25 Eylül 2020 Cuma

SAKARYAKUZEY

HASTALIKTA CEZADA

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

Karasu koronavirüs liginde üst sıralarda mücadele ediyor. Açıklanan resmi sayılara göre Sakarya’da ilk beşteyiz. Yüzün üzerinde pozitif vakamız var. Sakarya’da nüfus ile orantılandığında aslında birinci sıradayız. Ancak buna rağmen durumu yeterince önemsemiyoruz.

İnsanların kaderci olmasına bir şey demiyorum. Ama kader insanların her şeyi Allah’a bırakması değil ki!

Buraya kadar kısmı hastalıkla alakalı.

Biliyorsunuz Cuma akşamı sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Ve hatta bundan sonra hafta sonları sokağa çıkma yasağı devam da edecek gibi. Yasak tüm Türkiye’de uygulanıyor. Ama “Bize de mi yasak” diyen kendini sokağa atmış. Bu durumda Karasu il çapında bir kez daha adını duyurdu. Yasaktan en fazla cezai işlem uygulanan ilçe de Karasu olmuş oldu.

İyi bir şeyle uzunca bir süreden bu yana gündem olamayan Karasu, konu sıkıntılı işler olduğunda zirveye oynuyor. Umarız bundan sonraki süreçte iyileşen hastalarla ve kurallara uymalarımızla gündeme geliriz.

 

Çiftçileri duymak lazım

Sokağa çıkma yasağının asıl amacı virüsün yayılmasını engellemek. Ancak sokağa çıkma yasağı köyde yaşayanları farklı şekilde mağdur ediyor.

Birincisi köylere ekmek alışıldık saatte ulaştırılamıyor. Köylerde ekmek ihtiyacının günlük ne kadar olduğu belli olduğuna göre o sayıdaki ekmek erken saatte muhtarlara teslim edilsin ve bu şekilde sıkıntı olmadan bu iş çözülsün.

Pek çok kişi hafta içi ilçe merkezlerinde işlerini hallediyor hafta sonlarını köyde fındık bahçelerinde geçiriyordu. Sokağa çıkma yasağı hafta sonu uygulanınca fındıklık işlerinde aksama meydana gelebilir. Bu konuda da bir düzenleme şart. Bu sene pek çok kişi ekonomik zorluk çekecek gibi. Dolayısıyla fındık bu sene çiftçi için ana gelir kalemlerinden biri olacak.

Ne yazık ki hepsi bu kadar da değil. Ahırdaki hayvanlar otlağa atılmaya başlamıştı. Bazı çiftçilerin ahırındaki yem stoğu bu aylarda bitiyor. Bitmese bile yaş ot yemeye alışan hayvanlar artık yemin yüzüne pek bakmıyor.

Sokağa çıkma yasağı insanların canını darladığı gibi hayvanları da bunaltıyor.

Tüm bu durumlar göz önüne alındığında çiftçilerin sıkıntı yaşadığı ve çiftçilerin yaşadığı bu sıkıntının bir an önce giderilmesi gerekiyor.

 

Daha etkin olunmalı

Karasu Belediyesi’nin ekonomik durumu belli. Bu konuda Ankara’dakiler de aslında pek bir şey yapamıyor. Gelirler durma noktasına geldi. İnsanlar evden çıkmıyor ki fatura yatırsın. İnşaat yapmıyor ki ruhsat alsın. Bir terminal geliri olacaktı o da yalan oldu. Şartlar gerçekten zor. Allah için.

Ama yerel yönetimler hükümetin eli kolu konumunda. Vatandaşa doğrudan ulaşılan kılcal damarlar gibi.

Onun için daha aktif olmak durumundasınız. Muhtar Müdürlüğü ile muhtarlar arasındaki whatsapp konuşması yansıdı geride kalan hafta gazetelere. İddiaya göre konuşmada belediyenin yardım etmediği ve muhtarların bu konuda vatandaşları belediyeye yönlendirmemeleri istemiyor.

Belediye illa kendi gelirleri ile hareket etmek zorunda değil ki! Birilerinden yardım toplayıp güvenli bir şekilde yardımları yerine ulaştırmak da bir hizmettir.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi gelip Karasu’da maske dağıtıyor. Ama köylerde maske dağıtımı zayıf. Büyükşehir’den maske alınıp, bırakın Büyükşehir’i Karasu’daki atölyelerden veya Karadeniz Mesleki ve Anadolu Lisesi’nden maske alınıp dağıtılabilir.

Muhtarları organize edebilir ve onlara “Arkadaşlar tanıdıklarınızdan yardım toplayın” diyebilir.

Bu şekilde hep birlikte bir havuz oluşturulabilir. Herkes elindeki avucundakini koyar ve ihtiyaç sahiplerinin listesini paylaşır. Bu şekilde olan olmayana vermiş olur. Bu şekilde bir toplumsal dayanışma ortamı teşkil eder.

Karasu Belediyesi’nin en bilindik hizmetinin çöp taksi uygulamasının saatlerini anons etmesi gerçekten üzüntü verici.

 

Anons metinlerini kim yazıyor

Koronavirüs ile alakalı olportarak sık sık anons yapılıyor. Vatandaş ikaz ediliyor. Aklı başında adam zaten anonsa ihtiyaç duymadan sosyal mesafesini koruyor. Umursamaz davranan zaten anonsu duymazlıktan geliyor.

Ama anons metinlerinin düzgün yazılması gerekmez mi?

“Nasılsa kimse bizi dinlemiyor” diye düşünülerek anons yapılmaz ki!

Biz ciddiyetle dinliyoruz sizi.

 

TOKİ’de port mu yok

Okullar uzaktan eğitime geçti. Hal böyle olunca evlerde internet kullanımı zorunlu hale geldi. İstanbul’dan gelen yazlıkçıların çok büyük bir kısmı da evlerine internet bağlatmak zorunda kaldı.

Hal böyle olunca Karasu’daki portlarda sıkıntı olmaya başladı. Uydu interneti kullananların sayısı arttı.

Ancak pek çok kullanıcı başvurusuna “uygun port yok” yanıtı alıyor. TOKİ’deki vatandaşlar internet başvurusu yaptığında “Yıl sonuna kadar port olmadığı” şeklinde yanıt alıyor. Bu durumda öğrencilerin ve velilerin zorluk yaşaması kaçınılmaz oluyor.

Bu duruma acilen el atılması ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi gerekiyor.

 

Vasat ümmet olmak

Sokağa çıkma yasağı geldiğinde herkes evdeki ekmek durumunu gözden geçirdi. Kapalı olması gereken marketler açıldı. İnsanlar sosyal mesafeyi unuttu. Maskesini bile yanına almadan kendini marketlere attı.

Kimi de sosyal medya üzerinden yasağın geldiği saati eleştirdi.

Devlet normal şartlar altında sokağa çıkılmayacağına ilişkin tedbirleri alır sonra yasağı ilan ederdi. Yöneticilikte kuraldır: “Uygulatamayacağın emri  vermeyeceksin.”

Devlet kendi otoritesine ve kendi vatandaşına güvendi ve önlem almadan sokağa çıkma yasağını ilan etti. Ancak vatandaş aklı ile değil duyguları ile hareket etti. Yani devletin vatandaşa güvendiği kadar vatandaş devlete güvenmedi.

Ertesi gün neredeyse hiçbir aksilik yaşanmadı. Herkes ekmeğine de suyuna da ulaşabildi.

Oysa az sabretseydik, sayım zamanlarında darbe zamanlarında insanların ihtiyaçlarının karşılandığını hatırlasaydık, hiç bunlar yaşanmamış olacaktı.

Yasak sadece sizi ve ailenizi kapsamadığına göre, devlet sizin, ailenizi ve sizin gibi milyonlarca kişinin ihtiyacını düşünmek zorunda olduğuna göre, aslında kimsenin mağdur olmayacağını hemen düşünebilecektiniz.

Böyle durumlarda karar alıcılara itimat etmek ve vasat ümmet olmak gerekir. En azından devlete güvenmek gerekir.

 

Korkusu yeter

Tüccarın biri bir gün yolda ebayla karşılaşır. Endişeyle Veba'ya bakar ve "Nereye gidiyorsun?" diye sorar. Veba, "Bağdat'a" diye yanıtlar. “Kaç kişinin canını alacaksın?” diye tekrar sorar Tüccar. Veba, “Çok değil, sadece 5 bin kişi” der. Aradan zaman geçer ve Tüccar yolda yine Veba'yı görür. Fakat duymuştur ki Bağdat'ta vebadan dolayı 60 bin kişi ölmüştür. “Bana 5 bin kişiyi öldüreceğini söylemiştin. Oysa sen 60 bin cana kıymışsın” diye hiddetlenir Veba'ya. Veba ise gayet sakin ve kendinden emin, “Ben 5 bin kişi öldürdüm. Geriye kalanı korkudan öldü” der. Hikaye alıntı. Ve hayal ürünü. Ama alınması gereken gerçek bir ders var. Bir şeyden sürekli korkarak yaşayamazsınız. Ama tedbir almanız önemlidir.

Nasıl ki deprem gerçeği ile yaşamaya alıştık. Virüs ile de yaşamak zorunda değiliz elbette. Ama gerekli tedbirleri aldığımızda hayatımız aslında yoluna girecektir.

Aksi halde ya rahat davranmaktan ya da korkudan hayat akışımızı bozmamız mümkün.

 

Dezenfektanlar çoğaltılmalı

Koronavirüs ile mücadelenin en önemli adımı hijyen. Sosyal mesafe de önemli ama dezenfektan ile temizlenmek daha önemli.

Geçen hafta şehirdeki bankamatiklerin yakınına dezenfektan konması gerektiğini söylemiştim. Bu konuda ısrarlıyım.

Market giriş çıkışlarına da dezenfektan konmalı. Araçlara binenlere dezenfektan verilmeli.

Tedbirler kademe kademe artırılmamalı. Aksine var gücümüzle mücadele etmeli ve sonunda bu badireyi en az hasarla atlatmalıyız.

 “Şu anda o kadar tehlike yok” demek tehlikenin daha büyümesine fırsat vermek demektir. “Şu anda o kadar büyük tehlike yok” ise ne zaman olması lazım? Harekete geçmemiz ve bütün gücümüzle mücadele etmemiz için Karasu’daki sayının ne olması gerekiyor? Kimse ölmeden, yangın küçükken, tehdit henüz ölümcül seviyede değilken önlemleri sağlam alsak da bu işten hiç hasarsız kurtulsak olmaz mı?


16 Nisan 2020 Perşembe 16:10
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

KONGRE CUMARTESİ GÜNÜ YAPILACAK

Ak Parti Karasu İlçe Teşkilatı’nın koronavirüs salgını ve yasaklardan dolayı ertelenen 7’inci Olağan

O MAHALLE ŞEHİTLERİNİ UNUTTURMADI

Tunceli'nin Mazgirt ilçesinde 2003 yılında şehit olan Serkan Sağır’ın babası aynı zamanda Resuller Mahalle

KARASU’DA TEK BELGELİ OKUL

Türk Standartları Enstitüsü (TSE) uzmanlarının gerçekleştirdiği denetimler sonucu Karasu Sezi Eratik Ortaokulu

ÖZŞEN’LE EĞİTİMDE ZİRVE

Özşen Koleji geçtiğimiz hazırlıklarını tamamlayarak 21 Eylül Pazartesi günü derslere başladı. “Eğitime

29 YILLIK GÖREVİNE VEDA ETTİ

Karasu Kaymakamlığı Özel Kalem Müdürlüğü personellerinden İdris Demirci, emekli oldu. 29 yıl önce memuriyet

SERVİS ŞOFÖRLERİ SESSİZ ÖLÜLER

Karasu Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Kerim Uyar, koronavirüsle mücadele kapsamında alınan

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
849 hit, 496 ziyaretçi, 627 ziyaret
Bu ay:
3688 hit, 2192 ziyaretçi, 3087 ziyaret
Toplam:
421571 hit, 128894 ziyaretçi, 192923 ziyaret
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
şişli escort şirinevler escort