sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

10 Aralık 2019 Salı

www.sakaryakuzey.com whatsapp ihbar hattı 0536 073 72 72

Selvi gibi umutlar döndü birer iğdeye, Geçti Bor’un pazarı sür eşeği Niğde’ye

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com


Bundan yıllar yıllar önceydi… O zamanlar Tayyip Erdoğan Başbakan, Hasan Ali Çelik de Sanayi Komisyonu Başkanı… Düşünün ne kadar olmuş yani…

Adapazarı’ndan Bartın’a giden ve merkezi de Karasu Limanı olan bir demiryolu projesi başlamış ancak aksaklıklar nedeniyle durma aşamasına gelmişti.

Herkes bir an önce demiryolunun faaliyete girmesini bekliyordu. Sanayici yatırım yapacak limanın ve demiryolunun tamamlanmasını bekliyor. İşe girecek vatandaş fabrikaların açılmasını bekliyor. Ev yapan müteahhit işe girenlerin ev ihtiyacını hayal ediyor.

Herkes bir şekilde demiryolundan beklenti içindeydi. Bartın’daki adam bile Karasu merkezli demiryolundan gelir elde edecekti. Çünkü hammaddesini demiryolu ile Karasu’ya ve limana ulaştıracak bu şekilde dünya pazarına bile açılabilecekti.

O dönem Karasu’ya gelen Hasan Ali Çelik sıklıkla ödeneğin bittiğini söylüyordu.

Detaylandırıyordu da bir yandan. “Orada bizim hesaplayamadığımız zemin problemi çıktı. Onun için o zeminde yer altına beton bombaları atılıyor. Atılan bomba yer altında dağılıyor ve sert bir zemin oluşturuyor. Bu sayede demiryolu ayağı sağlam temele oturmuş oluyor. Eğer böyle olmasaydı demiryolu sağlam olmayacaktı. Onun için bu yapılması gereken bir hamleydi. Ama bu şekilde olunca ödenek de kullanılmış oldu” diyordu.

Sonra da endişelenecek bir şey olmadığını dile getirip, “Dert edecek bir şey yok. Yeni bir proje hazırlandı. Hazırlanan proje Başbakanımızın masasında. İmzaladığı an yürürlüğe girecek” diyordu.

Herkes merakla “Sizce ne zaman” diye sorunca “Başbakan masasına oturacak ve bu dosyayı inceleyip karar verecek” diyordu.

Aradan geçen zamanda Başbakan yurtdışı gezilerine gitti. Yurtdışından ziyaretçiler kabul etti. Seçimler falan oldu. Günlerden bir gün Sakarya Ticaret Odası Başkanı ile bir yurtdışı gezileri esnasında SATSO Başkanı demiryolunu sordu. Erdoğan o konunun gündemde olmadığını söyledi.

İstimlakleri yapılmış olan demiryolu güzergahında fındık topluyor insanlar.

Ulaştırma Bakanı geldi geride kalan hafta Sakarya’ya… Demiryolunu soran dahi olmadı. Bakan da o yöne bakan biri değildi zaten. Demiryolu ile alakalı bir şeyler söyledi gerçi ama o demiryolu o demiryolu değildi.

Neticede demiryolunun istimlak edilen bölümlerinde fındıklığı olanlar durumdan memnun.

Siz de şehrin girişindeki ucubeden memnunsanız sıkıntı yok demektir…

 

Alan razı satan zaten yok

Her zaman söyledim yine söylüyorum. Fındık konusunda Fiskobirlik yetkilendirilmeli. İşi ehline vermek lazım. Babaannemin dediği gibi ekmeği ekmekçiye ver bir ekmek de üste ver…

Toprak Mahsulleri Ofisi fındıktan anlamıyor. Anlaması de beklenemez. Adı üstünde toprak mahsulleri. Ben de buğdaydan anlamam. Bunda bir şey yok.

Devletin Fiskobirlik ile olan kavgası artık bitmeli. Fiskobirlik yönetimi de artık daha etkin değerlendirilmeli.

Her şey para da değil bu arada. TMO fındığa ne kadar para verirse versin vatandaş gene de ürününü oraya götürmeyebilir. Çünkü randımandan anlamayan adam randımana bakıyor olabilir. Sıra bekletilmesi ayrı bir konu. En basitinden tanımadığı bir insana fındık satmak bile istemeyebilir insan. Karadeniz insanı birincil ilişki sever. “Beyefendi” diyeceğine “abi” de.

O bile etkili olur. Ama TMO’da bilmediğimiz ve fındığı bildiğine itimat etmediğimiz adamlar çalışıyor.  Bu bile fındık vermemek için bir etken. Kesinti falan… Bir sürü dert var. Kurum çekip gitse paranı nereden alacaksın?

TMO’nun genel merkezinin nerede olduğunu bilen var mı? “Devlete de mi güvenmiyorsun” demeyin. Fiskobirlik’in arkasında da devlet desteği vardı. Her dönem fiyatları devlet büyükleri açıklardı. Sonra ne oldu?

Devlet “Bana ne” dedi. Üretici ile Fiskobirlik karşı karşıya kaldı. Şimdi aynı şeyin TMO’da yaşanması olasılık dahilinde mi? Evet!

O zaman ne yapar üretici?

Karasu ve Kocaali’de geride kalan yıl toplam 50 bin ton civarında fındık üretilmiş.  Bu fındığın 50’de birini anca almış TMO.

Bu bile bir mesajdır anlayana.

Fındık üreticisi memnun değil durumdan. Fındık üreticisinin durumundan hükümet memnun ama. Ne oy verirken cezalandırdı hükümeti ne de seçim zamanı gelenlere sordu fındığın durumunu…

Alan razı değil satan zaten durumu umursamıyor.

 

Muhtarlar seçimi

Karasu Muhtarlar Derneği seçimi pazartesi günü yapıldı. Seçimin aşağı yukarı bu şekilde geçeceğini tahmin ediyorduk. Seçim sürecinde hiçbir muhtarı aramadık. Kimseye nereye oy vereceğini sormadık ve kimseye de “nasıl gidiyor” deme gereği duymadık. Ama çalışmaları takip ettik. Neticesinde de seçimin ortada olduğunu gördük. Seçim 20-18 Türker Tetik’in üstünlüğü ile bitti.

Yani bir muhtar Türker Tetik’e değil de Hasan Tabiloğlu’na oy verseydi berabere olacaktı. O kadar güzel bir seçim. Seçime siyasilerin karışmadığını düşünürsek çok güzel bir ortamda seçim oldu. Seçim manevraları falan bizi ilgilendirmez. Ben neticeye bakarım. Neticede iki muhtar seçim boyunca yan yana oturup demokratik bir şekilde seçimi takip etti mi? Etti. İki aday da birbirine oy attı mı? Attı. İki aday da seçim sonrasında gülümseyerek ve birbirini tebrik ederek ortamdan ayrıldı mı? Ayrıldı.

Bundan sonrası için derneğe üye olmayan muhtarlar da kucaklanmalı ve ileriye bakılmalıdır.

Bir dahaki seçime kadar herkes Karasu için ve özelde de kendi mahallesi için adalet anlayışı içinde çalışmalıdır.

Gerisi boş…

 

Seven övüyor sevmeyen eleştiriyor

Kış aylarının başlamasına az biz zaman kala Karasu Belediyesi ekonomik anlamda bir nefes aldı. 46 milyonluk kredi için yapılan kesintinin altı ay ötelenmesi ve “altın dişim kanadı sevda bana yaradı” misali Akçakoca’da olan sel felaketinden elde edilen gelir asfalta dönüştürüldü.

Büyükşehir ile işbirliği içinde girişilen asfalt çalışmasının kapsamı genişletildi. Bir iddiaya göre Kocaali Belediyesi yardımcı oldu. Bir iddiaya göre o bilgi asılsız.

Falan filan.

Birileri “Orası acil bölge miydi” diye eleştiride bulunuyor, birileri “Bu mevsimde asfalt mı atılır” diye söyleniyor.

Beni ilgilendiren kısmı ise bir şekilde asfaltın atılıyor olması. Ölü himmet görsün de duayı kim okursa okusun kardeşim. Sonuçta yapılan kamu hizmeti. Bu ayda yapılmasaydı para belki de başka yere kullanılmak zorunda kalacaktı. Belki de İller Bankası ödemesine gidecekti. Bu şekilde bir hizmet yapılmış oldu.

Dahası Kocaali Belediyesi hakkından feragat etmiş miymiş? Etmiş ya da etmemiş. Beni burası da ilgilendirmez. Sonuçta Kocaali’nin bu şekilde bir acil ihtiyacı yoksa, Karasu’nun da yolla ilgili hayati derecede sorunu varsa bu şekilde bir yardımlaşma da normal karşılanmalı.

Koşulsuz bir şekilde insanların bir görüşü benimsemesine karşıyım. Ama koşulsuz bir şekilde eleştiride bulunulmasına da aklım ermiyor.

 

Kriz ne zaman bitecek

Karasu’daki müteahhitler nefes almakta güçlük çekiyor. Çok güçlü müteahhitler bile pek çok ekonomik tedbir almak zorunda kaldı. İnşaat yapma işi durdu. Defalarca inşaatın Karasu ekonomisinin temel dinamiği olduğunu ifade ettik. “İnşaat sektöründe yaşanan bir kriz tüm ilçeyi zor sokar” dedik.

Sonunda kriz geldi çattı. İnşaat sektöründe çalışan işçi işsiz kaldı. İnşaata malzeme satan esnafın malları elinde kaldı. İnşaata malzeme taşıyan kamyoncunun kamyonu kapıda yatıyor. Ev satıp komisyon alan emlakçı artık sinek avlıyor.

Sektörden doğrudan etkilenen kadar dolaylı etkilenen de var. İnşaat şirketleri tur getiriyordu. Tur şirketleri kazanıyordu. Getirdikleri müşteri adaylarını Karasu’da gezdiriyorlardı. Esnaf kazanıyordu. En azından hareket oluyordu.

Esnaf psikolojik olarak da olsa rahatlıyordu. Şimdi gelinen noktada hem iş yok hem de moraller bozuk.

Üstelik bir de kış ayları geldi. Birkaç ay daha piyasada hareketlenme beklemek sürpriz olacak.

İlkbahar aylarına kadar piyasaya para girişi olacak gibi durmuyor. Çok ciddi bir sürpriz olmazsa biraz daha kemerleri sıkmamız gerekecek. Allah yardımcımız olsun…

 

Şu konuya da bir bakın Allah aşkına

Karasu’ya gelen insanlar abdest almak için ya da tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için Karasu Merkez Cami abdesthanelerine yönlendiriliyor. Burası ücretsiz, şehrin merkezinde… Şehre gelen pek çok kişi buraya uğruyor.

Peki burası Karasu’ya yakışıyor mu?

“Şunun sorumluluğunda, bu görevini yapmıyor” diye düşünmeden soruyorum. “Yakışıyor” diyorsak sıkıntı yok. “Yakışmıyor” diyorsak da kimsenin bu konu ile ilgili rahatsızlığını dile getirmemesinin izahı yok.

Allah aşkına ya.

Cami’nin altında, pislikten batan bir temizlik yeri olur mu? Olursa orada alınan abdest sağlıklı olur mu?

 


28 Kasım 2019 Perşembe 11:04
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort