sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

28 Mart 2020 Cumartesi

SAKARYAKUZEY

ŞU ESNAFIN YAKASINI BIRAKIN

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Ülkede bir kriz. Karasu Belediyesi kriz içinde kriz. Vatandaşın alım düzeyi düştü. Hal böyle olunca esnafın durumu kötüye gitmeye başladı. Pek çok esnaf 15 Temmuz öncesinden daha az para kazanıyor. Daha fazla iş yapmasına rağmen… Hal böyle olunca vergi ödemelerinde aksamalar oldu. Vergiler ödenemeyince genel bütçeden belediyelere aktarılan pay azaldı. O durumda Karasu Belediyesi’nin genel bütçeden aldığı pay da yok denecek kadar hiç oldu.

Ama seçim öncesinde Karasu Belediyesi’nin kullandığı 46 milyonluk kredi vardı. Bu kredinin geri ödemesi 100 milyonu aşıyordu. Karasu Belediyesi’nin aylık ödemesi 1 milyon lirayı geçiyordu.

Tüm bunların sağlanması için giderlerin kısılması gelirlerin artırılması gerekiyordu. Seçimden sonra göreve gelen İshak Sarı yönetimi hemen sazı aldı eline. Önce giderleri kısmaya başladı. Giderleri kısmaya gereksiz gördüğü işçileri işten çıkararak başladı.

Sonra gelirlerin artırılması kısmına geçildi. İlk yaz acemiliğe denk geldi. Plajlar konusunda, sahil düzenlemesi noktasına, Bulvar’daki çaycılar meselelerinde kararsız adımlar atıldı. Otoparkların işletmesi beklenen geliri getirmedi. Karsaş’tan beklenen kazanç sağlanamadı.

Kredinin ödemesi altı ay ötelenebildi ama sayılı gün çabuk geçti. Bu aydan itibaren kriz geriye dönmüş oldu.

Yazın özlemini çeken Karasu Belediyesi sahil ile ilgili planlamalarına erken başladı. Paralı plajların kaldırılması gerekiyor. Çünkü başka insanların tapulu arazileri veya o araziler arasında yol olarak planlanmış yerlere yapıldı. Adamın yerine de yerine giden yola da işletme açamazsınız. Hukuken adamın yerini kullanamıyor olması sizin yolu işgal edebileceğiniz anlamına gelmiyor.

Neyse bu hukuki konu.

Haliyle paralı plajlardan elde edilecek gelir bu sene yok.

Pazaryeri otoparkının beklenen geliri getirmesi ne kadar sürer bilmiyorum. Ancak harcanan paranın geri dönmesi yılları bulacak gibi. Dolayısıyla oradan gelecek gelir de yaptığımız harcamaya gider.

Atatürk Bulvarı’ndaki çaycıların koyacağı taburelerden elde edilecek üç kuruşa kadar hesap etmeye başladık. Çaycıların tepkileri ile geçen sene başa çıkamayan yönetim bu sene işi sıkı tutmak ve çaycılardan aldığı para ile bütçe açığını kapamak derdinde. Buradan rekor bir gelir beklenmiyorsa çaycılara yalandan eziyet ediliyor.

Hele Bulvar’da çay masalarının ölçüsünü alan zabıta görüntüsü çok çirkindi. Sen belediyesin, zabıta memurunun eline mezura verip bulvarda ölçüm yaptıramazsın. Çok canın sıkılırsa çaycılara “Alın masalarınızı getirin belediyeye altına mühür vuracağız” dersin. Egonu tatmin edersin. Ama bulvarda üniformalı zabıtalarına masa ölçüsü aldırmamalısın.

Neyse bu benim bakış açım.

Şimdi gelelim son konuya.

Karasu Belediyesi’ne borcu olan esnaf borcunu ödemeden belediye ile iş yapamayacakmış. Yeni karar bu şekilde.

Daha önce hatırlarsanız belediyeye borcu olan müteahhide belge verilmiyordu. Müteahhitler o belgeleri başka yerden almaya başlayınca Karasu Belediyesi ofsaytta kalmıştı.

Karasu Belediyesi’ne borcu olan tüm bütün esnaflara sahtekar ya da güvenilmez demiş oluyorsunuz. Adam sizinle yeniden iş yaparsa borcunun bir kısmını öder. Ödeyebiliyorsa tamamını öder. Ama siz ona iş vermezseniz o adam batmaya başlar. O zaman size olan borcunu hiç ödeyemez. Siz de batarsınız.

Karasu Belediyesi’ne aynı şeyi söyleseler Karasu Belediyesi ne hale gelir? “Sizin devlete borcunuz varken hiçbir proje sunamazsınız” dense ne hale gelirsiniz? Bir düşünün!

Bu insanlar Karasulu.

Ahlaksız, dolandırıcı ya da başka bir şey değil. Pek çoğu şerefi ile alın teri ile para kazanıyor. Size de başka yerlere de borçları olabilir.

Ama siz kurumunuzu düze çıkaracaksınız diye bu şekilde bir karar alamazsınız.

Bu esnaf gavur değil. Bizim esnafımız. Canını yakmayın.

Bu esnaf batarsa hepimiz batarız unutmayın…

 

Sorun bulan vatan haini mi

Elazığ Depremi sonrasında 17 okulun yıkılması kararlaştırıldı. Bu kapsamda Karasu’da da bazı binaların yıkılması gündeme geldi. Biz de bunun üzerine birkaç yazı yazdık. Söylediğimiz de çok basitti. “Karasu’da başka okulların da güçlendirilmesi gerekiyor mu? Bu okullarla ilgili hazırladığınız raporla ilgili ne zaman çalışamaya başlayacaksınız?”

Çok basit değil mi?

Çocuklarımız güvende mi?

Bu konu ile ilgili bir rapor hazırlandı. Hazırlanan raporu kamuoyu ile paylaşın demiyorum. Bu konuda bir adım atacak mısınız? Soru bu.

Sırf “Çocuklarımız güvende mi” diye yazdığım için kaos çıkarmaya çalıştığımı söyleyen hadsizler de oldu. Bu arada.

Bakın Allah korusun bir deprem olur ve bir çocuğumuzun canı yanarsa… O zaman o hazırladığınız raporlar hiçbir işe yaramaz.

Lütfen bir an önce çocuklarımızın güvende olduğunu söyleyin ya da çocuklarımız güvende değilse güvende olmasını sağlayın.

 

Yunusa ateş etmek nedir ya

Kocaali’de ağlara zarar veren yunus balığına tüfekle ateş edilmiş. Ateş edince yunusları öldürmekle bile tatmin olmayan insanlar karaya çıkıp ölmüş hayvanların yüzgeçlerini de kesmiş.

İçimizde bu kadar şiddet arzusu olamaz. Ne elde ettin şimdi? Diğer yunuslara ibret mi oldu bu konu? Ne diyecek diğer yunuslar? “Abi ağlardan uzak duralım! Bak sonumuz şu karaya vuran yunus gibi olur” diye kıssadan hisse mi alacaklar?

Allah aşkına daha insaflı olalım. Daha vicdanlı!

Daha insan olalım…

 

Erdoğan müjde verdi

Geçen yıl bu zamanlar Karasu’da hararetli bir günler yaşanıyordu. Deniz kenarında jandarmalar, havada helikopterler…

Kocaman bir çadır kuruldu. Dev ekranlarda sunumlar gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı bir tören tertip edildi. Törende Karasu’ya piyango vurduğu ve yerli savunma sanayinin Karasu’ya kurulacağı açıklanmıştı.

Sonra yerli savunma sanayinin Karasu’ya değil de Adapazarı’ndaki Tank Palet Fabrikası’na yapılması kararlaştırıldı.

O zaman da sevindik. “Yerli otomobil üssü olacağız” diye gaza geldik.

Merakla yerli otomobilin tanıtım törenini bekledik. Bir de baktık ki yerli otomobil üssü bırakın Karasu’yu Sakarya’ya bile uğramıyor.

Bu arada BMC’de çalışsın diye işe alınan Karasulular işten çıkarıldı. Ama sesleri çıkmadı. Hala bir umut bekliyorlar.

Dön geriye Karasu’da şaşalı bir törenle temeli atılan inşaat durdu. Havaların kötü gitmesi gerekçe gösterildi. Halbuki geçen sene bu zamanlarda inşaat başlamıştı. Havalar da geçen senekinden biraz daha iyi gidiyor gibi. Ama devlet büyüklerinden çok bilecek değiliz elbette. Havaya cemre düşmüş olsa bile havalar kötü gidiyor diyorlarsa kötü gidiyordur.

Ve en nihayet geride kalan hafta Cumhurbaşkanımız açıklamayı yaptı. BMC’nin İzmir’deki fabrikası kapanacak. Üretim Sakarya’da devam edecek.

Şimdi BMC özel bir firma. İzmir’deki fabrikası neyse Karasu’daki fabrikası da devlet için aynı. İstihdam aynı, ödeyeceği vergi aynı.

Karasu’da vatanın bir parçası İzmir de…

Bizim için müjde olan şey İzmir için bir kayıp değil mi?

Özel bir firmaya ait açıklamayı firma yetkilileri yapması gerekmez mi?

İzmir’deki fabrika Karasu’ya taşınacaksa, işçiler de taşınacaksa (ki taşınacak), Karasulu bu işten minimum kâr elde edecek demek değil midir?

Yeni bir fabrika kurulmayacak yani. Var olan fabrika taşınacak.

Yerli ve milli savunma sanayi üssü olmaktan, yerli otomobil üssü olmaya oradan da BMC’nin yeni taşındığı yer olmaya geldik.

Bakalım bundan sonraki müjdede ne üssü olacağız?

 

Liman’ı tam kapasite işletirsek

Karasu Limanı ciddi bir gelir kapısı. Buradan pek çok gelir elde etmek mümkün. Daha önce defalarca yazdık. Satacak bir şeyler bulun ve yepyeni pazarlara ulaşın.

Da…

Karasu bu konuda yeterli altyapıya sahip mi?

Karasu Limanı’ndan genel olarak ithalat yapılıyor. Yani genel olarak dışarıdan mal alıyoruz. Aldığımız ürün mısır.

Bir gemide 8 bin ton mısır olduğu oluyor. 8 bin ton…

Bir tır maksimum 20 ton alıyor. Bu mısırın bir an önce boşaltılması ve nakliyesinin yapılması gerekiyor.

Peki 8 bini 20’ye bölünce ne çıkıyor? Bildiniz! 400.

Dört yüz tır malzeme çıkıyor. Bu tırlar sadece Adapazarı’na gidip gelse 50 tır lazım. 50 tır demek de her iki kilometrede bir tır sollamanız gerekir demek.

Peki Karasu Adapazarı Duble Yolu bu trafiği kaldıracak durumda mı?

Değil!

Liman aslında tam kapasite çalışıyor mu? Hayır.

Liman tam kapasite çalışırsa ve bu yaz aylarına denk gelirse hele Allah korusun yolda bir trafik kazası olursa ilçenin giriş çıkışı ne olur?

Sırf bu gerekçe ile bile demiryolunun yapılmasının zorunlu olduğunu görüyor musunuz?

Bununla ilgilenen bir siyasetçi duydunuz mu? Bu konuda girişimde bulunan biri açıklama yaptı mı?

Biz sorduğumuzda “Demiryolu çok maliyetli. Bu konu devletin gündeminde yok” diyip iş kapatılıyor.

Yarın çorba taştığı zaman kepçenin pahasını sormazsınız. Ben çorba taşmadan bir kez daha ikaz etmiş olayım.

 


27 Şubat 2020 Perşembe 19:02
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

PTT GÜNLÜK LİMİTİNİ YÜKSELTTİ

Karasu PTT Müdürü Ayşe Kalkan, PTT'de koronavirüs önlemleri kapsamında günlük para çekme limitinin 3 bin

KÜÇÜK ESNAF SİNEK AVLIYOR

Karasu Birlik Büfe İşletmecisi Ali İhsan Çakıroğlu, Türkiye'de de yayılma gösteren koronavirüs ile mücadele

SARI, İLK TEMİZLİĞİ YAPTI

Karasu Belediyesi’ne, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hibe olarak verilen sıfır kilometre çok

AZİZİYE’DE YIKIMLAR BAŞLADI

Hafta içi Karasu Aziziye Mahallesi’nde beklenen yıkımlar başladı. Karasu Devlet Hastanesi eski binası ve

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort