi?

Mesela Karasu'ya yapılacak olan yüksekokul kaça mal olacak?

Ya da Karasu Devlet Hastanesi kaça mal oldu?

Ya da Karasu'daki altyapı çalışması kaç liraya mal olacak?

Karasu'daki en büyük site kaç liraya mal edilmiştir?

Karasu'ya hizmet gelecekse buna da mı "eyvallah" diyelim?


Önce insan olmak lazım

İyi bir insan olmadan iyi bir gazeteci olamazsınız. Onun için benden iyi bir gazeteci olmaz. Çünkü iyi bir gazeteci kendini vuran birini görse önce fotoğrafını çeker. Ben adamı hayata döndürmeye çalışırım. Onun için benden iyi bir gazeteci olmaz.

Benden iyi bir siyasetçi de olmaz. Çünkü iyi bir siyasetçi partisinin iktidar olabilmesi için pek çok yalan söyler. Duygu sömürüsü yapar. Yalanı ortaya çıktığında bunu "siyasi manevra" olarak adlandırır. Oysa ben önce doğruluktan yanayımdır. Kimsenin duyguları ile oynayamam. Sonunda dünyaları da kazanacak olsam yalan söyleyemem. Siyasi manevra diye bir şeyi kabul edemem.

Benden iyi bir esnaf da olmaz. Çünkü günümüzde iyi esnaf çok para kazanan ile eşdeğerdir. Oysa ben hakkımın ötesinde bir şey alamam. Alsam gece vicdanım beni uyutmaz. İyi bir insan olmayı zengin olmaya tercih ederim.

İyi bir insan olabilir miyim bilmiyorum. Ama iyi bir insan olmak için çalışıyorum.

Çünkü ben biliyorum ki hoca musallaya konulduğumuzda, "Nasıl bilirdiniz" diye sorduğunda kimse "İyi bir siyasetçiydi", "İyi bir esnaftı", "İyi bir gazeteciydi" demiyor. "İyi bilirdik" diyor ya da susuyor. İşte iyi bir siyasetçi, iyi bir gazeteci, iyi bir esnaf, iyi bir avukat olmadan önce iyi bir insan olmak için çalışmalıyız.

Ötesindeki her şey hikaye...

 

Hollanda meselesi

Bir kere Avrupa ülkeleri bizim gibi değildir. Duygusallıktan falan anlamazlar. Kuralları vardır ve bu kuralları işletirler.

Ama bir ülkenin bakanının bulunduğu uçağı ülkeye indirmemek kimsenin açıklayabileceği bir şey değildir.

Bakanın o ülkede siyasi propaganda yapacağını söylemek gerekçe olamaz. Çünkü bu niyet okumasıdır. Belki bakan bey orada bir siyasi konuşma da yapacak olabilir. Kendi anayasamıza göre suç da işleyebilir. Ama bu suçun cezasını yine Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri verecektir. Siz yabancı bir ülkenin bakanını ülkenize nasıl kabul etmez ya da nasıl cezalandırırsınız?

Bir de buna gerekçe olarak "güvenlik" konusunu nasıl öne sürersiniz? Siz o kadar aciz bir ülke misiniz ki kendi ülkenizde bir kişiyi bile koruyamıyorsunuz?

Hadi buraya kadar olan kısmı da anlaşılabilir.

Daha sonra bir başka bakan gelip kendi ülkesine ait olan konsolosluğu ziyaret etmek istiyor. Bilmeyenler için söyleyeyim konsolosluklar temsil edilen ülkelerin toprağı sayılır. Bakan hanım da kendi ülkesine ait bir yeri ziyaret edecektir. Siz buna nasıl izin vermezsiniz.

Dahası bakan hanım ile sıradan bir polis memurunu nasıl temas ettirirsiniz? Bakanın muhatabı polis memuru mudur?

Türkiye'de yapılacak olan referandum çalışması neden Hollanda'yı bu kadar ilgilendirmektedir?

Ve daha korkutucu olanı tüm bu çatışmalar oradaki Türk vatandaşlarının huzurunu bozacak mıdır?

Hollanda'nın ve diğer Avrupa ülkelerinin giriştiği bu faaliyet gerçekten tedirgin edicidir. Bu ülkenin birliği dışarıdan müdahale kabul etmez. Biz kendi içimizde birbirimiz yeriz belki ama dışarıdan müdahale edeni değirmen gibi öğütürüz.

Kendi içimizdeki siyasi çekişmeleri çatışmaları fırsat bilenler şimdiye kadar hiçbir zaman umduklarını bulamamıştır ve bulamayacaktır.

İnanmayan şansınız denemekte özgürdür...

 

Müftü Bey'i harcatmayalım

15 Temmuz'un ardından başlatılan OHAL kapsamında pek çok fetö göz altısı yaşandı. Bunlardan bir tanesi de hiç şüphesiz Karasu İlçe Müftüsü Mustafa Aydın'ın gözaltına alınmasıydı.

Aydın'ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımın altına yapılan onlarca yorumda söylendiğine bile baksanız fetö ile en ufak bir bağlantısı olamayacağını görürsünüz.

Zaten büyük olasılıkla Müftü Aydın kısa süre içinde görevine iade edilecek. Ancak Karasu gibi büyük bir ilçenin müftülüğüne yükselmek için gayret gösteren Aydın'ın "burada yıprandığı" bahane edilecek ve bir başka yere tayini söz konusu olacak.

Biz Aydın'ın Karasu'da zerre kadar itibar kaybetmediğinin tanığıyız.

Göreve iadesi gerçekleşirse Aydın'ın bu ilçeden alınmasının hem kendisi hem de Karasu için önemli bir kayıp olacağını düşünüyoruz.

Bizim gibi düşünenlerin sayısının da az olmadığını biliyoruz.

 

Tıp bayramı

Çok zor şartlarda çalışan ve can kurtarmak gibi kutsal bir görevi yerine getiren tüm sağlık çalışanlarının tıp bayramını tebrik ediyorum.

Salla başını al maaşını diye düşünmeden, gece yarılarından sabahlara kadar, kar kış demeden, kendi hayatını ikinci plana atıp vefakarca çalışan bu insanların hakları para ile ödenmez.

Bu anlamda kendini bu kutsal göreve adamış olan tüm sağlık çalışanlarımızın başımızın üstünde yeri olduğunun bilinmesini isteriz.

 

Yeniden gösterilmeli

12 Mart 2017 İstiklal Marşı'mızın kabulünün 96. yıldönümüydü. Bununla ilgili Karasu Atatürk Anadolu Lisesi tarafından Şehit Üsteğmen İbrahim Abanoz Anadolu Lisesi Konferans Salonu'nda düzenlenen gösterinin izlenmeye değer olduğunu düşünüyoruz.

Dar bir çerçevede yapılmak zorunda kalan gösterinin sadece bir defa sergilenmesinin de eksiklik olduğunu düşünenlerdeniz.

Temennimiz bu gösterinin akşam saatlerinde ve halka açık şekilde izletilmesi.

Gösteriyi izlerken inanın pek çok kişi gözyaşlarını tutamadı.

Ancak pazartesi günü mesai saatlerinde düzenlenen gösteriyi takip etmek de pek çok kişi için mümkün olmadı.

Önümüzdeki 18 mart akşamı bu gösteri yeniden sergilense. Halk da bu gösteriyi takip etse. Gerçekten çok önemli bir etkinlik gerçekleştirilmiş olur.

Bu arada gösteride büyük emekleri olan ve kimsenin bilmediği Atatürk Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Aslı Bayır'ı da buradan ayrıca tebrik etmek isterim.

Gösterinin provalarını da izlemiş biri olarak Aslı Hoca'nın oratoryonun büyük bir kısmını kendi yazdığını da bilenlerdeniz.

Yeniden gösterim hem halk adına güzel bir etkinlik hem de emek harcayanlar için iyi bir ödül olacaktır.

Sayın Kaymakamımız Şafak Gürçam ve Sayın Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Halil Dursun'un bu konuyu ciddiye alacağını düşünüyoruz.

 

 

Enteresan

Bir tv kanalındaki spiker pkk'yı "pe ke ke" diye okuyor ama KDV'yi "ka de ve" diye seslendiriyor. Millet de bu kanalı izliyor... 

 

Fıkra köşesi

Hoca caminin eksiklerinden bahsediyor. "Caminin halıları değişecek. Tavan akıyor. Isınma sorunu yaşıyoruz. Diyanet'ten gelen para belli. Cemaatten yeterli yardımı alamıyoruz..."

Cemaatten biri bakıyor ki hoca çok dertli, "Yahu hocam baktın kurtarmıyor kapatalım camiyi" demiş.

 

 

Twitter günlüğüm

Herkesin siyasete karışmasını istemiyorsanız siyasetin herkese karışmasının önüne geçmelisiniz...

Doktor diyet vermedi diye sevinme, belki de "Ne yersen ye" demek istemiştir...

Böyledir hayat kimi parmağını yalar kimi avucunu...

Tanımlanamayan bir cisim yaklaşıyor, aşk da olabilir bela da...

Gıyabında severdik biz şimdi platonik diyorlar...


17 Mart 2017 Cuma 10:00
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
6 hit, 4 ziyaretçi, 4 ziyaret
Bu hafta:
173 hit, 87 ziyaretçi, 92 ziyaret
Bu ay:
787 hit, 379 ziyaretçi, 419 ziyaret
Toplam:
406504 hit, 121492 ziyaretçi, 183722 ziyaret