24 Ekim 2018 Çarşamba

Belediye’den Umudum Kalmadı

belediyeden-umudum-kalmadi

Karasu Belediyesi Daimi Encümenliği ve Meclis Üyeliği’nden istifa eden Nusret Şen, Karasu Belediyesi’nin Ak Parti Belediyesi olmaktan çok uzak olduğunu söyledi ve ekledi: Beş yıl boyunca Belediye’nin düzeleceğine umudum kalmadığı için görevimden ayrıldım. Herkes hakkını helal etsin. Şen Karasu Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cihan Ersöz ve Sakarya Kuzey Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Münir Ali Kara’nın sorularını yanıtladı.
14 Ağustos 2014 Perşembe 13:27

Ak Parti’den meclis üyesi adaylığını siz mi istediniz, yoksa teklif mi geldi?

Nusret Şen: İkisi de söylenebilir. Meclis üyeliği adaylık başvuru süresi sona ermeden bir gün önce, aralarında İshak Başkan’ın da bulunduğu birkaç arkadaş bir mekânda yemekteydik. İshak Başkan ben ve Raşit arkadaşımızdan başvuru yapmamızı istedi. İkimiz de işlerimizi öne sürerek ilk etapta bu teklifi geri çevirdik. Fakat başkan bizleri teşkilat adına o listeye istediğini tekrarladı. Biz de ertesi gün adaylık başvurusu yaptık.

Ardından süreç nasıl işledi?

Nusret Şen: Seçim sürecine henüz girilmediği günlerde başkan ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlar her defasında hiç bir yöneticinin bir başkan adayının yörüngesine girmemesini, teşkilatın bu süreç içerisinde istişare ile birlik beraberlik temennilerini tekrarladık. Fakat zaman daralıp aday adayları netleşince görüldü ki, bazı arkadaşlarımız teşkilatı ve ilçe başkanını zor durumda bırakacak saflara geçmişler. Bunların sayıları beş altı kişiydi. Diğer arkadaşlarla biz uzun istişareler sonucu Nezir Aydın’ın başkan adayı olması konusunda fikir birliğine vardık. Çünkü istişarelerimizde Nezir Bey’in tecrübesi, Ankara’ya yakınlığı, hatta kişiye özel hizmeti ve imtiyazı sevmeyen bir kişiliğe sahip olduğu konularında hem fikirdik. Aday adaylığı süreci devam ederken Ak Parti bir anda Paralel Yapı mücadelesine girmek zorunda kaldı. Bütün adaylar beklenti içindeyken Sayın Başbakanımız kendini tamamen bu mücadeleye adamıştı. Dolayısıyla ilçe ve belde belediye başkan adaylıklarında fazla detaya inemediğinin haberlerini alıyorduk. Çünkü olmak ve olmamak adına bir mücadele başlamıştı. Başbakan anket ağırlıklı adaylar belirledi. Karasu anketlerinden de Mehmet İspiroğlu ön plana çıkıyordu. Genel Merkez kararını verince ilk gününde İshak Başkan parti yönetimini topladı ve arkadaşların başkan adayı hakkında görüşlerini aldı. Çok cılız bir iki sesin dışında Mehmet Başkan ile tüm gücümüz ve gayretimizle seçim startı verildi. Fakat arkadaşların bazı tereddütleri vardı. Mehmet Başkan’ın sorumsuz yöneticilik anlayışından herkes tedirgindi. Ertesi gün İshak Başkan, Mehmet İspiroğlu, Muhammet Gençbay ve ben ofisimde üç saate yakın her şeyi en ince ayrıntılarıyla görüştük. Arkadaşların bu tedirginliklerini kendisine ilettik. Gayet sakin ve olumlu karşıladı. Acizane kendisine “Başkan öyle bir partiye geldin ki, artık senin kimseye ihtiyacın yok. Senden sadece bir şey istiyoruz; Ak Partili ol yeter. Çünkü Ak Parti seçmeni inançları ve o inancın duyguları ile oy veriyor. Sen boynumuzu bükme, başımızın üstünde yerin var. Önceki durumun bizi ilgilendirmez. Biz sonranla sorumluyuz. Her konuda her zaman samimi bir şekilde yanındayız” diyerek akitleştik.



Meclis üyeliği listeleri nasıl ve kim tarafından hazırlandı?

Nusret Şen: Bu görüşmemiz içerisinde bu konuyu da görüştük. Çünkü siyası partiler her dönem bu sıkıntıyı yaşıyorlar ve herkes de şahit olmuştur. Listeler açıklandıktan sonra sitemler, eleştiriler hatta istifalar hep gündem olmuştur. Ben kendilerine bir öneri sundum; parti yönetiminde bir komisyon kurulmasını bu komisyonun adaylık başvurularını inceleyip sayıyı 25 e düşürmesini, sıralama konusunda da ilçe başkanı ve belediye başkanı adayının tam yetkili kılınmasını söyledim. Akabinde de Mehmet Başkan’a senin arkanda onlarca kişi bu beklenti içinde, İshak Başkanın da partiye yaklaşık 70 adet müracaatın olduğunu, bu listelerdeki elemelere siz müdahil olursanız çok fazla gönül size kırılır. Gelin bu komisyonu düşünün. İkisi de bu teklifime sıcak baktı ve ertesi gece bu komisyon Yönetim Kurulu arkadaşların oylamaları ile seçildi. Komisyon üyelerine başkan kriterleri verdi ve şu söylemimizi de yaptık: Listelerde Mehmet Başkan’ın itiraz ettiği bir isim olursa asla ısrarcı olmayacaksınız. Ve komisyon üyeleri çalışmaya başladılar. Benim bildiğim en az üç kere Mehmet Başkan’ı çağırdılar. Her aday için ayrı ayrı düşüncelerini sundular. Başkan da kendi kontenjanından iki ismi komisyon sundu. Listeler son şeklini aldı. Son akşam çok uzun bir sürede liste şekillendi. Komisyon üyeleri ve Mehmet Başkan listeyi  imzaladı. Ertesi gün ile gidilerek listelerde sıralamalarda ufak değişiklikler yapılmış ve yine Mehmet ve İshak Başkan’ın imzasıyla listeler Ankara’ya gönderilmiş. Her iki başkan son şekli Ankara’da verdiler. Listelerin beklenme sürecine girildi, ama ne süreç… Her köşe başında kritik, her köşe başında yorumlar, eleştiriler tahminler vs… İnsanın hayreti artıyor. Nedir bu işi bu kadar önemli kılan; bir çıkar mı bir unvan mı? Ben hala çözemedim!!!

Listeler açıklandığı gün ve sonrası neler oldu?

Nusret Şen: Sanırım kırılma noktası o gün oldu. Listeler genel merkezden bir görevli ve ilçe başkanı ile beraber Seçim Kurulu’na teslim edildi. Derken akşama kalmadan medyaya yansıdı. Ben de o anda şehir dışı yoldaydım, bir arkadaş aradı ve sıralamadaki yerimi söyledi. Omuzuma çöken yükün ağırlığı altında hayırlı olsun dedik. Akşam teşkilatta toplandık, tansiyonlar çıkmış, ortam gerilmiş, eleştiriler hakaret hatta küfür boyutuna gelmiş. Kara kara düşündüm, nasıl bir ortama düştüm nedir bu kavga? Allah rızası için halkın hizmetçiliğine ne kadar çok aday varmış şaşırmamak elde değil!

Listelerde değişiklik düşünülmedi mi?

Nusret Şen: Evet itirazlar görüşüldü. On beş kişiye yakın arkadaş Ali Haydar Baş arkadaşın evinde toplandık. Enine boyuna konuşuldu, ben bir öneri sundum kendim çekileceğim. Genel Merkez’in baskısıyla listeye giren arkadaşlarda geri çektirilecek. Böylece listeden üç kişilik yer açılacak. Bu karar başta Mehmet Ege olmak üzere herkes tarafından kabul gördü. Anlaştık ve bir kısım arkadaş oradan ayrıldık. Daha sonra Mehmet Başkanla son durumu iletmek ve görüşmek için beş arkadaş görüştü. Hatta Mehmet Başkan şahsımıza teşekkür etmiş ve bir meclis üyesi adayına da kendi ricada bulunacağını ve dört kişilik yerin açılacağı konusunda anlaşıp ayrılmışlar. Sabah İshak Başkan İlçe Seçim’e giderek prosedürleri öğrendiği sırada facebook’tan İl Başkanlığı’na yapılan çıkartma haberleri

Geldi. Herkes şokta… Ama kimse neden böyle bir şey yapıldığı konusunda bir fikir sahibi değil. Ağır itham ve hakaretlerle sosyal medyadaki saldırıların eşliğinde teşkilata geldiler. Başkan önceden teşkilatı boşalttırıp kapıyı kilitletti. Detayına girmek istemediğim çirkin bir tabloyla karşılaştık. Neden Adapazarı çıkartması sorusunun cevabını 4 gün sonra öğreniyoruz. İki başkan ve üç arkadaşın gece 12’de listeye verdikleri son şekli, iki Mehmet sabote etmişler. Ak Parti’den itirazcı arkadaşlar Mehmet Ege’den, Mehmet Başkan’ın itirazcı arkadaşları da her iki isimden haber bekliyorlar. Bu iki kahraman Mehmetler o görüşmelerden hiç bahsetmeyip kendilerini bekleyen arkadaşlara “değişen bir şey yok” diyerek o arkadaşları iyice tahrik ediyorlar. Adapazarı ayaklanması geceden organize edilerek sabahın erken saatlerinde buluşularak gerçekleştiriliyor! Şu hale bakın!

Seçim sürecinde İshak Sarı bizim belediye başkan adayımız ifadesini kullanmadı galiba. Genel Merkez tarafından gösterilen aday diye anons etti…

Nusret Şen: Ben öyle bir söyleme hiç dikkat etmedim. Öyle bir tavır sergileyeceğini de düşünmüyorum. Kim gösterirse göstersin sonuçta Ak Parti’nin meşru adayıdır.

Belediyenin idari kadrolarını kim belirledi?

Nusret Şen: İlk grup toplantımızda konu nerdeyse tamamen buydu; kadro atamaları. Mehmet Başkan ilk samimiyetsizliğini bu konuda gösterdi. Sana yüzde 60 oy veren bir parti ve hiçbir çıkarı olmadığı halde ceplerinden ve bedenlerinden fedakârlık yapan bir teşkilat var. Sen bu atamalarda ve tercihlerinde bu partiyi ve bu teşkilatı hiçe sayıyorsun. Olan olmuş bir kere tartışmanın anlamı yok dedik. O da bu kadroların veballeri bende dedi (bu da ayrı bir cesaret), bir delil bulun gereğin yapmasam ne derseniz deyin dedi, konu kapandı.

Siz bir seçim kazandınız. Bu yeni bir başlangıç demek. Ancak kısa süre sonra rahatsızlıklar başladı. İp ne için ve ne zaman koptu?

Nusret Şen: Başarı ve kaynaşmanın özü samimiyettir. Bir kere samimi olacaksın. Seçim bitti ilk gurubumuza önceden hazırlanmış kadrolar ile geldi. Bir kere bu iş böyle olmaz. O benim peşimden geldi, bu benim için çok fedakârlık yaptı, şunda gizli sırlarım var, bu ne dersem beni kırmaz, bu arkadaşın emekliliğine az kaldı… Böyle bir düşünceyle kadro mu yapılır? Hizmete talipsin, partine ve Karasu halkına borçlusun. Yapacağın işe ehlini getirmek boynunun borcu. “Ben başkanım ne dersem o olur!” Yok arkadaş olmaz! Olmayacak da. Sen kendini avut, bu Ak Parti ve  seçmeni başka partilere benzemez. Bu partiden ne makam sarhoşluğu yaşayanlar geçti, bakın hepsi tozlu raftalar.  Samimiyetin ve şeffaflığın olamadığı her yerde o ipler kopar…

Sizi istifaya götüren süreç nedir?

Nusret Şen: Her şeyden önce şunu belirtmek isterim. Her ne kadar söylediklerim doğru olsa da, istifam ve istifa şeklim siyaseten etik bir davranış değildi. Bunun bilincinde ve üzüntüsündeyim. Bu konuda İlçe Başkanım, İl Başkanım ve vekilimizden de özür diledim. Partim zorda kalacaksa disipline verebilirsiniz, asla gönül koymam. Sebebini sorduklarında içeriğini anlattığımda onlar da sanırım beni anlamışlardır. Belediyedeki işlerimle alakalı kişisel bir tacizin, içe atmaların yoğunluğunun biriktirdiği bir patlama.

Nusret bey o kişisel tacizi yaşamamış olsaydınız görevinize devam edecek miydiniz?

Nusret Şen: İlk günden itibaren birkaç arkadaşımızın bu yoğun mücadelesi, belediyenin hiçbir biriminde Ak Partili olmayışındandır. Hal böyle olunca her işten, her alıştan her satış ve ihaleden hatta atamalardan bihaber kalıyorsun. Peki ben Ak Partili dostlarıma sorsam, bu değişimlere gücünüz yetmiyorsa, siz böyle bir ortamda ne kadar kalır o kutsal vebale girerdiniz?

Neden hep ön planda sen kaldın, diğer arkadaşların konulardan haberdar değil mi?

Nusret Şen: Tabiî ki haberdarlar komisyonlarda, guruplarda hatta ikili konuşmalarımızda gündemimiz hep bu meseleler oluyor. Sekiz on arkadaş bu konuda çok mücadeleci, samimi ortam, aram bozulmasın, kimseyle kötü olmayayım, gibi düşünceler bazen insanın gözünü kör eder. Bazen de basiretini kapatır. Ama bu biraz da yapı meselesi, mihnet meselesi, çok şükür bu yapıdayım. Bir meclis üyesi arkadaşımız geçen bir itirafta bulundu. İlk gurup toplantısında bizim itirazlarımızı yanlış yorumlamış ve hakkımızda suizanda bulunmuş. Algısı şu; bizim Mehmet Başkan’a karşı direnişimizi ona karşı bir husumet besliyoruz zannetmiş. O temiz arkadaş geçen zamanda belediyedeki başı boşluğu ilgisizliği gördükçe, bizi daha iyi anladığını dile getirdi.

Beş adet başkan yardımcılığına nasıl bakıyorsun o konudaki tepkin nasıl?

Nusret Şen: Bakın bu konuda norm kadrolar listesi meclis gurubumuzda çok uzunca tartışıldı. Ben ve birkaç arkadaş şiddetle karşı çıktı. Kıt imkânlarımızda böyle bir kadro bize çok lüks, örnekler verdik. Erenler Belediyesi’nde, Serdivan’da iki başkan yardımcısı var. Biz bunların cevabını bu halka nasıl veririz? Ama yok kime ne anlatıyorsun? Halk kimin umurunda? Bu kararları verenlerin halk karşısındaki umursamaz tavırları gerçekten insanı hayretlere düşürüyor. Her şey kafalarda kurulmuş, sözler verilmiş, kişiler ayarlanmış. Sen ne dersen de! Karşı çıkışın sadece sözde kalıyor. Red versen gurup kararına uymuyorsun; disiplinlik suç. Bu hadiseden sonra ikinci mecliste muhalefetin verdiği birçok önergeye kabul verdim. Çünkü o sorular benim de kafamda cevap bekliyor. Ama benim başkanım soruya cevap yerine susuyor. Benim anladığım siyaset bu değil. Hal böyle olunca da gitmek kalmaktan hayırlıdır diye düşünüyorum.

Nasıl bir belediye hayal ettiniz ve nasıl bir belediye buldunuz?

Nusret Şen: Yaşadığınız belde sizin her şeyinizdir ve her şeyinizi de o beldede yaşayan insanlara borçlusunuz. Ben belediyeyi o beldenin kasası, o kurumda hizmet etmeyi ise borçlu olduğunuz o beldenin insanlarına olan borcunuzu ödemek gibi görüyorum.  Peki neyle karşılaştık? Ne Karasu’nun kasası, ne de kendini topluma borçlu hisseden idareciler!

İstifa bir vazgeçmektir, umut kesmektir, bir intihardır. Ozaman Nusret Şen Karasu Belediyesi’nin geriye kalan 4 yıl 8 ayından umudunu kesmiş midir?

Nusret Şen: Kesinlikle öyledir. Ak Parti siyasi bir kadrodur. Bu kadro belediyeyi yönetmedikçe Karasu Belediyesi’nin mevcut kadrosundan umudum yok. MHP ile kazanıp kurduğun kadroyla Ak Parti belediyesi yönetilmez. Bu olmaz! Başkan’dan bir tek şey istedik; Ak Partili ol, Ak Parti’nin ilkeleri ile bu belediyeyi yönet, yapmadı! Başkan Ak Partili olsaydı kadrolar o kadar da önemli değil. Ama Başkan olmadı olmuyor da, inatla da direniyor. Başkan’a son dost tavsiyem, Meclis üyelerini önemse, yoksa sen de önemsenmezsin. Partini ciddiye al, aksi halde sen de ciddiye alınmayacaksın. Grup toplantılarına, ilçe divanlarına git, o insanlar oy verdiği başkanını arıyor, daha fazla saklanma.

Yani Karasu belediyesi şu anda Ak Partili değil mi diyorsun?

Nusret Şen: Kesinlikle doğrudur; aksini söyleyen varsa buyursun özür dileyeceğim. İki adet başkan yardımcımız var, şimdi ellerinden zabıta ve mali işler yani fatura denetim yetkileri alındı. Kaşkaş Bey’e verilmiş. Nerede Ak Parti?

Belediyede çalışmadan maaş alanlar olduğu söylentileri yoğunlaştı. Siz böyle bir durum hissettiniz mi?

Nusret Şen: Evet geldiğimiz günden beri böyle söylentiler var. Bir gurup toplantımızda dile getirildi, çalışanların listesi istendi. İsimler okundukça Başkan dahil herkes şaşkına döndü. İtirazlar edildi. Yılbaşı öncesi listeleri diye açıklama getirildi. Yaklaşık iki aydır resmi maaş bordrosu ilgili arkadaşlara verilmedi. Muhasebeciye soruluyor neden vermiyorsun, cevabı: “Başkan sen kimseye bir şey verme ben onlarla görüşürüm dedi” oluyor.  Belki birilerini koruyorsunuz ama birileri de töhmet altında kalıyor. Verin 2014 maaş çizelgesini,  bu şaibeyi de ortadan kaldırın. Olay bu, bakalım zaman ne gösterecek.

Büyükşehir bu gelişmelerden habersiz mi?

Nusret Şen: Habersiz olması imkânsız. Sanırım seçim üstü pek kulak veremediler. Halkın içindeyiz; yorumlar yapılıyor dinliyoruz. Herkes Karasu Belediyesi’nden umutsuz, ama Zeki Başkan’dan çok beklentileri var. Ben de Zeki Başkan’a güveniyorum. Karasu hizmette öksüz kaldı, bir de yetim kalırsa hiç çekilmez.

Olan bitenden Ak Parti sorumlu değimli?

Nusret Şen: Seçmen nazarında tabiî ki sorumlusun. Bu gidişat biran önce disipline edilmez böyle giderse bir sonraki dönem Ak Partili dört diplomalı bir aday da bulsan derdini bu millete anlatamazsın. Siyasetin içindeki vatandaştan tutun, belediye çalışanları hatta idari kadro her şeyin bilincinde, ama herkes sus pus!

Bundan sonra parti ile ilişkileriniz ne yönde olacak?

Nusret Şen: Ben Recep Tayyip Erdoğan aşığıyım. Kendisini İstanbul’da il başkanlığı döneminden beri tanırı. Allah benim ömrümden ona ömür versin diye dua ederim. Çünkü o bu ülkeye lazım. Allah ömrünü uzun etsin. Ben tabiî ki Ak Partiliyim. Siyasette aktif olmak gibi bir durumum yok. Bireysel de olsa partim için mücadele edeceğim. Bu siyaset veya günümüz deyimiyle politika sevdasından değildir. O elbise bana olmadı; bunu üç ayda anladık çok şükür. Ben bu ülkeyi seviyorum, bu milletti seviyorum. Toplum bana çok şey verdi, ben bu topluma borçluyum. Her fırsatta bu borcumu ödeyeceğim…

Son sözünüz nedir?

Nusret Şen: Ben her şey bitmiştir diye düşünmüyorum. Başkanın bu sorumsuzluğu, bir bocalama olabilir. Bir zafer sarhoşluğu olabilir veya nasıl bir partide olduğunu hala idrak etmemiş olabilir. Bunlar hep bir sebeptir. Hepsi de düzelir. Başkan’ın bir an önce teşkilatla barışık olması gerekiyor. Gurup toplantıları, ilçe ve il danışma toplantılarına mutlaka katılması lazım. Meclis üyeleri ile en az 15 günde bir toplanması lazım. Onları belediyenin mali ve sosyal gidişatından haberdar etmesi lazım. Onları yok sayamaz, hepsinden önemlisi kişiye hizmeti terk edip ciddi sosyal hizmetlere yönelmesi lazım. Kesinlikle mali giriş çıkışları ciddi denetlemesi lazım. Benim feryadımdan sonra muhasebede girişi yapılmamış birkaç faturaya bakma zahmetinde bulunmuşlar ve “bu ne ya?” sorusunu sormuşlar, tabi bu soruya karşın fatura sahipleri %100 %300 hatta %400 oranında indirimleriyle jestlerini yapmışlar. Çok güzel hareketler bunlar, devamı bizi mutlu edecektir.  Sizlere teşekkür ederim bana bu fırsatı verdiniz. Söylenecek ok adar çok şeyler var ki… En iyisi tadında bırakmak. Bunlar da benim bu konuda son söylemlerim; sürçülisan edip bilmeden birini kırdıysak af ola!

Karasu Haberleri / Siyaset

 


 



Haber okunma sayısı: 2644

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

mhp-karasu-kucukle-devam

MHP KARASU, KÜÇÜK'LE DEVAM

04 Eylül 2015 Cuma 15:15
kocaali-mahalleleri-oy-dagilimi

KOCAALİ MAHALLELERİ OY DAĞILIMI

10 Haziran 2015 Çarşamba 12:40
karasu-mahalleleri-oy-dagilimi

KARASU MAHALLELERİ OY DAĞILIMI

08 Haziran 2015 Pazartesi 19:12
mustafa-isen-ferizliden-basladi

MUSTAFA İSEN, FERİZLİ'DEN BAŞLADI

20 Şubat 2015 Cuma 13:23
recep-soyturk-moral-depoladi

RECEP SOYTÜRK, MORAL DEPOLADI

20 Şubat 2015 Cuma 13:04

ÜLKE GÜNDEMİ

YUSUF DEMİRCİOĞLU'NDAN ÇİFTE SAADET

Karasu Aziziye Mahallesi tiyatro topluluğu kurucularından Yusuf Demircioğlu, reklam ve dizi kariyerine bir yenisini

SAKARYA KARA TESLİM

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş'un, Pazartesi günü Sakarya genelinde okulları tatil etmesinin ardından gözler

SAĞANAK YAĞIŞ GELİYOR

Kar yağışının Çarşamba gününden beri ülke genelinde ve Sakarya'da etkisinin sürdürmesinin ardından Devlet

YENİ YILA KARLA GİRECEĞİZ

Aralık ayının bitmesine günler kala kara kış kendisini kapıdan gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün

SAATLERİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler, bu cumartesiyi pazar gününe bağlayan gece yarısından sonra,

1 KASIM 2015 SEÇİM SONUÇLARI

Türkiye, 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitti. Tüm yurtta olduğu gibi Karasu ve Kocaali'de de erken seçim

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

SAKARYA - HAVA DURUMU

SAKARYA