26 Ekim 2020 Pazartesi

SAKARYAKUZEY

ZOR OLUR AMA OLUR

ERMAN CİNASOĞLU

ERMAN CİNASOĞLU

E-Posta : erman.cinasoglu@facebook.com

Geçtiğimiz haftanın en önemli konusu malumunuz olduğu üzere ilçemizde resmi açılışı yapılan denizcilik meslek yüksekokuluydu. Ancak şu fındık işçileri ile yaşanan kavga gürültü meselesinden dolayı o konuda bir şeyler yazmaya fırsat bulamamıştım. Öncelikle tören kısmı için birkaç cümle söylemeliyim ki pandemi meselesine rağmen oldukça kalabalık ve güzeldi. Tabi konu eğitim, üretim, istihdam ve bir ilçenin gelişimi olunca konuşmalar da dolu dolu oldu. Açık konuşmak gerekirse ben dinlerken büyük keyif aldım. Orada olan katılımcıların da benimle aynı duyguları hissettiklerinden hiç şüphem yok. Kolay değil koskoca bir ilçenin neredeyse yirmi yıldır beklediği bir iş. Uğruna uzun uğraşlar verilmiş, kaç tane proje yazılmış çizilmiş sonra çöpe atılmış. Tartışmalar, kırgınlıklar yaşanmış. Velhasıl harcanan emekler boşa gitmedi ve en sonunda yıllardır ‘Ne zaman olacak?’ diye beklenen hayal bir şekilde gerçeğe dönüştü. Önceki yazılarımda da yazmıştım. Mesele sadece okulu açıp bırakmak değil. Bizim için asıl mesele bundan sonra başlıyor. Koruyup sahip çıkabilirsek bu işin ekmeğini kaymağını yeriz diye. Umarım bu düşüncemde haklı çıkarım. Sonuç itibariyle en zor ve en büyük adımı atmış olduk. İnşallah bundan sonrası da ilçemizin menfaatleri doğrultusunda kolay ve güzel olur. Allah utandırmasın.

Yine geçtiğimiz hafta konuşulmaya başlanan bir diğer konu Çamdağı için düşünülen kamp ve mesire alanı projesi. Kocaali Belediyesi arazide yapılan incelemeyi paylaştıktan sonra sokakta da dillendirilmeye başlandı. Aslında bu öyle yeni bir şey de değil. Yıllardan beri söylenir durur ‘Şuraya şöyle yapılsa güzel olur, buraya böle yapılsa güzel olur’ diye. Ama işin ucundan tutmayınca boş konuşmanın hiç kimseye faydası yok. Sonuç itibariyle o işin ucundan da tutulmuş oldu. Bildiğim kadarıyla ilgili kurumlardan onay bekleniyor. Tabi baştan peşin söyleyeyim o olurları almak da öyle sanıldığı kadar basit değil. Hani böyle konuşulduğu zaman bir bakanlıktan onay almanın arzuhalciye dilekçe yazdırmak gibi kolay bir şey olduğunu düşünenler için söylüyorum. Devletin, bir ağaç için büyük bedeller ödettiği bir dönemde orman arazisinde bahsi geçen böyle bir işi yapmak ve bunun için onay almak gerçekten büyük risk ve büyük emek gerektiriyor. Biz bunun en güzel örneğini Caferiye’deki TOKİ konutları meselesinde gördük, yaşadık, biliyoruz. Sadece şu kadarını düşünün. Şu an Caferiye’deki TOKİ’de bitmiş ve faal halde 448 konut var, 2396 konut da yolda. Orada yapılan projenin ilk kazma vurulması ile bitimi arasında geçen süre bir buçuk yıl falan. Ama oradaki araziyi orman gençleştirme sahasından çıkarıp imara açmak dört yıl kadar sürmüştü. Sadece bunu düşündüğünüz zaman Çamdağı’nda yapılmak istenen iş için harcanacak olan emeğin kıymetini anlayabilirsiniz. Onay almak, işi yapmaktan zor.

Bu meseleyi daha önceleri birkaç kez satır aralarında kullanmıştık. Bu hafta ilk kez ciddi ciddi haberini yapmak nasip oldu. Bundan sonra da gelişme oldukça düzenli olarak paylaşacağım ama benim de şu an söylenmeye müsait bir iki çift sözüm var. Evet, proje çok güzel ve geliştirilmeye uygun. Doğal varlığımızın turizm değeri olarak kullanılması ve maddi manevi kazanca çevrilmesi açısından önemli bir adım olur. Başkan Ahmet Acar’ın açıklamasında yapılmak istenen şeyler birkaç başlık altında anlatılmış. Ama az önce de dediğim gibi geliştirilmeye çok uygun. Sadece kamp ve dinlenme alanı olarak kullanılacak yerlerin yanı sıra avcılık, atıcılık ve poligon, doğa yürüyüşü, motokros, dağ bisikleti gibi uluslararası bazda manevi ve ticari değeri olan doğa sporları için de zemin hazırlanabilir. Bunlar benim aklıma ilk gelenler tabi. Altına daha birçok şey ekleyebiliriz.

Bir de bu kamp ve karavan alanı meselesi sadece Çamdağı için düşünülen bir proje değil. Maden Deresi için sahil kesimi için ve Melen Çayı kenarı için de aynı şeyler sık sık konuşuluyor. Bence işin bu kısmı çok önemli. Çünkü yapılması istenen ve halkın talep ettiği projeler birbiri ile paralel ve aynı temel esaslara dayanıyor. Dolayısı ile sadece Çamdağı için bir çalışma yapmaktansa, aynı anda diğerleri için de çalışma başlatılabilir.

Biliyorum bu bahsettiğim projeler için onay verecek kurumlar birbirinden farklı. Çamdağı için orman bakanlığı mevzuatı, Maden Deresi için tabiat varlıklarını koruma mevzuatı, sahil için kıyık kenar mevzuatı, Melen için de tatlı su havzalarını koruma mevzuatı gibi birbirinden farklı ama dediğim gibi işin temeli aynı. Ve her ne kadar mevzuatlar ayrı olsa da her proje için birçok kurumdan onay alınırken aynı kurumların vereceği onaylar da mevcut. Örneğin Çamdağı’na  15 farklı kurumdan onay alınacaksa bu kurumların en az 10 tanesinden diğer projeler için de onay alınacak.

Dolayısı ile sadece Çamdağı için onay almaya çalışmaktansa hepsi için onay almak ilçenin menfaati açısından daha uygun. Evet, biraz zor olur farkındayım ama en azından tek kalemde hepsi bitmiş olur, tekrar tekrar kapı aşındırmaya gerek kalmaz. Bir de bu proje meselesi var ki onay kadar önemli. Proje dediğiniz şey elinize bir kalem alıp kağıda üç beş saatte çizip bitirdiğiniz bir şey değil. Profesyonel yerlere yüklü paralar ödenerek yazdırılıyor çizdiriliyor. Yani hepsi için aynı anda onay alınır aynı anda projelendirme yapılırsa çok daha kısa zaman ve çok daha düşük maliyet harcanarak bitirilmiş olur. Bu arada onay alındı diye hepsini aynı anda yapmanın da lüzumu yok. Bu bizim için meşakkatli olur bunu da biliyorum. Ama olay şu. İlk onay alındıktan sonra geriye sadece projeyi kabul ettirip işe başlamak kalır. Yeter ki ilk olur alınsın, imza elimizde olsun. Çamdağı 2021 de yapılır, Maden Deresi 2022’de, sahil 2023’te, Melen 2024’te. Ama o imza olduktan sonra kesin yapılır. Anlatmak istediklerim özet olarak bu şekilde. Sanırım ne demek istediğimi siz gayet iyi anladınız.

Sağlıkla kalın…


18 Eylül 2020 Cuma 15:45
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

GÖRÜŞMELER SONUÇ VERDİ

Karasu Kuyumcullu Mahalle Muhtarı Mustafa Çalık’ın, Kuyumcullu kavşağında sürekli yaşanan kazalara karşı

ANILAR SİLİNMEYECEK

Karasu Karapınar Mahallesi Muhtarı Oğuzhan Öztürk, mahalle sakinlerinin 1960-1970 yıllarında su ihtiyacının

BİRİM BAŞKANLARI BELLİ OLDU

26 Eylül’de gerçekleşen Ak Parti Karasu İlçe Kongresi’nin ardından hız kesmeden çalışmalarına devam eden

KOMŞUSU AÇKEN ÜLKÜCÜ UYUMAZ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı “Askıda Ekmek”

DESTEK BEKLİYORUZ

Karasu Karapınar Mahalle Muhtarı Oğuzhan Öztürk, eski Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu’nun döneminde

GELECEĞE NEFES OLACAKLAR

Karasu’da ki okullarda, ülkede çıkan orman yangınlarına dikkat çekmek amacıyla fidanlar toprakla buluştu.

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
383 hit, 175 ziyaretçi, 303 ziyaret
Bu ay:
6225 hit, 2696 ziyaretçi, 4796 ziyaret
Toplam:
428640 hit, 131548 ziyaretçi, 198413 ziyaret
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
şişli escort şirinevler escort