21 Ekim 2020 Çarşamba

SAKARYAKUZEY

BENCE YANLIŞ

ERMAN CİNASOĞLU

ERMAN CİNASOĞLU

E-Posta : erman.cinasoglu@facebook.com

Korona denen belanın giderek daha da yaygın hale gelmesi beraberinde yeni tedbirlerin alınması zorunluluğunu getirdi. Öyle ki hemen her gün, bilim kurulunun tavsiyesi üzerine yeni bir karar alınıyor ve anında yürürlüğe giriyor. Ayrıca sadece bilim kurulu, Sağlık Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı’nın kararları değil, valiliklerin oluşturduğu pandemi kurulları da buna ilaveten karar alıp uygulamaya geçirebiliyor. Sadece geçtiğimiz haftadan buyana en az birkaç yeni uygulama hayata geçti. Bunlardan biri 20 yaş altı gençlerimizin sokağa çıkmalarına yönelik kısıtlama getiren karardı ki bence virüsün yayılmasını engellemek için atılması gereken en önemli adımlardan biriydi. İlçe genelinde de gençlerimiz bu karar oldukça riayet ediyor. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum.

Öte yandan büyükşehirlere giriş çıkış kısıtlamasının getirilmesi de bu konuda yapılabilecek ciddi bir çalışmaydı. O da hayata geçti. Kocaali, Sakarya’nın sınır kapısı olması nedeniyle, büyükşehirler için alınan seyahat kısıtlamasından sonra dikkatleri üzerine çeken bir ilçe konumuna geldi. Kararın hemen ardından da Düzce ile aramızdaki bağlantı yolları ulaşıma kapatıldı. Aydoğan Köprüsü, Cumayeri bağlantı yolu ve Melenağzı Köprüsü kontrol altına alındı. Ama burada ilginç bir durum söz konusu. Bir yolu ulaşıma kapatmak demek, daha doğrusu bu günkü terim anlamıyla ulaşımı kısıtlandırmak demek o yolu üzerine moloz dökerek kullanılmaz hale getirmek değil. Kabul ediyorum, bu yollar işlevsellik olarak ana yollar kadar işlek ve çok kullanılan güzergahlar değil ama bu, erişimin tamamen koparılması anlamına gelmiyor. Bu yollar her ne kadar daha çok yaz ve fındık sezonunda kullanılıyor gibi görünse de sınırımızın hemen karşısındaki Düzceli vatandaşlar için acil çıkış yolu. Zira bize yakın mevkiilerde hastanelik, ölümcül bir durum, kaza vesaire gibi bir olay yaşandığında mesafenin kısa olmasından dolayı vatandaşlar Akçakoca’dan ziyade Kocaali’yi tercih ediyor. Bunun örneklerini geçtiğimiz yaz aylarında yaşanan sel felaketinde gördük. Dolayısı ile virüsün yayılmasını önlemek için alınan tedbirler dorultusunda giriş çıkışların kısıtlandırılması çok normal ama yola moloz döküp kapatmak kimin fikri ise tamamen yanlış. Eminim bu şekilde bir uygulama Türkiye’nin birkaç yerinde daha yoktur. Benim şahsi fikrim şu ki, bu yollar şayet karayollarının veya büyükşehirlerin ulaşım ağlarında görünüyorsa ve düzenli bir ulaşım var ise, stabilize veya soğuk asfalt olmasına bakılmaksızın diğer yollar gibi değerlendirilmeliydi. Üzerine bir barikat veya portatif kapı koyulup kolluk kuvvetleri tarafından kontrol edilebilirdi. Bunun için de yeterli imkan var. Burada yapılan şey bence uygulamada gevşeklik. Birkaç noktada ekip görevlendirmemek için yola moloz döküp kapatmak.

Bu arada o yolara taş pislik döküldüğü zaman yol kapanmış olmuyor. Keyfi amaçla bile geçmek isteyen olursa karşı taraftan bir yakını veya tanıdığı vasıtası ile ikinci aracı ayarlayan vatandaş her halükarda karşıya geçer, istediği yere de gider. Zaten alınan yasak kararı da tamamen yasak olduğunu değil, özel durumları olan insanların kontrollü seyahat etmelerini içeriyor. Yani yola moloz dökerek kontrol sağlanmış olmadı, sadece gerçekten hayati önem arz eden bir durumla karşı karşıya kalan vatandaşın hayatı tehlikeye atılmış oldu. Umarım bu yanlıştan bir an önce dönülür ve yollardaki molozlar kaldırılıp mobil ekiplerle kontrol edilmeye başlanır. Aksi halde orada meydana gelebilecek bir ulaşım aksamasından veya zaman kaybından dolayı bir vatandaş hayatını kaybedecek olursa bunun hesabını ne büyükşehir belediyesi ne valilik ne de başka bir kurum veremez. Vebalini kimse kaldıramaz.

Yine geçtiğimiz Pazartesi günü uygulama ile ilgili bilgi ve görüntü almak için Sakarya’nın önemli kapılarından bir olan Melenağzı Köprüsü’ne gittim. Hemen hemen bir saate yakın bir süre orada kalıp görev yapan arkadaşlardan bilgi aldım, ayaküstü sohbet ettik. Sosyal medya ve medyada yansıyanı nasıl okuyorsunuz bilmiyorum ama gerçekten de ciddi bir denetim söz konusu. İlçeye giriş çıkış yapan her aracın izinleri kontrol ediliyor. Özel araçların seyahat izin belgeleri, ticari araçların irsaliyeleri… Ekipler her ayrıntıyı en ince detayına kadar inceleyip geçişlere ondan sonra onay veriyor. Sadece araç veya izin belgesi değil, şoförün ve yolcuların yeni uygulamaya geçirilen oturma düzenine uygun şekilde oturmasından tutun da, araç içinde yalnız olsalar dahi maske takmaları gerektiği yönündeki uyarılara kadar her şey ciddiyetle yapılıyor. Bu vesile ile gerek ilçe içinde gerekse ilçe genelinde canını dişine takarak görev yapan tüm kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere, daire ve kurum amirlerimizi, sağlık çalışanlarımızı, muhtarlarımızı ve gönüllü vatandaşlarımızı tebrik ediyorum.

Bu arada son on beş yirmi gündür, daha doğrusu bu sokağa çıkma kısıtlamaları aşladığından buyana elimden geldiği kadar takip etmeye çalışıyorum ve şimdi söylemezsem içimde kalır. Hatırlarsınız bundan birkaç ay önce bu osb meselesi gündemde olduğu dönemde hareketli günler yaşamıştık. Jeologlar, biyologlar, çevre bilimciler, doktorlar, mühendisler vesaire… vardı. Toplumun sağlığı için harekete geçmişlerdi, neredeyse tüm medyayı ayağa kaldırmışlar ve konuyu yatırım ve istihdam atılımı olmaktan çıkarıp ölüm kalım meselesi haline getirmişlerdi. Hatta insanımızın sağlığını korumak için kapı kapı dolaşmışlardı. Ne için? Sonucu henüz belli olmayan, getirisi ve götürüsü uzmanlarca hesaplanmamış, zararı ve faydası bilimsel olarak açıklanmamış bir yatırım ve istihdam projesi için. Sonra bu korona mevzusu çıkınca birden herkes ortadan kayboldu. Yedi yirmi dört sahada olanlar yok oldu. Şimdi konumuz gerçekten de insan sağlığı, şimdi gerçekten de ölüm kalım savaşı veriyoruz ama iki üç ay önce sokak sokak mücadele edenlerin neredeyse hiç biri ortalıkta yok. Sadece sosyal medyadan hashtaglere paylaşım atıyorlar. Bir de dijital siyaset derdindeler. Bir kısmı zaten özellikle göze çarpıyor. Kısıtlama getirilen yaş gruplarında değiller ve sağlıklılar, isterlerse gereken tedbirlerini alıp gönüllü olarak sokağa çıkar ve ihtiyaç sahiplerine ve kaymakam başkanlığındaki destek grubuna yardımcı olabiliriler ama yoklar. İki üç ay önce halkın sağılığı huzuru diye ortalığı ayağa kaldırıp, halk gerçekten de ölümcül bir durumla karşı karşıya kaldığında kaybolunuyorsa ben bu işi sorgularım. Bunu da buraya, bu korona davası bitip normal günlerimize döndüğümüzde malzeme olarak kullanmak için özelikle bıraktım. İyi haftalar. Sağlıkla kal #EvdeKalKocaali

 


09 Nisan 2020 Perşembe 21:35
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

KOCAALİ’DE EĞİTİME 33 TON FINDIK

Kocaali Müftülüğü’nün öncülüğünde Kocaali Kaymakamlığı, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik Spor

ÖNER AİLESİNE GENÇ GELİN

1999-2009 yılı dönemlerinde Karasu Belediye Başkanı görevinde bulunan Ahmet Genç'in Revze Genç, evliler

ONLAR DEVLETİMİZİN TEMSİLCİLERİ

Ak Parti Karasu İlçe Başkanı Hasan Yavuzyiğit, 19 Ekim Muhtarlar Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

ADIM ADIM EVLİLİĞE

Karasu Aziziye Mahallesi sakinlerinden Samet Yetim ve Merve Bugan evliliğe bir adım daha yaklaştı. Yetim ve Bugan,

DEMOKRASİNİN İLK HALKASI

Karasu Kaymakamı Ahmet Naci Helvacı, 19 Ekim Muhtarlar Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Helvacı,

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
702 hit, 360 ziyaretçi, 532 ziyaret
Bu ay:
4684 hit, 2186 ziyaretçi, 3596 ziyaret
Toplam:
427099 hit, 131074 ziyaretçi, 197213 ziyaret
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort şişli escort escort istanbul yeni escort escort bayan ataşehir escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
şişli escort şirinevler escort