sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

28 Mayıs 2020 Perşembe

Sakarya Kuzey Slogan

TANER VATANGÜL’ÜN SUÇU NE

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Karasu Belediyesi’nde yapılanma adı altında uygulanan çalışma bir türlü bitmedi. Seçim bitti, koronavirüs bitti bunların yeniden yapılanması bitmedi.

Adam atamalar, atanan adamların yerine yeniden atamalar…

Mehmet İspiroğlu zamanında birim amiri olanlara ceza gibi görevler… İnsanlara “Bize zaman tanıyın. Yeniden yapılanıyoruz” dediler. Sonunda yeniden yapılandıkları bir şey olmadığı ortaya çıktı.

Birim amiri değişiklikleri beraberinde yeni değişiklikleri de getirdi. Bakanlık adamlara “Virüs var! Gidin evinize” dedi belediye yönetimi “Biz adamlara izin veriyoruz. Adamlar sokakta geziyor. Çağırın gelip çalışsınlar” dedi. Bunlar arasında hakkını arayanlara da “İsyankar” gözü ile bakıldı. Ya ekmeğiniz ya sağlığınız ikileminde kaldı insanlar.

Buraya kadar da sıkıntı yok.

Yine Mehmet İspiroğlu döneminde uzman çavuşluk kadrosundan alınıp Karasu Belediyesi’nde Çevre Koruma Kontrol Müdürlüğü’ne getirilen Taner Vatangül var. Bu arkadaş o birimden ivedilikle alındı. Sonra kendisine uygun yer bulunamadı. Kadrosunun zabıtada olduğu belirlendi. Verdiler zabıtaya. Adam zabıtada ama kadrosu zabıta müdürüne denk geliyor. Hal böyle olunca yasal olarak adama bir şey yapma imkanı bulunamadı.

Bir süre bu şekilde idare edildi. O arada Vatangül izin falan kullandı. İki taraf da zaman kazanmış oldu.

Kazanılan zamanı Karasu Belediyesi yönetimi iyi değerlendirdi ve Taner Vatangül, zamanında Hilmi Erbatan’a verilen yazının aynısı ile hayvan barınağına yollandı.

Babası yüzde 95 engelli olduğu için Karasu Belediyesi kadrosuna geçen Vatangül’ün belediye içinde maaşı yatırılmayan iki memurdan biri olduğunu da söylemiş olalım, laf arasında.

Bence şöyle yapalım. Sizin yeniden yapılanmanızın biteceği yok.

Bir tane silah alalım elimize. Sizin canınızı sıkan kim varsa sıkalım kafasına. Çünkü kanunla nizamla siz bu işi halledebilecek gibi durmuyorsunuz. Vurun gitsin be kardeşim.

Neden uğraşıyorsunuz ki?

 

Dualarımız Tolga için

Karasu Belediyesi Fen İşleri Müdürü Tolga Eray için uzunca bir süreden bu yana sürdürülen mücadelede mutlu sona çok yaklaşıldı.

Koronavirüs salgınından dolayı yurt dışında bulunan donörlere ulaşılamıyor. Amerika’da bulunan üç isme ulaşmak için Sağlık Bakanlığı da devreye girdi. Ancak bu ülkeden olumsuz yanıt geldi.

İspanya’da uyum sağlanan donör ise bağışçı olmaktan vazgeçmiş.

Koronavirüs salgınının en etkili yaşandığı ülkelerden biri İspanya. Onun için insanlar bu konuda çekince ortaya koyabiliyor. Bir insanın umutlarını alıp götürmenin mantıklı açıklaması olur mu? Bu durumda sineye çekiyorsunuz. Ne yapalım.

Ama Tolga annesi ile yüzde 50 gibi bir uyum yakalamış. Buna doku uyumu da eklenirse inşallah sağlıklı bir sonuç alınacak.

Dua etmeye devam ediyoruz. İnşallah hayırlı haberleri verdiğimiz günler de gelecek.

 

Bizim ömrümüz başkalarına özenmekle mi geçecek

Müjde! İlçedeki Anadolu İmam Hatip Lisesi önümüzdeki eğitim öğretim yılı için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu olarak seçildi. Okul 2020-2021 yılı Liseye Geçiş Sınavı ile 60 öğrenci alacak. Ayrıca ilçedeki İmam Hatip Ortaokulu da sınavla öğrenci alan Proje Hafızlık İmam Hatip Ortaokulu oldu.

Bilin bakalım bu ilçe hangi iki ilçe değil?

Bildiniz! Karasu ve Kocaali değil.

Hendek!

Adamlar ilçeye hizmet geleceği zaman iktidarı muhalefeti bir araya getirip kendi ilçelerine hizmet ediyor. Adamlar “Şu adam olmazsa en azından şu adam olsun” diyor ve kendi istediklerini bir şekilde alıyor. Bizde de “Şu olmasın da benim istediğim de olmasın” mantığı yürüyor. Onun için atı alan Üsküdar’ı geçiyor. Biz seyrediyoruz.

Karasu ve Kocaali’nin yerleşik nüfusu 100 bine yaklaşık. Bu kadar kişinin ikamet ettiği iki ilçede nitelikli okul yok. Bakın bunu ben demiyorum. Bakanlık verileri diyor ki “Bu iki ilçede nitelikli okul yok!”

Bizim adamımız bir yerlere geldi mi gelmedi mi diye bakmaya devam. Peki arada kendi çocuklarımız ne oluyor?

Benim çocuğum nitelikli bir okulun olmadığı ilçede eğitim alıp nitelikli bir üniversite mi kazanacak?

Ne olur birbirimizi kandırmayalım!

Allah aşkın silkinelim ve kendimize gelelim!

Bizim hayatımız hep başka illere ilçelere özenmekle mi geçecek? Biz hep size rağmen mi başarılı olacağız? Allah aşkına yeter artık. Kafanızı kaldırın ve Karasu’nun geleceğini planlayın. Kendi geleceğinizi ya da kendinize yakın insanların geleceğini değil.

 

Adam İstanbul’dan bahçesine nasıl baksın

Koronavirüsün pek çok alandaki etkileri önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak. Bunlardan bir tanesi de bizi yakından ilgilendiriyor. Fındık meselesi. Fındık işçilerinin gelişi ile ilgili bir yazı yazdım. Sürekli okuyanlar biliyor.

Şimdi Mehmet Çatalbaş bir başka konuyu gündeme getirdi.

Pek çok kişi Karasu ve Kocaali’den göç etti. İstanbul başta olmak üzere farklı illerde ikamet ediyor. Bu adamlar bu aylarda geliyordu ve fındık bahçeleri ile ilgileniyordu. Şehirler arası seyahat yasağı var. Bu durumda adam ikametinin olduğu yerde kalmak durumunda.

Fındık bahçesine gübre atamayan var. İlaç atmak için bugünler tam zamanı. Bundan sonra tırpan işi de başlı başına bir dert haline gelecek. O arada fındık toplama işi de tehlikeye girecek. Çünkü yerden fındık toplamaya alıştık artık. Ot ilacı atılmayan yerlerde tırpan çok temiz yapılamıyor. O zaman da fındığın büyük bir kısmı kayboluyor.

Şehirler arası seyahat kısıtlaması 15 gün daha uzatıldı. Koronavirüs ile ilgili alınan önlemler elbette önemli. Ancak bu şekilde gelen insanların pek çoğu zaten kendi bahçesindeki evinde kalıyor. Kimse ile temas etmiyor. Aslında bu durumda olan insanların koronavirüse yakalanma ihtimali çok daha düşük.

İlçe Tarım Müdürlüklerinin ve Ziraat Odalarının bu konuda girişimde bulunması şart. Bu hassasiyeti göstermezsek hem şahsi bütçemiz için hem de ülke ekonomisi için stratejik ürün konumundaki fındıktan zarar etmemize neden olacak.

Bu konuyla ilgilenelim.

 

Fındık aldı yürüdü

Fındık demişken… Fındık fiyatlarında ciddi bir yükseliş oldu. Serbest piyasada fındık fiyatları geçtiğimiz hafta 25 liraya kadar yükseldi. “Elde fındık mı var” diyebilirsiniz. Yıllarca “Fındığınızı açık hesap vermeyin” dediğiniz adamlar açık hesap vermeleri sayesinde para kazandı. Kafalar karışık.

Yeni dönemde de fındık mahsul olarak fazla görünüyor. Dışsatım önceki yıllar gibi gerçekleşirse yani ihracat devam ederse bu sene fındıkta para var gibi.

Dahası fındık taban fiyatlarının da bu yıl 17 liranın altında açıklanması mümkün gözükmüyor.

Ama aklımıza başka bir şey takıldı.

Bu TMO piyasaya fındık alımı için girerken aslında fındık fiyatını yükseltmeyi mi yoksa düşürmeyi mi hedefliyordu?

Bu konuda tam bir şey anlamadık.

Zira fındık fiyatları geçtiğimiz aydan beri kademeli olarak yükseliyor. Serbest piyasada 25 liraya kadar çıkan fiyatların TMO’da bir etkisi olmuyor. TMO kurulmuş saat gibi kendi ayarında ilerliyor.

Fiyatı 16.50’de tutuyor.

Biri bu konuda Allah rızası için üreticiyi aydınlatabilir mi?

 

Şu güzergah işine de bir bakıverin

Terminal’den Belediye’ye doğru olan yol güzergahı tek yön olarak uygulanıyor. Kışın başında alınan kararın etkisi pek hissedilmiyor. Araya kış girdi, koronavirüs girdi. İnsanlar sokağa çıkmadı ki trafikle ilgili bir sıkıntı olsun.

Arabalar Terminal tarafından Belediye Binası’na doğru gelebiliyor ama Terminal yönüne gidemiyor. Buradaki esnafın müşterisi yarı yarıya düşüş gösterir. Bu kısmı esnafın dile getirmesi gereken konu.

Yolun devamındaki sorunu çözmek için daha önceki dönemlerde “Çocuk Sokağı” olarak tasarlanan alanı trafiğe açtılar. Bu şekilde parktaki kafeteryada çayını içen adamın dibinden araç geçmiş olacak. Zaten işletmesi de Belediye Şirketi’nde olan yerin geliri bu şekilde düşecek. Çünkü insanlar gürültülü ve trafik sıkıntısı olan yerlerde (Mecbur kalmadıkça) zaman geçirmek istemezler.

Dahası orada çocuk parkı da var. Çocuklar yazın kendilerine şehrin içinde bir eğlence alanı buldu. Ve şehrin merkezindeki bir iki parkta biri orası. En çok kullanılmak zorunda olan da orası. Parktan çıkan çocukların hayatı da önemsenmeli.

Dahası Belediye önündeki cadde tek yön ama Karakol Caddesi çift yön. Karakol Caddesi daha mı geniş? Hayır! Daha mı kullanışlı?

Yaz aylarında Karakol’da daha fazla asayiş olayı olduğuna göre illa bir caddeyi tek yön yapacaksanız aslında bu Karakol Caddesi olmalı da…

Yaz aylarında Karasu’ya gelen yazlıkçılar minibüs kullanıyor. Yeni sistemde minibüslerin Belediye Binası’nın olduğu caddeye yolcu getirmesi mümkün değil. Karakol’un önünde de indiremeyeceğine göre… Adam aşağıdaki taksi duraklarının orada inecek ve Belediye’ye kadar yürüyecek.

Hayırlı işler…

 

 


07 Mayıs 2020 Perşembe 22:14
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

KAYNARCA MESAFEMİZ KISALACAK

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, Karayolları tarafından Karasu – Kaynarca yolu üzerinde devam eden yol

BAYRAMA ÖZEL ZİYARET

Karasu Askerlik Şube personeli Astsubay Kıdemli Üstçavuş Halis Özcan, eşi Elif Özcan, Astsubay Çavuş Cem

BU BAYRAM EL ÖPEMEDİK

Ramazan Bayramı’nda getirilen sokağa çıkma yasağı Karasu’nun sessizliğe bürünmesine neden olurken el öpme

HAYATİ TEHLİKESİ YOK

Karasu’da hayvan sever bir vatandaş tarafından kanadı kırık olarak bulunan martı, Karasu Belediyesi Veteriner

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort