sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

25 Mayıs 2020 Pazartesi

Sakarya Kuzey Slogan

Güzel Geleneklerimizi Güzelleştirmeliyiz

İSMAİL HAKKI YAVUZYİĞİT

İSMAİL HAKKI YAVUZYİĞİT

E-Posta : yavuyavu@mynet.com

Uzunca bir süredir bayram törenlerini gözlemlemekteyim. Hem milli, hem de manevi bayramlarımızı. Bayram öncesinden başlayarak tüm süreci en ince ayrıntısına kadar incelemeye çalıştım.

“Nerede o eski bayramlar?” diyenlerimizi de düşünerek birazda eskileri araştırdım. Kültürel ve teknolojik değişimlerin bayramlar ve kutlamalar üzerindeki etkisinin çok büyük olduğunu gördüm. Bayramları kutlamadaki tercihlerimiz ve algımızda bu iki değişimin yanı sıra üçüncü bir önemli etken daha olduğu ve aslında bunu çoğu insanın pekte fark etmediğine tanık oldum. Bu önemli etken çocukluk, gençlik ve yaşlılık sürecinde bayram kutlamalarının insan üzerinde bıraktığı farklı izlenimlerdi.

Çocukken bir bayram kutlamasına iştirak ettiğimizde hissettiklerimizin aynısını asla gençlikte ya da yaşlılıkta hissedemiyoruz. Her dönemin ayrı bir etkisi olmakta üzerimizde ve muhtemeldir ki bizlere “Nerede o eski bayramlar?” dedirten durumda buradan kaynaklanıyor.

Bu durumu göz ardı etmeden kültürel ve teknolojik değişimlerin etkisini de kabul etmek durumunda olduğumuzda çok açık. Gördüğüm kadarıyla kültürel değişimi oluşturan aslında teknolojik değişim, daha doğrusu teknolojik gelişimdir. İletişim ve ulaşım imkanlarındaki gelişmeler özellikle son yüz yılda yoğun bir biçimde yaşanmıştır. Bu durum insan hayatına oldukça etkin bir biçimde yansımıştır. Eskiden dar bir çevrede yaşayan insanlar artık her yere ve her şeye çok kolay ulaşır hale gelmişlerdir. Neredeyse tüm yaşantısını aynı kişilerle paylaşan kişiler günümüzde bir kez gördüğü insanları bir daha görememektedir. Her gün yeni arkadaşlıklar ve teknolojinin sunduğu iletişim olanakları sayesinde kurulan birliktelikler yaşanmakta.

Bu kolaylıkta zamanla tatminsizlik ve samimiyetsizliği de beraberinde getirmektedir. Öyle düşünüyorum ki, bizlere “Nerede o eski bayramlar?” dedirten durumda buradan çıkmakta. Öylesine çok tanıdığımız oluşuyor ki, aslında hiç birsini tam olarak tanımadığımız. Konu bayramlara ve bunun vecibelerine geldiğinde de görülüyor ki, aslında yapayalnızız.

Dini bayramlarla resmi bayramlar arasında tanık olduğum en önemli fark şu oldu. Dini bayramlar daha çok kişilerin ve toplumun bir arada yaşadığı evlerde aile efradı, camilerde cemaat arkadaşları ve mahallesindeki akraba ve komşuları ile kutlanmakta. Bir şekilde herkesin birbirini tanıdığı ve nispeten daha samimi bir ortamda gerçekleştiğini söyleyenler, günümüzde bununda ortadan kalkmaya başladığını ifade ediyorlar artık. Konuyu derinlemesine araştırdığımızda şunu görmekteyiz. Bir zamanlar üç kuşağın bir arada kutladığı bayramlar artık bireysel kutlanmakta. Birçok nedenden ötürü dağılmış olan aile yapımızdan kaynaklanan sebeplerin etkisi çok açık. Öncelikle ekonomik gelişme, aile yapısındaki bozulma ve önceliklerimizdeki değişmeler bu durumu ortaya çıkarmakta. İlk olarak gurbetçi ailelerin üçüncü kuşak temsilcilerinde gözlemlediğim bir durumdur bayram tatillerini sahillerde geçirme tercihi. Bunun ülkemizde yayılması da çok zaman almadı üstelik. Belki bayram sabahı, belki de henüz daha arife günü alelacele yapılan bayramlaşmanın hemen ardından çekip giden evlatlar, gelinler ve damatlar. Kendilerince haklı gerekçeleri de “Bütün yıl çalışıyorum zaten, bari bayramda tatil yapayım.”  

Hal böyle olunca da eski bayramları mumla aramaya başlayan bir toplum çıkıyor ortaya. Bizim kendimize has özelliklerimiz olduğunu en güzel bilmesi gereken kişiler aslında ülke dışına çıkmış olanlarımızdır. Fakat ne hikmetse ilk olarak o kişiler değişime uğramakta, sanki yıllardır büyük bir kayıp içerisindeymişçesine. Son zamanlarda hızla gelişen bir durum aslında ne derece kendi kültürümüze uzaklaştığımızı gösterir nitelikte. Kendi bayramlarımız dururken başka ülkelerde düzenlenen şenliklere katılan insanlarımızın sayısı da hızla artmakta.

Dini bayramlar genelde gönüllülük esasına göre yürütülmekte. Fakat konu resmi bayramlar olunca daha ziyade emir komuta zincirinin işlediğine tanık oluyoruz. Geçmişten günümüze birçok araştırmamızda görüyoruz ki pekte bir farklılık yaşanmamakta. Gelişmeler ve değişimlerin etkisinin çokta yaşanmadığı bir durum hakim. Genellikle dar bir protokol arasında ve yukarıdan aşağıya doğru inen bir bayramlaşma şeklinde geçmekte. Konunun içerisine öğrenciler ve ailelerinin dahil olduğu en önemli an olan kutlama törenleri ise üzerinde ciddi bir araştırma gerektirmekte. Resmi bayramları iki bölümde ele almak mümkün gibi görülmekte. Birinci kısımda resmi erkanın kendi aralarında gerçekleştirdiği bayramlaşma ve etkinlikler olmakta. İkinci kısımda ise resmi erkanın halkla buluştuğu resmi törenler olmakta. Sanırım üçüncü bir kısım mevcut değil.

Yıllardır resmi bayramlarda etkin şekilde yer alan bir kişi olarak gözlem ve duyumlarımı kısaca paylaşmak isterim sizlerle. Bu törenlerle ilgili en güzel anlar her zaman devlet erkanının tören alanına gelmesi ve öğrencilerle halkı selamladıkları an olmuştur. İnsanların sevdiği ve değer verdiği devlet büyüklerine bu derece yakın olabilmeleri onları çok mutlu etmekte. Devlet büyüklerimizin yüzlerindeki gülümseme tören alanındaki tüm katılımcılara moral olarak yansımakta. Törenler için aylar öncesinden hazırlanmaya başlayan öğrencilerin sunumlarını yapması ve çeşitli spor dallarında yapılan müsabakalar bu törenleri o gençler için beklenen anlar haline getirmekte. Bu onur verici tabloyu yaşamak ve yaşatmak için sabahın köründe de olsa yataklarından kalkmakta ve kahvaltılarını dahi yapamadan tören alanına koşmaktadırlar. Kendilerinden sorumlu öğretmenleri nezaretinde saatle boyunca disiplin ve saygı içerisinde tören alanında durmaktadırlar. Ne sıcak, ne soğuk, ne açlık nede susuzluk onları asla yıldırmamaktadır. Hepsi sorumluluğunun bilincinde ve tam bir vatan sevgisi ile bağlı oldukları ülkelerine karşı görevlerini bu şekilde yerine getirmekte. Gerçi ufak bir bütçe ile su ve simit paketi hazırlanıp törene katılan öğrencilere dağıtılarak beslenmeleri de sağlanacaktır ileride diye düşünüyorum.

Bizi biz yapan tüm bayramları en güzel şekilde kutlamaya devam etmemiz en büyük dileğimdir. Bir günlük bayramımıza sahip çıkalım ki, bir ömür mutlu ve huzurlu yaşayalım. Sağlıcakla kalın…



17 Kasım 2014 Pazartesi 18:42
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

KAYNARCA MESAFEMİZ KISALACAK

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, Karayolları tarafından Karasu – Kaynarca yolu üzerinde devam eden yol

NİCE MUTLU BAYRAMLARA

Yeniden Refah Partisi Karasu İlçe Başkanı Muammer Adanur, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Her

HASTANE PERSONELİNE ÇİFTE KUTLAMA

Karasu Devlet Hastanesi Başhekimi Celalettin Akyol, covid-19 salgını döneminde özveriyle çalışan hastane

ARICILAR SEZONA BAŞLADI

Sakarya bölgesinde arıcılık yapan vatandaşlar, sezonun başlamasıyla birlikte ormanlara taşındı. Karasulu

TURHAN’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Eğitim Bir-Sen Karasu İlçe Başkanı Ferhat Tekeli ve yönetimi vekaleten yürüttüğü Karasu İlçe Milli Eğitim

PARKOMAT GERİ Mİ GELİYOR

Karasu Belediyesi olağanüstü meclis toplantısında onaylanan gündem maddesi akıllarda soru işareti bıraktı.

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort