sakarya-kuzey-gazetesi-haber-ihbar-hattı-0536-073-72-72 Baiylerimiz Arzum kırtasiye-Mert kırtasiye- Birlik büfe-Duman market-

12 Kasım 2019 Salı

Sakarya Kuzey Slogan

Denge daha da bozuluyor

ERMAN CİNASOĞLU

ERMAN CİNASOĞLU

E-Posta : erman.cinasoglu@facebook.com


Pazartesi günü gecenin geç saatleri. İşlerimin bir kısmını toparlayıp köşeme çekildim. Amacım biraz sosyal medyada vakit geçirip kafamı dinlendirmek sonra da yazımı yazıp istirahate çekilmekti. Bir süre dolandıktan sonra kalın puntolarla yazılmış “Korkutan uyarı” görseli ile servis edilmiş bir habere denk geldim. Hem meraktan hem de işim gereği gidip okudum. Haber içerik olarak su günlerde Antalya’da devam etmekte olan bir çalıştaydan bahsediyor. Çalıştayın konusu ani taşkın, sel ve su baskınları ve bunların önceden tespiti ile ilgili önlemlerden oluşuyor. Ve ev sahibi ise Meteoroloji Genel Müdürlüğü. Haberin içeriğinde de Genel Müdür Volkan Mutlu Coşkun’un yaptığı açıklamaya geniş yer verilmiş. Bu bahsettiğimiz doğa olayları mevsimsel değişimlerle alakalı olduğu için gerçekten dikkat çekici ifadelere yer verilmiş. Son birkaç on yılda dünya ve Türkiye’nin maruz kaldığı iklim şartları ve bunların gösterdiği değişimler, bu değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan olağanüstü durumlar ile ilgili ilginç ifadeler var. Küresel ısınmadan dolayı yeryüzündeki iklimsel dönüşümün atl üst olduğu, Türkiye’nin coğrafi konumundan dolayına buna en fazla maruz kalan ülkeler arasında yer aldığı ve bu yıl kış mevsiminin yağışsız geçeceği konusundaki açıklamalar gerçekten de dikkat çekici. Bir yandan haber metnini ve konu ile ilgili diğer metinleri gözden geçirirken diğer yandan da bunun kendi bölgemizde nasıl etki oluşturduğunu düşünmeye başladım. Ve gerçekten de elle tutulur, gözle görülür derecede yaşadığımızı fark ettim.

Evet, eskiden de limit üstü doğa olayları yaşadığımız olmuştu ama bunların sıklık derecesi ve meydana getirdiği hasar aşırı derecede büyük değildi. Özellikle son birkaç yılda olması gereken seviyeyi aştı. Mesela geçtiğimiz yıl yaşadığımız dolu felaketi bunlardan biriydi. Sadece birkaç dakika yağıp koskoca ilçenin altını üstüne getirdi. Yüzlerce dönüm tarım arazisini çöle çevirdi, binlerce binada maddi hasar oluştu, güneş enerji sistemleri ve çatılardan tutun da kapı cam çerçeve neredeyse hiçbir şeyi sağlam bırakmadı. Sonra yüzlerce araç neredeyse hurdaya döndü.

Sonra bu yıl Temmuz ayında yaşadığımız sel felaketi, yaşadığımız iklimsel dönüşüm ve kaymaların en büyük göstergelerinden biriydi. Sulara kapılan çoğu çocuk ve bebek yedi insanımızı kaybettik. Yine tarımsal ve alt yapı anlamında milyonlarca liralık zarara uğradık. Öyle ki hala etkilerini tam olarak silebilmiş değiliz.

Mevsimsel anlamda yaşadığımız sıkıntılar sadece karla yağmurla sınırlı değil çünkü. Evet, zamanında ve miktarınca yağış almak bizim için olmazsa olmaz. Tarım ve özellikle fındık bölgesi olduğumuz için bu bizim için çok önemli. Ürünün miktarından tutun da randıman kalitesine kadar her şey mevsim ile birebir alakalı.

Az önce de söylediğim gibi konu sadece yağmur ve kardan ibaret değil. Zararlı hayvanların varlığı da yine mevsimsel dönüşümün etkilerinden kaynaklanıyor. Mesela fındığın baş belası olan beyaz kelebek ve ismini şimdi zikredemediğimiz daha bir sürü zararlı böcek ve hastalık yine hava sıcaklıklarının normallerin üzerinde seyretmesinden yani iklimsel kaymalardan dolayı limitlerin üzerinde olacak şekilde kendini gösteriyor. Isıl şartların değişmesi aslında bölgeye has olmayan canlılar için yeni üreme ve yaşama alanlarının meydana gelmesine neden oluyor. Bu da bize zarar olarak dönüyor.

Bu arada mevsim iklim vesaire demişken geçtiğimi yıl sıkça telaffuz edilen bir konuyu hatırladım ve hatırlatmak istiyorum. Bölgenin en büyük projesi malumunuz olduğu üzere baraj çalışması. Evet, projedeki teknik aksaklıklardan dolayı tamamlanması uzadı hatta biraz daha uzayacak. Ama bu bitmeyeceği anlamına gelmiyor. Eninde sonunda bitecek ve su tutulmaya başlayacak. Yalnız burada tutulacak olan suyun miktarı o kadar fazla ki, bölgedeki hava sıcaklığını birkaç derece etkileyebilecek büyüklükte bir buharlaşma ve yoğuşmaya neden olacak bir hacime sahip. Dolayısı ile yakın çevrede iklimi ciddi derecede etkileyecek. Çevresinde oluşturulması planlanan orman projesinin de buna etkisi olacak. Bu sadece yağmur yağış anlamında değil. Zira bozulan denge, çevresindeki bitki örtüsünün hatta gelir getirici ürünün de verimini, aynı zamanda kalitesini de etkileyecek. Ve buraya ömür boyu hükmeder bir hale gelecek.

Konu iklimden değişkenlikten açılmışken bunu da ilave etmek istedim. Yani doğal olarak bozulma eğilimi gösteren denge insan eliyle biraz daha bozulmuş olacak. Hadi mevsimsel olaylar Allah’ın takdiri. Ona söyleyebileceğimiz bir şey yok ancak ben bu baraj meselesinden dolayı bölgede yaşanacak olan iklimsel lokal değişimin ne derece etki edeceği, bunun maddi olarak nasıl yansıyacağı konusunda ciddi bir çalışma yapılıp yapılmadığını merak ediyorum. Buna vereceği zararın kim tarafından ve nasıl karşılanacağı da dahil…


07 Kasım 2019 Perşembe 10:06
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA