sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

07 Haziran 2020 Pazar

Sakarya Kuzey Slogan

KORONAVİRÜS ÖNLEMLERİNİN EN ACI TARAFI

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Çin’de ortaya çıkan ve ardından tüm dünyanın dengesini bozan koronavirüsü önlemek için Türkiye’nin aldığı tüm tedbirler son derece yerinde. Radikal olarak değerlendirilse de durumun ciddiyetine uygun ve cesur adımlar atılıyor. Virüsten ülkemizde can kaybı yaşanmaması adına pek çok ülkenin almaya cesaret edemediği riskler alınıyor.

İnsan hayatı tüm ekonomik durumlardan daha fazla önemseniyor. Bu noktada vatandaşın desteği de üst düzeyde. Halk da alınan tedbirlere tereddüt göstermeden riayet ediyor. Bunlar çok güzel şeyler. Her ne kadar umreden gelip karantinaya alınan vatandaşlar dışarı çıkmak için barikatları tekmelese, yurtta kalan vatandaşlar durumdan şikayet etse, bir baba hastaneden çocuğunu kaçırmak için girişimde bulunsa da bunlar münferit girişimler olarak kalıyor. Toplumun geneli sorgusuz sualsiz talimatlara uyuyor. Adama “okulu kapatacağız” diyorlar sesi çıkmıyor. Diğerine “senin işyerini kapattık” diyorsun adam kendi rızası ile kapatıyor. Hiç sorgulamıyor. Diğerine “bundan sonra mecbur kalmadıkça evden çıkmayacaksın” diyorsun adam evine kapanıyor.

Bunlar gerçekten duyarlı toplumun neticesi.

Toplum olarak bu kadar bilinçli ve duyarlı davranmamız gerçekten gelişmişlik göstergesi.

Ancak…

Camilerin kapatılması bu toplum için çok acı.

Düşünsenize cenazeniz olacak ve acınızı paylaşacak dostlarınız gelip size sarılamayacak. Cenaze namazınız kılınacak belki ama gelmesini beklediğiniz pek çok dostunuz cenazeye gelemeyecek. Belki kendisi rahatsız olduğu için belki de virüs kapacağından endişe ettiği için…

Cenazenizi vakit namazından sonra bile kaldıramayacaksınız. Çünkü camide vakit namazı kılınmıyor.

Buraya kadarı bile tahammül edilebilir belki. Ama Cuma namazını kılamayacak bu ülkede Müslümanlar. Şimdiye kadar kolundan tutup çocuklarımızı cumaya götürmeye çalıştık. Şimdi gitmemiz yasak. Bu çok acı ve çok zor olacak.

Bir erkek Müslüman için belki de işin en zor taraflarından biri bu olacak. Umarız bu zor günler bir an önce son bulur ve Müslümanlar da tüm insanlık da huzura erer.

 

Virüs yayılırken Suriyeli olmak

Koronavirüs önlemleri ile yatıp onlarla kalkıyoruz. Tüm sohbetlerimiz hatta esprilerimiz koronavirüs üzerine.

Yakın zamanda hatırlıyorsunuzdur, Türkiye sınır kapılarını açıp Suriyelilerin ülkeden ayrılmasına ve Avrupa’ya geçişlerine izin vermişti. Avrupa Birliği ülkeleri mültecileri sorunsuz kabul edeceğine ilişkin bir sözleşme imzalamış hele reşit olmayan sığınmacılara hiçbir zorluk çıkarmayacağını yıllar önce beyan etmişti. Hatta bu konuda Türkiye’ye defalarca insan hakları dersi vermeye kalkmış, sözde AB’ye alma bahanesi ile pek çok dayatmada bulunmuştu.

Bugün Türkiye “Bu sığınmacılar bize değil size sığınmak istiyor” dediğinde Yunanistan’a “Bunları sınırda durdurman için ne destek lazımsa verelim” diyen Avrupa her zamanki gibi iki yüzlü tavrını ortaya kormuş oldu da…

Ben olayın siyasi değil insani yönden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Pek çoğumuz sıcacık evinde oturuyor. Çoluğu çocuğu yanında. İşine gidiyor. Pek çok kaygıdan yoksunuz, şükürler olsun. Tek derdimiz koronavirüse bir çare bulunması ve hayatımızın bir an önce normale dönmesi.

Peki ya sınırdaki Suriyelilerin bir umudu var mı dersiniz?

Bizim hayatımızın bir numaralı gündem maddesi olan koronavirüs onlar için ne anlama geliyor?

Giyecek kıyafet, yiyecek ekmek, barınacak yer bile bulmakta zorlanan insanları da düşünmek lazım. Zor zamanlar geçirirken, bizden daha zor zamanlar geçirenlere yardımda bulunmak da lazım.

Pek çok özelliğimizi yitirdik. Merhametimizi bari kaybetmeyelim.

 

Melen’deki çatlak

Geçtiğimiz aylarda Kocaali’de Melen Barajı’nda incelemelerde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu inşaatta bir çatlak oluştuğunu ancak bunun önemsenecek boyutlarda olmadığını söylemişti. Ancak geçen hafta İstanbul’da yaptığı açıklamada çatlağın bir an önce tamir edilmesi gerektiğini ifade etti. İmamoğlu çatlağın tamir işleminin üç yıl kadar bir zaman alacağını ve bu süre içinde sıkıntı yaşanabileceğini de sözlerine ekledi.

Bu ne anlama geliyor?

Melen Barajı İstanbul’un su sorununu büyük ölçüde çözmüş ve gelecekte yaşanacak sıkıntılar da göz önüne alınarak planlanmıştı. Melen Projesi sadece Sakarya ve İstanbul için değil tüm Türkiye için çok önem taşıyan bir baraj. Bu barajda meydana gelen aksama İstanbul’u olduğu kadar Kocaali’yi de ilgilendiriyor. Bölgede yeniden bir inşaat çalışması başlaması kaçınılmaz.

Bazı felaket senaryolarına göre barajın yeniden yapımına yakın bir maliyetin çıkması da söz konusu. Umarız bu senaryolar gerçek çıkmaz. Ancak önümüzde zorlu bir süreç daha olduğu ortaya çıkıyor.

Bölgede yerleri kamulaştırılan vatandaşlar bu işten kısmen kâr elde etmiş olacak. Çünkü baraj su tutmaya başlayana kadar bölgede fındıklığı olanlar mahsul almaya devam edecek. Ancak ülke kısa vadede ciddi bir harcama içine girmiş olacak. Yeni kamulaştırmaların yapılması da bu masrafa dahil.

Koruma bandı içinde değerlendirilen fındıklıkların devlet tarafından satın alınması ve projenin yeniden yapılandırılması da gündemde.

 

Ekonomi durur mu

Koronavirüs en çok ekonomiyi etkiledi. Esnaf dükkanlarını kapattı. Hizmet sektörü durma noktasına geldi. Pek çok işçi çalıştıran fabrika şimdilik risk altında olmasına rağmen üretime devam ediyor. Pek çok işçi tedirginlik içinde işlerine gidip gelmeye devam ediyor. Adapazarı’na yolcu taşıyan minibüslerde insanlar bir saati aşkın süre aynı ortamı paylaşmak durumunda kalıyor. Bunlar potansiyel tehlike içeriyor ancak bu işletmelerin de durması halinde ekonomik çarklar tam manası ile durmuş olacak.

Devlet memurları maaşlarını alsa da ekonomik girdi sağlanmadığında bu durum sürdürülebilir olmayabilir.

Bu sırada evlerine erzak ve temizlik malzemesi depolayanlar da var elbette. Ama işyeri kiraları, maaş ve sigortalar ödenmeye devam ediyor. Esnaf zor duruma. Kısa süre sonunda bu durumun ekonomiyi olumsuz etkilemesi de gayet normal olacak.

Bu süreçte sabretmenin dışında hoşgörülü olmak da gerekiyor. İş yeri sahipleri kiracılarına müsamahakar davranmalı. Komşularımızla daha elimizdekini paylaşmayı öğrenmeliyiz.

“Ben kurtulayım, gerisine ne olursa olsun” diye düşünerek varlığımızı sürdüremeyiz.

Zor günlerde insan olduğumuzu daha çok hatırlamak ve paylaşmayı önemsemek gerekiyor. Bu sıkıntıları hepimiz çekiyoruz. Herkeste içten içe bir endişe hakim. Virüsü elbet bir şekilde atlatacağız. Ancak yaşadığımız sürecin ekonomik yansımaları bir süre daha devam edecek gibi. Bu noktada ne yazık ki şimdi sabrettiğimizden daha fazla sabır göstermemiz gerekecek. Ancak ülke olarak yakaladığımız birliktelik bu zor günleri aşmamıza imkan sağlayacak. Her türlü zorluğu birlikle yenmek mümkün.

 

Tebrikler çocuklar

Moralsiz günler yaşadığımız şu süreçte keyfimizi yerine getiren gelişmeler de yaşanıyor. Karasu Şehit Hasan Keleş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, dezenfektan üretti. Tam da ihtiyacımız olan bir ürün. Piyasada vurguncular kol gezerken, Karasulu esnaf bile toptancılardan yüksek fiyata ürün alıp kâr marjından feragat etmek zorunda kalırken piyasaya sürülen bu ürün son derece kıymetli.

Bu hengamede çocukların ve öğretmenlerin gayreti güme gitmemeli. Emeği geçen ve kendini bu anlamda sorumlu hisseden bireylerin hakkını teslim etmek lazım.

Elinize emeğinize sağlık.

 

Meclis yapılacak mı

18 Mart Töreni kısıtlı katılımla gerçekleşti. Ak Parti’nin planlanan kongreleri ertelendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantıları yapılmıyor. Önümüzdeki günlerde Karasu Belediye Meclisi’nde oturum yapılması gerekiyor. Nisan Meclis’leri kritiktir. Komisyon üyelikleri yeniden belirlenir. Bunun yanında belediye başkanının faaliyet raporu okunur ve oylanır. Denetim komisyonu raporları okunur. Gündemi hayli yoğun olan bu meclis oturumlarına vatandaşlar da ilgi gösterir. Meclis toplantılarının vatandaşa kapalı oturumlarda gerçekleşmesi yasa gereği söz konusu olamıyor.

Toplantıya 25 belediye meclis üyesi, belediye başkanı ve müdürler katılıyor. Teknik personel ve basın mensuplarını da dahil ettiğinizde 30-35 kişi ediyor.

Vatandaşlar ve muhtarlar da bu toplantıları yakından takip ediyor. O zaman sayı 100’e ulaşıyor.

100 kişilik bir topluluğun bir saati aşkın süre bir arada bulunması risk içeriyor.

Toplantı yasal olarak vatandaşın izlemesine kapatılmadığına göre, içeriye sadece belediye basın görevlisi alınsın. Bu esnada oturum internet ortamından canlı olarak yayınlansın. Bu şekilde kimsenin aklında bir soru işareti de kalmamış olur. Oylamalar olabildiğince hızlı gerçekleştirilirse risk en aza indirilmiş olur.

Ya da daha sağlıklısı meclis oturumları bir süreliğine ertelensin.

Neticede hiçbir şey insan hayatından daha kıymetli değil.


20 Mart 2020 Cuma 13:47
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

BATUR’DAN YORGUNLUĞA FORMÜL

Karasu Aktar Baharat İşletmecisi Özgür Batur, bahar yorgunluğuna bitkisel çözüm olan formülü açıkladı.

NİTELİKLİ DENİZCİLER YETİŞECEK

TV264 canlı yayınına katılan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık,

ÇAY OCAĞI İŞLETMECİSİ DEĞİŞTİ

Bir süredir kulislerde kimin alacağı konuşulan Karasu Kaymakamlık binasının zemin katında yer alan Çay

ÇALIŞKAN ÇALIŞMALARI ANLATTI

Anadolu Gençlik Derneği Karasu Temsilciliği Mali İşler Birim Başkanı İsmail Çalışkan, vatandaşlar

MELEN PROTOKOLÜ İMZALANDI

Kocaali ve Karasu başta olmak üzere kuzey bölgesinin önemli projelerinden biri olarak gösterilen Melen Botanik

MECLİS AÇILIYOR

İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nün talimatıyla, ilçe belediye meclislerinin

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort