15 Ekim 2019 Salı

Sakarya Kuzey Slogan

Bu birlik bize yaramadı

MÜNİR ALİ KARA

MÜNİR ALİ KARA

E-Posta : munirali@yahoo.com

 Bu birlik bize yaramadı

Karasu ve Kocaali’den Adapazarı’na yolcu taşıyan araçlar birlik oluşturduğunda pek çok vatandaş sevinmişti. En azından Adapazarı’na ne kadar sürede gidileceği belliydi.

Hatta saatler belirlenmişti. Bunun yanı sıra rekabet olup araçlar birbirini sollamayacağı için bir huzur ortamı bile tesis edilebilecekti.

Birlik oluşturulurken de Allah için çok güzel kurallar konuldu. Bu kurallar aslında halkın gazını almak için de değil iyi niyetle konuldu. Hatta kurallar arasında yolcuları koruyan o kadar keskin kurallar vardı ki araç sahiplerinin canı yanıyordu.

Zaman içinde çıkan yasalar, değişen yollar, ekonomik şartlar falan…

Mesela ilk sistemde araçlar Limandere’ye giriyordu. Sonra saat başı araçlarının Limandere’ye girmesi zorunlu denildi. Şimdi Lİmandere’ye giren araç var mı?

İlk zamanlar Adapazarı’na gidiş dönüş saati vardı. Hangi araç kaç dakikada hangi terminalde olacak belliydi. Şimdi araçların kaç dakikada Adapazarı’ndan geldiği belli mi?

İlk zamanlar terminalden çıkan araçların mutlaka birkaç koltuğu boş bırakılıyor, yoldan gelecek olan yolcuya yer ayrılıyordu.

Şimdi terminalde sürekli, “Bekle kaptan bir kişilik boş yer var” diyor.

Eskiden yolcu şikayet ettiğinde şikayetinde yolcunun haklılığı üstünden gidiliyordu. Ceza alan araç ve şoför ilan ediliyordu. Şimdilerde tüm şoförler kurallara uyuyor olmalı ki hiç ceza alan yok!

Eskiden şoförlerin kılık kıyafetine kadar bir denetim vardı. Sakal tıraşına kadar konu ediliyor, denetleniyordu. Şimdi?

Yoldan çocuklu kadın biniyor ayakta kalmak zorunda. Zaten yoldan biniyorsa ayakta kalmayı hak ediyor demektir.

Yoldaki yaşlı para vermediği için (kartı olmasa da yaşlı olduğu için “muhtemelen kartı var” diye düşünülüyor) durmaya değer bulunmuyor.

Araç içinde “siz” diye bir hitabı çok nadiren duyuyorsunuz. Genel olarak insanlara “Sen” diye hitap ediliyor.

Araçlarda artık muavin yok. Bebek arabası ile araca binmek zorunda olan bir kadın bebeğini mi kollasın bebek arabasını mı katlasın? İnince yol ortasında bagajı açıp kendisi mi bebek arabasını alsın?

Muavin olmayınca herkes kendisinin muavini olmuş oluyor.

Karasu ve Kocaali arasındaki fiyat da her zaman eleştiri konusu olmuştur. Olmalıdır da.

Mazot her yerde aynı, müşteri potansiyeli de düşük değil. Zaten dolmadan yola çıkmıyorsunuz.

Ama Adapazarı’ndan İstanbul’a 20 liraya gidilirken aynı Adapazarı’ndan Karasu’ya 12 liraya gelinmesini de birinin açıklaması lazım.

Yol güzergahında indi bindi yapan herkesten 4 lira alınması çok izah edilebilir bir durum değil. Adapazarı Karasu 50 kilometre kabul ediliyor. Karapınar-Karasu da 10 kilometre. Adam Karapınar’da inse de Karasu’da inse de 12 lira veriyor. Yolun yüzde yirmisini daha az gidiyorsunuz ama yolun yüzde yüzünü ödüyorsunuz.

Tüm bunların yeniden elden geçirilmesi lazım.

Ya da firmaların yeniden ayrılması ve vatandaşın rekabet çerçevesinde kaliteli hizmet alması gerekli.

Yoksa bu Birlik vatandaşı çok da memnun etmedi.

Bilesiniz.

 

Yaptıklarınızla anılın

yaladıklarınızla değil

Gazeteciliğin pek çok tanımı vardır. Bunlar arasında benim en sık kullandığım şudur: “Gazeteci, insanlara kendi işlerini nasıl yapmaları gerektiğini hatırlatan kişidir…”

Siz elbette kendi işinizin ustasısınız. Kendi işinizi nasıl yapacağınızı en iyi siz bilirsiniz. Ama zaman içinde kendi işinizi savsaklamaya başlarsınız. İşte o durumda gazeteci size işinizi doğru yapmanız gerektiği yönünde hatırlatma yapar.

Şimdi okuyacağınız yazıda öğretmenlere ne yapacaklarını hatırlatmak zorundayım. Bir insan öğretmenlik mesleği nasıl unutur? Nasıl aksatır? Öğretmen olduğunu nasıl idrak edemez?

İsim vermeden (bu defalık) yazacağım bu konu gerçekten çok içimi acıttı.

Okullara müdür atamaları yapıldı.

Müdür atamaları esnasında pek çok kişi sendikal ya da bireysel destek aldı. Deyim yerindeyse kıran kırana mücadele oldu. Aynı sendika içinde olanlar bile karşı karşıya geldi. Savaş gibi bir şeydi ama silah yoktu.

Neyse neticede müdür atamaları gerçekleşti.

Müdür olarak tayin edilmediğini anlayan kişiler sosyal medyada sessizliğe büründü. Sitemlerini ilgili yerlere doğrudan iletmeyi tercih ettiler. Ancak müdür olarak yeni dönemde görev alacak isimlerden bazıları sosyal medya hesaplarından kendi TC kimlik numaralarının da apaçık göründüğü atama mesajlarını paylaştı. Bazı kişiler kendi içinde lakap taktığı kişilere nispet yaptığını açıkça paylaştı.

Kardeşim sakin ol!

Sen artık okul müdürüsün. Kaldı ki daha önce de öğretmendin. Biz seni çocuklarımızı olgunlaştırman için görevlendirdik. Sen kendin çocuklaş diye değil!

Ne demek “Avarel”, ne demek “Tipitip…”

Bir sakin ol bakalım. Hani “Ağır ol da molla desinler” derler ya…

Ağır ol be kardeş.

O dediğin kişileri ben tanımam. Ama muhtemelen senin arkadaşların kime ne dediğini anlamıştır. Peki müdür olmak mıydı amacın yoksa müdür olarak en iyi hizmeti vermek miydi?

Bir de onu düşün bakalım?

Senin müdür olman sana mı artı yazar eğitim camiasına mı? Benim çocuğum senin müdür olan sayesinde daha iyi eğitim alabilir mi? Beni orası ilgilendirir. Senin rahat bir odada tek başına çalışacak olman senin işini kolaylaştırır…

Bir de ne olur öğretmen arkadaşlarım. Yaptıklarınızla anılın. Yaladıklarınızla değil…

Kime oy verirseniz verin, hangi sendikadan olursanız olun, kime gönül verirseniz verin mesainizi sattığınızı unutmayın. Öğretmenlik okulda bırakılan bir meslek değil. Siz sosyal medyada da öğretmensiniz. Ne olur paylaşımlarınız siyasi ağırlıklı olmasın. Küfürlü paylaşım yapan öğretmen benim çocuğuma ne öğretecek Allah aşkına…

Sayfasında eğitimle alakalı paylaşım olmayan ama siyasetten başka bir şey yazmamış adam öğretmenim dememeli…

Özetle…

Kendi mesleğinizi nasıl yapmanız gerektiğini size hatırlatmak zorunda kalmak acı…

 

Bu borçtan kurtulmak lazım

Geride kalan hafta Karasu Belediyesi’nin sırtında kambur gibi duran 46 milyon liralık ihale ödemesinin altı ay süre ile ötelendiğini öğrendik.

Bu süre içinde hizmet etmek çok mümkün mü bilemiyorum. Ancak normal belediyelerin aldığı geliri alırsanız, diğer belediyelerden daha az hizmet etmemeniz beklenir.

Dolayısıyla “Personelimiz fazla”, “Araçlarımız yenilenmeli” falan diyemezsiniz. Altı ay içinde Karasu Belediyesi diğer belediyelerden daha fazla hizmet etmek zorundadır da…

Başka bir şey daha olmalıdır.

Bu süre içinde Ankara’daki temaslar sürdürülmeli ve 46 milyonluk ihaleden kaynaklanan ve ödemesi 100 milyon lirayı bulan kredinin dondurulması talep edilmelidir.

Neden?

Çünkü herkesin gözü önünde gerçekleşen bir süreç yaşanıyor. Bu süreçte Karasu Belediyesi’nin bu borcu ödemesinin imkansızlığı ortada.

İflas etmemiz lazım.

Süreç içinde 46 milyonluk hizmet edildiyse bu hizmetin Karasu’nun en azından 5 yıllık sorunlarını halletmiş olması lazımdı.

Karasu’nun önümüzdeki 5 yıl için sorun olmayacak bir konusu var mı?

Mesela, “Önümüzdeki beş yıl boyunca yol sorunumuz olmayacak” diyebilir miyiz? Ya da “Önümüzdeki beş yıl için altyapı sorunumuz kalmadı?” demek mümkün mü? Veyahut “Bizim önümüzdeki beş yıl boyunca çöp sorunumuz olmayacak” deme ihtimalimiz var mı?

Bizim önümüzdeki 10 yıl ödeyeceğimiz kredi önümüzdeki 5 yıla dair hiçbir sorunumuzu çözmemişken, bu borcu ödeyip, diğer ihtiyaçlarımızı da gidermemiz nasıl beklenebilir?

Bakın şöyle pres yapılmalı.

Bu kredinin veriliş şekli, ihale ediliş biçimi ve teslimatlar zaten yargıya konu edilmiş. Yargı süreci tamamlanana kadar Karasu Belediyesi’nin ödemeleri askıya alınsın. Eğer yargı, “Evet her şey usulüne göre yapılmıştır” derse seve seve ödeyelim.

Ama “Yok bu işte bir aksilik var” derse de borcumuzu iptal edin. Yapılan hizmet kadarını ödeyelim.

Bu yükü bu belediyenin kaldırıp kaldırmayacağı, ödeyip ödeyemeyeceği bellidir.

Karasu halkı, haksız bir bedeli ödemeye mahkum edilemez. Burada belediye yönetimi ile insanlar birbirine girmekte. Bunun da kırgınlıkları ağır sonuçlar doğurmaktadır.

Biz belediyeyi bize hizmet edecek bir kurum olarak görüyoruz. Bizim canımızı alacak kadar sıkboğaz edecek bir kuruma ihtiyacımız yok…

 


08 Ekim 2019 Salı 01:41
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Takdir toplayan kampanya

    Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, Türk Kızılayı ve Yeşilay Kulübü tarafından

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA