sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

11 Aralık 2019 Çarşamba

SAKARYAKUZEY

Muhtarlar Derneği Seçiminde kimi destekliyorum

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

 Muhtarlar Derneği Seçiminde kimi destekliyorum

İnsan olanın tarafı vardır. Tarafsız insan olmadığı gibi gazeteci de olmaz. “Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar” diye bir söz var.

Ben şimdiye kadar seçimlerde ya taraf olmadım ya da taraf olduğumda dimdik durdum ve gereğini yaptım. Sonuçta bedel ödediğim de oldu seçimi kazandığım da…

Muhtarlar Derneği seçiminde zamanında Hamza Uğur’un yanında durdum. Hiç geri adım atmadım. Soran kimseden de saklamadım. Sonuçta kazandık. Daha sonra Türker Tetik’in yanında yer aldım. Kaybettik.

Ziraat Odası seçiminde Selami Arık’ın yanında yer aldım. Bunu da saklamadım.

Kazanan kimseden bir tahsilatım da olmadı kaybeden kimseye sitem de etmedim. Ama durduğum yeri söylemekten çekinmedim.

Son seçimde mesela Cumhur İttifakı ile girdik. Ben orada da geride duran bir yapıda olmadım. Aday olmadığım halde sahadaki yerimi aldım.

Ancak önümüzdeki Karasu Muhtarlar Derneği seçiminde kimsenin yanında ya da karşısında yer almayacağımı defalarca söyledim.

Kapımız herkese açık. Herkesle görüşürüz. Sonuçta herkes bu ilçenin yararına bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Ancak Muhtarlar Derneği’ne siyasilerin ya da dışarıdakilerin müdahalesi daha sonra can sıkıcı oluyor.

Muhtarlar Derneği seçimine müdahale edilmemesi gerektiğini yerel seçimden hemen sonra ben rica ettim. İlçe Başkanı arkadaşlarımıza “Bu konuya girmeyelim. Biz de karşı karşıya gelmeyelim” dedim.

Pazartesi akşamı aldığım bir telefon canımı sıktı. Arayan kişi, “Sen muhtarlar derneği seçimi için muhtarları arıyor musun” diye sordu. Ben de yanıt olarak “Aramam istendi. Ancak ben kimseyi aramayacağımı kibar bir dille aktardım” dedim. Muhtar adam hiçbir siyasi destek olmadan kendi mahallesinde seçilmeyi başarmış da şimdi Dernek Başkanı olurken mi siyasi destek lazım olmuş?

Onun için buradan bir kez daha ilan ediyorum. Kimseyi aramadım. Kimseyi aramayacağım.

Dernek başkanı seçildikten sonra tüm gücümle Karasu için yanında olacağım. Ama bu süreç sonuna kadar ne kimseye desteğim ne de bir karşı duruşum olmayacaktır.

Bunu da buradan ilan etmiş olayım.

 

Herkes benzer durumda

Karasu Belediyesi ile ilgili ekonomik sıkıntı herkesin malumu. Burada kimin suçu var kim haklı tartışmasına girmek istemiyorum. Ancak Sakarya başta olmak üzere Türkiye’nin neredeyse her yerinde başkan değişikliği olan belediyelerin bütçelerinin çok üstünde harcama yaptıkları görünüyor.

Bunun seçim dönemi ile de bir ilgisi yok üstelik. Belediyeler genel olarak kendi boylarını aşan harcamalara girişmiş ve iş çığrından çıkmış gibi duruyor.

“Belediye başkanı bir adam asamaz bir para basamaz” mantığında olanların faturasını biz ödüyoruz. Ödeyeceğiz de.

Siyasilerin tek derdi Karasu olsa halletmesi kolay da işler öyle ilerlemiyor ne yazık ki…

 

Belediyeler kar etmez

Kamu kurumları kar değil hizmet üretir. Çünkü zaten ben vergimi verdiğim için bir de kurumların kalkınmasını düşünemem.

Kurumun başına gelen kişi de kurumu nasıl kar ettireceğini değil eldeki imkanları halkın yararına nasıl kullanacağını düşünür.

Yani hastaneler, nüfus idaresi, belediye, askeriye, emniyet gibi kurumların kar etmesi beklenemez. Eğer öyle olacaksa okulların, camilerin hiç açılmaması gerekirdi.

Karasu Belediye Başkanı belediyede çalışanların sayısının fazla olduğunu fabrika örneği ile açıklıyor. “Bir otomobil fabrikasında şu kadar kişi çalışıyor bizde bunun iki katı işçi var. Adamlar otomobil üretiyor biz hangi katma değeri üretiyoruz” diyor.  Örnek kendi içinde tutarlı ama sosyal hayatta karşılığı yok. Karasu’nun sadece 40 mahallesi var. Bu mahallelerdeki 62 bini aşkın insanın gündelik ihtiyaçları var. Hepsi çöp üretiyor en azından.

Bu insanların hizmet almak için belediyeye gelmelerine de imkan yok. Adamın ayağına sen gideceksin.

Sen mekanik üretmiyorsun. Çoğunca muhatap olduğun insan.

Bir ev arkadaşım vardı, üniversitede okurken. Patates ucuzlamıştı, o dönemde. Çocuk “Çay içmeyelim iki kilo patates alırız” “Eve yürüme gidelim üç kilo patates daha alalım”, “Akşam dışarı çıkmayalım. O paraya bir sürü patates alalım” diyip duruyordu. En son kendisine “Bak kardeşim hayatı patatese endeksleyip yaşayamayız. Arada bir de başka yiyeceklerin fiyatına bak” demek zorunda kaldım.

Şimdi biz de belediyeyi otomobil fabrikasına endeksleyip işçi ayarlaması yapamayız.

Biz kendi alanımızı baz almalı, kendi ihtiyaçlarımıza göre değerlendirmede bulunmalıyız…

 

Daha müsamahakar olunmalı

Hepimiz bu ülkede bu ilçede yaşıyoruz. Özellikle esnaf kesimi krizin etkisini daha fazla hissediyor. Çünkü sabit giderlerde bir değişiklik yok, gelir düşmüş durumda. Hal böyle olunca da işler giderek içinden çıkılmaz hale geliyor.

Sabah dükkanı açıp akşama kadar satış yapmayan ve gene de “Bugün de zarar ettik hamdolsun” diyen esnafın sayısı az değil.

Ancak krizi sadece vatandaş yaşamıyor elbette. Devlet de resmi kurumlar da yaşıyor. Kurumlar kendilerini ayakta tutabilmek için zaten zor durumda olan vatandaşa ve esnafa yüklenmiyor.

Ceza kesmek görevliler sahaya çıkıyor.

Bir dönem trafik ekipleri bu iş için görevlendirilmiş hatta pek çok kişiye koçan dağıtılmıştı.

Evet devletin ayakta durması çok önemli. Ama milletin üstüne de bu kadar gidilmemeli.

Herkes durumun ciddiyetinin farkında. Ama ceza keserek, vergi yükselterek, vatandaşın daha da huzursuz olmasını sağlayarak kriz aşılmaz. Kriz biraz da moralle aşılır.

Siz esnafa daha fazla vergi yüklerseniz, mazotu gübreyi zamlı satarsanız üretim de düşer moral de…

Krizi birbirimize destek olarak aşabiliriz. Birbirimizi yiyip bitirerek değil…

 

Fındık üreticisi miyiz borsa takipçisi mi

Fındık fiyatları konusunda sürekli bir dalgalanma söz konusu. Üstelik bir gerekçe de yok.

Herkes kendince bir argüman üretiyor ama aslında fındık fiyatı İstanbul trafiği gibi. Hangi etkenlerle bu şekilde olduğunu bilen yok.

Bu ayda fındık yok. Ülkemizde fındık seracılığı yapılmadığında göre bu ayda fındık üretimi gerçekleşmiyor. O zaman fındık borsasının bu kadar süre açık kalmasının ya da bu ayda bile fındık alımı yapılmasının mantıklı bir tarafı yok.

Fındık bu ülke için stratejik bir ürün. Sürekli girdi sağlayan bir yapıda. Bu sene hatalı bir ticaret yaparsanız seneye gene veriyor, Kurban Olduğum.

Kimsenin depolayacak durumu yok. Yani bu stratejik ürünün çiftçi tarafından sağlıklı şekilde saklanması mümkün değil. Ya evde fare yer ya da rutubetten çürür. Sağlıkla muhafaza edilemeyen fındık da milli servet kaybı demektir.

Olması gereken fındık alımlarının tek elden (devlet eli ile) yapılması. Süresinin belli olması. Ve ödemeler için devlet güvencesi verilmesi.

Tüm bunların planlanacağı aylar da bu aylar olmalı. Yoksa temmuz ağustos ayı geldiğinde bunları planlamak için geç oluyor. Kaç sezon gördük “Seneye bu işe kalıcı çözüm bulacağız” denilen.

Eğer seneye de aynı lafları duymak istemiyorsak şimdiden bu işi dert edinmeliyiz.

Yoksa birilerinin kendiliğinden bu işi düzeltmesini beklersek daha çok bekleriz…

 

Burası Karasu buradan çıkış yok

Karasu Vatan Caddesi’ne girdiniz. Niyetiniz de Yenimahalle’ye gitmek. Eski adıyla Samanyolu olan caddeye girdiniz. Caddenin sonunda “U dönüşü yapılmaz” tabelası var. Siz de haliyle Ankara Caddesi’ne bağlanan ışıklara geldiniz oradan “U dönüşü” yapacaksınız.

Ama orada da “U dönüş yasağı” var. Ne yapacaksınız? Çağdaş’ın oraya kadar gideceksiniz oradaki yuvarlaktan mı döneceksiniz?

Yoksa sahile dönüp oradan Batı Karadeniz Caddesi’ni takip edip petrolün yanından yola çıkmaya çalışıp trafiği ve hayatınızı mı tehlikeye atacaksınız?

Peki trafikte düzenleme yapılırken asıl amaç ne olmalı?

Araçların daha sağlıklı ve daha az trafikte kalarak gidecekleri noktaya ulaşmaları. Işıklara “U dönüş yasağı” getirmenin bu manada trafik akışına ne katkısı olduğunu söyleyebilir misiniz?

 


16 Kasım 2019 Cumartesi 22:50
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort