sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

02 Nisan 2020 Perşembe

Sakarya Kuzey Slogan

Karasu’yu neden su basıyor

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com


Her şeyi kadere yormak mümkün. Ancak bilimsel gerekçeleri de okumak lazım. Karasu Denizköy Mahallesi’nin zaman zaman su basıyor. Peki bu baskın olmadan önce su nereyi basıyor? Kaynarca’nın Büyükyanık Mahallesini. İkisinin ortak özelliği ne? Longoz.

Büyükyanık’ı su bastıktan kısa bir süre sonra Denizköy’ü de basıyor. Denizköylü vatandaşa soruyorsun, “Buradaki köprünün altı dolu. Onun için su geri basıyor” diyor. Haklı. Çünkü ona da öyle açıklama yapılmış. Su baskınının sebebini “Kendin ettin kendin buldun”a bağlamışlar. Oradaki vatandaş da kabullenmiş durumu.

Aslında durumu herkes kabullenmişken fazla da kurcalamamak lazım ama…

Durum onların sandığı gibi değil.

Acarlar Longozu’nda su seviyesi yükseldiğinde Sakarya Nehri’ne su akışı oluyor. Ancak kış aylarında Sakarya Nehri de yüksek olduğu için Acarlar’ın suyu Nehre karışamıyor. Bu durumda da geriye basıyor.

Geriye basması durumunda Denizköy’e su basmıyor.

Su Büyükyanık’ta toplanıyor ve oradaki arazileri su basıyor.

Kaynarca’da çalışma yapılıp, su tahliyesi sağlandığında Denizköy’ü su basıyor. Aslında Kaynarca’daki çalışma yapılırken Denizköy’ü su basacağı da biliniyor. Ama nasılsa Denizköy’deki vatandaş kabahati kendinde arar diye düşünüldüğü için konu gargaraya getiriliyor.

Şimdi yapılması gereken Karasu ve Kaynarca Belediyelerinin bir araya gelmesi. Acarlar Longozu konusunda sağlıklı bir çalışma yapılması için girişimde bulunması. Bölge halkına da göle de zarar vermeyecek bir proje yapmak elbette mümkündür.

Her şeyi kadere yormak da kalıcı çözüm bulmak da bir tercihtir. “Dur şimdi başımıza iş çıkarma” diyorsanız o ayrı konu elbette.

 

İyilik mi görev mi

Karasu Belediyesi Fen İşleri Müdürü Tolga Eray bir hastalığa yakalandı. Tedavisi uzun sürecek bir rahatsızlık bu. Sonucunda Tolga’nın düzeleceğine olan inancımız tam. Tolga sadece Taylan’ın değil hepimizin kardeşi. Onun için Tolga’nın rahatsızlanması bizim kardeşimizin rahatsızlanması demek.

Kardeşinizin rahatsızlanması durumunda ona iyilik yapmazsınız. Kardeşinize karşı olan görevinizi yerine getirirsiniz.

Pazartesi günü başta Tolga Eray olmak üzere tüm ilik bekleyen hastalara donör olmak için bir tüp kan verilecek. Karasu Atatürk Bulvarı’ndaki bu işlem bir dakika kadar sürüyor. Sizin iliğinizin uygun olup olmadığına bakılıyor. Canının yanmıyor, herhangi bir eksilmeniz meydana gelmiyor.

Dahası azıcık canınız yansa bile bir kardeşinizin hayatını kurtaracak olmak için o kadar acıya da dayanabilirsiniz.

Özetin özeti: Tolga Eray için pazartesi günü Karasu Atatürk Bulvarı’ndayız. Bu bir hayat kurtarma seferberliği. Hepimiz bu noktada duyarlı davranmak zorundayız. Ola ki pazartesi günü işiniz olursa (hayat kurtarmaktan daha kıymetli ne işimiz olacaksa artık) herhangi bir Kızılay kan merkezine gidip ilik nakli için donör olmak istediğinizi beyan edebilir ve donör olabilirsiniz.

Ve son olarak…

Bu bir iyilik değil. Kardeşinize karşı göreviniz.

Unutmayın!

 

Yeni yatırımcıların kıymetini bilelim

ama eskileri de kaybetmeyelim

Uzunca bir süreden bu yana etkisini artırarak sürdüren ekonomik krizde pek çok can sıkıcı şey yaşandı. Ümidimiz o yönde ki artık kötü günler geride kalmış olsun (kimileri bu duruma “Kötü günler geride kaldı. Şimdi çok kötü günle başlıyor” diye espri yapsa da).

Piyasada yavaş yavaş hareketlenmeler başladı gibi. Havaların önümüzdeki aydan itibaren ısınması ile birlikte piyasaya da inceden bir hareket gelecek gibi. Gerek Karasulu yatırımcılar gerekse ilçe dışından yatırıma gelenler artık işlerine hız vermiş durumda.

Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan Tan Kauçuk firması üretime başlamak üzere. Takımsaş firması da temellerini attı. Onlar da yıl sonuna kadar faaliyete geçmeye hazırlanıyor. İki firma da İstanbul’da deneyimi olan yapıda. Bu firmalar hem İstanbul’dan buraya tersine göçe neden olacak hem de buradaki insanlara yeni iş alanları kazandıracak.

Bir firma fabrikasını olduğu yerdeki insanları personel seçmek ister. Çünkü insanlar kendi ata toprağını kolay terk etmez. Onun için bu iki firmanın Karasu’ya genel manada yüksek katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

Yeni gelen firmaların yakın bir zamanda Karasulu olacağını hatta Karasulu olmak zorunda kalacağını biliyoruz.

Ama bu arada Karasu’nun yıllardan bu yana her türlü yükünü çekmiş olan yatırımcılarını da unutmamak lazım. Yani Karasu’nun öz evlatlarını. Karasu’yu Karasu yapan işadamlarımızın hakkını yememek lazım.

Geride kalan hafta Karasu’ya uluslar arası bir marka zincirini getirdiler. Burger King Sakarya’da sadece Karasu’ya şube açtı. Bu bile başlı başına Karasu’nun nereye geldiğinin göstergesi konumunda. Her ne kadar biz hep “Karasulu kazansın” diyorsak da bu şekildeki firmaların Karasu’yu tercih etmesi ve hatta Karasulu işletmeci ile çalışmak durumunda kalması  önemsenmesi gereken bir durum.

Demem o ki…

Yeni yatırımcı mühim elbette. Ama yeni yatırımcıya sağlanan kolaylık ve hoşgörü Karasu’nun öz çocuklarına da sağlanmalı.

Sel gider kum kalır. Anlarsınız ya…

 

İlde kuruldu darısı başımıza

Sakarya’da kent konseyi resmen kuruldu. Bu şekilde sivil oluşum, siyasetle doğrudan temas kurabilecek.

İşler bir kent konseyi olması durumunda da Sakarya’nın geleceği ile ilgili bakılmadık noktalardan görüntüler elde edilebilecek. Siz iktidar olduğunuzda iktidar açısından bakar ve ona göre kararlar almaya çalışırsınız. Çoğunca muhalefetin eleştirilerine kulak tıkarsınız. Muhalefetin iyi niyetten uzak olduğunu düşünürsünüz. Muhalefette olduğunuzda iktidarın sizi dinlemeyeceğini düşünür ve bazen sırf eleştiride bulunmak için laf edersiniz. Ama kent konseyleri hem iktidardır hem de muhalefettir. İktidar temsilcisi de vardır, muhalefet temsilcisi de…

Aldığı kararlar hem eleştiri içerir hem de icraata öneridir.

İktidar, iktidar penceresinden bakmayı, muhalefet de muhalefet açısından değerlendirme yapmayı sürdürürken yeni bir pencere açılır kent konseyi ile. Bu şekilde yeni bir bakış açısı daha olduğu fark edilir.

Siyah ve beyazdan başka renklerin de olduğu fark edilir.

“Herkesin gökyüzü penceresi kadardır” sözünü dikkate alırsak gökyüzümüz genişlemiş olur.

Sakarya’da şu ya da bu şekilde bir kent konseyi kuruldu.

Karasu’daki kent konseyi daha önce verimli şekilde çalışmadı. Verimli şekilde çalışmayan kent konseyi Kocaali’ye örnek oldu. Kocaali’de kurulması planlanan kent konseyine “Karasu’da kuruldu da ne oldu” şeklinde cevap verildi. Kimse “Kötü örnek, örnek değildir” demedi. Konu kapandı.

“Her adımında Sakarya Büyükşehir Belediyesi’ni örnek alan ilçe belediyeleri bu adımı da örnek almalı” diye düşünüyoruz. Bu şekilde Karasu ve Kocaali’de de sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve hatta muhalefet partilerinin üyeleri kent konseyi içinde kendilerine yer bulabilir ve şehirle ilgili fikirlerini dile getirebilir.

Kötü örnek olarak gösterilen Karasu da bu konuda bir adım atarsa belki bu konudaki olumsuz sicil de temizlenmiş olur.

Kent konseyi olmazsa yapılan işlerin karşıdan nasıl göründüğünü anlamak bu kadar kolay olmaz. Onun için bu konuyu önemsiyoruz.

Yoksa zaten karar verici noktadaki belediyelerin bu yetki paylaşımı diye bir şey söz konusu değil. Sadece sorumluluk konusunda “Kent konseyi de bu işe onay verdi” derseniz sorumluluk konusunda eliniz güçlenir.

Onun dışında kaybedecek bir şeyiniz de yok.

 

Şoförlerden mantıklı bir soru

65 yaş üstündeki vatandaşlar, şehit yakınları ve engellilerin ücretsiz kart ile araçlara binmeleri konusunda bir sıkıntı olduğunu daha önce yazmıştık.

Zaten yazmasak da siz bir dolmuşa binseniz bu sıkıntıyı görebiliyorsunuz. Hakkı ile kartı alan ve kullanan insanlar da var haksız yere kullanıp gezme aracı olarak gören de… Zaten sorun bu ikinci kesimden kaynaklanıyor. Sadece ihtiyacı olduğu zaman kullananlar seyahat etse kimse sesini çıkarmayacak ama…

Adam 65 yaş üstü kartı sahibi ve Adapazarı’nda işe girmiş ise… Durum amacından uzaklaşmış oluyor.

Neyse konumuz bu değil.

Şoförlerle sık sık sohbet etme imkanı buluyoruz. Adam diyor ki, “Abi biz 65 yaş üstündekileri ücretsiz taşıyalım. Tamam da bu insanların tek ihtiyacı taşıma mıdır? Mesela Agdaş 65 yaş üstündekilere ucuz doğalgaz veriyor mu? Bu adamların ihtiyacı ısınma mıdır? Gezinme midir? Fırıncılar bu kişilere ucuz ya da bedava ekmek veriyor mudur? Sedaş bu kişilere ucuz elektrik veriyor mudur? Yoksa ‘arabaya binip gezsinler. Tüm dertlerini unutsunlar’ diye mi düşünülüyor?”

Konuya bu açıdan da bakmak lazım aslında.

 

 

 


24 Ocak 2020 Cuma 12:06
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

OLAN OLMAYANA VERMELİ

Semerkand Vakfı Karasu Başkanı Fuat Ertürk, vakıf olarak “Olan olmayana yardımda bulunsun” kampanyası

YIKIMLARA BAŞLANDI

Karasu Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Karakaş, Karasu Belediyesi tarafından merkezde kötü görünüme sahip

PTT GÜNLÜK LİMİTİNİ YÜKSELTTİ

Karasu PTT Müdürü Ayşe Kalkan, PTT'de koronavirüs önlemleri kapsamında günlük para çekme limitinin 3 bin

KÜÇÜK ESNAF SİNEK AVLIYOR

Karasu Birlik Büfe İşletmecisi Ali İhsan Çakıroğlu, Türkiye'de de yayılma gösteren koronavirüs ile mücadele

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort