sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

25 Mayıs 2020 Pazartesi

SAKARYAKUZEY

Kıbrıs'ı Bitirdik

İSMAİL HAKKI YAVUZYİĞİT

İSMAİL HAKKI YAVUZYİĞİT

E-Posta : yavuyavu@mynet.com

Günler geçip de Kıbrıs yorgunluğunu üzerimden attıkça çok daha iyi irdeleme şansı bulmaya başladım yaşananları. Meğer ne kadar zor bir işi başarmışız? Ekip üyelerimiz 18 yaşından küçük olduğu için muvafakat belgeleri olmadan yurt dışına çıkamamaktaydılar. Bu sebepten, ilk önce nüfus kayıt örneklerini çıkarttık. Ardından onları notere götürüp, oradan da muvafakat için gereken işlemleri başlattık. Oyuncuların anne ve babaları tek tek notere giderek gereken onayları verdiler. Sadece bu konularla ilgili koşturmamız bir hafta sürdü. Her iki kurumdaki yetkililerde bizlere çok yardımcı oldular. Nüfus idaresinde Sn. Ömer Püskül Beye ve Noter Müdürü Sn. Sibel Geredeli Hanım başta olmak üzere, personelleri Sn. Özkan Karakurt ve Caner Koçhisar’a çok teşekkür ederim. Düşünüyorum da, şayet bizlere yardım etmeselerdi bu sorunları yine öyle kolay aşabilir miydik?



İlk etapta gereken resmi belgeleri bu şekilde halletmek moralimizi de olumlu yönde etkiledi haliyle. Uçak biletlerini de İstanbul’dan Kumru Hanım sayesinde en ekonomik şekilde satın aldık. Artık resmi onay için gereken diğer evrakların tamamlanması ile büyük bir yük omuzlarımızdan kalkmış oluyordu. Aslında ekibimiz Sakarya İl Kültür Müdürlüğü adına bu festivale katılacaktı, fakat ben yinede bu onur Karasu’ya ait olsun diye istediğimden, onay için listeyi öncelikle Karasu Kaymakamlığına göndermeyi uygun gördüm. Neticede biz Karasuluyduk ve öncelikle güzel ilçemizin adının öne çıkarılması gerekirdi. Gerçi bu aşamada onaylarımız vaktinde yetişmediği için biz yine Sakarya Valiliğine onay için sunulan ve Vali Sn. Mustafa Büyük tarafından imzalanan listelere ilave edildik sonradan.

Tüm bu zorluklara rağmen azim ve kararlılıkla çalışmalarımıza devam ettik ve neticesinde Kıbrıs’a vardık. Gittikte ne oldu? Gitmeseydik de olur muydu? Aslında bu sorunun cevabı ekibimizdeki çocuklarda... Onlara sormak lazım yani… Gerçi, ben neler yaptığımızı ve bu yaptığımız faaliyetlerin ne denli faydalı olduğunu çok iyi biliyorum. Mesela, orada iki farklı günde iki ayrı okul ziyareti gerçekleştirdik. İlk olarak bir ilkokulu ziyaret ettik ekibimizdeki oyuncularla. Öncelikle idari kadroyla görüştürdük oyuncularımızı. Akıllarındaki sorulara cevap aradılar. Ardından tüm sınıfları gezdirdik onlara, teker teker. Hangi sınıfı ziyaret ettiysek, oradaki çocukların yoğun ilgi ve sevgisiyle karşılanan oyuncularımız, kendilerini özel ve önemli hissetmişler midir acaba?  Artık tüm okul ekibimiz için teyakkuza geçirilmiş gibiydi. Bütün öğrenciler, okul içerisindeki amfi tiyatroda yerlerini alarak, müzik eşliğinde yapılan gösterilerle iyice kaynaştılar bizlerle. Birinci sınıflar bizim kızlarla aynı oyunları oynayarak başladılar eğlenmeye. Ardından okulun halk oyunu ekibi, Kıbrıs halk oyunlarından örnekler sergiledi. Son olarak ta bizim ekip oyunlarıyla coşturdu tüm okulu. Bu güzel ortamdan hiç istemesek de ayrılma vakti geldi.

İkinci gün yine boş durmadık ve bu kez de Esentepe Orta Okulunu ziyarete gittik. Okul müdürü son derece ilgili ve eğitim konusunda deneyimli bir kişi idi. Kıbrıslı festival sorumlumuzun tabiriyle gelecekteki Milli Eğitim Bakanı olacak kişiydi o. Hem Kıbrıs, hem de Türkiye’de ki eğitim - öğretim sitemi hakkında bilgi sahibi. Gelişmeleri de çok yakından takip ediyor. Gözlemlerimizde, orada halen bizdeki eski sistemin uygulandığını fark ettik. İlk ve Orta Okullar farklı binalarda eğitim vermekteydi. İlkokullar beşinci sınıfa kadar, ortaokullar ise üç yıldı. Esentepe’de lise bulunmadığından, öğrenciler eğitimlerine devam etmek için genellikle Girne ye kadar gitmek zorunda kalıyorlardı. Biz kafile başkanımızla okul müdüründen bu bilgileri alırken, ekibimizin oyuncuları da okulun kız öğrencileriyle tanışıp kaynaşmaktaydılar. Okuldaki iki kız öğrenci, aynı zamanda festivalde gösteri yapan Kıbrıs ekiplerinin birinde de oyuncuydular ve bizim kızlar onlarla zaten çoktan kaynaşmışlardı. O kızlar, şimdi bizimkilere okulu gezdirip, arkadaşlarıyla tanışmalarında kolaylık sağlıyorlardı. Bizim ekip zaten güzel Karasu’muzun kültür ve gönül elçileri gibi çalıştıklarından dolayı, yaptıkları her hareket olumlu olmaktaydı. Hemen her yerde sevgiyle karşılanan ekibimiz, tanıştıkları kişilere kültürümüz hakkında konuşmalar yaparak, hem tanınmamızda, hem de sevilmemizde etkili olmaktaydılar. Şayet bir yere gezi düzenleyecekseniz, muhakkak orayı çok iyi bilen bir rehberiniz olmalı derim. Aksi taktirde yapılan sadece değişik bir yer görmekten öteye geçemez. Bizim en büyük üstünlüğümüz, yanımızda hep konunun uzmanı bir Kıbrıslı yetkilinin bulunması olmuştu. Bu kez de Kıbrıs ta ki Türk şehitliklerini gezecektik. Araç şoförümüz çok anlayışlı ve yardımsever bir kişiydi. Zaten böylesi gezilerde şoförle anlaşamazsanız tüm yolculuğunuz bir kabusa dönüşebilmekte. Onca oyuncunun sorumluluğu yetmezmiş gibi, birde şoförle uğraşmak zorunda kalırsınız. Bereket versin ki, bizim için tahsis edilen tüm görevliler konusunda uzman ve sorumluluğunun bilincindeki kişilerden seçilmişti.

Kıbrıs’ta iki büyük şehitlik anıtını gezdirdiler bizlere. İlki Boğaz Şehitliği oldu. Orada yaşananları en bilgili kişiden dinleyen ekip üyelerimiz, adeta o günleri bizzat yaşamış gibi hissettiler kendilerini. O sıcakta ve zor şartlarda yapılan muharebelerde şehit düşen ağabeyleri ve kardeşleri için dualar ettiler. Hani güzel bir söz vardır dilimizde, Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır… İşte bu veciz sözü orada bizzat gördü ekibimizdeki tüm oyuncular ve damarlarında hissettiler her yaşananı. Şehitlik gezilmişti gezilmesine, fakat yinede yaşananları anlatmaya yetmemiştir diye düşündü ve ekibimizi bizzat savaşların yaşandığı yere, Barış ve Özgürlük Anıtının yapıldığı koya götürdük. Burası, Barış Harekatı’nda çıkarmanın yapıldığı bir koy üzerindeki tepelikteydi. O tepelikten uzun Akdeniz boyunca Türkiye’yi aradı gözlerimiz. Ufuk çizgisi boyunca baktık durduk hep. Tıpkı o günlerde Kıbrıslı kardeşlerimizin baktığı ve yolumuzu gözledikleri günlerdeki gibi. Tur rehberimiz bizleri hem gezdiriyor, hem de o günlerde yaşananlar hakkında bilgilendiriyordu. Anıtın hemen yakınında bulunan ve çıkarmalarda kullanılan araçlar ve silahların yer aldığı Açık Hava Araç Müzesine yöneliyoruz sonra. Buradaki araçlar o günlerde yaşananlara tercüman oluyorlar bizlere. Mehmetçiğin yaşadıklarını ve şartların zorluğunu bu araçlara bakınca bile anlayabiliyorsunuz. Beş günlük Kıbrıs Festivalimiz süresince, üç günümüzü bu araştırmalara ayırdık. İki okul ve iki şehitliğimizi gezdik. Konunun uzmanlarından bilgiler aldık. Ekibimizdeki tüm oyuncular, beklide hayatları boyunca öğrenemeyecekleri konulara vakıf oldular. Üstelik aslında böyle bir düşünce ortada yokken ve sadece benim oradaki yetkililerden rica etmem üzerine. Aslında sadece festivalde gösteriler yapmak üzere davet edildik biz Kıbrıs’a… Fakat benim içim el vermiyor… İlla, gitmişken fazladan bir şeyler yapmak ve ekibimizdeki öğrencilerin bilgilenmesini sağlamak ve daha donanımlı bireyler olarak yetişmelerini sağlamak istiyorum hep. Festival çizelgesinde yer almamasına rağmen, ricamı kırmayıp bizlere bu imkanları sunan Kıbrıslı kardeşlerime buradan teşekkürlerimi de bir borç biliyorum. Nazımızı çeken ve bizlere Vatan hasreti çektirmeyen saygı değer Kıbrıslı kardeşlerimiz onlar.

Son günümüzde Lefkoşe yede bir gezi yaptık. Yarısı bize, diğer yarısı Rumlara ait bir şehir... Cadde boyu yürüyüşümüzü görevli polislerin kestiği güzel bir geziydi doğrusu. “Hop… Nereye kızlar?” Meğer devam ettiğimiz yol Rum tarafıymış. Nereden bileceksin?

Kısa kısa söylemek istediklerim var! Öncelikle bir ambargo gerçeği var Kıbrıs’a uygulanan. Son derece haksız bir rekabete yol açan. Meyve yetiştiriciliği ve turizm alanında çok başarılı olacaklarına inanıyorum oysa. Çeşitli hikayeler dinlemiştim, fakat bize ve kafilemizdeki herkese muhteşem bir ev sahipliği yaptılar. Hepimizi sevgiyle kucakladılar ve bir kardeşleri gibi ağırladılar. Çeşitli tasarı teklifleri aldığımız Kıbrıs’a çok daha gideceğiz gibi geliyor bana da. Bu ilk gidişimizde acemiliğimizden ötürü bulup ziyaret edemediğimiz Karasulu öğrenci kardeşlerimizi muhakkak ziyaret edeceğiz inşallah. Gönül köprüleri kurmaya da başladığımız bu çalışmalarımızla, güzel Karasu’muzu artık tüm Dünyada en iyi şekilde tanıtmaya devam etmek için ne gerekiyorsa yapmalıyız. İlçemizle ilgili algının gelişmesine ve güzelleşmesine katkı adına ne gerekiyorsa yapmak için çalışmalarımız aynı yoğunlukta devam edecektir. Bundan sonraki çalışmalarımızda sizleri de aramızda görmek isteriz. Sağlıcakla kalın.


20 Haziran 2014 Cuma 12:26
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

KAYNARCA MESAFEMİZ KISALACAK

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, Karayolları tarafından Karasu – Kaynarca yolu üzerinde devam eden yol

NİCE MUTLU BAYRAMLARA

Yeniden Refah Partisi Karasu İlçe Başkanı Muammer Adanur, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Her

HASTANE PERSONELİNE ÇİFTE KUTLAMA

Karasu Devlet Hastanesi Başhekimi Celalettin Akyol, covid-19 salgını döneminde özveriyle çalışan hastane

ARICILAR SEZONA BAŞLADI

Sakarya bölgesinde arıcılık yapan vatandaşlar, sezonun başlamasıyla birlikte ormanlara taşındı. Karasulu

TURHAN’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Eğitim Bir-Sen Karasu İlçe Başkanı Ferhat Tekeli ve yönetimi vekaleten yürüttüğü Karasu İlçe Milli Eğitim

PARKOMAT GERİ Mİ GELİYOR

Karasu Belediyesi olağanüstü meclis toplantısında onaylanan gündem maddesi akıllarda soru işareti bıraktı.

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort