sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

25 Mayıs 2020 Pazartesi

Sakarya Kuzey Slogan

Yediğin içtiğin senin olsun, neler gördün? Anlat!

İSMAİL HAKKI YAVUZYİĞİT

İSMAİL HAKKI YAVUZYİĞİT

E-Posta : yavuyavu@mynet.com

Her insanın yapmaktan çok hoşlandığı faaliyetler vardır. Çalıştıkları işleri seven insanlar için zaman çok eğlenceli geçmektedir. Sizlerde yaptığınız işi belki çok sevmektesiniz, ya da zoraki bir gidişat içindesiniz. Bu tercihinizi şayet kendiniz belirlediyseniz yapacak çokta bir şey yoktur, ama şayet sizin dışınızda ki gelişmeler sonucunda olmuşsa, değiştirmek için hala çok geç kalmış sayılmazsınız. Önemli olan sizlerin mutluluğu ve işinizi yaparken neler yaşadığınızdır.

Tanıdığım insanlar içinde beklide yaptığı işten en çok zevk alarak çalışan kişidir İlyas Yavuzyiğit. Hemen her gencimiz gibi birçok işte çalışmış ve adeta çekirdekten yetişmiş bir insan. Eğitim sürecini devam ettirmeyip genç yaşta büyük sorumlulukların altına girmiş. Kendine en uygun işi bulana kadar sürmüş denemeleri ve nihayet seyyahlıkta bulmuş çözümü.

“Ben gezmeyi çok seviyorum” diyor, sanki sevmeyen varmış gibi! Sürekli gezme arzusu, yeni yerler görmek ve yeni insanlar tanımak en büyük tutkusu olmuş zamanla. Çok girişken ve insan canlısı olduğu için asla zorluk çekmez seyahatlerinde.

Çocukluğunda fırsat eksikliğinden bu kadar gezme imkanı bulamamış. Gençliğinde ilk olarak 14 yaşında İstanbul’a yapmış seyahatini. Aslında İstanbul’u gören insan artık nereye gitse boş! İlyas ise asla yetinmemiş ve kendi tabiriyle hemen hemen her yerini gezmiş güzel ülkemizin. Daha çocukken başlar büyükleriyle gezmelere. Onların eşyalarını bile taşırmış, yeter ki onu da yanlarında gezmeye götürsünler. Kendinden büyük ağabeyleriyle Kuzuluk mahallesindeki evlerinden bazen Namazgah deresine yüzmeye, bazen de Aziziye mahallesine maç yapmaya giderlermiş. “O zamanlar arkadaşlık ortamları çok samimiydi” diyor. Her fırsatta kendilerini kızılcık ormanlarına vurur bütün gün maceradan maceraya koşarlarmış. Günümüz çocuklarının bu tür maceralar yaşaması artık sadece filmlerde izleyebildiklerinden ibarettir sanırım.

Çocukluğu boyunca bir çok büyüğü ile çeşitli imkanlar bulan ve bu imkanları en güzel şekilde değerlendiren İlyas Yavuzyiğit, kendi tabiriyle Ahmet Genç sayesinde tam bir seyyaha dönüşmüş. Aldığı teklifle Karasu Belediyesi’nde işe başlar ve hemen her gün yollardadır artık. Bazen müdürleriyle, bazen meclis üyeleriyle, bazen de müfettişlerle birçok yerleri gezerler. Onunla konuştukça birçok konunun nasıl geliştiğini de öğreniyorum. Mesela, herkesin malumu olan ilçemizdeki palmiye ağaçlarının alımı için Mersin ve Adana illerine gidildiği, 3 gün boyunca yapılan incelemeler sonucu onca ağacın satın alındığını öğreniyorum. Adana hakkında hiç unutamadığı şeylerin, aşırı sıcak ve oldukça zengin olmaları olarak özetliyor. Bir de çok karpuz yetiştirildiğini öğreniyoruz. Sadece gezmiyor, adeta araştırmacı gazetecilik yapıyor. Hiç unutulmaz dediği gezilerden birini yaparlar Alanya’ya. Türkiye plaj futbolu müsabakaları için yola çıkarlar ve uzun bir seyahate başlamış olurlar. Yol çok uzundur ve Uykusu gelmeye başlamıştır. Kafası bir öteye bir beriye devrilmeye başlayınca kafiledeki futbolcular, “Bizim şoför uyurken bile araba süre biliyor” diyerek takılmışlar İlyas’a.

Neyse ki kazasız belasız ulaşmışlar Alanya’ya. O moralle çıktıkları maçları kazanmış ve katıldıkları bu turnuvada Türkiye şampiyonu olmuşlardır. İnsan bir şeye merak saldı mı sürekli geliştirmeye çalışırmış. İlyas’ta öyle yapar. Yabancılara olan ilgi ve merakı onu sürekli arayışlara iter. Onların kültürlerini öğrenmek için sürekli temas kurmaya çalışır. Bu merakı, İstanbul Sultan Ahmet Meydanı’nda otururken giderilir. Irak’lı olan bir turist gurubu ile tanışır ve onlarla yaklaşık 2-3 yıldır da devam ettirir bu dostluğunu. Öyle ki, tüm tehlikeleri göze alır ve Karmaşanın hüküm sürdüğü Irak’a gitmeye karar verir. Dostları onu davet etmişlerdir ve o her ne pahasına olursa olsun bu davete icabet etmekte kararlıdır. Uçak biletini alır ve seyahatine başlar. Irak’a geldiğinde onu askerler alır ve pasaport kontrolüne götürüler. O andaki ruh halini sanırım tahmin ediyorsunuzdur. Eminim o da, “Ben nereye geldim böyle?” demiştir. Fakat çok şükür durum korktuğu gibi bir şey değilmiş. Tam tersi, meğer Irak’lı dostları onu geldiğinde karşılamaları ve işlemlerinde yardımcı olmaları için askerleri haberdar etmişler. Kelimenin tam manasıyla, VİP servis.

Aslında o da arkadaşlarını dışarı çıkıp ta gördüğü ana kadar eminim akıbetinden endişe etmiştir. Neyse ki dışarı çıkar ve arkadaşlarını görüp rahat bir nefes alır. Bu dakikadan sonra tam bir can pazarı içinde olduğunu hissediyor. Arabaya binip de arkadaşlarının evine doğru yola çıktıklarında, tampon bölgeden geçiyorlardı. Basra vilayetine gidebilmek için bu güzergahtan geçmek zorundaydılar. Sadece özel ciplerin girebildiği bu bölgede, her 3 KM de bir çevirme ve kontrol vardır. Oldukça güvensiz ve endişe verici bir yolculuk olmuş. En nihayetinde kazasız belasız Basra vilayetine ulaşırlar. Saddam’ın şehri olduğunu söylüyor burasının. Seddül Arap denen bu bölgede Saddam’ın evleri varmış. Bir liman şehri olan Basra halkını son derece sıcakkanlı ve misafir perver olarak niteliyor. Her nereye misafirliğe gitmişe, derhal önüne ikramlar getirmişlerdir. İstisnasız olarak her defasında üstelik. Tıpkı iklimi gibi insanı da son derece sıcak ve samimi. Gitmeyenin tahmin edemeyeceği kadar sıcak olduğunu özellikle vurguluyor ve bu nedenle insanların özellikle geceleri ticaret yaptıklarını ifade ediyor. Bizim nasıl fındık bahçelerimiz meşhursa, Basra’nın da hurma bahçeleri çok bol olduğunu gözlemlemiş. En lezzetli hurmanın burada yetiştiğini özellikle vurgulayan İlyas Yavuzyiğit, birkaç kez daha gittiği Irak’a yerleşirse hiç şaşırmam açıkçası.

Konu seyahat olunca anlatılacak konularda ardı ardına gelişiyor. Seyahat meselesine bu şekilde giriş yapmış olduk, ama bu kadarla kalmayacak tabii ki. Önümüzdeki haftalarda daha birçok seyahat anısını sizlerle paylaşacağım. Bazı seyahatler tarihe bir yolculuk olacak, bazıları ise doğaya. Tüm bu seyahatleri birlikte analiz edeceğiz ve muhtemelen hepimiz aynı duygu yoğunluğunu tekrar yaşayacağız.

Önümüzdeki hafta ilk olarak Çanakkale’ye yapacağımız seyahatimizi. Bir kahramanlık destanını yerinde göreceğiz. Oraya giden gençlerin gözünde yaşayacağız bunu. Sonrada, yapılacak olan etkinlikler hakkında bilgi edineceğiz. Her iki olayın merkezinde de gençler olacak ve sizlere o günleri tekrar yaşatacaklar beklide. Şimdilik burada kesiyor ve haftaya gerekli açıklamaları yapacağımı ifade ediyorum. Sağlıcakla kalın.


20 Mart 2014 Perşembe 23:39
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

KAYNARCA MESAFEMİZ KISALACAK

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, Karayolları tarafından Karasu – Kaynarca yolu üzerinde devam eden yol

NİCE MUTLU BAYRAMLARA

Yeniden Refah Partisi Karasu İlçe Başkanı Muammer Adanur, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Her

HASTANE PERSONELİNE ÇİFTE KUTLAMA

Karasu Devlet Hastanesi Başhekimi Celalettin Akyol, covid-19 salgını döneminde özveriyle çalışan hastane

ARICILAR SEZONA BAŞLADI

Sakarya bölgesinde arıcılık yapan vatandaşlar, sezonun başlamasıyla birlikte ormanlara taşındı. Karasulu

TURHAN’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Eğitim Bir-Sen Karasu İlçe Başkanı Ferhat Tekeli ve yönetimi vekaleten yürüttüğü Karasu İlçe Milli Eğitim

PARKOMAT GERİ Mİ GELİYOR

Karasu Belediyesi olağanüstü meclis toplantısında onaylanan gündem maddesi akıllarda soru işareti bıraktı.

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort