sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

01 Haziran 2020 Pazartesi

SAKARYAKUZEY

Turizm bölgesinden çıkmak iyi mi oldu kötü mü

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

 Turizm bölgesinden çıkmak iyi mi oldu kötü mü

Geçtiğimiz hafta Karasu turizm bölgesi olmaktan çıkarıldı. Bu durum bir facia mı? Bence değil!

Biz turizm bölgesi olmanın hangi avantajını kullandık? Turizm bölgesi olmanın avantajına uygun olarak bir otel mi yapıldı? Ona göre tesisleşme mi oldu? Teşvik kapsamında nitelikli turist mi geldi? Tur mu düzenlendi?

Karasu turizm tanıtımlarında mı yer aldı?

Türkiye’nin en güzel kumsallarından biri burada, dünyanın en büyük ikinci su basar ormanı burada da bir tanıtım filminde mi yer aldı?

Karasu turizmden para kazanmayı 1990’ların sonunda unuttu. Sonrasında kendini sattı hep. Doğasından feragat etti. Kumundan, tarım arazisinden…

O zaman “tuzu kurular” diye adlandırılanların tuzu hakikaten kuruydu. Ama adamların söylediklerinin bu gün bizim tuzun da ıslanmaması için olduğunu geç anladık.

“Tarım arazileri sanayiye açılmasın” dediklerinde “Toprak mı yesin bu insanlar! Gebze’ye mi gitsin” dedik. Hatta “Çocuklarımız Gebze’ye, Tekirdağ’a gideceğine Gebze Karasu’ya gelsin” diyenler oldu.

Neticede çarpık yapılaşma başladı. Başladı ve bitmek de bilmedi. Eline küreği kapan, gözüne kumu kestiren girişti inşaat işine.

Sorsan sahilde inşaat kullanım alanı yüzde otuz yüzde kırk. Soruyorsun adama “Bu yüzde kırk mı?” “Senin hesapladığın gibi hesaplanmıyor” diyor. “Merdiven boşluğu sayılmıyor, şurası çekme, burası itme, ötesi çakma…” Sonuç? Sonuç komşunun balkonundan tuz alma imkanın var… Evler birbirine giriyor.

Hayır imar yüzde 70’e çıksa balkonlar ortak kullanılacak demek ki…

Neyse konumuz o değil. Konumuz turizm alanından çıkmamız iyi mi oldu?

İyi oldu efendim. Yoldan altı diye adlandırdığımız alanda Yani Kocaali-Karasu-Adapazarı yolunun deniz tarafında kalan alanda ruhsat verilemiyordu. O bölgedeki yapılar aslında resmen denetlenemiyordu. Bu şekilde o bölgenin denetlenmesi ve sorumluluğu belediyeye geçmiş oldu.

Bundan sonra Karasu turizm bölgesi ilan edilir mi?

Kumsalı 30 yıl öncesinde göre ömrünü tamamlamış olan bir yerin turizm bölgesi ilan edilmesi mucize olur. Ama disiplinli bir çalışma, iyi bir pazarlama ile Karasu tüm turizm bölgelerinden daha iyi bir konuma gelebilir.

Turizm bölgesinde olması gereken her şey Karasu’da fazlası ile var.

Sadece bu konuyu dert edinen insan yok!

Onu da bulduk mu iş kolay…

 

Bir tek ben mi kurtaracağım

Fındık fiyatları yavaş yavaş dengeyi buluyor. Okulların açılma döneminde dibi bulduk diye düşünüyorum. Bundan sonra fındık fiyatı her gün daha yukarı gider. Normal ekonomilerde bu şekilde olmalı yani. Fındık konusunda normal bir ekonomist diplomasını yırtar. O ayrı.

Dövizle satılan bir ürünün döviz fiyatları yükselirken fiyatının düşmesi, ağustos ayında hasadı yapılan bir ürünün kasım ayında fiyatının belirlenmesi, fiyat konusunda hiçbir bilgi olmadan birilerine emanete verilen ürünü hangi ekonomist sağlıklı bir şekilde yorumlayabilir ki?

Dünyanın neresinde ithalatçı aynı zamanda ihracatçı olur? Buradan fındığı satan ile İtalya’dan alan aynı firma değil mi?

Hadi bunu açıklayacak bir ekonomik terim bulun. Firma için iç, uluslar arası manada dış ticaret. Olay ithalat mı ihracat mı o bile bakış açısına göre değişiyor. Sen İtalya tarafından bakarsan ithalat, Türkiye tarafından bakarsan ihracat.

Üretenden daha çok satan kazanır. Buna alıştık artık ama… Yerine göre üreten de satan da alan da aynı firma olursa onu nasıl tanımlayacağız?

Sadece bizim toprağımız kullanılmış oluyor.

1996 yılında fındık fiyatını 2 dolar 40 cent olacak dendiğinde bayram etmiştik. Sonra dolar bazında her şeyin değeri fırladı. Dolar da fırladı. Ama fındık geriye doğru gitti.

Birkaç yıl önce fındık fiyatları 22 liraya çıktığında dolar 2.7 lira civarındaydı. Bu hesaba göre fındık 8 doların üstünde fiyatlanmış ve kapışılmıştı. Bugün fındık fiyatı için 8 doları hayal edebileniniz var mı?

İç fındık bile o kadar etmiyor artık.

Şimdi kalkmış bana “Fındığı tüccara emanete verme! Fiyat sizin yüzünüzden yükselmiyor” diyor adam…

Sen yukarıda saydıklarımın hepsini anladın da benim tüccara fındığı emanete vermemi mi anlamadın?

Anlatayım kardeşim:

Yukarıdakileri size anlata anlata bir hal oldum. Hepi topu da birkaç ton fındığım çıkıyor. Bu fındık ülkede üretilen değil çöpe atılan fındık kadardır.

Dolayısıyla canım kardeşim…

Bu fındığı bir tek ben kurtaramam diye düşünmeye başladım.

Şaka bir yana herkes yukarıda yazdığım gibi düşünüyor. Tüccara emanete verme sebebi de bu. Tüccar düşman falan da değil bu arada. Onlar da aslında fındık üreticisi. Yani herkes “Dünyadaki fındık piyasasını ben mi düzenleyeceğim” diye düşünüyor.

“Tek başına kimse bir şeyi başaramaz” diye düşünüyor. Tek başına bir firmanın iki ülkeyi, milyonlarca üreticiyi parmağında oynatmasına tanıklık ettiği halde…

 

Çimento fabrikasındaki durum

Çimento fabrikası konusunda bir gelişme daha yaşandı pazartesi günü. Çevresel etki değerlendirme raporundaki eksiklikler giderildi ve rapor yeniden yürürlüğe girmiş oldu. Bu ne demek?

Bu yeniden çimento fabrikasının kurulmasının mümkün olması demek.

Çimento fabrikası kurulmalı mı? Birinci soru bu! Kimse aslında yatırıma karşı olmaz. Yatırım beraberinde istihdamı getirir. Köylerde (Siz hala kırsal mahalle diyin. Oralar köy) pek çok işsiz gencimiz var. Bunların sağlıklı ortamda iş bulmasına kimse karşı duramaz.

Çimento konusunda en büyük sıkıntı nakliye. Sonuçta taştan topraktan üretilen bir şey. Maliyeti ne olabilir ki? Ana maliyetlerden biri nakliye ve bu bölgede inşaat sektörü hızlı olmasına rağmen çimento ihtiyacı dışarıdan karşılanıyor.

Çimento İzmit’te kaç liraysa Darıçayırı’nda da o fiyat olacak ama İzmit’ten kamyonun Karasu’ya gelişi ile Darıçayırı’ndan Karasu’ya gelişi arasında dağlar kadar fark olacak.

Dolayısıyla inşaat sektörüne hitap eden bu fabrikanın Karasu’ya kurulması inşaat maliyetlerini aşağı çeker. Üretimi artırır ve yan kolları ile birlikte istihdam sağlar.

Ancak elbette yan etkileri olabilir. Bunların doğru değerlendirilmesi ve neticelerinin iyi hesaplanması gerekir.

Mesela fabrikanın üreteceği toz olacak mı? Kimyasal kullanılacak mı? Kullanılacaksa bunun zararı ne kadar olacak?

Bundan yıllar önce bizi bir çimento fabrikası gezmeye götürdüler. Söke’deki fabrikada sorular sordum diye bana saldıranlar “Sen çimento fabrikasına mı karşısın? Biz ekmek yemeyelim mi” diye üstüme yürümeye kalkanlar bugün çimento fabrikasına karşı bayrak sallayanların arasında duruyor.

Kardeşim ben ne çimento fabrikasına karşıyım ne de size. Ben sağlıklı yatırım yapılmasının yanındayım. Koşulsuz bir sermaye düşmanı da değilim, kapitalizm sevici de…

Sadece doğru şeylerin doğru şekilde yapılması gerektiğini düşünüyorum. Eğer bir şeyin yanlışı doğrusundan çoksa yapılmasına da karşı durmaktan çekinmem.

O gün bizim gazetemize demeç veren, “Fabrika kesinlikle yapılmalıdır” diyenlerin bugün bize gönül koymaları üzüntü verici.

Ben her zaman söylerim: Halka karşı bir şey yapamazsınız. Halka rağmen bir şey yapamazsınız.

Eğer çimento fabrikası ile halk arasında doğru ve doğrudan bir iletişim olmaz, herkes hukuk yoluyla söyleyeceğini birbirine söylerse bu işin sonu gelmez.

Bir kez oturursunuz, derdinizi anlatırsınız. Neticede de herkes değerlendirmesini yapar ve nihai karara varılır.

Ama halkın dediği olur.

Şu an halk istemiyor. Değil ÇED, Birleşmiş Milletler’den karar aldırsanız oraya çimento fabrikası yapamazsınız.

Ya iletişim kurun ya da  fabrikayı unutun…

 

Biraz yol lütfen

Adapazarı’nda çay içerken bir gazeteci arkadaşım “Karasu’nun sorunu sence ne” dedi. Ben de “Ben zaten oralıyım. Pek çok sorun var! Sence ana sorun ne” dedim.

Arkadaşım hiç düşünmeden “Yolsuzluk” dedi. Sustum.

Yargıda olmamızı mı kast etti yoksa fiziki manada yolumuzun olmamasını anlamadım ama sesimi de çıkaramadım.

Hafta başında İshak Sarı Karasu’nun kredi borcunun 6 ay ertelendiğini duyurdu. Bu şekilde olunca ilçeye gelecek olan parada kesinti olmayacak.

Ama o kesinti olmamış hali bile maaşları anca ödüyor.

Biz de yolsuzluktan ölüyoruz.

Kış ayları gelmeden biraz yatırım alabilir miyiz, lütfen?

Biz yolsuzlukla anılan bir ilçe olmak istemiyoruz da artık…

 

SGM’nin durumu

Karasu’ya Sosyal Gelişim Merkezi yapıldı. Herkes 2019 seçimleri öncesine yetişir diye ümit ediyordu ama ihalen bir açılış zamanı konuşulmuyor. Önümüzdeki ayı geçmeden oranın hizmete gireceğini düşünüyoruz. Ancak içerideki yapılanmada tuhaf bazı birimleri SGM içinde yer almasının gündemde olduğunu duyuyoruz.

Mesela SASKİ’nin bir ödeme noktasının SGM içinde yer alacağı gibi. Büyükşehir’e ait bazı birimlerin orada olması gibi…

Ben bu tip bir hata yapılacağını düşünmüyorum, düşünmek de istemiyorum.
Sosyal Gelişim Merkezi’nin adını, anlamını, içeriğini bilen, bu kadar büyük bir yatırımı yapan kişilerin bu kadar büyük bir hata yapacağını düşünmek dahi istemiyorum…

 

 

 


27 Eylül 2019 Cuma 21:13
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

KORONA ELİF’TEN KAÇAMADI

Karasu Ortaköy Mahallesi Muhtarı İsmet Turan’ın sosyal medya üzerinden paylaştığı fotoğraf beğeni rekoru

HEM 200 BİN MASKE ÜRETTİ

Karasu Halk Eğitimi Merkezi’nde koronavirüse karşı günlük 6 bin maske üretiliyor. Sağlık çalışanları

İNGİLİZCE DERSLERİNE DEVAM

Karasu İlçe Milli Eğitim Müdürü Çetin Turhan, yaz döneminde EBA’da İngilizce derslerinin devam edeceğini

ÜRETİCİNİN KORKULU RÜYASI

Karasu’daki fındık üreticilerinin kabusu olan Amerikan beyaz kelebeği mahallelerde bulunan fındık bahçelerinde

ÜLKÜCÜLER CAMİLERİ TEMİZLİYOR

Karasu Ülkü Ocakları Karasu’daki camileri temizledi. Cuma günü başlayacak olan namazlar için camilerde

1 HAZİRAN YENİ BAŞLANGIÇ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası açıklamada bulundu. Erdoğan, birçok işletmenin

ÇOK OKUNANLAR

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort