16 Ağustos 2018 Perşembe

Bakalım Kim Yalan Söylüyor?

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Tarih 17 Haziran 2014. Karasu Sivil İrade Hareketi Üyeleri ile birlikte Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürü Rüstem Keleş’i ziyarete gidiyoruz. Keleş bize her şeyi açık yüreklilikle anlatıyor. Suyumuzun çamur aktığı günler. Bundan bir ay öncesi yani. Hatırlıyorsunuz hepiniz.

“Bizim arıtma tesisimiz var” dediğimizde “Yazın. O arıtma direk çöpe atılacak” diyor.

Biz de yazıyoruz.

En yetkili ağızdan sur arıtma tesisimizin çöpe gideceğini ve hiçbir işe yaramayacağını yazıyoruz.

Ve tarih 3 Temmuz 2014. Karasu Belediyesi Meclis Toplantısı’nda bizim manşet haberimiz gündeme geliyor.

Bir Meclis Üyesi arıtma tesisimizin kaça mal olduğunu, sorumlusunun kim olduğunu ve bu işte kimin hesap vermesi gerektiğini soruyor. Karasu Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu da, “Kimle görüşmüşler. Oturmuş yazıyorlar” dedikten sonra “Çöpe atılacak bir şey yok. Bu konuda sorumluluk varsa da bütün sorumluluk bende” diyor. Bizim yalan söylediğimizi ya da yazdığımızı ima ediyor.

Benim Rüstem Keleş ile görüştüğüme dair şahitlerim mevcut. Şahitlerimin dışında ön sayfadan basılmış fotoğraf var. Fotoğraf SASKİ’nin önünde çekilmiş. Orijinali bende. İsteyene verebilirim. Yayınlanmamış onlarca resim de var. Bunlar arasında SASKİ Genel Müdürü’nün elinde belgeler bize gösterirkenki hali de mevcut.

SASKİ Genel Müdürü “o arıtma çöpe gidecek” diyor, Mehmet İspiroğlu ise “Gitmeyecek” diyor. Bir de gazeteciler uyduruyor demeye getiriyor.

Bizim söylediğimiz gazete köşesinde, Başkan İspiroğlu’nun söyledikleri ise Meclis Tutanaklarında duruyor.

İkimizinki de yazılı.

Kaçışımız yok.

Ben yalan söylemedim. Rüstem Keleş’in bana verdiği bilgiyi size aktardım. İspiroğlu’nun doğru söyleyip söylemediğini de çok yakın zamanda göreceğiz.

Tutanaklar oradaysa gazete burada.

Bizden yana bir sıkıntı yok…

 

Ak Parti su faturalarını indirmiş (!)

Karasu’da su fiyatları konusunda indirime gidildi.

Ben herkesin bir şekilde mücadele ettiğini biliyorum. Eli yeten eli ile dili yeten dili ile mücadele etti. Allah var.

Bu süreç içinde defalarca SASKİ Genel Müdürü’nün kapısı çalındı. Görüşenler, görüşemeyenler oldu.

Hiç gücü yetmeyen SASKİ Karasu’ya gidip faturasını öderken söylendi. Sessiz kalmış gibi görünen Facebook’ta fotoğraf paylaştı.

Yani herkes bir şekilde mücadele etti.

Sonuçta su fiyatları ciddi oranda aşağı çekildi.

Tabi mücadele edenler de haklı bir gurur yaşadı. Kasihar adına Ender Topal Kuzey’de yapılan haberi paylaşırken Ak Parti Yönetim Kurulu Üyeliği’nden istifa eden Erdal Topal su fiyatlarının indirilmesinin Ak Parti İlçe Başkanı İshak Sarı’nın marifeti olduğunu yazdı.

Bir tarafta kardeşinin olan mücadelesini görmeyip İlçe Başkanı’nın bizim tanık olamadığımız mücadelesini öne çıkarması gerçekten bir parti aşkıdır.

Ancak insanların emeklerini, gayretlerini bir hareketle kenara itip bu işi bir kişi, grup ya da siyasi görüşe bağlarsanız biz bir daha asla birlik olamayız.

Su fiyatlarının inmesi konusunda sosyal medyadaki sayfasından tepki gösteren kişinin etkisi ne ise İshak Sarı’nın da etkisi odur.

Sorarım size madem İshak Sarı bu konuda çalışma yapmıştır neden Ak Parti İlçe Toplantılarından birinde “Su fiyatları konusunu görüşelim” önerisine, “O konu büyükşehirin işi. Orada konuşacak ve yapacak bir şey yok” demiştir İshak Sarı.

Az önce söylediğimi de geri alıyorum. Facebook’tan paylaşım yapan vatandaş İshak Sarı’dan daha fazla emek harcamıştır su fiyatlarının inmesi için.

Kimse bu durumdan rant elde etmeye çalışmasın.

Su fiyatları inmiştir. Herkes bu konuda Allah için mücadele etmişse Allah da mükafatını verecektir.

Kimse kimseyi kandırmasın…

 

Karasu’nun nüfusu kaç yılda arttı?

Hani bir şarkı vardı, “Yalan mı söyledin göz göre göre/ Ne zaman dolacak verdiğin süre/ gönülden gördüğüm takvime göre/ Aldığım her nefes bin yıl sayılır…” diye.

Geçtiğimiz Meclis Toplantısı’nda Mehmet İspiroğlu su arıtma konusu açıldığında, “Arıtma yapıldığında Karasu’nun nüfusu kaçtı şimdi kaç” diye sordu.

Kimse sesini çıkarmadı.

İyi de arıtma tesisi yapılırken “Karasu’nun gelecek 50 yılda su sorunu olmayacak” demiştiniz ya.

O 50 yıl diyoruz çok çabuk geçmedi mi sizce de?

 

Ölünün şefaat görmesi önemli

Seçime kadar partizanlık yapmanızı anlarım. Sağcı, solcu ya da orta yolcu olabilirsiniz. Hatta seçim sürecinde yolunu bulanlardan ya da yoldan çıkanlardan da olabilirsiniz. Bunları çok gördük yaşarsak çok da göreceğiz.

Ancak seçim bittiğinde artık hizmet edilmesi gerekir.

Zamanında bize söylediklerinde sinirleniyor ve iftira ediliyor sanıyorduk. Çünkü bazıları diyordu ki, “Karasu’ya yol gelmesini falanca parti engellemiş” ya da “Karasu’ya hastaneyi filanca siyasi istememiş.”

Biz de gülüp geçiyorduk. Çünkü yapılacak yoldan her partili geçecek, hastaneye her partilinin yolu düşecek.

Şimdiye geldiğimizde de artık partizanlığın bir kenara bırakılması lazım. Kimin hangi partili olduğunun ne önemi var ki?

Şimdi Ak Partililer çamurlu suyu içerken, “Ben Ak Parti’ye oy verdim. Bu su bana zarar vermez” diyip sineye mi çekmeli. Ya da MHP’liler, “Oh olsun size. Madem Ak Parti’ye oy verdiniz, için bu suları mı” mı demeli?

Yahu farkında değil misiniz, aynı gemide gidiyoruz.

Ne yaparsanız yapın Mehmet İspiroğlu bu ilçenin belediye başkanıdır.

Herkesin görevi de bir şekilde ona yardımcı olmaktır.

Unutulmamalıdır ki,

Direksiyonda Ak Partili olsa da kaza yapınca herkes ölür.

 

Hangi sendikadan olduğunu söyle bana

Kim olduğunu söyleyeyim sana

Siyaset topluma hizmet etme sanatı. Oy isterken bu şekilde tanımlanıyor en azından.

Ancak topluma hizmet etmenin tek sanatı siyaset değil.

Topluma hizmet eden birimler siyasetle temas ettiğinde ortaya sorunlar çıkıyor.

Mesela ordu. Sağcısının da solcusunun da görüşü aynıdır. Ordu Peygamber Ocağı’dır. Gidişiniz garantidir, dönüşünüz Allah’a kalmıştır. Kutsal bir görev yaparsınız ve ölürseniz de aileniz sizinle gurur duyar.

Aynı şekilde Emniyet Teşkilatı. Siyasetle işi olamaz. Yakaladığı suçlunun diline, dinine, ırkına bile bakamaz. İnsanları adalete kavuşturmak için en önemli birimlerden bir tanesidir. Ya da öyle olmalıdır.

Hukuk sistemi. İnsanları yargılarken tek ölçüt adalettir. Adil olmaktır. Kılıcınız her tarafa geçmelidir. Bu Ak Partili, bu MHP’li, bu CHP’li diye karar veremezsiniz. Vermemelisiniz.

Eğitim. Hiç şüphesiz ki bir milleti tehlikeye atmak, bir ideolojiye bağlamak kimsenin haddi değildir. Hepimiz eğitimi objektif şekilde almak durumundayız. Ben sağcı da olsam, solcu da olsam çocuğumu emanet ettiğim öğretmen kendi ideolojisinden ayrı, bağımsız bilgileri çocuğuma vermelidir. Aslına ders konusunda da sıkıntı olmaz da. Ne yani adam coğrafyacıysa, Ak Parti’nin coğrafyasını farklı mı anlatacak ya da Ak Parti’nin matematikçisi, beden eğitimi öğretmeni ayrı şeyler mi anlatır?

Ama işte bu işin öğretim boyutu. Bir de eğitim konusu var. Hani konudan konuya geçerken öğrencilere verilen eğitim. O konular siyasete gelmemeli. Hangi iktidar olursa olsun.

Bir de elbette din konusu.

Siyaset, siyasiler bir gün yok olacaktır. Siyasiler hata yapar insandır çünkü. Hatta art niyetli olabilir. Yalan söyleyebilir ya da hırsızlık yapabilir. Ancak din hiçbir siyasi görüşün yanında ya da karşısında durmamalıdır. Yarın partiler ömürlerini tamamladıklarında din varlığını sürdürecektir.

Ama diyeyim din alimlerimiz kendilerini siyasetçilerin oyuncağı etmesin. Bu saydığımız kurumlar siyasetin çok üstünde, siyasetin adil işlemesini sağlayacak kurumlardır. Hiçbiri birbirinin yerini doldurmaz.

Ne olur bu kurumları siyasetten uzak tutalım. Tutuyormuş gibi yapmayalım.

Şimdi siyasetin dışında kaldığını iddia eden tüm memurları sendikalarından tanımak mümkün. Herkesin bir siyasi görüşü olmasına kimse bir şey diyemez. Ancak mesleğinizden güç alıp siyasete güç vermeyin.

Siz zaten meslek olarak en kutsal işleri yapıyorsunuz. Siyasetten gelecek saygınlığa ihtiyacınız mı var?

 

Yılmaz Ekşi

Karasuspor bir BAL’daki ilk sezonunda çok ciddi bir mücadele sergiledi. Ligin ilk haftalarında alınan olumsuz sonuçlara rağmen bu takım sezonu üst sıralarda tamamlamayı başardı. Hem de Sakarya Merkez takımlarının önünde.

Peki takdir eden kaç kişi var?

Karasuspor’un başarısı ilde bile beklediğimiz ilgiyi görmedi. Hadi onlar kabullenemediler bu başarıyı. Karasululara ne oluyor?

Gerçekten içimizde İrlandalı mı var diye düşünmüyor değilim.

Peki Yılmaz Ekşi bu takımı bir yerlere getirdi. Uzaktan alkışlamak dışında ne yapıyoruz? Bazılarımız da alkışlamak zorunda olduğu için alkışlıyor. Mecbur hissediyor kendisini.

Peki bu kulüp bir senede kaç lira harcar? Ne kadar mesai gider bilen var mı? Yılmaz Ekşi sadece kendi cebinden ve kendi kredisinden ne kadar yemiştir sizce?

Hiç düşündük mü bu böyle ne kadar sürer?

Hadi bu adam bu paraları harcadı. Ne kazandı sizce maddi olarak? Bildiniz: Hiç!

Harcamaya da devam edeceğini söylüyor. Ama nereye kadar harcayabilir?

Padişah kendine danışman seçiyormuş. Kendini adil bulan biri mülakatta şöyle demiş: “Haklı olduğunuz zaman sonuna kadar yanınızdayım. Haksız olduğunuzda ise her daim karşınızdayım.” Padişah ona dönmüş ve, “Haklı olduğum zaman zaten kimseye ihtiyacım yok” demiş.

Şimdi Karasuspor iyi giderken herkes Yılmaz Ekşi’nin yanında. Zaten olmaktan başka yer kalmamış oluyor. Önemli olan para bulurken, takım kötü giderken tribüne gidip aslanlar gibi orada durabilmek.

Bu sefer Yılmaz Ekşi’nin yanında duralım. Sonunda ligi kaybetsek de birbirimizi kazanırız…

 

Soma bahane, ekonomi şahane

Soma’da yaşanan felaketi Somalılar unuttu biz unutmadık. Karasu Belediyesi festivallerin iptaline gerekçe olarak Soma’daki felaketi gösterdi. “Paramız yok” demek zor geldi her halde…

 

Ne değişti?

Karasu Belediye Meclisi’nde Haziran Ayı Toplantısı’nda MHP’nin verdiği tüm önergeler reddedilmişti. Soru önergeleri yanıtsız bırakılmış, Hayvan Pazarı kurulması ile ilgili önerge ise gündeme alınmamıştı.

Geçtiğimiz hafta yapılan Temmuz Meclisi’nde ise MHP soru önergeleri bizzat Başkan Mehmet İspiroğlu tarafından yanıtlanırken Hayvan Pazarı kurulması ile ilgili MHP Önergesi oybirliği ile kabul edildi.

E iyi de bir ayda ne değişti ki?

 

Twitter günlüğüm

* Korkusuzca üstüne gittim korkularımın ve sonunda gördüm ki korkudan başka korkulacak bir şey yok şu hayatta...

* Kasapları birçok insandan çok seviyorum. En azından ciğerin kaç para ettiği belli...

* Yanlış orduda baş olmaktansa doğru orduda er olmayı tercih ederim...

* "O adam mı" "Bu adam mı?" diye söylenip durma. Şuna karar ver: "Sen adam mısın?"

* “Seni çıkarandan Allah razı olsun" diye ıslak mendile dua eden kadın kesin Türk'tür...

* Gülümserken ağzını kapatan insan, gülerken bile kontrolü elden bırakmıyorsa nerede rahat edecek ki...

* "Hepimiz insanız" diye söze başlayan arkadaş bizim bunun farkında olmadığımızı mı düşünüyor?...


30 Kasım 1999 Salı 00:00
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
38 hit, 26 ziyaretçi, 28 ziyaret
Bu ay:
241 hit, 138 ziyaretçi, 150 ziyaret
Toplam:
412336 hit, 124193 ziyaretçi, 186882 ziyaret