sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

25 Mayıs 2020 Pazartesi

SAKARYAKUZEY

Jan Amos Comenius!

İSMAİL HAKKI YAVUZYİĞİT

İSMAİL HAKKI YAVUZYİĞİT

E-Posta : yavuyavu@mynet.com

Öncelikle bu isme dikkatinizi çekmek istedir… Nedeni ise, bu yazımla başlayacak ve iki üç kez daha sizlerle buluşturmak istediğim öğretim tekniklerinin isim babası olan kişi olmasıdır. 1592-1670 yılları arasında yaşamış ve o zamanın en önemli eğitim bilimcilerinden olmuştur. Eğitim- öğretim alanında çok önemli teknikler geliştirmiş ve bu sayede birçok Avrupa ülkesini gezerek bilgilendirmiştir. Comenius tüm çocukların sosyo - ekonomik durum ve cinsiyetini gözetmeksizin, okula gitmelerini, yaşadıkları medeniyeti anlamaları ve kabul etmeleri adına eğitim almaları gerektiğine inanmaktadır. Comenius programı, genel olarak, okul eğitiminde kaliteyi artırmayı ve Avrupa boyutunu güçlendirmeyi hedefleyen bir “hayat boyu öğrenme” programıdır. Avrupa birliği kapsamında bu projeler için tüm ülkeler belli miktarda bütçeleri her yıl düzenli olarak hesaplara yatırmaktadırlar. Bu havuzda toplanan paralardan da kabul edilmiş olan tüm projelerin ödenekleri harcanmaktadır daha sonra. Benim bu konuda merak ettiğim ve araştırdığım iki soru var. Öncelikle, ülkemiz bu fona kaç para yatırmaktadır ve ülkemizden kaç adet proje kabul edilmektedir.

( foto 1 )O konulardaki cevapları araştırmaya devam edeceğim. Öncelikle Karasu’muzdan kabul edilmiş olan projeleri sizlerle buluşturmak istiyorum. Geçen hafta başladığımız yazımızın kahramanı olan Ersel hocamızı Çek Cumhuriyeti’nde bırakmıştık hatırladıysanız. Konu ne olursa olsun, Avrupa’ya giden her insanımız gibi, hocamızın dikkatini de son derece temiz bir çevre ve birbirine saygılı insanlar çekmiş. “Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?” sözü burada bir kez daha anlamını buluyor. İlk başlarda yeni yerler gezmek hevesindeki hocamız, artık yeni şeyler öğrenme ve kendini geliştirme imkanlarını düşünür olmuş. Karasu’ya döndüğünde konuyu hemen öğretmen arkadaşlarına açar ve konunun daha çok öğrencilere yönelik yapılması gerektiğini ifade eder. Sanırım bu durum diğer öğretmenlerin tepkisini çekmiş ve gezilerin dışında kalacak olmaları canlarını sıkmış. Bu ruh hali ile başlayan projede ilk gezi Polonya’ya gerçekleştirilir. Aslında amaç sokak oyunlarının karşılıklı paylaşımı olmakla beraber, en çok üzerinde durulması gereken konu hep gezilen yerlerin ter temiz çevre yapısı ve sokakların düzenli haliydi. Gittikleri okulda eğitim gören çocukların kendilerine olan öz güvenlerini gören Ersel hoca, çocuklara hiçbir baskının olmadığını öğreniyor. Kendi çocukluğunu ve eğitim sürecini hatırlıyor sonra… Kendisini çocuklukta baskı dolu bir ortamda bulduğunu söylüyor. Ailede baskı, okulda baskı, toplumda baskı ve sürekli bir kalıba sokulma çabası ile karşı karşıya kaldığını öğreniyoruz. Avrupa’daki çocuklardan en temel yetiştirilme farkımızın bu olduğunu özellikle belirtiyor Ersel hoca. Dayanılamaz hale gelen bu durum, geçlerin hayat şartlarıyla yüz yüze geldiklerinde adeta sudan çıkmış balık gibi çaresiz kalmalarına neden olmaktadır. Şayet ebeveynler çocuklarını yetiştirirken gereken şartları yerine getirmemeye devam ederlerse, bu durum ülke olarak başarımızı doğrudan etkilemeye devam edecektir. Şunu unutmayın lütfen, bizler göç eden havyalar işçin bile koruma amaçlı vakıflar kurmuş ve onları mamur etmiş bir neslin torunlarıyız. Bunu günümüzdeki kanarya sevenler dernekleriyle de eş tutamayız sanırım.

Ersel hoca tam bir gözlemci olmuş bu süreçte… Dikkat çektiği konular ise çok manidar.

( foto 2 )Örneğin oralardaki öğrencilerin en az bir müzik aleti çalabildiğini ve tüm halkın şehir içerisinde ki kısa mesafelere bisikletleriyle gidip geldiğini gözlemlemiş.

İkinci olarak gittikleri ülke Letonya olmuş. Misafir oldukları okulda ki öğrencilerin eğitme doğrudan katılımlarına şahit olur. Tümüyle çocukların kendi yetenek ve becerilerini sergileyebildikleri bir eğitim sistemleri var. Laboratuarlar da her öğrencinin deneyler yapmasına olanak verecek şekilde hazırlanmış masalar mevcut ve tüm öğrenciler deneyerek öğrenmekteler. Ersel hoca, broşürleri bile bu laboratuarlarda, gazete kağıtlarını kullanmak suretiyle bizzat yapma imkanı bulduklarını ve bu durumun onların üreticiliğine olan olumlu etkisini hissettiğini ifade ediyor. Sürekli kendi okul yıllarıyla da kıyas yapmadan da edemiyor… Kendisinin lisedeyken kimya ve biyoloji derslerinde deneyler yaptıklarını, şimdilerde ise bu deneylerin yapılmadığını özellikle vurguluyor.

Nihayet sıra ülkemize gelmiştir ve artık Ersel hoca misafir değil ev sahibidir. Projeye dahil olan tüm ülke çocukları Karasu’muzdadırlar artık. Ersel hocam bu süreçte yaşadığı tatsız bir anıyı şöyle anlatıyor. “Letonya’da gittiğimiz okulda Afganistan’dan gelen bir misafir öğrenci vardı. Adı Habib’iydi ve Müslüman olduğu için onu ayrı bir sevmiştik. Sanki bizden bir dost gibiydi ve onu da Türkiye’ye davet ettik. Gruplar Türkiye’ye geldiğinde Habib’i pasaport kontrolünden geçememiş… Tüm görüşmelerimize rağmen Türkiye’de Afgan pasaportu tanınmıyormuş ve Habib’i ilk uçakla bizleri hiç göremeden Letonya’ya geri dönmek zorunda kaldı. Oysa o ve bizim öğrenciler burada birlikte Cuma namazına gitmek için bile planlarını yapmışlardı. Açıkçası bizim için buruk geçti projenin Türkiye ayağı” Açıkçası bende çok merak ettim ilçemizde neler yaptıklarını ve konuk öğrencilerle neler yaşadıklarını. Ersel hoca bu konulardan hiç bahsetmek istemedi, ya da diğer ülkeleri gördükten sonra bahsetmek istemedi…

( foto 3 )Gidilecek son ülke Çek Cumhuriyeti’dir… Eminim, yazmasam da sizler yine benzer durumun bu ülke içinde geçerli olduğunu tahmin etmişsinizdir. Ama durum artık birazda moral bozucu bir hal almıştır Ersel hoca için. Sadece 8000 nüfuslu Chotebor kasabasında ki bir haftalık misafirlikleri süresince, gençler için sunulan sosyal imkanları görünce bizim karar vericiler hakkında pek iyimser düşünceler beslemediğini vurguluyor. Modern spor salonları, açık spor sahaları, tenis kortları, kasaba müzesi, tiyatro, sinema ve sanat merkezi “bile” mevcutmuş bu küçük kasabada. Hocamız ironi yapmayı da seviyor,  “ Karasu’muzun da hakkını yemeyelim, bizdeki kahvehanelerde orada yok” diyerek gösteriyor bunu. Devamını da getiriyor hatta  “Öğrenciler kendi başlarına gezmek istediklerinde buna önce izin vermek istemedik. Fakat Çek öğretmenler orada 20 yıldır hiçbir kavga veya tatsız bir olayın polis kayıtlarına geçmediğini söylemeleri üzerine rahatlamış olduk. Yani burada kurtlar vadisi de yok” Buradayken en çok dikkatlerini çevredeki elma bahçeleri çeker. Öyle çok elma varmış ki, bütün tatlılar elmalıymış. Bizdeki hamsiden her yemeği yapmamıza benziyor birazda…

Aslında bu kısmı ben yazardım, ama Ersel hocam durumu öyle güzel özetlemiş ki, susuyor ve sözü ona bırakıyorum. “ şimdi gelelim sonuca… Biz bu tesisleri yapamaz mıyız? Yaparız. Karar vericilere iyi anlatılabilinirse… Ama bu tesisleri insanlar kullanmaya başladığında, eski kafa idarecilerle yürütebilir miyiz? Tartışılır. Türkiye’de hala ders kitabının temizliğine bakan insanlar ver. Arkadaş, kullanılmayan kitap tabi temiz kalır. Öğrencinin kitabı notlarla, altı çizilmiş cümlelerle süslenmeli” “Bu kadar konuştuk, peki biz ne yapıyoruz, şimdi buna gelelim” diyerek konuyu ileriye dönük hayallerine getiriyor. Kendini anlatmak zordur, bilincinde bunun Ersel Hoca da. Ama mesleki anlamda ki ilk hedefinin gençleri sosyalleştirmek ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak diye özetliyor. Aslında haklı da… Çünkü mesele gençlerin kötü alışkanlıklarla hiç karşılaşmamalarını sağlamak olmalı bence de. Şayet, gençlerin boş zamanlarını faydalı ortamlarda değerlendirmesini sağlarsak, kötü alışkanlıklardan da o derece uzak kalmış olurlar. Ersel Hocamızda böyle yapmakta ve gençlere tenis eğitimi ile ilkokul çocuklarına basketbol kursu vermekte. Bu kursların açılmasında ve devamındaki müsabakalara yardım aşamasında Karasu Halk Eğitimi Merkezinin adını anmadan da edemiyoruz. Sohbetimizin sonunda tekrar bir AB Gençlik ve Eğitim Projesi ile yeniden gençlerimize farklı alanlarda fırsatlar sunmak için çalışmalar yürüttüğünü söylüyor Ersel Hoca. Bu hizmetlerin daha verimli bir şekilde yürütüle bilmesi için, okul öğretmenleri ve birkaç esnaf arkadaşlarıyla birlikte “Karasu Lisesi Gençlik Derneği’ni kurmuşlar. Coşkuyla haykırıyor, “Çok çalışmalar göreceksiniz, çok…”

Öyle sohbet ortamları olur ki, bazen sadece dinlersiniz… Karşıda ki insan duygularınıza tercüman olmaktadır çünkü adeta. Buda öyle bir söyleşi oldu. Üzerine söylenecek söz bırakmadı Ersel hocamız. Bize düşen sadece beklemek ve görmek, mesajlar yerlerine ulaşmış mı? Ve hocamız çalışmalarında hak ettiği destek ve itibarı görmekte mi?  Kalın sağlıcakla…


07 Şubat 2014 Cuma 21:30
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÜLKE GÜNDEMİ

KAYNARCA MESAFEMİZ KISALACAK

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, Karayolları tarafından Karasu – Kaynarca yolu üzerinde devam eden yol

NİCE MUTLU BAYRAMLARA

Yeniden Refah Partisi Karasu İlçe Başkanı Muammer Adanur, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Her

HASTANE PERSONELİNE ÇİFTE KUTLAMA

Karasu Devlet Hastanesi Başhekimi Celalettin Akyol, covid-19 salgını döneminde özveriyle çalışan hastane

ARICILAR SEZONA BAŞLADI

Sakarya bölgesinde arıcılık yapan vatandaşlar, sezonun başlamasıyla birlikte ormanlara taşındı. Karasulu

TURHAN’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Eğitim Bir-Sen Karasu İlçe Başkanı Ferhat Tekeli ve yönetimi vekaleten yürüttüğü Karasu İlçe Milli Eğitim

PARKOMAT GERİ Mİ GELİYOR

Karasu Belediyesi olağanüstü meclis toplantısında onaylanan gündem maddesi akıllarda soru işareti bıraktı.

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort